+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Nurculuk bir mezhep, bir tarikat mıdır?

 Risale-i Nur - Said Nursi Katagorisinde ve  Risale-i Nur Külliyat Forumunda Bulunan  Nurculuk bir mezhep, bir tarikat mıdır? Konusunu Görüntülemektesiniz.=>NURCULUK BİR MEZHEP, BİR TARİKAT MIDIR? Risâle-i Nur muarızlarının Nur Talebelerine, yâni Nur Risâleleri okuyanlara yaptıkları isnatlardan biri de budur. Bu hareketi bir mezhep, bir tarikat şeklinde göstermeğe uğraşır­lar. Halbuki bu ne bir mezhep, ne de bir tarikattir. Nur Talebeleri, tarikatla hiç meşgul olmazlar . Üstadları onlara böyle bir ders ...

  1. #1
    Site Kurucusu
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    NEW YORK
    Mesajlar
    1.643
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Nurculuk bir mezhep, bir tarikat mıdır?

    NURCULUK BİR MEZHEP, BİR TARİKAT MIDIR?

    Risâle-i Nur muarızlarının Nur Talebelerine, yâni Nur Risâleleri okuyanlara yaptıkları isnatlardan biri de budur. Bu hareketi bir mezhep, bir tarikat şeklinde göstermeğe uğraşır­lar. Halbuki bu ne bir mezhep, ne de bir tarikattir.
    Nur Talebeleri, tarikatla hiç meşgul olmazlar. Üstadları onlara böyle bir ders vermemiştir. Çünki o, bir mezhep veya tarikat tesis etmek iddiasında aslâ bulunmamıştır. O, tamamiyle Ehl-i Sünnet bir Müslüman, bir mü’min, bir mual­lim idi. Doğrudan doğruya Kur’ana bağlı idi. Kur’andan al­dığı feyiz ve nuru neşreden bir muallim, bir naşir-i Kur’an idi. Yegâne rehberi Kur’an, yegâne şiarı iman ve irfan idi. Bu su­retle manevî sahada bıraktığı yadigâr da ancak bir mekteb-i ir­fan, bir ekol olabilir. İşte Nur Talebeleri bu mektebin müda­vimleridir. Onun talebelerinden istediği şey, yalnız hizmeti Kur’aniyede ve hakaik-i imaniyyenin neşrinde devam etmek­ten ibarettir.
    Talebelerinin ruhunda hidayet nurunu tutuşturarak on­lara bir canlılık, bir mücadele ruhu, bir iman aşkı, bir neşe-i İslâm zevki vermiş, ebediyete intikal etmiştir. Onları herhangi bir tarikat ilkesiyle âtıl bir hale getirmemiştir.
    Filhakika Nur talebelerinde bir mücadele ruhu var.. Bazı ehli tarikat gibi bir köşeye çekilip kalmış insanlar değil. Hepsi iş güç sahibi. Çalışırlar, alın teriyle rızıklarını temin ederler. Kimseye bâr olmazlar. Alış verişlerinde doğruluktan asla ay­rılmazlar. İbadetlerinde, itaat­lerinde, namaz vakitlerini geçir­mezler. Her gün seherde kalkarlar, sabah namazından evvel veya sonra Kur'anı Kerimden beş on sahife okurlar. Bütün işleri güçleri bundan ibaret. Fisebilillâh, hiçbir menfaat kaydı olma­yarak, hakaik-i imaniyye ve Kur'aniyyeyi neşrederler. Bunlar, üstadları gibi, bahşiş, ücret, sadaka, zekât gibi bir şeyler kat'iyyen almazlar, esasen ihtiyaçları yok. Bilâkis ihti­yacı olanlara onlar verirler.
