+ Cevap Ver
4 sonuçtan 1 ile 4 arası

elmas sözler(mutlaka okuyun)

 Risale-i Nur - Said Nursi Katagorisinde ve  Risale-i Nur Külliyat Forumunda Bulunan  elmas sözler(mutlaka okuyun) Konusunu Görüntülemektesiniz.=>B ir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâ­kimsiz [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın ] olur? (Sözler sh: 49) Başını kaldır, kendini tanıt­tırmak isteyen fa’al ve kudretli bir Zâtın hârika ...

  1. #1
    Site Kurucusu
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    NEW YORK
    Mesajlar
    1.643
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart elmas sözler(mutlaka okuyun)

    Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâ­kimsiz[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olur?(Sözler sh: 49)

    Başını kaldır, kendini tanıt­tırmak isteyen fa’al ve kudretli bir Zâtın hârika işlerine bak. Sen başıboş olmadığın gibi, bu hadi­seler de başıboş olamazlar. (Şualar sh:109)

    Birşeyden herşeyi yapmak ve herşeyi birtek şey yapmak, herşeyin Hâlıkına[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] has bir iştir. (Sözler sh: 61)

    Güzel bir çiçeğin dakik prog­ramını küçücük bir tohumunda derc etmek,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bü­yük bir ağacın sahife-i a’mâlini,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] tarihçe-i hayatını, fihriste-i cihâzâtını[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] küçücük bir çekirdekte mânevî kader kalemiyle yazmak, nihayetsiz bir hikmet kalemi işlediğini gösterir. (Sözler sh: 66)

    Evet, kemik gibi bir kuru ağacın ucundaki tel gibi incecik bir sapta gayet münakkaş,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] müzeyyen[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir çiçek ve gayet musannâ[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve2 murassâ[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir meyve, elbette gayet san’atperver, mucizekâr[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve hikmettar[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir Sâniin[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] mehâsin-i san’atını[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] zîşuura[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] okutturan bir ilânnamedir.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın](Sözler sh: 68)

    Bir elmayı halk edecek,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] elbette dünyada bütün elmaları halk etmeye ve koca baharı icad etmeye muktedir olmak gerektir.
    Baharı icad etmeyen, bir el­mayı icad edemez. Zira o elma, o tezgâhta dokunuyor. Bir elmayı icad eden, bir baharı icad edebilir...
    Bugünü halk eden, kıyamet gününü halk edebi­lir ve baharı icad edecek, haşrin icadına muktedir bir Zat olabilir...
    Herşeyi yapamayan hiçbir şeyi yapamaz. Ve birtek şe­yi halk eden herşeyi yapabilir. (Sözler sh: 79)

    Şu acip âlemin elbette bir müdebbiri[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve şu munta­zam memleketin bir mâliki, şu mükemmel şehrin bir sahibi, şu musannâ[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] sarayın bir ustası vardır. Biz çalışmalıyız, onu tanımalıyız. Çünkü, anlaşılı­yor ki, bizi buraya getiren odur. Onu tanımazsak kim bize medet verecek? Dillerini bilmediğimiz ve onlar bizi dinlemedikleri şu âciz mahlûklardan ne bekleyebiliriz? (Sözler sh: 279)

    Bir saray gibi şu âlemin, bir şehir gibi şu memleketin tek bir ustası vardır. Ve o usta, herşeyi idare eden yalnız odur. Hiçbir cihetle noksaniyeti yoktur. Bize görünmeyen o[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] usta, bizi ve herşeyi görür ve sözlerini işitir. Bütün işleri mucize ve harikadır. Bütün bu gördüğümüz ve dillerini bilmediğimiz şu mahlûklar onun memurlarıdır. (Sözler sh: 280)

    Şu zîhayatı halk etmek[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve ona Rab olmak, bütün kâinatı kabza-i tasarru­funda[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] tutmak lâzım gelir. (Sözler sh: 295)

    Eğer o zerre, bir Kadîr-i Mutlakın[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] memuru olmazsa ve nisbeti o Kadîr-i Mutlaktan kesilse, o vakit o zer­reye herşeyi görür bir göz, herşeye muhit[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir şuur vermek lâzımdır.(Sözler sh: 296)

    Eğer herşey Kadîr-i Mutlaka verilmezse, birtek Allah’a mukabil, nihayetsiz, belki zerrât‑ı kâinat adedince[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ilâhları kabul etmek gibi, yüz de­rece muhal[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] içindeki bir muhali mevcut kabul et­mek gibi bir divanelik hezeyanına[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] düşmek lâzım gelir. (Sözler sh: 297)

