+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

KÜrklerİ İÇİn Hayvanlara Yapilan VahŞet

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  KÜrklerİ İÇİn Hayvanlara Yapilan VahŞet Konusunu Görüntülemektesiniz.=>üşenmeden bir kez dahi olsa okuyun lütfen Kürk bir hayvana aittir (daha doğrusu bir zamanlar aitti). Bu gerçek, ya kürk kullanan kişilerin hiç aklına gelmemekte ya da kürk giymelerine, kürkten yapılma eşyalar edinmelerine insanmerkezli bir bencillikle “ben insanım ve hayvanları kullanmaya hakkım var” şeklinde özetlenebilecek bahaneler bulmaktadırlar. Hayvanların kürküne zarar ...

  1. #1
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.612
    Tecrübe Puanı
    10

    Unhappy KÜrklerİ İÇİn Hayvanlara Yapilan VahŞet

    üşenmeden bir kez dahi olsa okuyun lütfen




    Kürk bir hayvana aittir (daha doğrusu bir zamanlar aitti). Bu gerçek, ya kürk kullanan kişilerin hiç aklına gelmemekte ya da kürk giymelerine, kürkten yapılma eşyalar edinmelerine insanmerkezli bir bencillikle “ben insanım ve hayvanları kullanmaya hakkım var” şeklinde özetlenebilecek bahaneler bulmaktadırlar.

    Hayvanların kürküne zarar gelmemesi tek kriter olduğundan, av için genelde ayak ve ağız kapanları kullanılır. Kapanlar yakalanacak ve yakalanmayacak hayvanlar arasında ayrım gözetilmeden gelişigüzel kurulduğu için kürk hayvanlarının yanısıra kürk hayvanı olmayan birçok hayvan ve yeni yavrulamış dişiler de bu kapanlara yakalanıp ölürler. Bu yanlışlık sonucu ölen hayvanlar “atık” muamelesi görür. Kurunun yanında yaş da yanar şeklinde, 1997 yılında on milyon kürk hayvanına karşılık yirmi milyon diğer hayvan tuzaklara yakalanmış ve atık işlemi görmüştür.
    İlkel bir yöntem olan kapana yakalanan hayvana akıl almaz bir acı verir. Tuzağa düşen çoğu hayvan avcıların gelmesinden önce kendi kendilerine zarar vererek , açlık ve susuzluktan ya da diğer bir vahşi hayvanın saldırısı sonucu ölür. Hayvan, bir kere kapana kısıldıktan sonra kurtulma amaçlı olarak ayaklarını kemirmeye başlar. Hayvanlardan azının bu şekilde kurtuldukları olur. Kurtulamayanlar ise kendilerine zarar verme sonucu kan kaybından ölür.
    Bu şekilde ölen hayvanların midelerinde kendi bedenlerine ait ayak parçaları, tırnak, kemik kırıntıları ve kapanları da kemirmeye çalıştıklarından diş parçaları çıkmıştır. ’90′lı yıllardan itibaren av ve kapan kullanımının tepki çekmesi nedeniyle kürk çiftlikleri ön plana çıkmıştır.




    ÇİFTLİKLERDEKİ VAHŞET

    Kapan ve diğer av yöntemleri ne kadar acımasızsa kürk çiftliklerinin de bunlardan farkı var sayılmaz ve daha az acı verici de değillerdir. Her şeyden önce kürk çiftliklerinin amacı hayvanların rahat etmesi , huzurlu ve mutlu olmaları değildir.
    Bu çiftlikler de iktisadi işletmelerdir ve hayvanlar buralarda en ucuz (dolayısıyla en rahatsız) koşullarda barındırılır ve yine en ucuz (dolayısıyla en eziyetli ) şekilde öldürülür. Mümkün olan en küçük alanda maksimum hayvanı barındırmak için hayvanlar ancak bir iki adım atabilecekleri küçük tel kafeslerde tutulurlar. Bu kafesler yanyana ve üstüste yığılı olduğundan kene, pire gibi parazitler veya herhangi bir enfeksiyon kolayca ve hızla yayılır. Bu durumda ise hasta hayvan ölüme terk edilir.
    Çiftlikteki kafesler genellikle açık havadadır ve hayvanlar rüzgara, sert soğuğa, aşırı sıcaklara maruz kalır. Bütün bu kötü ve hayvanların doğal ortamlarına aykırı koşullarda yaşam mücadelesi sonucu strese bağlı olarak çiftlik hayvanlarında kendi kendilerini yaralama, birbirlerine karşı yamyamlık ve yeni doğan yavruları öldürme davranışı görülür.

    Hayvanları bu yaşam sayılamayacak bu sürecin sonunda ürkütücü bir ölüm beklemektedir. Kürkün kalitesini korumak yine tek amaç olduğundan ölüm şekilleri işkenceden farklı olmaz.
    Görece küçükçe olan yirmi civarında hayvan bir kutu içine doldurulur, bir ucu kutuya diğer ucu bir traktöre bağlı bir borudan gelen sıcak, filtrelenmemiş egzost gazıyla zehirlenirler. Bu gaz her zaman öldürücü bir etkiye sahip olmaz, bu nedenle gazdan bayılan hayvanların çoğu kürklerinin yüzülmesi esnasında bilinçlerini kazanır. Söylemeye gerek yok, canlı haldelerken derileri soyulur. Daha büyük hayvanlar ise anüslerinden içeri sokulan bir çubuk aracılığıyla elektrik verilerek öldürülür.
    Bir diğer teknik ise kasları çalışmaz hale getirip solunumu durduran, bu sırada dayanılmaz ağrılı kramplara sebep olan strikininle öldürmedir. Bu yaygın metodlar haricinde basınç odaları, boyun kırma, başlarından sert zemine çarpma, yere fırlatma, metal çubuklarla dövmek diğer öldürme yollarıdır.


