+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
6 sonuçtan 1 ile 6 arası

Yaşar Nuri Öztürke Göre , Teravih diye bir namaz yokmuş

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Yaşar Nuri Öztürke Göre , Teravih diye bir namaz yokmuş Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Yaşar Nuri Öztürke Göre , Teravih diye bir namaz yokmuş Yaşar Nuri : Teravih diye bir namaz yok İlahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk, Teravih diye bir namaz yoktur. Evinde sevap için namaz kılmanın önü açıktır, istediğin kadar kıl fakat teravihi asla camiye sokamazsın, peygamberimiz yasaklamıştır. 07 Ağustos 2011 Pazar, 14:15:15 İlahiyatçı ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    11.813
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Yaşar Nuri Öztürke Göre , Teravih diye bir namaz yokmuş

    Yaşar Nuri : Teravih diye bir namaz yok

    İlahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk, Teravih diye bir namaz yoktur. Evinde sevap için namaz kılmanın önü açıktır, istediğin kadar kıl fakat teravihi asla camiye sokamazsın, peygamberimiz yasaklamıştır.
    07 Ağustos 2011 Pazar, 14:15:15


    İlahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk,"Ramazanı falan yok, hiçbir zaman içki içilmez. Cinsellik haram değildir. Oruçlu olmadığın zaman atış serbest. Teravih diye bir namaz yoktur. Evinde sevap için namaz kılmanın önü açıktır, istediğin kadar kıl fakat teravihi asla camiye sokamazsın, peygamberimiz yasaklamıştır" dedi.

    Hürriyet yazarı Mehmet Yaşin, İlahiyat Profesörü Yaşar Nuri Öztürk ile yaptığı röportajı kaleme aldı. Öztük röportajında; 50'sini geçenler Allah'la yarışmasın, oruç değilsen cinsellikte ateş serbest ve teravih namazı diye bir namaz yoktur şeklinde çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    İşte Yaşin'in o röportajdan kaleme aldığı yazısı...


  2. #2
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    11.813
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Hafız Yaşar Nuri çocukluğunda nasıl beslenirdi?

    Hafız Yaşar Nuri çocukluğunda nasıl beslenirdi?

    - Temel gıda süt, yumurta, sebzeler, fındık, ceviz, tereyağı, zeytinyağıydı. Kış aylarında çok yoğun kuru incir tüketilirdi evde. Çünkü rahmetli babam, Trabzon'da senelerce gıda malları sattı. Beslenmemizde her şey yüzde 100doğaldı. Sakatat eve girmezdi, Karadeniz'de çok sevilen içyağı da girmezdi. Babam kırmızı ete de iyi bakmazdı. Tam bir bal hastasıydı, bu hastalık bana da geçti.

    Annenizin mutfağından neler hatırlıyorsunuz?

    - Babam Trabzonlu, annem Bayburtlu. Onun için annem et ve hamur işlerinde hakikaten harikaydı. Saniye Hanım'ın kesme makarnası, böreği, hıngeli, herkesin rüyasıydı. Annem daha sonra Karadeniz yemeklerini ve balık pişirmeyi öğrendi. Daha çok istavrit yerdik. O zamanlar istavritler palamut büyüklüğündeydi. Yanına salata ve çorba yaptığınız zaman, bir istavrit üç kişiyi doyururdu.


  3. #3
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    11.813
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart O dönemde mutfağa merakınız var mıydı?

    O dönemde mutfağa merakınız var mıydı?

    - Hiç mutfak merakım olmadı. O kadar öğrencilik yılları geçirdim, yalnız yaşadım, tek bildiğim bir yumurta kırmak olmuştur ki onu da ne kadar becerebiliyorum bilmiyorum. Son iki yıldır bekâr yaşıyorum. Evdeki aşçı kadın yoksa, bilin ki ki aç kalmışımdır. Artık yumurtayı da kırmaya gönlüm varmıyor, hiç girmiyorum mutfağa. Kuru meyvelerle idare ediyorum. Eğer üşenmezsem yemeğe gidiyorum, başka çarem yok.

