+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

GÜL

 Kültür ve Edebiyat Katagorisinde ve  Şairlerimiz ve Şiirleri Forumunda Bulunan  GÜL Konusunu Görüntülemektesiniz.=>[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın ] Gül ki, yanaklarında varlığın tazeliği al aldır; sanki yokluktan varlığa geçişiyle hâlâ heyecanlıdır, sanki ummadığı bir hayatı kazandığına utanmaktadır. Gül ki, inceliği ve zerafetiyle, tazeliği ve yeniliğiyle, her an yoktan var edilme titrekliğine tanıktır. Gül ki, sanki varlığına her dem ...

  1. #1
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.757
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart GÜL

    [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

    Gül ki, yanaklarında varlığın tazeliği al aldır; sanki yokluktan varlığa
    geçişiyle hâlâ heyecanlıdır, sanki ummadığı bir hayatı kazandığına utanmaktadır.

    Gül ki, inceliği ve zerafetiyle, tazeliği ve yeniliğiyle, her an yoktan var edilme titrekliğine tanıktır.

    Gül ki, sanki varlığına her dem sevinmekte, sanki karşılıksız gördüğü iyilikle mahcup olmakta, iste(ye)meden edindiği güzelliğe teşekkür için telaştadır.

    Gül ki, görene her an yenidir, ilk defa var edilmiş gibi sürprizdir.

    Gül ki, ilk defa görünüyormuş gibi gelir göze, şaşırtır, sevindirir, sevdirir.

    Gül ki, alıştığımız varlığımıza alışılmadık bir sevinç ekler, kanıksadığımız yaşayışımıza beklenmedik bir coşku katar, olağan sandığımız insanlığımıza olağanüstü bir övgü sunar.
    Gül ki, var olma alışkanlığımızı yıkan bir oyun-bozan, yaşama sükûnetimizi dağıtan yağmur-boran, insan olma bıkkınlığımızı bozan sürpriz-armağandır.
    Varlığımız, o nazenin gül kadar titrektir; her an yenilenir.
    Hayatımız, o incecik gül yanağı gibi tazeciktir; her dem yeniden yeniye verilir.
    İnsanlığımız, o latif gül kokusu gibi biriciktir; her an tenimizde misafirdir.

    Öyleyse, bizi her an Var edene sonsuz minnettarlık içinde olmamız, her nefeste O’na teşekkürler sunmamız gerekir.

    O (sav) gül tazeliğindeki ihyayı, gül titrekliğindeki varlığı her an farkedendir.

    O (sav) gül yanağındaki kızıllık gibi, kendisine lâyık görülenler nedeniyle her an haya içindedir.

    O (sav) işte bu yüzden “Muhammed”dir; içimizde en çok hamd edendir; kendisine verilene en çok teşekkür edendir.

    O (sav) işte bu yüzden “Muhammed” ismini en çok hak edendir; hayreti ve minnettarlığı en heyecanlı, övgü ve senası en coşkulu olandır.

    Öyle ki O (sav) varlığıyla baştan ayağa hayrettir, şükrandır.

    Öyle ki O (sav) haliyle ve kavliyle ete kemiğe bürünmüş övgüdür, hamddir.

    “Yaratıcısını en çok öven ve bu övgüsüyle de en çok övülen” Muhammed”(sav)dir.

    Ne ölçüde kendi varlığımıza şaşırıyor ve Yaradanımıza minnettarlığımızı ifade ediyorsak, o ölçüde hem Gül’e hem Muhammed (sav)’e benzeriz.
    [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]


    Senai Demirci

  2. #2
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.757
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Gül
    hıristiyanlıkta Hz.İsa Aleyhisselamı değil Hz. Meryem Aleyhisselam’ı temsil etmektedir.
    Ayrıca yahudilerdede gül bayramı denilen bir bayramın varlığına rastlıyoruz ki bu bayramda sonradan hristiyanlığa intikal etmiştir.[Gülün Peygamber Efendimiz Aleyhisselamı Temsil etmesi meselesinin sonradan ortaya çıktığı gerçektir. Ancak ortaya çıkış nedeni ve zamanı hakkında net bir söylemde bulunmak zordur. Bunun Peygamber Efendimizin terinin ve teninin güzel koktuğuna dair rivayetlerin zaman içinde ortaya çıkardığı bir durum olması kuvvetle muhtemeldir. Bu konu ile alakalı birkaç hadisi şerifi nakledelim
    Enes İbn Malik buyurdu ki; "Rasulullah'm ( s.a.v.) yanında on yıl kaldım. Bütün kokuları kokladım. Onun kokusundan daha güzel birkoku koklamadım."
    Ebû Nuaymden gelen bir rivayette Hz.Aişe validemiz şöyle buyurmuşdur:
    "Resûlüllah Efendimiz; insanların en güzel yüzlüsü, en nurlu tenlisi idi. O'nu vasfedip anlatanlardan hiç biri, O'nun mübarek yüzünü ayın ondördüne benzeterek, anlatmaktan kendini alamamıştır. O'nun mübarek teri, alnında inci tâneleri gibi tomurcuklanır, misk-i ezfer'den daha güzel kokardı."[4]

    İşte Peygamber Efendimiz Aleyhisselamın bu güzel kokusu, O’nun çiçeklerin içinde kokusu ve güzelliği ile meşhur olmuş gül ile temsil edilmesine sebep olmuş olabilir.
    Hadisde kaynak kabul edilen kitaplar arasında Gülün Peygamber Efendimiz Aleyhisselam’ın terinden yaratıldığına dair bir rivayete araştırmalarım neticesinde ulaşamadım. Ancak gülün Peygamber Efendimiz zamanında da mevcut olduğu bilinen bir gerçektir. Halk arasında ve daha çok vaaz kitapları ve şiirlerde kaynak verilmeksizin geçen "gülün Peygamber Aleyhisselâmın terinden yaratıldığı" meselesine, genelde muteber bir kaynak belirtilmeksizin vaaz içerikli kitaplarda ve Yunus Emrenin şiirinde olduğu gibi Peygamber Efendimize medhiye olarak yazılmış mısralarda rastlıyoruz.
    Yine sordum çiçeğe

    Gül sizin neniz olur,

    Çiçek eydür Ey derviş,

    Gül Muhammed teridir.
    Sonuç olarak; Denilebilirki gülün Peygamber Efendimiz Aleyhisselâmı temsil etmesi düşüncesinde kendini hıristiyanlara benzetme yönü olursa bu kesinlikle caiz olmayacaktır. Ancak Peygamber Efendimiz Aleyhisselâma duyulan sevgiden neşet eden bir temsil olarak görüldüğü takdirde buna kişinin kendi yakıştırması denecek ve bundan dolayı tenkîd edilmeyecektir. Ayrıca özel günlerde gül vermek, dağıtmak gibi bir âdeti selefimizde görmüyoruz, o nedenle en ihtiyatlısı bu gibi işlerden uzak kalmaktır. Hatta toplum bu işi dinin bir parçası gibi görmeye başlamışsa -ki sanırım bugün o hâle geldi- zaten bidat hükmünü almış olacaktır. Halbuki bizim kaynaklarımız bellidir; Kuran, Sünnet, İcmâi Ümmet ve Kıyâsı Fukahâ.

    Selam ve dua ile…

  3. #3
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.757
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Bilgi hem nîmet hem de âfettir. Eğer ilim irfâna dönüşerek gönüllerimizi kemâle erdirirse bu bir nîmettir. Ama ölü vaziyette kalır da nefsimizin gurur vitrini olursa bu da âfettir. Onun içinilmin irfâna dönüşmesi zarurîdir.

+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280