1 sonuçtan 1 ile 1 arası

"Ya Rabbi" dememizin altında, Allah'ın "buyur" demesi vardır... HEKİMOĞLU İSMAİL

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  "Ya Rabbi" dememizin altında, Allah'ın "buyur" demesi vardır... HEKİMOĞLU İSMAİL Konusunu Görüntülemektesiniz.=>"Ya Rabbi" dememizin altında, Allah'ın "buyur" demesi vardır... HEKİMOĞLU İSMAİL "Ya Rabbi" dememizin altında, Allah'ın "buyur" demesi vardır... HEKİMOĞLU İSMAİL Allah'ı tanımayan insanın başındaki belalardan biri, evhamdır. Evhamlar insanı perişan eder. "Hastalanırsam, trafik kazası geçirirsem, hanım bırakır giderse, işten kovulursam, çocuğuma bir şey olursa, fakir olursam, gelecekte ne halde olacağım?.." ...

  1. #1
    HARP

    Standart "Ya Rabbi" dememizin altında, Allah'ın "buyur" demesi vardır... HEKİMOĞLU İSMAİL

    "Ya Rabbi" dememizin altında, Allah'ın "buyur" demesi vardır...

    HEKİMOĞLU İSMAİL



    Allah'ı tanımayan insanın başındaki belalardan biri, evhamdır. Evhamlar insanı perişan eder. "Hastalanırsam, trafik kazası geçirirsem, hanım bırakır giderse, işten kovulursam, çocuğuma bir şey olursa, fakir olursam, gelecekte ne halde olacağım?.." gibi ihtimaller, Allah'ı tanımayanların başına bela olur.
    Allah'ı tanıyan imanlı kimse ise, evhamların bütününü siler atar, "Allah ne nasip etmişse o olur. Allah'ın vereceğini önleyemem, bana düşen vazife, her şartta İslam'a uymak, başıma gelene razı olmaktır." der, huzur içinde yaşar. İnsanın aklı, hayata bütünüyle yön vermeye yetmez. Yani hayata istikamet veremeyiz, o imkânsız!
    Sakat bir insan düşse, hemen elinden tutar kaldırırız. İşte onun sakatlığı, "beni kaldırın" ricasını kabul ettirir.
    Dertli insan da düşmüştür. Ellerini açıp Allah'a dua eder. Duanın manası, kendi güçsüzlüğünü ve aczini anlayarak, kudreti sonsuz olan Allah'a halini arz etmektir.
    Kimin duasının kabul olacağını Allah bilir. Bizler şartlarına uygun olarak dua etmek zorundayız. O şartlardan biri de dua edenin mağdur olmasıdır. Nasıl ki adil bir devlet başkanı, mağdur olan vatandaşına yardım eder, kâinatın hâkimi olan Allah da, mağdur kullarına yardım eder.
    Bir hastalığınız için doktora gittiğinizi düşünün. Vücudunuzdaki rahatsızlıkları doktora anlattıktan sonra beklersiniz; doktor size ne tedavi uygularsa ona tabi olursunuz. Çünkü bilirsiniz ki o işin uzmanı o doktordur ve hastalığınızın geçmesi için size en uygun tedaviyi uygulayacaktır. En az doktora olan teslimiyet ve itaat kadar Allah'a teslim olmalıdır. Çünkü Allah, bizi bizden iyi bilir. İnsana düşen vazife, halini Allah'a arz etmek ve hükme razı olmaktır.
    Birisi her gece kalkıp Allah'a yakarıp, O'na dua ediyormuş. Bir gün şeytan ona demiş ki: "Ey Allah'ı çok anan kişi. Bütün gece 'Allah' deyip çağırmana karşılık seni buyur eden var mı? Sana bir tek cevap bile gelmiyor, daha ne zamana kadar dua edeceksin?"
    Adamın gönlü kırılmış, başını yastığa koyup uyumuş. Rüyasında ona şöyle denmiş: "Kendine gel, uyan! Niye duayı zikri bıraktın? Neden usandın?" Adam da demiş ki: "Buyur" diye bir cevap gelmiyor ki. Kapıdan kovulmaktan korkuyorum."
    Rüyadaki şahıs ona demiş ki: "Senin Allah demen, O'nun "buyur" demesi sayesindedir. Senin yalvarışın, Allah'ın senin ruhuna haber uçurmasındandır. Senin çabaların, çareler araman, Allah'ın seni kendine yaklaştırması, ayaklarındaki bağları çözmesindendir. Senin her "Ya Rabbi" demenin altında, Allah'ın "buyur" demesi vardır.
    Gafilin, cahilin canı, duadan uzaktır çünkü 'Ya Rabbi' demeye izin yok ona. Ağzında da kilit var, dilinde de. Zarara uğradığı zaman, ağlayıp sızlamasın diye Allah ona dert, ağrı, sızı, gam, keder vermedi.
    Bununla anla ki Allah'a dua etmeni, O'na seslenmeni sağlayan dert, dünya saltanatından daha iyidir. (Mesnevi'den)
    Askeriyede öğrenciydik. Eğitim ve talim çok ağırdı. Bir ağabeyimiz karşımıza dikildi ve "Arkadaşlar, sizin eğitiminizi aynen biz de yaptık. Çamura yattık, yorulduk, terledik, üşüdük fakat bakın onların hepsi geçti gitti. Şimdi emekli olduk. Ne kadar rahat ve iyi bir hayat yaşıyoruz. Siz bugünkü halinize bakıp üzülmeyin. Rütbenizi taktığınız zaman, 'iyi ki o sıkıntıları çekmişim' dersiniz." demişti.
    Zahmetteki rahmeti göremeyen, çok şeyi göremez. Bakınız bir ağaç dalıyla, yaprağıyla, kökleriyle meyve vermek için seferber oluyor. Bazı ağaçlar öyle çok meyve verir ki dalları kırılır. Kırılan dalların dibinden yeniden filiz çıkar. Meyve vermek için büyür, adeta koşar. Meyve vermenin saadeti hiçbir şeye benzemez. O saadete ulaşmanın yolu, terlemek, yorulmaktır. Her zahmetin içinde bir rahmet, her zorluğun içinde bir kolaylık vardır.
    Hiçbir sıkıntı ebedî değildir.
    Hayat daima deveran içindedir.


Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331