    Hiç rejim yaptığınız oluyor mu?

    - Hayatım rejim. Hayatımda hiç rejim falan yapmadım. Çeşitli kürler uygularım. Mesela eğer evden 10 gün çıkmama şansı bulursam, sarımsak kürü yapıyorum. 10 günde ikibuçuk, üç kilo sarımsak yerim. Sabahtan yatana kadar durmadan diş diş sarımsak yutarım.

    Spor yapıyor musunuz?

    - Spor hayatımın bir numarası. Apartman benim için bir yarı hapishane, hep nefret etmişimdir. Çoğunlukla müstakil evlerde oturdum. Evimde barfiks, koşu bandı var. Ormanlık alanlarda hızlı yürüyüşler yaparım. 27 sene judo yaptım, siyah kemerliyim. 10 yıl kadar antrenörlük yaptım. Seyahatte bir şey bulamazsam otel odasında şınav çekerim. Şınav bütün vücudu çalıştırır. Bir de yogayla judo hareketlerini birleştirerek birtakım yeni hareketler oluşturdum. Bunları yapmak için hiçbir şeye ihtiyaç yok, zemin düz olsun yeter.

    Bir günlük yemek programınızı anlatır mısınız?

    - Yanlış olduğunu bildiğim halde geç kahvaltı ederim. Günde iki kere yemek yerim: Resmi bir mecburiyetim yoksa geç bir kahvaltı ve hafif bir akşam yemeği. Kahvaltı masam oldukça zengindir; çörekotu, öğütülmüş üzüm çekirdeği, bal, doğalını bulursam nane, maydanoz, ot turşuları, hayatımın olmazsa olması ceviz masadan eksik olmaz. Kırılmış ceviz almam, mutlaka kabuklu alırım. Sonra fındık yerim, yeşil çay içerim, bir de doğal yumurta temin etmişsem sarısını içerim. Beyaz ekmek hayatımda yok, saf buğday ekmeği, kibrit kutusu kadar üç dilim o kadar. Onun dışında ekmek yemem, bazen pideye dayanamıyorum. Acılı kebaplarla lavaş pideye dayanamıyorum. Kış aylarında her sabah koca bir bardak havuç suyu içerim, onun içine de bir fincan zeytinyağı dökerim. Çuvallarla nar tüketirim.


  4. #4
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    11.813
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Etlerle aranız nasıl?

    Etlerle aranız nasıl?

    - Akşam yemeğinde, mevsim müsaitse kesin balık yerim, her gün yesem bıkmam. O yoksa mutlaka ızgara et yaptırırım. Tencereye girmiş et yemiyorum, sebzeye katılmış eti de yemem. Kuru fasulye en çok sevdiğim yemeklerden biri, sabah kahvaltısı dahil yerim ama içinde et olmayacak. Bamyayı çok severim. Gaziantep mutfağını, dünyada bir numara ilan ettim. Yalnız ayağın daima frende olacak, Gaziantep'te ayağını frenden kaldırdın mı, iki ayda dubaya dönersin.

    Yemeğe konuk davet eder misiniz?

    - Bekârlıktan önce bu evin bahçe katında, yaz geldiği zaman büyük masalar kurulur, mangal yakılırdı. Haftada üç-dört akşam eş-dost gelir, yemekler yenir, nargileler içilirdi. Boşandıktan sonra buna imkan kalmadı. Şimdi misafir davet edersem dışarıdan yemek getirtiyorum. Eğer bu evi çekip çevirecek birini Allah nasip ederse, eski düzeni yeniden kuracağız.

    İstanbul'da en sevdiğiniz ve sıklıkla gidip yemek yediğiniz mekanlar hangileri?

    - Balık lokantalarına giderim. Bir tanesi Baltalimanı'ndaki Angel'dır. Yine Beşiktaş'taki Hanedan'ı severim. Yeşilköy'de Yüksel var, eski Hasan... Güzel kebapçılar var, Günaydın'ından tut, Tike'sine kadar ama benim şaşmaz yerim Etiler Yüzevler'dir, haftada iki üç kez oraya giderim.

