1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Kim daha yaralı SÜLEYMAN SARGIN Hazret-i Eyyûb aleyhisselâm bugünkü Suriye

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Kim daha yaralı SÜLEYMAN SARGIN Hazret-i Eyyûb aleyhisselâm bugünkü Suriye Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kim daha yaralı SÜLEYMAN SARGIN Hazret-i Eyyûb aleyhisselâm bugünkü Suriye Kim daha yaralı SÜLEYMAN SARGIN Hazret-i Eyyûb aleyhisselâm bugünkü Suriye'nin bulunduğu bölgede yaşardı. Orası bağları ve bahçeleriyle meşhur, zengin bir yerdi. Yüce Allah Hazret-i Eyyûb'a zenginlik, ilim, yüksek fazilet ve ahlak ihsan etmişti. Bazı rivayetlere göre 10(on), bazılarına göre 13(onüç) ...

  1. #1
    HARP

    Standart Kim daha yaralı SÜLEYMAN SARGIN Hazret-i Eyyûb aleyhisselâm bugünkü Suriye

    Kim daha yaralı

    SÜLEYMAN SARGIN

    Hazret-i Eyyûb aleyhisselâm bugünkü Suriye'nin bulunduğu bölgede yaşardı. Orası bağları ve bahçeleriyle meşhur, zengin bir yerdi. Yüce Allah Hazret-i Eyyûb'a zenginlik, ilim, yüksek fazilet ve ahlak ihsan etmişti. Bazı rivayetlere göre 10(on), bazılarına göre 13(onüç) çocuğu vardı.

    O da sahip olduğu malları, Allah'ın emaneti oldukları düşüncesiyle durmadan dağıtıyor, ahlak ve faziletiyle insanlara örnek oluyordu. O'nun bu cömert, dürüst ve faziletli halini çekemeyenler de vardı. Onlar, cömert insanlar için her dönemde söylenen o cümleyi tekrar edip duruyorlardı: "İnsanın bu kadar malı olunca elbette dağıtır. Var ki veriyor. Bu kadar malı olan insan tabii iyi ahlaklı olacak..."
    Yüce Yaratıcı, Eyyûb peygamberin samimiyet ve sadakatini bütün insanlara göstermek için onu bir kısım imtihanlara maruz bıraktı. İlk imtihan mallarından olacaktı. Sürüler dolusu hayvanları teker teker ölmeye başladı. Bir müddet sonra bir tek ineği ve keçisi bile kalmadı. Etrafındakiler nasıl tepki vereceğini merakla beklerken O, Rabbine teveccühle sürekli sabrını ve tevekkülünü ifade ediyordu.
    Bir müddet sonra evinin bir sarsıntıyla yıkıldığını ve bütün çocuklarının vefat ettiğini haber aldı. Mal ile imtihandan sonra evlat ile imtihan oluyordu. Hz. Eyyûb, bu imtihanda da hepimize örnek olacak şekilde teslimiyetini ifade ediyordu. Ancak imtihanlar henüz bitmemişti...
    Hz. Eyyûb aleyhisselâm'ın vücudunda yaralar çıkmaya başladı. Küçük küçük çıbanlar gün geçtikçe büyüdü ve vücuduna yayıldı. O, bu halinden asla şikâyet etmiyor sabırla tevekkülünü ve teslimiyetini ifade ediyordu. Çünkü Hazret-i Eyyûb, Allah'a karşı olabildiğince edepli, müthiş bir sabır kahramanıydı. Zamanla yaralar diline ve kalbine sirayet etti. Bunun üzerine, kendi rahatı için değil, hakkıyla kulluk yapamayacağı endişesiyle halini Rabbine arz etti ve "Rabbim, bu dert bana iyice dokundu (ve sana gerektiği gibi ibadet edemez hale geldim). Sen merhametlilerin en merhametlisisin!" diyerek niyazda bulundu. (Enbiya Sûresi, 83)
    Rahmeti Sonsuz O'nun bu duasını kabul etti ve "Ayağınla yere vur. İşte sana, yıkanmak ve içmek için soğuk bir su kaynağı!" (Sâd Sûresi, 42) buyurdu. Eyyûb peygamber bu suyla yıkandı, bol bol içti ve Allah'ın izniyle şifa buldu. Sabrının ve tevekkülünün bir mükâfatı olarak, kaybettiği kadar yeniden evlat sahibi oldu ve eski zenginliğine kavuştu. Rivayetlerde bu hastalıktan sonra uzun bir ömür sürdüğü ve vazifesini yaptığı anlatılır.
    Bediüzzaman, Hazret-i Eyyûb'un kıssasını özetle hatırlattıktan sonra bir kısım hakikatlere dikkat çeker: "Hazret-i Eyyûb aleyhisselam'ın zahirî yara ve hastalıklarına mukabil, bizim batınî (iç), ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyûb'dan daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. Çünkü işlediğimiz her bir günah, kafamıza giren her bir şüphe, kalb ve ruhumuzda yaralar açıyor." (Lem'alar, 2. Lem'a)
    Evet, bizim yaralarımız çoktur. Her günahımız yeni bir yara sebebidir. Yaranın büyüklüğü ve derinliği, günahın büyüklüğüyle doğru orantılıdır.
    Gafletlerimiz, dalaletlerimiz, isyanlarımız, nisyanlarımız... Kılmadığımız namazlar, hakkını vermediğimiz oruçlar, bildiğimiz halde yapmadığımız doğrular... Gıybetlerimiz, hasetlerimiz, kinlerimiz, nefretlerimiz... Su-i zanlarımız, çekememezliklerimiz, çelmelerimiz, arkadan dolap çevirmelerimiz... Riyalarımız, fahirlerimiz, makam düşkünlüğümüz... "Ene"miz, "estağfirullah" bekleyen tevazularımız, şımarıklıklarımız... Zulümlerimiz, haksızlıklarımız, çiğnediğimiz kul hakları... Anlatıp yaşamadıklarımız, yaşayıp anlatmaya çekindiklerimiz... Yapmadıklarımızla övünmemiz, hak etmediğimiz iltifatlara dilbeste olmamız, başkalarının başarılarını kendimize mal etmemiz...
    Anne-baba hukukuna saygısızlıklarımız, evladı, eşi ihmallerimiz, büyüklere saygıyı unutmamız... Haram nazarlar, haram konuşmalar, haram dokunuşlar... Haram dinlemeler, haram izlemeler... Yeme, içme konusundaki rahatlıklarımız... Kaybettiğimiz hassasiyetlerimiz, istikbal endişelerimiz, beklentilerimiz... İbadete isteksizliğimiz, zikirden, duadan kaytarmalarımız, günahlara meylimiz... Ve daha neler, neler... Hepsi bizi takatsiz düşüren ve birer kurt gibi içimizi kemiren yaralarımız.
    Bu yaralardan kurtulmak için Hazreti Eyyûb gibi ayağımızı yere vurmamız ve çıkan âb-ı hayatla şifa bulmamız gerek. Ayağını yere vurmak, tevbe iradesi ortaya koymaktır. O iradenin ardından fışkıran su ise Cenab-ı Hakk'ın sonsuz Rahmeti ve Mağfiretidir. O tatlı ve bereketli suda yıkanıp yaralarımızı tedavi edebiliriz.
    Ancak o zaman Rahmeti Sonsuz, bütün güzellikleri ve nimetleri bize yeniden ihsan edecektir.


Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255