    Onların bu dindar, bu dürüst hareketlerini, bu sami­mî imanlarını, bu çalışkanlıklarını gören arkadaşları, tanıdıkları, konu komşuları onların hayatlarına imrenir, onlar gibi olmağa heves eder.. Risâle-i Nur'ları okuya okuya ruhlarında iman dalgalanır; namaz kılmağa, feraizi diniyyeyi ifaya başlarlar.
    Bu eserlerde böyle bir irşad hassası, bir irşad ruhu vardır.
    İşte o kadar. Başka bir şey yok. Âyin mayin diye hiçbir şey, hiçbir merasim yok. Vaktinde namazını kılar, sonra işine gücüne devam eder. Esnaf ise ticaretine, memur ise vazife­sine, işçi ise işine, talebe ise dersine gider. Hayattan zevk duymaya başlar.
    Nur Talebelerinin iki düşmanı vardır: Masonluk ve Komünizm. Bunları imana musallat iki ejder olarak telâkki ederler. Yeryüzünde imansızlığı yayan bu iki teşekküldür, derler. İman hudutlarını bu çetelerin taarruzlarından korumak her mümin için en birinci farzdır, derler. Onun için Komü­nizm ve Masonluk ile mücadele halindedirler.
    Onun için Mason ve Komünist yazarlar, Nur Tale­belerini en büyük düşman sayarlar. Umdelerini yürüt­mek hususunda bunları engel telâkki ederler.
    Mahkemelerin adâleti olmasa bunları yok etmekten bir dakika geri kalmazlar.
    Bunlardan bir çoğu mahkemeye sevk olunmuş, üç yüz küsur mahkeme huzuruna çıkmışlar, muhakeme olmuşlar. Yüzlerce hâkim, onların masumiyetine, vecaib-i diniyelerini ifa ile kendi hallerinde yaşadıklarına, asayişi muhil, devletin kanun ve nizamlarına aykırı bir harekette bulunmadıklarına, aralarında maddilikten mücerret sırf manevî rabıtadan başka hiçbir teşkilâta tâbi olmadıklarına, Nurculuk bir tarikat veya mezhep olmayıp son zamanlarda yayılma istidadı gösteren dinsizlik cereyanına karşı Kur’andan ilham alınarak meydana getirilen, İslâmiyetin iman esaslarını takviye ve telkin maksadıyle sırf dinî gayret ve mücahede saikasiyle yazılan ve imanın yükselmesine hizmet eden Risâle-i Nur eserlerine izafe edilen bir cereyandan başka birşey olmadığına, siyasetle meşgul olmadıklarına, İslâmiyeti öğrenmek ve yaymaktan başka bir gayeleri olmadığına gizli, aşikâr hiçbir siyasî mak­satları bulunmadığına müttefikan karar vermişler, bu kararlar yüksek temyiz mahkemesince de tasdik ve tasvip olunarak muhkem kaziyyeler haline gelmiş, bu suretle memleketimiz­deki bütün derecat-ı mahakimin ittifakiyle bir icmai hükkâm hasıl olmuştur. Artık bu muazzam icmai hükkâm karşısında bunları bir mezhep, bir tarikat veya cemiyet halinde bir te­şekkül olarak göstermek asla doğru değildir.
    Komünist, yahut Mason yazarların mahkeme karariyle masumiyetleri tebeyyün eden vatandaşları tahkir ve tezyif et­meleri asla doğru değildir. Bu husustaki isnatları tamamiyle haksız ve yersizdir.