    ORUÇLU DEĞİLSEN CİNSELLİKTE ATIŞ SERBEST

    İdeal bir iftar sofrasında neler olmalı, sizinki nasıldır?

    - Benim ideal iftar soframda kaşık kullanılmaz. Eğer kaşık kullanacaksam bu sadece çorba için olur. Asla ekmekle birleştirilmeyen bir çorba, onun dışında zengin kahvaltılık ve çay. Her ramazan dört beş kilo veririm.

    Oruç tutmaya kaç yaşında başladınız?

    - Yaş hatırlamıyorum çünkü babam çok küçük yaşta oruç tutulmasına engel olurdu. Ama sanıyorum ki 15-16'dabaşlamışızdır. Baştan bir gün, ortadan bir gün, sondan bir gün şeklinde. Reşit olduktan sonra da gerçek oruç tutmaya başladım, o gün bugün tuttum orucu.

    Hiç bozmak zorunda kaldınız mı?

    - Oldu tabii. Seferi durumlarda. Düşünün, bazı ramazan günlerinde dört konferans veriyorum ki, bazısı iki şehre bölünmüş oluyor. Bir defasında aynı gün iki konferans vardı, birinden çıkıp ötekine giderken baktım sallanıyorum. Kimseye çaktırmadan duvara yaslandım işi idare ettim. Ama Allah'a şükür böyle sıkıntılı durumlarda tutmadığınız günler için fidye verme yolu var.

    Ramazan uzun ve sıcak yaz günlerine rastladı, oruca dayanabilmek için neler önerirsiniz?

    - Bunun en doğru cevabını doktorlar verir, ancak çok yememelerini öneririm. Bir de, 50 yaşın üstündeki insanlar, Allah'la yarışa girmesin, fidye versin. Tuttukları o oruçla başlarına bir sağlık sorunu gelir, sonra bunun günahını ödeyemezler. Allah imkan vermiş. Bu sıcakta kişinin oruç tutup tutamayacağına doktor karar verecek, gerisi yok.


  5. #5
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    11.813
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Yaşam boyunca ilaç almak zorunda olanlar, ramazanın sevabından nasıl faydalanacak?

    Yaşam boyunca ilaç almak zorunda olanlar, ramazanın sevabından nasıl faydalanacak?

    - Ramazanın sevabından, niyetleriyle faydalanacaklar. Onlar içlerinden, "Ahhhhh sağlığım yerimde olsa da, ben de oruç tutsam" dediği anda olay biter. Peygamberimiz, "Kişi niyetiyle kazandığını ameliyle kazanamaz" diyor çünkü amele riya karışır.

    Fidye nasıl hesaplanıyor?

    - Herkes kendi standartlarının ortalamasından bir kişinin bir günlük yiyecek parasını verecek. Bu miktarı kaç gün oruç tutmadıysanız o kadarla çarpacaksınız.

    Tam tatil zamanı, tekne yolculuğuna çıkanlar seferi sayılır mı?

    - Şimdi bir defa şunu bilelim, sefer bir ruhsattır. Seferde oruç tutmayacaksınız diye bir mecburiyet yok. Bir imkan verilmiştir isteyen tutar, isteyen tutmaz, buna ruhsat deriz. Dolayısıyla adam, çıktığı yolculuğun oruç tutmaya ne kadar zorlayacağına kendi vicdanıyla karar verecek. Adam istiyorsa uçak yolculuğunda da, gemi yolculuğunda da seferi sayar kendini, biz ona karışamayız. Ama derse ki, "Benim bir sıkıntım yok" o zaman tutar. Peygamber efendimiz, hayatında hiçbir gün sefer halinde oruç tutmamıştır ve tutanlara da iyi bakmamıştır, çünkü der ki ,"Allah'ın size verdiği ruhsatları da kullanın, dininizi daha çok seversiniz."

    Sahurda ne yiyip içiyorsunuz?

