10 sonuçtan 1 ile 10 arası

Tarihten 3 Kıssa ve 3 Hisse (11) -O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhala

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Tarihten 3 Kıssa ve 3 Hisse (11) -O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhala Konusunu Görüntülemektesiniz.=>SİGORTA İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan “Ya Hafiz” (Muhafaza Eden Rabbimiz) levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizade Fuad Paşaya bunların ne olduğunu sormuş. Fuad Paşa İngiliz’in tam anlayacağı dille cevap vermiş. - O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır. * * * * * * * * * * ...

  1. #1
    HARP

    Standart Tarihten 3 Kıssa ve 3 Hisse (11) -O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhala

    SİGORTA
    İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan “Ya Hafiz” (Muhafaza Eden Rabbimiz) levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizade Fuad Paşaya bunların ne olduğunu sormuş.
    Fuad Paşa İngiliz’in tam anlayacağı dille cevap vermiş.
    - O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.


    * * * * * * * * * * * *


    SIR

    Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
    - Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş.
    Vezir:
    - Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
    - İyi, ben de bilirim.


    * * * * * * * * * * * *


    YÜZÜK

    Sultan III. Ahmed Han kendisine hediye edilen çok kıymetli zümrüt yüzüğü, bir gün, divan toplantısında vezirlere göstererek:
    -’Acaba bundan daha kıymetlisi var mıdır?’ diye sordu. Hazirûn(orada bulunanlar):
    -’Hayır Efendim, sıhhat ve afiyetle takınız. Bundan daha değerli bir şey olamaz’cevabını verdikleri halde yalnız Nevşehirli İbrahim Paşa itiraz etti:
    -’Bundan daha kıymetli şey vardır padişahım!’ dedi. Padişah beklemediği cevap karşısında sordu:
    -’Nedir?’
    -’O yüzüğün takıldığı parmak Efendim’ diye cevap verdi.


  2. #2
    HARP

    Standart

    Tarihten 3 Kıssa ve 3 Hisse (10) Acı söz yedirmeyin de,ne yedirirseniz olur.


    NE İSABET!

    Harun Reşid, bir av sırasında hedefini ıskalayınca, yanında bulunana Behlül Dana Hazretleri:
    - İsabet oldu efendim.Hem de büyük bir isabet oldu.
    Ve Halifenin şaşkın bakışları arasında devam etmiş:
    -" Yani kuşun hayatı açısından isabet oldu."


    * * * * * * * * * * *

    NE YEDİRELİM?

    Lokman Hekim’e:
    -Hastalarımıza ne yedirelim?diye sorduklarında,şu cevabı vermiş:
    -Acı söz yedirmeyin de,ne yedirirseniz olur.

    * * * * * * * * * * *

    NAPOLYON

    Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon'un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
    - Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
    - "Evet,onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım." diye cevap vermiş.


  3. #3
    HARP

    Standart

    FATİH SULTAN

    Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:
    -Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?
    Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:
    -İkimiz de Hazreti Ademin çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.
    Sultan Fatih tebessümle:
    "-Bu keşfini sakın başkasına söyleme.Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez."


    * * * * * * * * * * * * *

    MESELE GETİRME DE…

    Rusya sefiri meşhur İgnatiyef memleketine giderken veda için geldiği Yusuf Kamil Paşa’ya:
    -’Efendimize Rusya’dan ne getireyim?’ demesiyle Paşa:
    -’Bir mesele getirme de, ben hiçbir şey istemem’ dedi.


    * * * * * * * * * * * * *

    MÜJDE

    Harun Reşid in vezirlerinden biri, Behlül Dânâ ya latife yollu takılarak:
    - “Müjde sana ey Behlül, Sultanımız seni, domuzlarla maymunlara çoban tayin etti” dediğinde, Behlül şu cevabı vermiş:
    - Öyle ise kulaklarını aç da emirlerimi yerine getirmeye hazırlan.


  4. #4
    HARP

    Standart KADER Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. M

    KADER

    Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:
    -“Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz” diye çıkışır.
    Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:
    -Peder ne der, kader ne der.



    * * * * * * * * * * * * *


    KADERİN İCABI


    Kenân Rıfâi ye sormuşlar:
    - Madem ki neticede kaderin dediği oluyor. O halde niçin çalışıyoruz?
    Şu cevabı vermiş:
    - Çalışmak da kaderin icabı olduğu için!


    * * * * * * * * * * * * *


    LA HAVLE VE LA KUVVETE

    Meşhur Cimri Paşa atlarının arpa yemesi gerektiğini söyleyen seyislerine kızar ve her seferinde “La Havle” (ya sabır!) çekermiş.Bir gün arabasının atları dermansızlıktan yığılıp kalınca, hiddetle sormuş.
    - Atlarıma ne oldu?
    Seyis, cevabı yapıştırmış:
    - Ne olacak efendim “La Havle” yiye yiye “Vela kuvvete” (kuvvetsiz) oldular.


