+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Son peygamberin farklı özelliği

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Son peygamberin farklı özelliği Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Son peygamberin farklı özelliği Yüce Allah Hazret-i Muhammed'den önceki dönemlerde, her topluma ayrı ayrı peygamber gönderir ve o peygamberler de yalnızca görevli bulundukları toplumlara ilâhî emirleri tebliğ eder, öğütler verir ve imana davet ederlerdi. Peygamberlerinin öğütlerini dinleyen ve ilâhî emirler doğrultusunda yaşayan toplumlar, manevî feyizler ve ruhsal zevklerle ibadetlerini yapıp, ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.109
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Son peygamberin farklı özelliği

    Yüce Allah Hazret-i Muhammed'den önceki dönemlerde, her topluma ayrı ayrı peygamber gönderir ve o peygamberler de yalnızca görevli bulundukları toplumlara ilâhî emirleri tebliğ eder, öğütler verir ve imana davet ederlerdi.
    Peygamberlerinin öğütlerini dinleyen ve ilâhî emirler doğrultusunda yaşayan toplumlar, manevî feyizler ve ruhsal zevklerle ibadetlerini yapıp, dünyada ve âhirette mutlu olurken...
    Peygamberlerinin öğütlerini dinlemeyen ve ilâhî emirlere isyan eden sapık ve putçu toplumlar da ilâhî gazabla helâk olup giderlerdi.
    Son peygambere gelince!..
    Yüce Allah şöyle buyuruyor: "(Ya Muhammed!) Seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı (peygamber) olarak gönderdik." (Sebe, 28)
    Hicret olayı ile Mekke müşriklerinin baskıcı rejiminden kurtulan ve Medine'de olağanüstü bir coşku ile karşılanan Hazret-i Muhammed, beş vakit namazı Mescid'de sahabeleri ile birlikte kılıyor ve onları her açıdan tam bir müslüman olarak yetiştiriyordu.
    Ancak, son peygamber olan Hazret-i Muhammed için bunlar yetersizdi. Çünkü O, yalnızca Mekke ya da Medine halkına değil, ırk, renk, dil, ülke ve kıta ayırımı olmaksızın bütün insanlara gönderilen son peygamberdi.
    Yeryüzündeki bütün insanlara, yüce Allah'ın rahmetini müjdeleyici ve azabından uyarıcı peygamber olarak gönderilen Hazret-i Muhammed'in, köşesine çekilip mescidde oturması ve yalnızca Medine'deki müslümanlarla ilgilenmesi yeterli olamazdı. Çünkü O, son peygamberdi ve ondan sonra yeryüzüne başka peygamber gelmeyecekti.
    Son peygamber olan Hazret-i Muhammed'in Medine'nin dışına çıkması ve komşu kabilelerden başlayarak, durmadan, dinlenmeden çalışması ve ulaşabildiği bütün toplumlara İslâm'ı tebliğ etmesi temel görevi idi.
    Çünkü yüce Allah şöyle buyurdu:

    "Ey Resül (üm, Muhammed'im) sana Rabbinden indirilenleri tebliğ et. Eğer etmezsen, Rabbinin verdiği peygamberliği yapmamış (ve sorumlu) olursun." (Mâide, 67)
    Hazret-i Muhammed, hicret olayından sonra, Medine'de çok rahat ve huzurlu bir ortama kavuşmuştu ama, Medine dışındaki insanlar ne olacaktı? Onlar da O'nun ümmeti idi!..
    Bu ortamda köşesine çekilip evinde ya da mescidde oturamaz ve yalnızca Medine'deki müslümanlarla ilgilenip, diğer insanları sapık inançları ve sapık yaşantıları ile başbaşa bırakamaz ve görevini ihmal edemezdi. Çünkü peygamberlerin de sorguya çekileceği bir gün vardı.
    Bu nedenle sevgili Peygamberimiz, sahabeleri ile birlikte Medine dışına çıkmaya, komşu kabilelerden başlayarak, kabile kabile dolaşmaya ve ilâhî emirleri tebliğ etmeye başladı.
    Mekke döneminde, Mekke müşriklerinin korkunç baskısı altında güçlükle tebliğ görevini yapan Hazret-i Muhammed,
    Şimdi de Medine dışında, çöl doğasının ağır koşulları altında tebliğ görevini yapıyor ve insanları İslâm'a davet ediyordu.
    Özel uçağı ve klimalı arabası olmayan Hazret-i Muhammed, deve üzerinde zamanla yarışıyordu.
    Güneşte ısınan sıcak suları içerek ve kupkuru arpa ekmeğini yiyerek ıssız çöllerde dolaşıyor ve en uç noktalara kadar İslâm'ı taşımaya çalışıyordu.
    Bazen aç, susuz, uykusuz, kalıyor, bazen de amacını anlamayan ve kendilerine saldıran müşriklerle savaşma zorunluluğunda kalıyordu.
    Hazret-i Muhammed'in ve sahabelerinin olağanüstü çalışmaları ile İslâm hızla yayılıyor ve müslümanların sayısı çığ gibi büyüyordu. Özellikle Mekke'nin fethinden sonra, insanlar bölük bölük İslâm'a gelmeye başladı ve kısa zamanda Arap Yarımadası'nın tamamına yakını İslâmlaştı.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349