    - Pilav veya peynirli makarna yerim. Kompostodan asla vazgeçemem. Başka bir şey de yemem.

    İftarla sahur arasında içki ve cinsel ilişki serbest midir?

    - Ramazanı falan yok, hiçbir zaman içki içilmez. Cinsellik haram değildir, hiçbir engel yoktur. Oruçlu olmadığın zaman atış serbest.

    TERAVİH DİYE BİR NAMAZ YOK

    İslam'da teravih diye bir namaz yok. Peygamberimizin bizzat yasakladığı bir şeydir, peygamberimizden sonra bu namazı koydular. Geçen sene bunu Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır söyledi, ben söylememiştim. Ben, "Evinizde kılın" diyordum, Bayındır çıktı, "İslamiyet'te böyle bir namaz yok" dedi. Ben o kadar radikal konuşamamıştım, o yüzden şimdi de söylememizde bir sakınca yok: Teravih diye bir namaz yoktur. Evinde sevap için namaz kılmanın önü açıktır, istediğin kadar kıl fakat teravihi asla camiye sokamazsın, peygamberimiz yasaklamıştır. Çünkü orası riyakârlık yarışına kapalı bir mekan olmalıdır. 20 rekat namaz ne demek, günün bütün namazları 20 rekatı bulmuyor. Siz ikinci bir yükümlülük getirip Müslüman'ın sırtına bindiriyorsunuz, yoktur böyle bir şey. Peygamberimiz dört rekat, bazen sekiz rekat ama hep evde kılmıştır.

    Bu Yazılar Alıntıdır.


  6. #6
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    11.813
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Teravih Namazı yok Diyen Yaşar Nuri öztürke cevap

    Teravih Namazı yok Diyen Yaşar Nuri öztürke cevap

    Ramazan ayında yatsı namazından sonra kılınan namaz. "Teravih" kelimesi Arapça, "Terviha"nın çoğuludur ve "oturmak, istirahat etmek'" anlamına gelmektedir. Teravih namazı her dört rekatın sonunda oturulup biraz dinlenildiği için, bu adı almıştır (el-Meydanı, el-Lubab, İstanbul, (t.y) I, 123).

    Teravih namazı, kadın erkek her müslüman için sünnet-i müekkededir. Teravih, orucun sünneti değil, vaktin sünnetidir. Bir mazereti dolayısıyla oruç tutamayanlar da teravih namazı kılarlar.

    Ramazan gecelerini ihya etmek için kılınan Teravih namazı, Kur'an'da zikredilmemektedir. Fakat hakkında çok sayıda hadis rivâyet edilmiştir (Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, Mısır, (t.y) III, 53). Ebû Hureyre'nin naklettiği bir hadise göre Resulullah (s.a.s), Ramazan gecelerini ihya etmeyi teşvik etmiş, fakat bunu kesin olarak emretmemiştir. Bu konuda; "Her kim inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan'ı ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır" (Buharî, İman, 25, 27; Müslim, Musafi'in, 173, 176; İbn Mace, İkametu's-Salâ, 173; Tirmizî, Savm, 83) diye buyurmuştur. Hadis alimlerinden en-Nevevî, Hz. Muhammed (s.a.s)'in ashabına Ramazanı ihya etmeyi vacip kılmadığını, fakat mendup olarak emredip teşvik ettiğini, İslâm alimlerinin de bunun mendup olduğunda ittifak ettiklerini kaydetmektedir. En-Nevevî, "Ramazanı ihya etmenin, teravih namazını kılmakla hasıl olduğunu" da zikretmektedir. Bu açıdan Hz. Muhammed (s.a.s)'in, "her kim Ramazan'ı ihva ederse" sözü, "her kim geceleri namaz kılarak Ramazan'ı ihya ederse" şeklinde anlaşılmalıdır (en-Nevevî, el-Minhâc, 1924, VI, 39, vd.) Nitekim Abdurrahman b. Avf'ın naklettiği bir hadiste Hz. Muhammed (s.a.s): Şüphesiz Allah Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet kıldım. Her kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Ramazan'ı oruçla, gecelerini namazla ihya ederse, anasından doğduğu gün gibi günahlarından temizlenmiş olur" buyurmaktadır. (İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173; İbn Hanbel, I, 191, 195).

