İman gülüne tevekkülü aşıladık Sabır gülü oluştu.


Bir gün bir gezginin yolu içinde sadece gül yetişen bir bahçeye varmış. Bahçenin sahibi olan hanımın adı Sevgi eşinin adı İlim`miş. `Bahçeye Saygı` adındaki giysi ile giriliyormuş. Sevgi önde İlim ve Gezgin arkada yürümeye başlamışlar. Her gülün ayrı bir ismi varmış: mutluluk hoşgörü sabır kanaat tevekkül adalet irade şefkat akıl kudret samimiyet tevazu gibi adlandırılmışlar.

İlim bu güzel güllerin yetiştiği özel toprağı kendilerine `Vefa` isimli dostlarının getirdiğini söylemiş. Vefa bu toprakları o nitelikleri taşıyan insanlar göçünce onlardan alıp getiriyor o isimle gülün altına serpiyormuş. Gezgin bu güller arasında aşı yapılıyor mu? Diye merak edince İlim şöyle cevaplamış:

* Hayal gülüne gerçeği aşıladık Ümit gülü oluştu.
* İman gülüne tevekkülü aşıladık Sabır gülü oluştu.
* İman gülüne hikmeti aşıladık Teslimiyet gülü oluştu.
* İman gülüne aklı aşıladık İrade gülü oluştu.

Muhteşem adalet gülüne kudret gülünü aşılamazsak adalet hemen soluyor; kudret gülüne ise adalet`i aşılamazsak toprağında zulüm böcekleri oluşuyor.
Bu aşıların çeliklerini ben hazırlıyorum. Ama aşıyı yapan eşim Sevgi`dir. Eline ilham kalemini alır aşılanacak gülün akıl perdesini aralayıp gönlüne ulaşır ve kader sicimi ile sarar. Eşim Sevgi bazı güllere daha çok özen gösterir. Hoşgörü için o benim beş duyumdur der;. Samimiyet için o benim ahlakımdır der; tevazu için edebimdir der. En çok düşkün olduğu ümit için ise kanımdır der.
Bu bahçenin bir de bekçisi vardır adına felsefe deriz elinde bir asa ile gezer adına senaaa diyor. Bahçeye hırçın sabırsız iddialı gürültülü yaklaşanları bu asa ile sevecen bir şekilde alçakgönüllülükle sükûnete davet eter. Ara sıra bir filozof çıkagelir ve bu bekçiye sevaptan nimet hatadan ibret çıkarması için bir şeyler verir.
Gezgin aldığı bilgilere teşekkür edip insanlığın bu kemal bahçesinden ayrılıp kendi özüne doğru yolculuğa devam eder.




Bir gamlı hazânın seherinde,
Isrâra ne hâcet yine bülbül.
Bil, kalbimizin bahçelerinde,
Cân verdi senin söylediğin gül.

Savrulmada gül şimdi havada,
Gün doğmada bir başka ziyâda

Ahmet HAŞİM


Ölüm âsûde bahâr ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.

Yahya Kemal Beyatlı