    Kâinat baştan aşağıya kadar hikmetlerle müzeyyen[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve gayelerle müsmirdir[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve mevcudat, zerrelerden güneşlere kadar vazifelerle muvazzaftır[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve evâmir-i İlâhiyeye[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] musahharlardır. (Sözler sh: 386)

    Semâda yıldızları kadar, ze­minde çiçekleri kadar berâhin-i tevhid[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] görünüyor, okunuyor. (Sözler sh: 387)
    Bir köyde iki müdür, bir şe­hirde iki vali, bir memlekette iki padişah bulunsa, intizam zirüzeber[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olur ve insicam[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] hercümerce dü­şer.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Halbuki, sinek kanadından, tâ semâvat kan­dillerine kadar, o derece ince bir intizam göze­tilmiş ki, sinek kanadı kadar şirke[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yer bırakılma­mış.(Sözler sh: 389)

    Sizin âzâlarınız içinde en kıymettar göz ve kulaklarınızın mâliki kimdir? Hangi tezgâh ve dükkândan aldınız? Bu lâtif, kıymettar göz ve kulağı verecek ancak Rabbiniz­dir. Sizi icad edip terbiye eden Odur; bunları size vermiştir. Öyleyse yalnız Rab Odur. Mâbud da O olabilir.(Sözler sh: 416)

    Rızkınız yerin hayatına bağlıdır. Yerin di­rilmesi ise, bahara bakar. Bahar ise, şems[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve ka­meri[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] teshir eden,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] gece ve gündüzü çeviren Zâtın elindedir. Öyleyse, bir elmayı bir adama hakikî rızık olarak vermek, bütün yeryüzünü bütün mey­velerle dolduran o Zât verebilir. Ve O, ona hakikî Rezzak[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olur. (Sözler sh: 418)

    Tahavvülât-ı zerrat,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Nakkaş-ı Ezelînin[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] kalem-i kudreti, kitab-ı kâinatta yazdığı âyât-ı tekvîniyenin[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] hengâmındaki[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ihtizâzâtı ve cevelânıdır.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Yoksa, maddiyyun[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve tabiiyyunların[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] tevehhüm ettikleri gibi tesadüf oyuncağı ve karışık, mânâsız bir hare­ket değildir. (Sözler sh: 547)

    Herbir zerre, eğer memur-u İlâhî olmazsa ve Onun izni ve tasarrufuyla hareket et­mezse ve ilim ve kudretiyle tahavvül etmezse,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] o vakit herbir zerrenin nihayetsiz bir ilmi, hadsiz bir kudreti, herşeyi görür bir gözü, herşeye bakar bir yüzü, herşeye geçer bir sözü bulunmak lâzım ge­lir.(Sözler sh: 549)

    Madem şu kâinat ve mevcudat var ve içinde ef’­al[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve icad var. Hem madem muntazam bir fiil fâ­ilsiz olmaz, mânidar bir kitap kâtipsiz olmaz, san’­atlı bir nakış nakkaşsız[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olmaz. Elbette, şu kâinatı dolduran ef’âl-i hakîmânenin[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir fâili[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve yeryüzü­nün mevsim be mevsim tazelenen hayretfezâ[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] nu­kuşlarının, mânidar mektubatının bir kâtibi, bir nakkaşı vardır. (Sözler sh: 566)

    Bütün yıldızları elinde tutma­yan, birtek zerreye Rab olamaz. (Sözler sh: 591)

  2. #2
    Site Kurucusu
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    NEW YORK
    Mesajlar
    1.643
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart

    Sinek kanadından tut, tâ semâvat kandillerine[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] kadar, bir sinek kanadı kadar şerike[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yer yoktur ki parmak karıştırsın. (Sözler sh: 598)

    Bütün mevcudat, bütün zerrat, bütün yıldızlar, herbiri Vâcibü’l-Vücudun[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve Kadîr-i Mutlakın vü­cub-u vücuduna[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] birer burhan-ı neyyirdir.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Bütün kâinattaki silsilelerin herbiri Onun vahdaniyetine[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] birer delil-i kat’îdir. (Sözler sh: 605)