    "Resulullah (s.a.s) Ramazanda mescitte gece bir namaz kıldı. Sahabenin çoğu da onunla birlikte o namazı kıldı. İkinci gece yine aynı namazı kıldı. Bu kez O'na tabi olarak aynı namazı kılan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.s) mescit'e gitmedi. Orayı dolduran cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.s) ancak sabah olunca mescide çıktı ve cemaata şöyle buyurdu:

    "Sizin cemaatla teravih namazını kılmaya ne kadar arzulu olduğunuzu görüyorum. Benim çıkıp, size namazı kıldırmama engel olan bir husus da yoktu. Ancak ben size, teravih namazının farz olmasından korktuğum için çıkmadım" (Buharî, Teheccud, 57).

    Ebû Zer (r.a)'dan nakledildiğine göre, Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının sonuna doğru bazı gecelerde ahsabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar teravih namazını kıldırmıştır (İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173).

    Ebû Hureyre (r.a)'nın naklettiği bir başka hadiste de Rasûlüllah (s.a.s)'in Ramazan ayında, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)'ın arkasında cemaatle namaz kılarken gördü ve "Doğru yapıyorlar, yaptıkları şey ne güzeldir" diyerek tasvip ettikleri haber verilmiştir (Ebû Dâvud, İkâmetu's-Salâ, 190).

    Yine Hz. Âişe validemiz (r.a) Hz. Peygamber (s.a.s)'in kıldığı teravih namazı hakkında şu bilgileri vermiştir:

    "Allah'ın elçisi ne Ramazanda, ne de diğer zamanlarda on bir rekattan fazla namaz kılmazdı. Dört rekat namaz kılardı ki, güzelliği ve uzunluğunu anlatamam! Nihayet üç rekat daha kılardı. Bir defasında, Ey Allah'ın Resulu! Vitir namazını kılmadan uyuyor musun? diye sorduğumda "Ey Âişe! Benim gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz" buyurdu" (Buharî, Teheccüd, 1 25).

    Hanefilere göre, teravih namazının rekât sayısı Hz. Ömer (r.a)'ın uygulamasına dayanır. Hz. Ömer Mescid-i Nebevî'de halifeliğinin son zamanlarında teravih namazını yirmi rekât olarak kıldırdı. Dört halife devrinden sonra da kimse teravihin yirmi rekat olarak cemaatla kılınmasına karşı çıkmadı. Alimler bu hususta Hz. Muhammed (s.a.v)'in şu hadisine göre hareket etmişlerdir: "Benden sonra benim sünnetimden ve raşit halifelerin sünnetinden ayrılmayın" (Tirmizî, İlim, 16; İbn Hanbel, IV, 126). Diğer yandan Abdullah b. Abbas (r.a)'ın Ramazan ayında teravih namazını yirmi rekat olarak kıldığı ve arkasından da üç rekat vitir namazını kıldığı rivâyet edilmiştir. İmam Ebû Hanife'ye Hz. Ömer (r.a)'ın bu hususta yaptığı uygulama sorulunca, şöyle demiştir: Teravih namazı hiç şüphesiz müekked bir sünnettir. Hz. Ömer, bu namazın cemaatle ve yirmi rekat kılınmasını şahsi bir ictihadı ile yapmadığı gibi, bir bid'at olarak da emretmemiştir. O, kendisinin bildiği şer'î bir esasa ve Hz. Muhammed (s.a.v)'in bir vasiyetine dayanarak böyle yapmıştır (et-Tahtavî, Haşiye, 334).

    Yukarıda işaret edildiği gibi, teravih namazı erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkede olarak kabul edilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadiste: "Allah size Ramazan orucunu farz kılmıştır, ben de size gece namazını (teravihi) sünnet kıldım" (İbn Mâce, İkametü's, Salâ, 173; İbn Hanbel, I,191 vd.) diyerek buna işaret buyurmuştur .

