Gerçek hastalıkların yanında bir de hastanın kafasında oluşan, hastanın iç dünyasını meşgul eden, hatta bazen gerçek hastalıktan daha şiddetli seyreden vesvese ve kuruntulara dayanan vehmî hastalıklar vardır. Bu tür hastalıklara yakalananlara Bedîüzzaman Hazretleri şu cümlelerle tavsiyelerde bulunur:
“Vehmî hastalık ise; onun en müessir (te’sîrli) ilacı, ehemmiyet vermemektir. Ehemmiyet verdikçe o büyür, şişer. Ehemmiyet verilmezse küçülür, dağılır. Nasıl ki arılara iliştikçe, insanın başına üşüşürler, aldırmazsan dağılırlar. Hem karanlıkta gözüne sallanan bir ipten gelen bir hayâle ehemmiyet verdikçe büyür. Hatta bazen onu dîvâne gibi kaçırır; ehemmiyet vermezse, âdî bir ipin yılan olmadığını görür, başındaki telâşına güler.

Bu vehmî hastalık çok devâm etse, hakîkate inkılâb eder (dönüşür). Vehhâm (çok kuruntulu) ve asabî insanlarda fenâ bir hastalıktır. Habbeyi kubbe yapar; kuvve-i ma’nevîyesi kırılır. Hususan merhametsiz yarım hekîmlere veyâhûd insâfsız doktorlara rast gelse, evhâmını daha ziyâde tahrîk eder. Zengin ise malı gider; yoksa ya aklı gider veya sıhhati gider.” Lem‘alar