  5. #5
    HARP

    Standart

    GÖNLÜMÜ FETHETTİĞİ İÇİN


    Fatih Sultan Mehmede sorarlar:
    -İstanbulu niçin fethettin?
    Cevap verir:
    -Önce o benim gönlümü fethettiği için!

    * * * * * * * * * * * * *

    İYİ BİR ÇOBAN


    Eski Roma’da eyalet valilerinden biri, Kayser Tiberius’a vergilerin artırılmasını teklif edince, şu cevabı almış:
    - İyi bir çoban, koyunlarının yününü kırpar ama derisini yüzmez.


    * * * * * * * * * * * * *


    KARINCA


    Kanuni Sultan Süleyman, sarayın bahçesindeki armut ağaçlarını kurutan karıncaların öldürülmesi için Şeyhül İslam Ebussud Efendi’den şu beyitle fetva istemiş:

    Dırahta ger ziyân etse karınca
    Zararı var mıdır ânı kırınca
    (Ürünlere zarar veren karıncaların öldürülmesinde dinen bir zarar var mıdır?)

    Ebussud Efendi bir beyitle cevap vermiş:

    Yarın Hakkın divanına varınca
    Süleyman’dan hakkın alır karınca


  6. #6
    HARP

    Standart GENÇ FATİH Bir genç, “Fatih Sultan Mehmed’in resmini neden hep yaşlı bir insan sur

    GENÇ FATİH


    Bir genç, “Fatih Sultan Mehmed’in resmini neden hep yaşlı bir insan suretinde çiziyorlar” diye sorunca, bir yazarımız şöyle cevap vermiş:
    - Yaptığı işler o kadar büyük ki, bunları genç bir insanın yapacağını hayallerine sığdıramıyorlar...

    * * * * * * * * * * * * *

    HERŞEYİNİ ALDIM AMA…


    Halet Efendi, kendisine dalkavukluk etmeyen Moralı Osman Efendiyi bir takım basit işlerle Anadolu’da dolaştırır. Ama onun birgün kendisini görmek için geldiğini duyunca, sofaya koşarak karşılar ve gideceği zaman da merdiven başına kadar uğurlar. Olaya şahit olan İzzet Molla:
    - Efendim! der. Bu adama etmediğiniz kötülük kalmadı. Şimdi bu kadar iltifat edişinizin hikmeti nedir?
    Halet Efendi cevap verir:
    - Evet, ben bu adamın herşeyini aldım. Ama üzerinde bir “efendilik” var ki, onu bir türlü alamıyorum. Onu görünce de saygı duymak zorunda kalıyorum.

    * * * * * * * * * * * * *

    İFTİHAR

    Şeyh Şâmil, çarlık idaresi tarafından yakalanıp esir edildiğinde, Çar II. Aleksandır:
    - Sizin gibi büyük bir insanı misafir etmekle iftihar ederim deyince, Şeyh Şâmil in cevabı şu olmuş:
    - Siz benim misafirim olsaydınız, ben daha çok iftihar ederdim.


  7. #7
    HARP

    Standart

    FATİH NİYE ÜSTÜN

    Napolyon, S. Helen adasında sürgün bulunduğu sırada ‘Fatih mi yoksa siz mi büyüksünüz? Sorusunu soranlara şöyle cevap vermişti:
    Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam. Çünkü ben, kılıçla zaptettiğim yerleri henüz hayattayken geri vermiş bir bedbahtım. O ise; fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır.


    * * * * * * * * * * * * *

    GÜNLÜK

    Bir Hristiyan, Ahmed Vefik Paşa ya:
    -Camilerinizde niçin günlük (bir çeşit koku) yakmıyor sunuz? diye sorduğunda,ondan şu cevabı almış:
    -Bizimkiler abdestlidirler. Yellenmezler. Onun için günlük yakmıyoruz.

    * * * * * * * * * * * * *

    HANGİ BORÇ

    III. Mustafa’nın veziri Koca Ragıp Paşa’nın konağında bir Ramazan günü oruç üzerine sohbet yapılıyordu. Ragıp Paşa, orada bulunanlardan Şair Haşmet’e:
    - Haşmet! Senin de borcun var mı? diye sorunca, Haşmet:
    - Evet efendim! diye cevap verdi. Mahalle bakkalına bin kuruş, kasaba beş yüz kuruş…
    Ragıp Paşa gülerek:
    - Onu sormuyorum yahu, dedi. Oruç borcun var mı, sen onu söyle.
    Şair Haşmet şu cevabı verdi:
    - Paşam, oruç borcunu Allah sorar. Sizin soracağınız, kul borcudur.