    İşte, ey nankörlük içinde kendini başıboş zan­neden bedbaht gafil! Bu derece hadsiz lisanlarla kendini sana tanıttıran ve bildiren ve sevdiren bir Kerîm-i Zülcemal, tanımak istenilmezse, bu lisan­ları susturmalı. Madem ki susturulmaz, dinlemeli. Gafletle kulağını kapasan kurtulamazsın. Çünkü sen kulağını kapamakla kâinat sükût etmez, mev­cudat susmaz, vahdaniyet şahitleri seslerini kes­mezler. Elbette seni mahkûm ederler. (Sözler sh: 669)

    Bir zerreye hakikî rab olmak için, bütün yıldızlara sahip olmak lâzım gelir. Hem, Otuz İkinci Sözün İkinci Mevkıfında izah ve ispat edildiği üzere, se­mâvâtın halk ve tesviyesine[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] muktedir olmayan, beşerin simasındaki teşahhusu[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yapamaz.
    Demek, bütün semâvâtın rabbi olmayan, birtek insanın simasındaki alâmet-i farika[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olan nakş-ı simâvîyi[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yapamaz.(Sözler sh: 682)

    Bu çiçek kimin turrası ise, kimin sikkesi ise ve kimin mührü ise ve kimin nakşı ise, elbette bütün zemin yüzündeki o nevi çiçekler Onun mühürleridir, sikkeleridir.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın](Sözler sh: 682)

    Arkadaş,
    Tevhid iki çeşit olur:
    Birisi âmiyâne[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] tevhiddir ki, “Allah’ın şeriki[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yok ve bu kâinat Onun mülküdür” der. Bu kısım tev­hid sahiplerinin fikirce gaflet ve dalâlete düşme­leri korkusu vardır.
    İkincisi hakikî tevhiddir ki, “Allah birdir, mülk Onundur, vücut Onundur, herşey Onundur” der; lâyetezelzel[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir itikada sahiptirler. Bu kısım tevhid sahipleri, herşeyin üstünde Cenab-ı Hakkın sik­kesini görür ve herşeyin cephesinde bulunan mührünü, damgasını okur. Ve bu sayede huzurî bir tevhid melekesi mâliki olurlar ki, dalâlet ve evhamın[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] taarruzundan kurtulurlar. (Mesnevî-i Nuriye sh: 11)

    Birşeyden çok şeyleri îcad edip çıkartmak ve çok şeyleri birşeye tahvil et­mek,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ancak herşeyi halk eden ve herşeyi yapan Sânie[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] mahsus bir sikkedir. (Mesnevî-i Nuriye sh: 12)

    Balarısını pek çok şeylere fihriste yapan ve kitab-ı kâinatın ekser mesâilini[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] insanın mahiyetinde yazan ve incir nüvesinde in­cir ağacının programını derc eden ve insanın kal­bini binlerce âlemlere örnek ve pencere yapan ve beşerin kuvve-i hafızasında tarih-i hayatını taallû­katıyla[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] beraber yazan, ancak ve ancak herşeyi ya­ratan Hâlık olabilir. Ve böyle bir tasarruf, yalnız ve yalnız Rabbü’l-Âlemîne mahsus bir hâtemdir.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın](Mesnevî-i Nuriye sh: 12)

    Herşeyin suret-i maddiyesinde, kudret-i Rabbânî ustadır, kader mühendistir. Suret-i mâ­neviyesinde ise, kader mistardır,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yani, teşekkülâ­tın çizgilerini çizer; kudret mastardır,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yani o çizgi­ler üstünde yapılan teşekkülât, kudretten sudur eder.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]
    Ey kâfir! Bunu işittikten sonra iyice düşün. Bir zerreye bir terzilik sanatını öğretmeye kudretin var mıdır? Kendine hâlık ittihaz ettiğin[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] tabiat ve esbab,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] herşeyin muhtelif ve mütenevvi[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] suretlerini biçip dikmesine kudretleri var mıdır? (Mesnevî-i Nuriye sh: 34)

    Evet, meselâ, herbir kelimesi bir kitabı ve herbir harfi bir satırı içerisinde tutan bir kitabın, kâtipsiz vücudu mümkün değildir. Kâinat kitabı da Nak­kaş-ı Ezelînin vücub-u vücuduna[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bağlıdır. Sarhoş olmayanlar, ancak Nakkaş-ı Ezelîye iman etmekle kitab-ı kâinata şahit olabilirler. (Mesnevî-i Nuriye sh: 36)