    Bilindik kürk hayvanlarından kürk elde edilmesinin yanısıra dünyada kedi ve köpek kürkü ticareti de yaygınlaşmıştır. Bu ticaretin kaynağı başta Çin olmak üzere Filipinler ve Tayland’dır. Kedi ve köpek kürkü daha çok süslemeler, eldiven, şapka ve oyuncaklarda kullanılmakta ve genellikle tavşan kürkü etiketi altında pazarlanmaktadır. Vurgulamadan geçmeyelim, bu noktada çoğu zaman çelişkili bir durumla karşılaşılır.
    Kürk giyme konusunu kendilerine mesele yapmayan pek çok kişi, kedi ve köpeklerin de kürklerinin kullanıldığını duyunca dehşete düşer. Ama şunu idrak etmek önemlidir ki, bir tilkinin katliyle bir kedinin katli arasında hiçbir fark yoktur. Nasıl ki kimse köpeğini kaban olarak görmek istemezse, aynı şey doğal ortamında yaşayan diğer hayvanlar için de geçerli olmasın?

    Bütün bu yazılanların ışığında sorgusuz sualsiz kabul edilmesi gereken tek gerçek vardır: Kürkü için avlanan ve yetiştirilen hayvanlar üzerinde şiddet uygulanmaktadır.
    Şiddet “bedene zor uygulama, bedensel zedelenmeye neden olma, kişisel özgürlüğü zor yoluyla kısıtlama, rahatça gelişmesini ya da tamamlanmasını engellemek üzere bazı doğal süreçlere, alışkanlıklara yersiz kısıtlamalar getirme”[1] olarak tanımlanır. Buna ek olarak şiddet keyfilik ögesini içerir. Birçok kişi için böylesi bir tanımlama sadece şiddeti gören canlı, bir insan olduğunda anlamlıdır ve lanetlenecek bir davranış olarak nitelenir.
    İnsan türü kendisini merkez alarak çizdiği dünyayı ve ona ait dünya görüşünü sorgulamalıdır. Şiddetin tanımı o şiddete kimin maruz kaldığıyla değil, yapılan eylemle ilgilidir. Sonuçta kürk hayvanları özrü olmayacak korkunç bir şiddet görmektedir.
    Öte yandan insanlar kendi şiddet eylemlerini haklı görerek ve göstererek kendilerini ve kamuoyunun vicdanını rahatlatmak zorundadır. Aynen şöyle : “Dünyada zaman zaman ortaya çıkan kürk karşıtı tepkilere rağmen insanlar için kürk sosyal statü sembolü olmuştur…Çinçilla üretimine duygusal açıdan bakarak tepki göstermek akıllıca bir davranış değildir. İnsanlar yeryüzünde oldukça her türlü hayvanı eti, sütü ve postu için üretmek zorunda olacaklardır.” Böylesine bir meşrulaştırma gülünç derecede kıt ve dünyayı farklı bir gözle görebilme yaratıcılığından uzaktır.

    Bu görüş kendi insan oluşuna tapan, sırf insan olmasının ona her türlü hakkı verdiğine inanan “tipik” bir insan düşüncesidir. Bu tipik insanın doğaya ve insandışı tüm hayvanlara karşı davranışları üstten ve sömürücüdür. İnsan olmasının sonucu ve hediyesi olarak gördüğü aklına ve maddi gücüne dayanarak ne pahasına olursa olsun her şeyi elde etme, kullanma, tüketme hakkını kendinde bulur. Bu hakkı muhafaza etmek için bahaneler bulur. Şiddet nasıl bir dünya görüşünün parçasıysa böylesi insanmerkezli vurdumduymaz bir yaklaşım da bir dünya görüşüdür ve şiddetle el ele gider, birbirlerini besler.

    Hayvanların insanların hizmetinde olduğu görüşü kabul edilse bile bu, kürkün elde edilmesi ve kullanımı için geçerli olamaz. Kürk durumunda kullanım değil, vahşet ve öldürme söz konusudur. Herhangi bir şeyin gerekli olup olmadığı o şeyin şık oluşundan, asil görünmesinden daha fazla bir gerekçe gerektirir. Kullanılacak şey bir hayvansa ve öldürülmesi söz konusuysa gerekli olduğu iddia edilen nesnenin tam bir gereksinim sayılabilmesinin ön ve tek koşulu, söz konusu nesneyi ikame edecek farklı bir nesnenin olmaması ve bu nesnenin insanın varlığını sürdürmesi için elzem olmasıdır. Böylece insan için de kürkün bir gereklilik olmadığı ortaya çıkar.
    Standart bir çinçilla manto için seksen tane hayvan kullanılır. Ve bunu giyen kişi seyyar bir mezarlık halinde yüzü kızarmadan nasıl gezebilir?



+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349