  8. #8
    HARP

    Standart ÇANAKKALE İÇİNDE İngiliz garson, Türk müşteriye: -"Çanakkalede çok askerimizi öldü

    ÇANAKKALE İÇİNDE

    İngiliz garson, Türk müşteriye:
    -"Çanakkalede çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz"

    deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış:
    -Orada,Çanakkale'de ne işiniz vardı?..


    * * * * * * * * * * * * * * * * * *


    DOMUZ ETİ

    Tarihimizde “Kafkas kartalı” diye geçmiş bulunan İmam Şamil yüz binlerce Rus ordularını birkaç arkadaşıyla yıllarca uğraştıran kahramandır.Üstat Şeyh Celaleddin Efendinin dizi dibinde Tarik-ı Nakşibendiyyenin âb-ı hayat pınarından kana kana içmek suretiyle menaviyatın zirvesine yükselirken, sol eliyle kullandığı kılıcıyla tek başına ordulara göğüs germek gibi bu dünyanın en büyük zevklerine de tatmaktan geri durmamıştır. Az bir kuvvetle uzun yıllar sürdürdüğü mücadelesini, esaretinden sonra aynı şekilde devam ettirmiştir. Ruslara esir düştüğünde; Yemek esnasında, İmam Şamil’in iştahlı iştahlı yemek yediğini gören Çar’ın:
    “Kumandan, bu iştahla beni de yiyeceğinizden korkuyorum” demesi üzerine etrafındakilerin kahkahaya boğuşları uzun sürmemiş Kafkas Kartalı:
    “Çar hazretleri endişelenmeyiniz. Ben Elhamdülillah müslümanım ve domuz eti yemem,hınzır necis ve haramdır.”


    * * * * * * * * * * * * * * * * * *

    DERS ALABİLMEK
    Lokman Hekim’e:
    - “Bilgeliğini kimlerden aldın?” diye sorduklarında:
    - "Körlerden...Çünkü onlar, yoklamadan adım atmazlar" cevabını vermiş.


  9. #9
    HARP

    Standart

    CAİZE

    Şair Ebu Dellame ile Halife Mehdi arasında şöyle bir vakıa geçmiştir: Ebu Dellame, Abbasi hükümdarlarına bir kaside takdim eder. Halife kasideyi pek beğenir:
    - Sana bu kasiden için ne caize vereyim?
    - Efendimiz bendeniz bir av köpeği isterim.
    - Bu kadar güzel bir kasidenin caizesi bir av köpeği olur mu?
    - Efendim kulunuz böyle istiyor.
    Halife Mehdi işe şaşar, ama şairi de kırmak istemez:
    - Peki, istediğin gibi sana bir av köpeği versinler.
    - Fakat Efendim bendeniz ava ne ile gideceğim?
    - Hakkın var bir de at versinler.
    - Ata nasıl bineceğim?
    - Doğru, güzel bir eğer takımı da versinler.
    - Efendimiz ata kim bakacak?
    - Haklısın, bir de köle versinler.
    - Ama Efendim ben atı nerede barındıracağım?
    - Bir de ahır versinler.
    - Köleyi nerede yatırayım?
    - Bir ev versinler.
    - Bu kadar halkı ne ile doyuracağım?
    - Bin altın da haçlık versinler.
    - Efendim…
    Halife Mehdi şairin sözünü kesmiş:
    Eğer masrafı idare etmeye bir kethüda, hesapları tutmaya bir katip istersen köpeği geri alırım ha!..


    * * * * * * * * * * * * * * * * * *

    DERDİN DEVASIZI…

    İbn-i Sinâ ya:
    - Dünyada devâsı olmayan bir dert var mıdır? diye sorduklarında:
    - Derdin devâsızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır, cevabını vermiş.


    * * * * * * * * * * * * * * * * * *

    BÖYLE KORUNUR

    Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder. Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak:
    -Seni tebrik ederim yavrum, dedikten sonra,
    Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!


  10. #10
    HARP

    Standart

    AK SAKALLI

    Varna Savaşı’nda muharebe meydanında gezen II. Murad, düşman askerlerinin hep genç olduğunu görür. Komutanlarından birine sorar.
    “Garip değil mi? Bu kadar ölünün içinde hiç ak sakallı görmedim. Hepsi genç, hepsi taze!” Komutan şu cevabı verir:
    - Padişahım! İçlerinde bir ak sakallı olsaydı, başlarına bu felâket gelir miydi?


    AKIL VERGİSİ

    Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui’ ye:
    - Majesteleri, Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder.
    Kral, alaylı alaylı gülerek:
    "Hakikatten enteresan bir fikir ve bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum."


    BİLMEK İÇİN ÖĞRENMEK

    Tarih biyografisi ve monografi sahalarında erişilmesi çok güç bilgisiyle, dünya çapında bir şahsiyet olan İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal) a sormuşlar:
    - “Sizdeki bilginin çok azına sahib olmalarına rağmen sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?”
    Şöyle cevap vermiş:
    - Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!


Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349