    Nakledilen bütün bu rivâyetlere göre teravih namazının sekiz rekatının müekked sünnet olduğunda şüphe yoktur. İbnu'l-Humam gibi bazı alimler, sekiz rekattan fazlasının müstahap olduğunu söylemişlerdir. Bu durum, yatsı namazından sonra dört rekat nafile namaz kılmanın müstahap oluşuna benzer ki, bunun ilk iki rekatı müekked sünnet olur (İbnu'l-Humâm, Fethü'l-Kadîr, Mısır, 1315, I, 333 vd.).

    Teravih namazı, Ramazan ayına mahsustur; vakti, tercih edilen görüşe göre, yatsı namazından sonradır, sabah namazının vaktine kadar devam eder. Vitir namazı teravih namazından sonra kılınır. Ancak teravih namazından önce kılınmasında da herhangi bir sakınca yoktur. Ancak teravih namazı yatsı namazından önce kılınmaz. Kılındığı takdirde, iâdesi gerekir. Bu namazın gece yarısından veya gecenin üçte birinden sonraya tehir edilmesi müstehaptır. En sağlam görüşe göre, teravihte cemaat olmak sünnet-i kifâyedir. Yani bir mescitte hiç kimse teravihi cemaatle kılmazsa, hepsi günahkâr olur. Teravih namazı tek başına kılınabilir. Fakat cemaatle kılınması daha faziletlidir. Teravih namazına, yarısında yetişen kimse, önce yatsı namazının farzını kılar ve daha sonra teravih namazını kılmak için imama uyar. Eksik kalan teravih rekatlarını, daha sonra kendisi tamamlar. Hatim ile teravih namazını kılmak sünnettir.

    Teravih namazının kazası yoktur. Bilindiği gibi farz ve vacip namazlar kaza edilirler.

    Teravih namazını, her iki rekatta bir selâm vererek on selâm ile bitirmek daha faziletlidir. Dört rekatta bir selam vermek de caizdir. Fakat bu şekilde kılmak mekruhtur.

    Teravih namazını kılarken, iki rekatta bir selâm verilse, normal olarak akşam namazının iki rekat sünneti gibi ve dört rekatta bir selâm verilse, yatsı namazının dört rekat sünneti gibi kılınır. Başlarken ve her iki rekatın başında "Sübhâneke", "Ezûzübesmele" ve her oturuşta "et-Tahiyyat" ile "Salli-barik" duaları okunur. Cemaatle kılınınca, cemaat hem teravihe, hem de imama uymaya niyet eder. İmam teravih namazını sesli olarak kıldırır (el-Kasânî, Bedai'us-Sanâyi', Beyrut, 1974, I, 288; Tahtavî, Haşiye, 335 vd).

    Teravih namazı, diğer namazlara nispetle biraz seri kılınır. Ama bu, harflerin mahreci anlaşılmayacak şekilde bozuk bir telaffuzla kılınabilir anlamına gelmez. Bu bakımdan teravih namazının normalin dışındaki bir şekilde acele kılınması mekruhtur. Namazın rükünlerini yerine getirirken de acele edilmez. Kelimeleri tane tane okumak, mahreçlere dikkat etmek ve rükünleri gerektiği gibi yerine getirmek gerekir.

    Teravih namazı hatimle kılınmayan camilerde, herhangi bir yanlışlığa meydan vermemek ve cemaatın da kısa sureleri iyice ezberlemelerini sağlamak için, "Fil sûresi"nden sonraki sureleri okumakta yarar vardır. Bu durumda imam, rekat sayılarında da tereddüde düşmekten korunmuş olur. (İbn Abidîn, Reddu'l-Muhtar, II, 44; vd., Vekbe ez-Zuhaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî, Dimaşk, 1989, II, 72).

    Nureddin TURGAY
    Şamil İslam Ansiklopedisi


+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331