Allahu Teala dünya hayatını kullarından hangilerin daha güzel davranışlarda bulunacağını,
kimlerin kendisine itaaat edip,kimlerin etmeyeceğini denemek için yaratmıştır..

bu imtihan yerinde güzelliklerle çirkinlikleri,iyiliklerle kötülükleri bir araya koymuş ,böylelikle kusursuz bir
imtihan sistemi kurulmuştur..
insanlar,fıtratlarında,olan imanını ortaya çıkarmak ve bu imanını ölene kadar muhafaza etmek için türlü şekilerde denenmektedirler..

bu imtihanın hakkını verenler başarılı olacaklar ve ebedi rızıklarla ödülendirilecekler..
Kuran-i Kerim’de (Ankebut,2-3) Mevlamız buyuruyor ki:

“insanlar,(sadece) “iman ettim!” diyerek imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?Andolsun,
onlardan öncekileri de denedik.Allah,gerçekten doğruları da,yalancıları da bilmektedir..”
Yüce Yaratıcının bize sunduğu bu imtihanın sırrını anlayabilmek için öncelikle her şeyin Sahibi olan
Hakk Teala’yı çok sevmek ve iyi tanıyabilmek gerekir..
O ki c.c., bizi yoktan var etmiş,bunca sayısız nimetlere sunmuştur..

Rabbimizin bizden bir bedel istemeksizin ,sadece verdiği tüm bu nimetlerin karşılığında,
bizden tek istediği ,Kendisine kulluk ve itaat etmemizdir..

bu itaat de öncellikle insanların kendi menfaatleri gereğidir..
Allahu Teala Kuran-i Kerim ‘de (insan,27) buyuruyor:

“gerçek şu ki,bunlar,çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorlar.”buyurarak,bizlerin
her an yanıbaşımızda olan ölümü hatırlamamızı ve ölümden sonraki hayat için hazırlık
yapmamız bildirmiştir..
hiç birimizin bir dakika sonrasını garanti altında almamız mümkün değildir..
kaza geçirmek,sakat kalmak,veya ölmek çok kolaydır..

günlük hayatımızdan sıklıkla karşılaştığımız bu tür aci tecrübeler,bizlere aslında dünyaya
pamuk ipliğiyle bağlı olduğumuzun açık bir göstergesidir..

yeterki,bu olaylardan ibret almasını bilelim ve hayatımızı Hak yolunda tanzim etmeye
gayret edelim..

Allah Teala, biz kullarına ,bu gelip geçici dünyanın fırsatlarını nasıl baki meyvelere dönüştüreceğimizi
teferratlı olarak tarif etmiş ve sonsuz bir azaptan kurtulmanın yollarını öğretmiştir..

bu da fıtratımızda zaden mevcud olan imanımızı muhafaza etmek ve tüm hayatımızı ,
O’nu c.c. razı ederek davranışlarla geçirmektir..
“Ey insanlar! ,hiç şüphesiz Allah’ın vaadi haktir..öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın “(Fatır,5)