1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Siz olsanız ne cevap verirdiniz?

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Siz olsanız ne cevap verirdiniz? Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Siz olsanız ne cevap verirdiniz? Siz olsanız ne cevap verirdiniz? Huneyn Harbi Mekke'nin Fethi'nden sonra oldu. Bu savaşta elde edilen ganimetler daha çok gönlü İslama ısındırılmak istenenlere verildi. Bu kişilerin çoğu ise Peygamberimizin kabilesi olan Kureyş Kabilesi'ndendi. Bu durum Ensar arasında çeşitil şikayetlere sebep oldu. "Peygamber daha çok kendi kabilesinden ...

  1. #1
    HARP

    Standart Siz olsanız ne cevap verirdiniz?

    Siz olsanız ne cevap verirdiniz?
    Huneyn Harbi Mekke'nin Fethi'nden sonra oldu. Bu savaşta elde edilen ganimetler daha çok gönlü İslama ısındırılmak istenenlere verildi. Bu kişilerin çoğu ise Peygamberimizin kabilesi olan Kureyş Kabilesi'ndendi.

    Bu durum Ensar arasında çeşitil şikayetlere sebep oldu. "Peygamber daha çok kendi kabilesinden kişilere mal mülk dağıtıyor" dediler.
    İslam tarihinde Mekke'den Medine'ye göç eden Müslümanlara "Muhacir" ve muhacirlere yardım eden, Medineli Müslümanlara "Ensar" denilmiş. İslam tarihinde Ensar olarak anılan Medine halkı; Mekke'de zûlüm altında olan ilk Müslümanları şehirlerine davet etmiş, onlarla evlerini, topraklarını paylaşmış, kentlerinin bu davet nedeniyle düşmanların taarruzlarına maruz kalmasını göze almışlardır.
    Sahabelerden biri Ensar'ın şikayetlerini Peygamberimize bildirdi. Bunun üzerine Peygamberimiz sahabenin toplanmasını istedi ve onlara şu şekilde hitap etti:

    "Ey ensar topluluğu! Duydum ki, gönlünüzde bana karşı bir kırgınlık hâsıl olmuş..."
    "Ben geldiğimde, siz dalâlet içinde değil miydiniz? Allah, benimle sizi hidayete erdirmedi mi?"
    "Ben geldiğimde, siz fakr u zaruret içinde kıvranmıyor muydunuz? Allah, benim vesilemle sizi zenginleştirmedi mi?"
    "Ben geldiğimde siz, birbirinizle düşman değil miydiniz? Allah, benimle sizin kalplerinizi telif edip gönüllerinizi birbirinize ısındırmadı mı?"
    Efendimiz, her cümle ve soruyu bitirdikçe ensardan topluca şu ses yükseliyordu: "Evet, evet, minnet Allah'a ve Resûlü'nedir.!"
    "Ey ensar topluluğu! Dileseydiniz, bana başka türlü de cevap verebilirdiniz.

    Meselâ şöyle diyebilirdiniz: Mekke'den bize tekzip edilmiş olarak geldin ve biz sana inandık; terk edilmiş olarak geldin, biz sana sahip çıktık; yurdundan kovulmuş olarak geldin, biz sana yuvalarımızı açtık; muhtaç olarak geldin, biz senin bütün ihtiyaçlarını karşıladık! Bana bu şekilde cevap vermiş olsaydınız, doğru söylemiş olacaktınız. Sizi yalanlayan da olmayacaktı.

    Ey ensar topluluğu! Müslüman olmalarını istediğim bazı kişilere bir miktar dünyalık verdiğim için kalben gücendi iseniz; herkes evine deveyle, koyunla dönerken, siz evlerinize Resûlullah'la dönmek istemez misiniz?
    Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, insanların hepsi bir vadiye, Ensar da başka bir vadiye gitse, ben hiç tereddüt etmeden Ensarın gittiği tarafa giderim. Eğer hicret meselesi olmasaydı, ben Ensardan biri olmayı ne kadar arzu ederdim. Ey Allahım! Ensarı, çocuklarını ve torunlarını Sen koru!"
    Bu sözleri dinleyenler arasında ağlamayan tek fert kalmamıştı. Herkes, hıçkıra hıçkıra ağlıyor ve güçleri yettiği kadar da "Allah ve Resulü bize yeter. Biz başka şey istemiyoruz." diye mırıldanıyorlardı. Orada burada vır vır vır konuşanlar... Nefisleri adına gelecek hesabı yapanlar... Allah ve Resulünden başka her şeye talip olanlar...
    Bu yazıyı okuyanlar ve bu soruya muhatap olanlar...
    Kendinizi o gün orada o anda olanların yerine koyunca bu soruya ne cevap verirdiniz!


    Nasıl bakarsan öyle görürsün
    Başlıktaki güzel söz, Hz. Ali’ye (ra) ait. Neşeli bir insanın çevresindeki herşeyi sevinçli, bayram havası içinde; üzüntülü bir insanın da her şeyi hüzünlü,yaslı,keyifsiz görmesi bakış açılarından kaynaklanmaktadır.
    Ve yine yarım bardak su iki kişiye gösterildiğinde birinin, “Yarısına kadar boş” demesi kötümserliğini; “Yarısına kadar dolu” diyenin de iyimserliğini gösterdiği gibi.
    Bu "bakış açısı" gerçeklere sırt çevirmeyi, hayalperest olmayı gerektirmiyor. Güzel huylu olma, güzel görüp güzel düşünmenin bir sonucu. Bediüzzaman’ın dediği gibi, “Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır.”"Mü’mince bir bakış açısıdır bu."
    Hadise,olaylara iman,itikat,islam,tevekkül gözlüğüyle bakmak adeta;hadisenin seyri,gidişatı,sonucu altında insanı karamsarlık,ezilmekten,üzüntüden kurtaran altın bir formuldür.Çünkü iman, hayata ve olaylara, her şeyi sevimli, güzel, cana yakın gösteren şeffaf, berrak, aydınlık bir gözlükle baktırır. İmansızlık,inançsızlık ise herşeyi korkunç, sevimsiz, çirkin gösteren kapkara bir gözlük takar insanın gözüne.
    Bu bakış açısıyla iyi insanın elinde her şey iyi, faydalı ve sevimli olur. Tıpkı katilin elinde adam öldüren bıçağın uzman bir cerrahın elinde ameliyat yapıp adam kurtardığı gibi.


Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331