+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Ey Taif

 Kültür ve Edebiyat Katagorisinde ve  Şairlerimiz ve Şiirleri Forumunda Bulunan  Ey Taif Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Ey Taif Ebedi ve ezeli sevgiyle, Toprağına ayak basan Rasule, Niçin kol kanat olmadın? Bahtsız müşriklere, kandın. Yürekler dağladın yaktın. Boynu bükük durman, Yakışır mı Sana? Sen, gönül pınarı, Şeyma’ın diyarısın. Soruyorum bu ruhumun bir feryadır. Cahil cesaretini alem tanır. Göz yummak neden? Ey Sakifler! Bahtsız putlar, Süslü elbiseler, İnkarcı ...

  1. #1
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar
    284
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart Ey Taif

    Ey Taif


    Ebedi ve ezeli sevgiyle,
    Toprağına ayak basan Rasule,
    Niçin kol kanat olmadın?
    Bahtsız müşriklere, kandın.
    Yürekler dağladın yaktın.
    Boynu bükük durman,
    Yakışır mı Sana?
    Sen, gönül pınarı, Şeyma’ın diyarısın.
    Soruyorum bu ruhumun bir feryadır.
    Cahil cesaretini alem tanır.
    Göz yummak neden?
    Ey Sakifler! Bahtsız putlar,
    Süslü elbiseler, İnkarcı katı yürekler,
    Sizleri musibete itip sürüklediler.
    Bir övgünün peşinde ömür törpülediler.

    Fahr-i âlem Efendimiz s.a.v.
    Taif’e gitmeye kararlıydı.
    Sevgi güneşimiz.
    Ezel sırlarının şahidi,
    Nura götüren Peygamberimiz,
    Bir ümitle gelmişti Taife.
    Eşrafın kapısını çaldı.
    Bir yürek aranıyordu.
    Taif’in üç büyüğü vardı.
    Üç kardeş, huysuz ve yüzsüz.
    Caydırıcı her şeyi söyliyorlardı.
    Şunların nankörlüğüne bakın.
    Dediler ki:
    ‘Anlattıkların yalan,
    Sen peygamber değilsin.
    Senden başka,
    Allah peygamber gönderecek
    Kimse bulamadı mı?
    Bu iki şehrin,
    Büyükleri ne güne duruyor?
    Sen Kebş oğullarından emzirilen
    Bir yetimsin’.
    Sana itibar etmeyiz...
    Onların,
    Alay dolu konuşmalarından,
    Hz. Zeyd endişe etti, soğudu eli ayağı.
    Rengi kaçtı, çözüldü dizi bağı.
    Büyük Peygamberin, ümitlerini kırdılar,
    Üstelik alaya aldılar, büyüklük tasladılar.
    Yollarda taş sağnağı,
    Nereni savunacaksın?
    Atılan taşlar, yuha çığlıkları.
    Kan revan içinde, kalıyor Peygamber.
    Bu acımasızlığın, zulmün uç nktası.
    İki garip yolcu kanlar içinde.
    Efendimiz,
    Takatsız kalarak yere oturdukça.
    Taş atıp yuha çekenler,
    Yok mu?
    Öylesine zalimdiler,
    Mekke müşriklerinden beter.
    Bilmem nasıl dayandı buna gökler,
    Bunu nasıl çekti yerler?

    Bir görseydin Zeyd’i,
    Nur etrafında pervaneler gibi.
    Bütün gücüyle,
    Efendimizin etrafını fır fır döner.
    Taşlar değmesin diye Rasule.
    Siper eyledin canını, son Peygambere,
    Ey! Kutlu sahabi
    Sevgin ne kadar çoktu.
    Rasüle Ekreme,
    Seni unuturmuyuz asırlar geçsede.

    Güzel Rabbim!
    Habibinin, sevgisini doldur kalbimize.
    Ey Sevgi güneşimiz,
    Ey üzerimize doğan ay,
    Bu şehirde senin acın varken,
    Yaşamak bize zor.
    Yürekler yanmış tutuşmuş olmuş kor.
    Amine hatun yoktu ki seni kucaklasın.
    Abdullah görmedi, nasıl cezalandırsın.
    Kırılsın Sana taş atan eller.
    Utanmaz mı bununla tarihler.
    Ey Şefaatcımız!
    Senden akıyor nuru letafet,
    Bir yanında var Arş’a kadar azamet.
    Lütuf sana, ihsan sana,
    Alemlerin göz bebeği,
    Ey taze duygularla sevilen,
    Sen nur üzerine nursun,
    Şerefli Nebi!