    Sâni-i Âlem, âlemde dahil olmadığı gibi, âlemden hariç de değildir. İlmi ve kudretiyle herşeyin içinde olduğu gibi, herşeyin fev­kindedir.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Birşeyi gördüğü gibi, bütün eşyayı da beraber görür. (Mesnevî-i Nuriye sh: 62)

    Kâinat o Hâlıkın nurunun gölgesi, esmâsının[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] tecelliyatı, ef’alinin[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] âsârıdır.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın](Mesnevî-i Nuriye sh: 62)

    Bir incir çekirdeğin­den koca bir incir ağacını ve ince bir sapla koca bir kavunu bağlayıp çıkaran kudrete hiçbir şey ağır gelmez.(Mesnevî-i Nuriye sh: 94)

    Tesadüf, şirk ve tabiattan teşekkül eden fesat şebekesinin âlem-i İslâmdan nefiy[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve ihracına Ri­sale-i Nurca verilen karar infaz edilmiştir. (Mesnevî-i Nuriye sh: 181)

    Bir kelimeyi yazan harfini yazanın gayrısı[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], bir sayfayı yazan satırı yazanın gayrısı, kitabı yazan sayfayı yazanın gayrısı olması mümkün olmadığı gibi; karıncayı halk eden cins-i hayvanı halk edenin gayrısı, hayvanı yaratan arzı yaratanın gayrısı, arzı halk eden, Rabbü’l-Âlemî­nin gayrısı olması muhaldir.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın](Mesnevî-i Nuriye sh: 196)

    Basar[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] masnuatı[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] görüp de, basiret[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Sâni’i[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] görmezse çok garip ve pek çirkin dü­şer. (Mesnevî-i Nuriye sh: 210)

    Sivrisi­neğin gözünü halk eden[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], güneşi dahi o halk et­miştir. Pirenin midesini tanzim eden, manzume-i şemsiyeyi[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] de o tanzim etmiştir.(Mesnevî-i Nuriye sh: 248)

    Tabiat misalî[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir matbaadır, tâbi’[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] değil; nakıştır, nakkaş değil; kabildir[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], fâil değil; mistar­dır[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], masdar[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] değil; nizamdır, nâzım[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] değil; kanun­dur, kudret değil; şeriat-ı iradiyedir[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], hakikat-i ha­riciye[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] değil. (Mesnevî-i Nuriye sh: 250)

    Her­şey herşeyle bağlıdır. Birşey herşeysiz yapılmaz. Birşeyi halk eden, herşeyi halk etmiştir. Öyleyse, birşeyi yapan Vâhid[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], Ehad[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], Ferd[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], Samed[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olmak zarurîdir. (Mesnevî-i Nuriye sh: 250)

  3. #3
    Site Kurucusu
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    NEW YORK
    Mesajlar
    1.643
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart

    Mües­sir-i hakikî[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yalnız Allah’tır. Tesir-i hakikî esbabda yoktur. Esbab,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] izzet ve azamet-i kudretin[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] perdesi­dir. (Mesnevî-i Nuriye sh: 254)

    Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korku­lardan kurtuldun.(Mektubat sh: 224)

    Bizim Hâlıkımız ve Musavvirimiz[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve bizi hediye veren Kadîr-i Zülcemâl,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Hakîm-i Bîmisal,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Kerîm-i Pürneval[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] herşeye kadirdir. Hiçbir şey Ona ağır gelmez. Hiçbir şey daire-i kudretinden hariç ola­maz. Kudretine nisbeten, zerreler, yıldızlar birdir. Küllî,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] cüz’î[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] kadar kolaydır. Cüz,[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] küll[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] kadar kıymet­lidir. En büyük, en küçük kadar kudretine nisbe­ten rahattır. Küçük, büyük kadar san’atlıdır; belki, san’atça, küçük büyükten daha büyüktür. (Mektubat sh: 237)

    Hayat veren yalnız Odur. Öyleyse, herşeyin Hâlıkı dahi yalnız Odur. Çünkü, kâinatın ruhu, nuru, mayası, esası, neticesi, hülâsası ha­yattır. Hayatı veren kim ise, bütün kâinatın Hâlıkı da Odur. Hayatı veren elbette Odur, Hayy u Kay­yumdur.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın](Mektubat sh: 238)

