Şimdi sen terkettin ya benliğimi..
Veda ederken söylediğin son sözler çınlarken kulaklarımda...
Giderken yanına aldığın aslında sen değil de, benliğimin yarısı olduğunu anladım...
Notasız şarkılarda sensizliğimi dinleyip, kırık kadehimi yalnızlığıma devirdim...
Kolaya kaçıp intihar etmek yerine , zoru seçip sevginle yanmayı yeğeledim...
Yıkılan bir duvarın enkazı kadar olamadım...
Yüreğimde yarattığın o derin boşlukla suskunluğumla boğuluyorum...
Ulaşılmazlığın aralıyor çaresizliğimin kapılarını..
Umudun çizdiği son sınırdayım…
Anılarımı deftere döküp ,kırık kalemimle o iki kelimeyi çiziyorum...

Gri ve Hüzünlü...

Veda ederken söylediğin son sözler çınlarken kulaklarımda...
Söylemek istediğin son kelime aslında hoşçakal değilde..
Beni benle rahat bırak cümlesiydi...
Yaşanan yılların hüznüne kapılıp,dili geçmiş zamanların tebessümünü uğurlamaktı......
Rüyamda görsem inanmayacağım bir tutkuyla karşılaşacağımı nerden bilirdim...
Dudaklarımın söylediği gibi gözlerimde söyleseydi hoşça-kal kelimesini...
Yapabilseydim beni bırakıp giderken diğer yarımı kurtarabilmeyi...
Anılarımı deftere döküp ,kırık kalemimle o iki kelimeyi çiziyorum...

Gri ve Hüzünlü...

Veda ederken söylediğin son sözler çınlarken kulaklarımda...
Vazgeçmek istediğim aslında sen değilde..
Uğruna amaçladığım çılgınlıkları bir kenara bırakıp,
Çocuksu hayallerimi yaşamamdı…
Kökünden kesilen bir ağacın sallanan yaprağı kadar telaşlıydım…
Beni o karanlık gecede umursamazca terkedip giderken…
Anladım ki..
Meğer yalnızlık,
Kalabalığın uyku haliymiş…
Anılarımı deftere döküp ,kırık kalemimle o iki kelimeyi çiziyorum...
Gri ve Hüzünlü…

Fırat Kılıç