Oruç kuyusunda sabret ki; Yusuf gibi aşk Mısır’ında aziz olasın.
Ramazan sadece nefsin değil tüm organların terbiye edildiği aydır. Böylece insanı şeytandan uzaklaştırır, Allah'a yakınlaştırır. Ramazan arınma ayıdır. Vererek bereketlenme ayıdır.

Bu ay boyunca yaptığımız ibadetler, gözterdiğimiz güzel ahlak yalnızca Ramazan ayına özel olmamalı. Hiçbir çıkar beklemeden yalnızca Allah rızasını a
rama, O’nun sınırlarını koruma konusunda sadık ve kararlı olmalıyız. Aksi halde ‘Allah’a bir ucundan ibadet eden’ kişilerin durumuna düşebiliriz. Bu tehlikeye karşı dikkatli olalım; her adımımızı “Allah’ı mı razı ederim yoksa şeytanı mı memnun ederim?” düşüncesiyle atalım ve her zaman vicdanımızı tam kapasitede kullanalım.

Mümin, özellikle bu ayda Allah’ın hoşnutluğunu kaybedecek bir davranışta bulunmaktan ve nefsinin sınır tanımaz kötülüklerinden sakınır. Hayır düşünür ve salih amellerde bulunur. Allah’ın gizlinin gizlisini ve içindekini de bildiğini kavramış olduğundan, bu ahlak özelliklerinden hiçbir durumda taviz vermez. Mümin, bu özel nefis terbiyesinin nimetlerinden hayatı boyunca yararlanır. Aczini görür, manevi derinlik ve güzel ahlakı kazanır.

Peygamberimiz(sav), müminlerin sahip olması gereken güzel ahlakın önemini, “Ruhumu kudret altında tutan Allah’a yemin ederim ki cennete sadece güzel ahlak sahipleri girer.” (Tirmizi; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din) hadis-i şerifiyle haber verir. Müminler bu üstün ahlak özelliklerine sahip olmak için gayret gösterir ve güzel özelliklerini gördüklerinde birbirlerine cenneti hatırlatırlar.

“Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir… Oruç kuyusunda sabret ki; Yusuf gibi aşk Mısır’ında aziz olasın.” (Mevlana Celaleddin)

fuat turker