1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Said Nursi’nin anlayışı liberallerden ileri 29 Mayıs 2011 / 23:46 “Risale-i Nur ve si

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Said Nursi’nin anlayışı liberallerden ileri 29 Mayıs 2011 / 23:46 “Risale-i Nur ve si Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Said Nursi’nin anlayışı liberallerden ileri 29 Mayıs 2011 / 23:46 “Risale-i Nur ve si Said Nursi’nin anlayışı liberallerden ileri 29 Mayıs 2011 / 23:46 “Risale-i Nur ve siyaset” ilişkisini uzmanlara sorduk. 11. konuğumuz Siyaset Bilimci Muhammed Olgu Röportaj: Kemal Benek-Risale Haber “Risale-i Nur ve siyaset” ilişkisini uzmanlara sorduk. 11. konuğumuz ...

  1. #1
    HARP

    Standart Said Nursi’nin anlayışı liberallerden ileri 29 Mayıs 2011 / 23:46 “Risale-i Nur ve si

    Said Nursi’nin anlayışı liberallerden ileri
    29 Mayıs 2011 / 23:46
    “Risale-i Nur ve siyaset” ilişkisini uzmanlara sorduk. 11. konuğumuz Siyaset Bilimci Muhammed Olgu

    Röportaj: Kemal Benek-Risale Haber
    “Risale-i Nur ve siyaset” ilişkisini uzmanlara sorduk. 11. konuğumuz Siyaset Bilimci Muhammed Olgu
    ÜSTADIN DEMOKRATLIK ANLAYIŞI LİBERAL DEMOKRAT ANLAYIŞIN ÜSTÜNDEDİR
    Risale-i Nur'a göre Demokratlık nedir?
    Risale-i Nur’dan çeşitli mektuplarda ve Eski Said dönemindeki eserlerden anladığım kadarıyla demokratlık, demokrasiyi diğer yönetim biçimlerine nazaran bir toplumun temel yönetim biçimi olarak algılamış ve toplumsal taleplere katı determinist bir bakış açısıyla değil vicdanla yaklaşan bir kişi demektir.
    Demokrasi dediğimiz şey “kratos”un yani siyasal iktidar şeklinde tezahür eden gücün, “demos”un elinde olması, yani halk tarafından gücün kullanılması demektir. Demokrat olan gücün halk tarafından temsilciler eliyle kullanılmasına taraftar olur. Üstad, eski Said döneminde Meşrutiyet-i Meşrua kavramını kullanır. Bu kavrama göre, kişi başkalarına ve kendine zarar vermediği müddetçe her istediğini yapmakta hürdür. Bu kavram bugünkü demokrasi anlayışının daha ötesinde olan bir kavramdır. Kişinin başkasına zarar vermeden her istediğini yapmak şeklindeki tanım yanlıştır. Aynı zamanda kendisine de zarar vermemesi gerekir. Buna göre kişinin özgürlüğünü kamusal anlamda kanunla ya da erk ile, bireysel anlamda da vicdanla sınırlamak gerektir.
    Vicdanın dört önemli unsurunu zikreder Üstad Mesnevi-i Nuriye’de, İşaretül İcaz vs. yerlerde. Bunlar, adalet, merhamet, şefkat ve hamiyettir. Bu konu çok önemli. Bu anlayış son zamanlarda yeni yeni ortaya çıkan ve özellikle Etyen Mahçupyan gibi düşünürlerin de savunduğu demokratlık anlayışına uygun bir yaklaşımdır. Bu demokratlık anlayışı klasik liberal demokrat anlayışın farklı bir anlayışı yansıtır. Üstad demokratlık anlayışı liberal demokrat anlayışının üstündedir.
    ÜSTAD AHRARLIĞI DİNE TARAFTAR BİR YAKLAŞIM OLARAK İFADE EDER
    Risale-i Nur'a göre Ahrarlık nedir?
    Ahrar, bilindiği üzere hürriyetçi bir yaklaşım tarzıdır. Despotluğa karşı hürriyeti, tek adamın yönetimine karşı halkın temsilcilerinin oluşturduğu meclisi, komiteciliklere karşı siyasal partileri, devletin kısıtları yerine ferdin teşebbüs hürriyetini savunan bir anlayıştır. Üstad’ın ortaya koyduğu anlayış Ahrar Fırkası’nın savunduğu klasik liberal görüşleri de aşar. Zaten “insanoğlu hür oldu ama yine Abdullahtır” der. Ki bu yaklaşım Ahrar Fırkası’nın yaklaşımını de eleştiren bir yeni bakış açısıdır.
    Üstad ahrarlığı, demokrasiye taraftar, dine taraftar, anarşiliğe düşman, toplum için kişinin hakkını feda etmeyen yani azınlık haklarını çoğunluğa karşı koruyan, halka hizmeti esas alan bir yaklaşım olarak çeşitli yerlerde ifade eder.
    “MÜSBET HAREKET” BU TARZ BİR SİYASETİN YÜRÜTÜLDÜĞÜ BİR HAREKETTİR
    Risale-i Nur'a göre siyaset nedir ve nerede durulmalıdır?
    Risale-i Nur’a göre siyaset, günlük politika anlamında menfaat temeline oturmuş, çıkarcı, tarafgir ve hakkın hatırı yerine kendi tarafgirinin hakkını ali tutan bir canavardır. Bu yaklaşım tarzı dışında bir de siyasete geniş bir açıdan bakan, siyasi partilerin dışında sivil toplum örgütü ve toplumsal temelli hak ve hakikat arama emelini ortaya koyan siyaset var ki, bu siyaset biçiminin esas tutulması gerekir. Bu siyaset biçiminde hak arama eksenli bir duruş sergilenir.