    Hâlık-ı Rahîm, bir kuşun tüylü libasını hangi kanunla değiştiriyor, tazelendiriyor. O Sâni-i Hakîm, aynı kanunla, her sene küre-i arzın liba­sını tecdid[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] eder. Hem o aynı kanunla, her asırda dünyanın şeklini tebdil eder. Hem aynı kanunla, kıyamet vaktinde kâinatın suretini tağyir edip[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] değiştirir. (Mektubat sh: 290)

    Hem hangi kanunla zerreyi Mevlevî gibi tahrik ederse, aynı kanunla küre-i arzı meczup[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve semâa kalkan[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Mevlevî gibi döndürüyor. Ve o kanunla âlemleri böyle çeviriyor ve manzume-i şemsiyeyi[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] gezdiriyor. (Mektubat sh: 290)

    Evet, bir sineği ihyâ eden[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], bütün hevâmı[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve küçük hayvânâtı icad eden ve arzı ihyâ eden Zât olacaktır. Hem Mevlevî gibi zerreyi döndüren kim ise, müteselsilen[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] mevcudatı tahrik edip, tâ şemsi seyyârâtıyla[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] gezdiren aynı Zât olmak gerektir. Çünkü kanun bir silsiledir; ef’âl[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] onunla bağlıdır. (Mektubat sh: 334)

    Sani-i Âlem olan şu kâinatın ustası, iş başında olarak şems ve kameri[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] hangi çekiçle yerlerine ça­kıyorsa, aynı çekiçle, aynı anda zerreleri yerlerine, meselâ zîhayatların[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] gözbebeklerinde yerleştiriyor. Semâvâtı hangi ölçüyle, hangi mânevî âletle tertip edip açıyorsa, aynı anda, aynı tertiple gözün per­delerini açar, yapar, tanzim eder, yerleştirir. Hem Sâni‑i Zülcelâl, mânevî kudretin hangi mânevî çekiciyle yıldızları göklere çakıyorsa, aynı o mâ­nevî çekiçle, beşerin simasındaki hadsiz alâmet-i farika[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] noktalarını ve zâhirî[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve bâtınî[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] duygularını yerlerine nakşediyor. (Mektubat sh: 391)

    Arzı ve bütün nücum[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve şümusu[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] tesbih ta­neleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dâvâ-yı halk ve id­diayı icad edemez[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]. Zira herşey herşeyle bağlıdır. (Mektubat sh: 468)

    Sivrisineğin gözünü halk eden, güneşi dahi o halk etmiştir. (Mektubat sh: 468)

    Pirenin midesini tanzim eden, manzume-i şemsiyeyi de o tanzim etmiştir. (Mektubat sh: 468)
    Bir noktayı tam yerinde icad etmek için, bü­tün kâinatı icad edecek bir kudret-i gayr-ı müte­nâhi[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] lâzımdır. Zira, şu kitab-ı kebîr-i kâinatın her­bir harfinin, bahusus[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] zîhayat herbir harfinin, her­bir cümlesine müteveccih[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] birer yüzü, nâzır[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] birer gözü vardır. (Mektubat sh: 469)

    Mevcudat ve zî­hayat doğrudan doğruya Şems-i Ezelînin[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] cilve-i esmâsına[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] verilmezse, herbir mevcutta, hususan herbir zîhayatta, hadsiz bir kudret ve irade ve ni­hayetsiz bir ilim ve hikmet taşıyacak bir tabiatı, bir kuvveti, adeta bir ilâhı, içinde kabul etmek lâ­zım gelir. Bu tarz-ı fikir ise, kâinattaki muhâlâtın[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] en bâtılı, en hurafesidir. Hâlık-ı Kâinatın san’atını mevhum[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], ehemmiyetsiz, şuursuz bir tabiata veren insan, elbette yüz defa hayvandan daha hayvan, daha şuursuz olduğunu gösterir. (Lem’alar sh: 182)

  4. #4
    Site Kurucusu
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    NEW YORK
    Mesajlar
    1.643
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart

    Tabiiyyunların[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], mevhum ve hakikatsiz, tabiat dedikleri şey, olsa olsa ve hakikat-i hariciye sahibi ise, ancak bir san’at olabilir, sâni’[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olamaz. Bir nakıştır, nakkaş olamaz. Ahkâmdır[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], hâkim olamaz. Bir şeriat-ı fıtriyedir[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], şâri’[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olamaz. Mahlûk bir perde-i izzettir[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], hâlık olamaz. Münfail[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir fıt­rattır[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], fâtır[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir fâil olamaz. Kanundur, kudret de­ğildir, kadîr olamaz. Mistardır[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], masdar[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olamaz. (Lem’alar sh: 186)