  2. #2
    Üst Düzey Yönetici
    Üyelik tarihi
    Dec 2015
    Mesajlar
    273
    Tecrübe Puanı
    4

    Standart Cevap: Nurculuk bir mezhep, bir tarikat mıdır?

    SAÎD NURSÎ VE TARîKATLAR


    Saîd Nursî, “ Tarîkat zamanı değil… Her tarîkat ehli, nurculuğa girmelidir.” diyor Emîrdağ lâhikası, c.2, s.334 , ve
    “ Tarîkatçılar sapıklara karşı yenildiler.” Sikke-i tasdîk-ı gaybî, s.69
    “ Tarîkat zamanı değil, belki îmânı kurtarmak zamanıdır.” Mektûbât, 5. mektûb
    “ Eskiden hakâik-i îmâniyeye (evliyâlığa) kırk senede ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise kırk dakîkada “ Sözler ” kitâbımı okuyanlar hakâik-i îmâniyeye kavuşuyorlar.” (*) Mektûbât, 5. mektûb
    “ Sözler kitâbımı okumak tarîkata girmeden hakîkate geçmek için kâfidir.” Mêktûbat, 28. mektûb, üçüncü mes’ele.
    “Tasavvufsuz cennete giden pek çokdur” Mektûbât,5.mektûb
    Saîd Nursî’nin bu yanlış fikirlerinin neden kaynaklandığını âcizâne açıklamaya çalışalım:
    Tarîkat düşmanlığı bilhassa selefî denen zümrenin inancından kaynaklanmakdadır. Vehhâbiler, masonlar, ittihâdcılar, selefîler muannid tarîkat aleyhdârıdırlar. Saîd Nursî’nin bu kişilerle çok yakın olması böyle bir inanca sâhip olmasına sebeb olmuşdur. Şimdi de Saîd Nursî’nin bu sapıklarla yakınlığını ortaya koymaya çalışalım:
    Saîd Nursî, “ İslâm büyüklerine hürmet etmek, mukaddes görmek sebebiyle Allâhü te’âlâ ceza olarak vehhâbileri çıkardı.” Mektûbât, 28. mektûb
    “ Vehhâbilerin nemâza çok dikkât etmeleri, iftihâr edilecek şeydir.” Mektûbât, 28. mektûb
    “ İttihâd ve Terakkî Partisinden 19 bin altın aldım.” Şu’âlar, 14. şu’â; Kastamonu lâhikası, s. 55
    “Ben İttihâd ve Terakkîden ayrılmadım, ayrılanlar, bataklık yoluna sapdılar.” Şu’âlar, 14. şu’â; Kastamonu lâhikası,s. 55
    Meşhur mason Cemâleddîn Efgânî ve mason Muhammed Abdüh’e de üstâdım demesi ile her şey apaçık ortaya çıkmış oluyor.( Târîhçe-i Hayât, s.68; Âsâr-ı bedîiyye, s. 411; Dîvân-ı Harb-i Örfî, s. 6 )

    Ayrıca Saîd Nursî Kur’ân-ı Kerîm’den başka bütün kitâblara isrâiliyyât karışdığını iddi’â edebilecek kadar ileriye gidiyor, İslâm âlimlerine saygılı davranmıyor.
    Bakınız ne diyor: “ Biz isrâiliyyâtı usûlüne ve hikâyâtı akâidine ve mecâzâtı hakâikine karıştırarak kıymetini te’dîb edemedik. O da cezâ olarak bize dünyâda te’dîb için zillet ve sefâlet içinde bırakdı.” Muhâkemât, S. 11
    “ İsrâiliyyâtın bir tâifesi hikmet-i yunaniyyenin bir kısmı dâire-i İslâmiyyete duhûl etmeleriyle, dîn süsüyle görünerek, efkâra ihtilâle verdiler, Muhâkemât, s. 19
    Reformistlerin bilhassa selefîliği benimseyen üstelik müslimân gözüken ba’zî masonların, ittihâdcıların iddi’â etdiği, aslında yüce İslam dîninde mevcûd olmayan hurâfelerin, isrâiliyyâtın sonradan İslâm dînine karışmış olduğunu dillerine dolayarak müslimânların geri kalmışlığını buna bağlamak istemeleri sapık inançlarından kaynaklanmakdadır.Geri kalmışlık, ne şer’î hükümlerin zamana göre ta’dîl edilmeyerek (değiştirilmeyerek) sâbit bırakılmasından, ne de selefîlerin dediği gibi, İslâm dînine hurâfeler ve isrâiliyyât karışmış olmasındandır. Geri kalmışlığın esâs sebebi müslimânların dînlerini ihmâl etmelerinden, ya’nî İslâm dîninin emir ve yasaklarına uymamalarından ve inanç olarak da İslâm dînine olan bağlılıklarını gevşetmiş olmalarındandır. Biz dîni vecîbeleri yapmada ileri değiliz ki bu geri kalmışlığımız yüce İslâm dînine yüklenebilsin…

    Ebûbekir Geylânî

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Nurculuk risâleleri* asrin** tefsîri midir !?(*)
    By EMRE CAN in forum Risale-i Nur - Said Nursi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-26-2017, 10:07 AM
  2. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04-07-2017, 08:38 PM
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-27-2015, 04:17 PM
  4. Tarikat ne demek?
    By Ahkaf in forum İslami Sözlük
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-12-2012, 01:04 AM
  5. tarikat
    By muhammet in forum İslami Sözlük
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-09-2010, 02:09 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379