    Esasen “müsbet hareket” bu tarz bir siyasetin yürütüldüğü bir harekettir. Bu harekette halkın ali menfaatleri hedef maksat ittihaz edilir. Ve siyasal iktidarı ele geçirme maksadı kesinlikle güdülmez. Dar, günlük politika manasındaki siyasetten uzak durulur. Makam ve mevkilere heves edilmez. Ama toplumun menfaatine uygun talepler her zeminde dile getirilir.
    Mesela, Ayasofya Caminin ibadete açılmasını, doğuda üniversite kurulmasını, dindarlara özgürlük getirilecek kanun değişikliklerin yapılmasını Üstad da talep eder. Bu durum esasen, siyaset bilimi açısından siyasal taleplerin dile getirilmesi şeklinde bir siyasettir. Ama bu talepleri bir siyasi parti kanalıyla değil, toplumsal talep ile sivil toplum ile yapar. Dolayısıyla siyasete olan yaklaşım da siyasal partileşerek iktidarı ele geçirmek, devleti ele geçirmek gibi bir emelin güdülmesi Risale-i Nur açısından mümkün değildir. Ama bunun dışındaki toplumsal taleplerin, bireysel hakların talep edilmesi ve bunlar için girişimde bulunması en temel hak olan kabul edilir.
    CEMAAT NAMINA SİYASETTEN UZAK DURMALIDIR
    Risale-i Nur'a göre cemaat-siyaset mesafesi nasıl olmalıdır?
    Risale-i Nur’a göre, özellikle Emirdağ Lahikası-2’de yer alan mektuplara göre, Cemaat yukarıda tarif ettiğim siyasal erki ele geçirmeye dönük bir siyasetten kesinlikle uzak durmalıdır. Bu tarz bir siyasete taraftar olmamalıdır. Siyasal partiler ile kendisi arasında kalın çizgiler çizmeli ve sadece bireylerin bireysel olarak o çizginin dışına çıkmasına izin vermeli ama cemaat namına siyasetten uzak durmalıdır.
    Siyasetten uzak durmayan her cemaat siyasetin necasetine eninde sonunda bulaşır. Bu sürece giren bir daha elinde nur olduğuna kimseyi inandıramaz. Mektubat’taki bahiste de söylendiği gibi, mütehayyir olanlar her zaman “bu cemaat acaba beni nur ile cezp edip topuz ile başımı mı ezecek” diye endişe eder. Bazıları da yürüyüşe başlarlar “endişeliyiz” diye. Hiçbir cemaatin hiç kimseyi bu manada haklı bir endişeye sevk etmeye hakkı yoktur.
    NUR TALEBELERİ, İTTİHAD-I İSLAM VAZİFESİNİ ÜSTLENMİŞLERDİR
    Risale-i Nur'da, Hac bahsinde geçen "Siyaset-i Aliye-i İslamiye" ışığında, Nur talebelerinin siyasete bakışları hangi çerçevede olmalıdır?
    Siyaset-i Aliye-i İslamiye, islamiyetin yüksek hakikatlerine hizmet edecek yaklaşım tarzlarını takip etmektir. Üstad, Emirdağ lahikasındaki bir mektupta “nur talebeleri, ittihad-ı İslam vazifesini üstlenmişlerdir” der. Bu vazife farzı kifaye mesabesindedir. Mutlaka birilerinin İttihad-ı İslam’a sahip çıkması gerekir. 1900’lerin başında tamamen dinin yüksek gayelerine hizmet için kurulan İttihad-ı İslam Cemiyeti siyasete karıştığından çok büyük bir zarara neden oldu. Halbuki bu yüksek gayenin siyaset ile başarılması mümkün değildir. Çünkü bunun altyapısı ittihad-ı kulub ile olur. Yani öncelikle kalbi kazanacaksınız. Sonra kalblerinin bir atmasını sağlayacaksınız. Hangi siyasi parti, hangi ordu, hangi devlet kadrosu kalplere hükmedebilir?
    Dolayısıyla İttihad-ı İslam’ı düz manada devletlerin birliği olarak algılamak yüksek bir siyasete zıtlık teşkil eder. Buradaki mana milletlerin birliği yani tek millet olması ve bu tek milletin de İlay-ı Kelimetullah maksadına hizmet etmesidir. Yani tüm Müslümanlar tek millet olunca ordu kurup batıyı fethedecek değildir. Müslümanların birlikteliğindeki maksat cennete adam kazandırmaktır.
    Lokal siyasete ya da küresel siyasete nazar ederken İlay-ı Kelimetullah vechesinden nazar etmemiz ve kesret-vahdet dengesi ile hareket ederek Rububiyette şirke düşmeden ve müteharriki bizzat olarak yerinde sağlam durarak çevremize himmetimizi hasr etmemiz gerekir. İşte ali siyaset budur. Asr-ı Saadet ve hulefa-i Raşidin dönemindeki siyaset de buydu.
    Bunun için şu prensipleri esas almalıyız.
    1-Siyasette topuzu ele geçirerek kimsenin kalbini ıslah edemeyiz. O halde topuz beyhudedir. Beyhude olan zararlı bir şeyden uzak durmak evladır.
    2-İttihad-ı İslamın kültürel ve sosyal bir birliktelik olduğu hakikatini nazardan uzak tutmayarak kültürel ve sosyal ağları çoğaltarak dünyanın her yerindeki kardeşlerimizle imani ve maddi bağları güçlendirmeliyiz.
    3-İlayı kelimetullah maksadı ile her daim hemhal olmayız.
    4-Küresel dinamiklerin projelerine payanda olmamak için bastığımız yerlere dikkat etmeli ve batmaktan korkmalıyız. Başkalarına iplerimizi kaptırmamak için ihlası tammeden ayrılmamaya gayret sarf etmeliyiz.


Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331