    Ey esbabperest[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve tabiata tapan biçare adam! Madem herşeyin tabiatı, herşey gibi mahlûktur; çünkü san’atlıdır ve yeni oluyor. Hem her mü­sebbep[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] gibi, zâhirî sebebi dahi masnu’dur.[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Ve madem herşeyin vücudu pek çok cihazat ve âlet­lere muhtaçtır. O halde, o tabiatı icad eden ve o sebebi halk eden bir Kadîr-i Mutlak var. Ve o Ka­dîr-i Mutlakın ne ihtiyacı var ki, âciz vesâiti[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] rubu­biyetine[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve icadına teşrik etsin?[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] Hâşâ! (Lem’alar sh: 186)



    Evet, Kadîr-i Zülcelâlin iki tarzda icadı var:
    Biri ihtirâ’ ve ibdâ’[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] iledir. Yani hiçten, yoktan vü­cut veriyor ve ona lâzım herşeyi de hiçten icad edip eline veriyor.
    Diğeri inşa[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ile, san’at iledir. Yani, kemâl-i hik­metini ve çok esmâsının cilvelerini göstermek gibi çok dakik hikmetler için, kâinatın anâsırından bir kısım mevcudatı inşa ediyor; her emrine tâbi olan zerratları ve maddeleri, rezzâkiyet kanunuyla on­lara gönderir ve onlarda çalıştırır.
    Evet, Kadîr-i Mutlakın iki tarzda, hem ibdâ’, hem inşa suretinde icadı var. Varı yok etmek ve yoğu var etmek en kolay, en suhuletli[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], belki dai­mî, umumî bir kanunudur. Bir baharda, üç yüz bin envâ-ı zîhayat mahlûkatın şekillerini, sıfatla­rını, belki zerratlarından başka bütün keyfiyat[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve ahvallerini[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] hiçten icad eden bir kudrete karşı “Yoğu var edemez” diyen adam, yok olmalı! (Lem’alar sh: 194)

    En cüz’î ve en küçük şey, en büyük şey gibi, doğ­rudan doğruya bütün bu kâinat Hâlıkının kudre­tinden gelir ve hazinesinden çıkar. Başka surette olamaz. Esbab ise bir perdedir. Çünkü en ehem­miyetsiz ve en küçük zannettiğimiz mahlûk­lar, bazan san’at ve hilkat[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] cihetinde en büyüğün­den daha büyük olur. Sinek, tavuktan san’atça ileri geçmezse de, geri de kalmaz.(Lem’alar sh: 239)

    Bu kâinat öyle bir tarzda yaratılmış ki, bir çekirdeği halk etmek için, bir ağacı halk ede­bilir bir kudret lâzımdır. Ve bir ağacı halk etmek için de, kâinatı halk edebilir bir kudret gerektir. Ve kâinat içinde parmak karıştıran bir şerik[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bu­lunsa, en küçük bir çekirdekte de hissedar olmak lâzım gelir. Çünkü o, onun nümunesidir. O halde, koca kâinatta yerleşmeyen iki rububiyet[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir çekir­dekte, belki bir zerrede yerleşmek lâzım gelir. Bu ise, muhâlâtın[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve bâtıl hayâlâtın en mânâsız ve en uzak bir muhâlidir. (Lem’alar sh: 313)

    Çekir­deği yapan, onun üstünde ağacı o yapar. Ve ağacı yapan, onun üstünde meyveleri dahi o icad eder.(Lem’alar sh: 324)

    Bütün kâinatı halk edemeyen bir zat, bir kudret, en küçük bir zîha­yatı[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] halk edemez. Evet, bir nohut tanesinde bütün Kur’ân’ı yazar gibi, çamın gayet küçük bir tohu­munda koca çam ağacının fihristesini ve mukad­derâtını[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yazan kalem, elbette semâvâtı yıldızlarla yazan kalem olabilir. (Lem’alar sh: 338)

    Gözü veren Zat, hem gözü görür, hem ince bir mânâ olan gözün gördüğünü görür, sonra verir. Evet, senin gözüne bir gözlük yapan göz­lükçü usta, göze gözlüğün yakıştığını görür, sonra yapar. Hem kulağı veren Zat, elbette o kulağın işittiklerini işitir, sonra yapar, verir.(Şualar sh: 10)