    İşte orada,
    Sevgi dolu kalbini
    Dönerek Beytullaha,
    Mübarek ellerini kaldırdın, Yüce Allaha:

    ‘’Allahım!
    Güçsüz ve çaresiz kaldığımı,
    Halk nazarında hor görüldüğümü ancak sana
    Arz ve şikayet ederim.
    Ey merhametlilerin merhametlisi!
    Herkesin zayıf görüpte dalına bindiği,
    Biçarelerin Rabbi sensin. Sensin benim Rabbim.
    Beni kime bıraktın! Huysuz ve yüzsüz yabancıya mı?
    Yoksa bu işimde bana hakim olacak düşmana mı?
    Allahım!
    Eğer bana karşı gazaplı değilsen, çektiğim mihnetlere,
    Belalara hiç aldırmam. Fakat senin esirgeyiciliğin bunları
    Göstermiyecek kadar geniştir.
    Allahım!
    Gazabına uğramaktan rahmetinden uzak kalmaktan
    Karanlıkları aydınlatan, dünya ve ahireti salaha kavuşturan
    İlahi nuruna sığınırım.Rızanı dilerim.Sana iltica ederim.
    Bütün kuvvet, her kudret ancak senindir, Ya Rabbi’.

    Rabia oğulları,
    Dikkatle Resulullaha bakıyorkardı.
    İçlerinde merhamet duygusu kımıldadı.
    Kötü muameleye üzüldüler.
    Köleleriyle bir salkım üzüm gönderdiler.
    Büyük Nebi, getirilen üzümü,
    Besmeleyle yemeye başladı.
    Addası, bir merak sardı,
    Nihayet kalmadı sabrı.
    Sordu:
    Sen Peygambermisin? s.v
    Fahr-i âlem Efendimiz
    Buyurdular evet.
    Addas, Sen Hak Peygamberisin
    Uzat elini öpeyim,
    Dudaklarım nasiplensin.
    İncil’de Tevrat’da okudum seni
    Davet et dinine beni.
    Çicekler baharı nasıl beklediyse
    Öyle bekledim seni.
    Zalim şehvet perestlerden bıktım;
    Kurtar beni.
    Utbe ve Şeybe bu manzarayı..
    Kin dolu bakışlarla seyrediyordu.
    Dediler:
    Ey vah! Köle elden gidiyor..
    Bakın bu bir ilahi cilve,
    Nasıl sultan oldu bir köle.
    Fazla bir süre geçmemişti ki,
    Gördüler ki, Bir beyaz bulut,
    Peygamberi sıcaktan koruyor.
    Boşa gitmez, etsem bir yemin.
    İçindeydi Cibril-i Emin.
    İsyankarların yaptıkları,
    Elbette Allaha malum.
    Şerefli gözeticiler, geldiler oraya.
    Selam verdiler, Rasulü Kibriyaya.
    Emret, Ey Allahın Rasülü!
    Vakti saat geldi.
    Şu dağları, onların üzerine devireyim.
    Hatemül Enbiya buyurdular:
    Güzel Rabbimin,
    Tevhidiyle buluşsunlar.
    Hayır, kahrolmasınlar,
    Nesillerinden gelecektir müminler,
    Allahım!
    Taif halkına doğru yolu göster.
    Kederli ve elemli,Taif zülmünden,
    Mekke’ye dönerlerken
    Batnı Nahleye, geldiler gün batarken.
    Cenab-ı Hakkın, huzuruna durdular.
    Efendimiz imam,
    Errahman suresini okurlar.
    Hikmetinde süal olmaz.
    O esnada, gelmişler ya!
    Dokuz kişi hazır cinlerden,
    Hayranlıkla dinliyorlardı,
    Kur’an-ı Peygamberden.
    Onları, namaz bitince.
    İmana davet etti Rasül,
    Hak dine girdiler teretsüzce.
    Kur’an-ı cinler, dinlediler,
    iman ettiler.
    Dağlar Kur’an-ı işittiler,
    İnlediler.
    Daha zalim kim vardır?
    Kulaklarını tıkayıp kaldıkları küfürde.
    Karanlıklara gömülmüş beyinler.
    Taştanda katı İnkarcı yürekler.
    Kur’anın,Kabenin, Peygamberin,
    Kıymetini bilemediler, bilemediler.



+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254