+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

En azından yüreklerimizi kirletmeyelim.

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  En azından yüreklerimizi kirletmeyelim. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>En azından yüreklerimizi kirletmeyelim. En azından yüreklerimizi kirletmeyelim. RESULLAH S.AV sık sık nefsinden yakınır, nefis­le mücadeleyi "büyük cihad" sayar ve "Bir an bile be­ni bana bırakma Allah'ım" diye dua eder... Bediüzzaman , derslerinde muhataplarını değil, çoğunlukla kendi nefsini hedef alır, nefsinin hevesatından yakınır: "Tem­bel nefsim-kemter nefsim-bihemta nefsim" gibi ifadelerle nef­sini ...

  1. #1
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.371
    Tecrübe Puanı
    10

    Post En azından yüreklerimizi kirletmeyelim.

    En azından yüreklerimizi kirletmeyelim.

    RESULLAH S.AV
    sık sık nefsinden yakınır, nefis­le mücadeleyi "büyük cihad" sayar ve "Bir an bile be­ni bana bırakma Allah'ım" diye dua eder...


    Bediüzzaman, derslerinde muhataplarını değil, çoğunlukla kendi nefsini hedef alır, nefsinin hevesatından yakınır:

    "Tem­bel nefsim-kemter nefsim-bihemta nefsim" gibi ifadelerle nef­sini aşağılar.

    Biz ise âdeta nefsimizi ödüllendirmek için yaşarız. Nefsimi­ze dönük yaşadığımız için de ne tatmin oluruz, ne de aza ka­naat ederiz. O zaman mutluluğu da ıskalarız. Fuzuli gibi yanmadayız:

    "Dost bi perva, felek bi rahm, devran bi sükûn,
    "Dert çok, hemdert yok, düşman kavi, tali zebun."

    Bazılarımız Bosna'da olanlardan çok borsada olanlarla ilgi­li. Doların iniş çıkışlarıyla, Çeçenistan'daki hicrandan daha çok alakadar. Afganistan'daki ve Filistin'deki dindaşlarımızın ne yediğinden ziyade, Hüton'daki trilyonluk düğünde ne na­neler yendiğini tartışıyor.

    Çoğumuz hiçbir ciddi oluşumun içinde yer almadığımız halde, oturduğumuz yerden dünyaya nizam vermeye kalkışı­yoruz.

    Özlemlerimizin de sonu hiç yok...

    Sırtımızı sıcak radyatörlere (yaz ise klimalı salon) dayayıp ahkam kesmekle zaman öldürüyoruz.

    Kötü bir de alışkanlığımız var: Ya oturduğumuz yerden dünyayı kurtarır, ya da oturup kurtarıcı bekleriz...

    Kendi gayretimizle, kendi çalışmamızla bir şeyleri düzelt­mek dururken, görev ve sorumluluğu başkasının sırtına yıkar, arkasından da tenkit ederiz...

    Bazen iki paragraf yazıyla, yahut iki satır lafla tüm görev­lerimizi eksiksiz yaparız!

    Nasreddin Hoca fıkralarından bile ders alamamamız ne ka­dar hazin!

    Hoca, komşusunun evinin önünden geçerken, sesini duy­muş:

    "Ya Rab, bana cennetini ver" diye dua ediyormuş, adam. Başını pencereden uzatıp bakmış ki, ne görsün? Komşusu kuştüyü yatakta sırtüstü yatıyor. Bir ders verme kararıyla (bi­ze de tabiî) komşusunun çatısına tırmanmış. Başlamış gürül­tü yapmaya.

    Adam yattığı yerden seslenmiş:

    "Kim var orada?"

    "Benim" diye cevap vermiş, Nasreddin Hoca.

    "Çatıda ne arıyorsun be adam?"

    "Eşeğimi kaybettim" diye cevap vermiş, Hoca, "onu arıyo­rum."

    "Bre akılsız Hoca, çatıda eşek aranır mı?"

    Hoca sözün burasında patlamış:

    "Bre akılsız komşum, yatakta cennet aranır mı?"


    Cennetin bedeli iman ve ibadet, sosyal düzelmenin bedeli ise gayrettir. Bedel ödemeden hiçbir şey kazanılmaz.

    Bugün için en büyük ihtiyacımız, bence, ilmiyle amel edip gücü ve kabiliyeti ölçüsünde elinden geleni yapacak bilinçli insandır...

    Onlar kendiliğinden yetişmez. Anne-babalar yetiştirecek.

    Peki nasıl? Bari anne-babalar yetişmiş mi?

    "Bu yaştan sonra âlim mi olacağız?" düşüncesiyle, belli ya­şa gelmiş olanlar kitabı boykot ediyor.
    Kalemle savaşıyor.

    Kendimizi yetiştirmek zor geldiği için çocuklarımıza söyleyenerek, kızarak, bazen de onları döverek Türkiye'ye "adam" yetiştiriyoruz! Ya da bol bol yakınıyoruz.

    "Zaman bozuldu efendim, sistem canavar üretiyor."

    Yakınmak yerine harekete geçsek nasıl olur? Karanlığa söv­mek yerine mum yaksak ha!..

    Başkasının çocuklarını öveceğimize, (aynı sistemde yetiş­memişler gibi) kendi çocuklarımızı doğru düzgün yetiştirsek...

    Bu konularda herkes, başkasından beklediğini yapsa ye­ter...

    Bilirsiniz, şehri temiz tutmanın yolu belediyeye kızıp köpürmek değil, kendi evimizin önünü süpürmektir. Daha da doğrusu hiç kirletmemektir.

    En azından, yüreklerimizi kirletmeyelim.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254