    Sâ­ni-i Zülcemâlin kendi Zât-ı Akdesine[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] lâyık öyle hadsiz bir hüsn-ü cemâli[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] var ki, bir gölgesi bütün mevcudâtı baştan başa güzelleştirmiş. Ve öyle münezzeh[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve mukaddes bir güzelliği var ki, bir cil­vesi[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] kâinatı serbeser[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] güzelleştirmiş ve bütün dai­re-i mümkinatı[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] hüsün ve cemâl lem’alarıyla tezyin edip[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ışıklan­dırmış. (Şualar sh: 75)

    Bu kâinat­taki görünen bütün güzellikler öyle bir güzelden geliyor ki, bu mütemâdiyen[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] değişen ve tazelenen kâinat, bütün mevcudatıyla aynadarlık dilleriyle o güzelin cemâlini tavsif[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve târif eder. (Şualar sh: 76)

    Madem bu saray-ı âlemin başka emsâli yok ki güzellikleri ondan iktibas[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] edip taklit edilsin. Elbette ve herhalde bunun ustası kendi zâtında ve esmâsında kendine lâyık güzellikleri var ki, kâinat ondan iktibas ediyor ve ona göre yapılmış ve onları ifade etmek için bir kitap gibi yazılmış. (Şualar sh: 79)

    Başını kaldır, kendini tanıt­tırmak isteyen fa’al ve kudretli bir Zâtın hârika işlerine bak. Sen başıboş olmadığın gibi, bu hadi­seler de başıboş olamazlar. Herbirisi çok hikmetli vazifeler peşinde koşturuluyorlar. Bir Müdebbir-i Hakîm[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] tarafından istihdam olunuyorlar.(Şualar sh: 109)

    Müteaddit eller müstebidâne bir işe karış­salar, karıştırırlar. Bir memlekette iki padişah, hattâ bir nahiyede iki müdür bulunsa, intizam bo­zulur ve idare herc ü merc[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olur. Halbuki, sinek ka­nadından tâ semâvât kandillerine kadar ve hü­ceyrat-ı bedeniyeden[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] tâ seyyaratın[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] burçlarına ka­dar öyle bir intizam var ki, zerre kadar şirkin mü­dahalesi olamaz. (Şualar sh: 152)

    Yüzer fünundan her bir fen, geniş mikyasıyla[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] ve hususi aynasıyla ve dür­bünlü gözüyle ve ibretli nazarıyla bu kâinatın Hâ­lık-ı Zülcelâlini esmâsıyla[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bildirir, sıfâtını, kemâlâ­tını tanıttırır. (Şualar sh: 207)

    Ce­nâb-ı Hak ezelîdir, ebedîdir, evvel ve âhirdir. Hiç­bir cihette ne zâtında, ne sıfâtında, ne ef’âlinde naziri[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], küfvü[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın], şebîhi, misli, misali, mesîli[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] yoktur. (Sözler sh: 412)

    İşte, ey gafil insan! Bu Hâkim-i Hakem-i Ha­kîm‑i Zülcelâli ve’l-Cemal, sana karşı kendisini herbir mahlûkuyla böyle hadsiz ve parlak tarz­larda ta­nıttırmak ve sevdirmek istediği halde, sen Onun tanıttırmasına karşı imanla tanımazsan ve Onun sevdirmesine mukabil ubudiyetinle[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] kendini Ona sevdirmezsen, ne derece hadsiz muzaaf[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] bir ceha­let, bir hasâret[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] olduğunu bil, ayıl.(Lem’alar sh: 312)

+ Cevap Ver

LinkBacks (?)

  1. Yandex
    Refback Bu Konu
    08-24-2015, 04:56 AM

Benzer Konular

  1. Kabir(kisadir mutlaka okuyun)
    By sabır in forum Ölüm Kıyamet Ahiret
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-18-2014, 05:56 PM
  2. mutlaka okuyun çok güzel.....
    By £laf in forum Evlilik Rehberi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11-12-2013, 09:55 PM
  3. Tövbekâr adam Mutlaka Okuyun!
    By £laf in forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06-24-2013, 02:06 PM
  4. Mutlaka Okuyun..
    By SıLa_ in forum Doğru İslam Bilgileri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08-13-2010, 04:44 PM
  5. Okuyun mutlaka
    By NeHaR in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-23-2009, 11:35 AM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379