+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası
Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By £laf

Dünyada Zulmedip Ahirette Merhamet mi Bekliyorsunuz?

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Dünyada Zulmedip Ahirette Merhamet mi Bekliyorsunuz? Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Dünyada Zulmedip Ahirette Merhamet mi Bekliyorsunuz? O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi. (Bakara Suresi, 165) Zulmedenler, içinde bulundukları refahın peşine düşen, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi istek ve tutkularına uyan suçlu-günahkarlardır. Adaletle hükmeden Allah, sonsuz adaletiyle ...

  1. #1
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.612
    Tecrübe Puanı
    10

    Post Dünyada Zulmedip Ahirette Merhamet mi Bekliyorsunuz?

    Dünyada Zulmedip Ahirette Merhamet mi Bekliyorsunuz?


    O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi. (Bakara Suresi, 165)

    Zulmedenler, içinde bulundukları refahın peşine düşen, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi istek ve tutkularına uyan suçlu-günahkarlardır.

    Adaletle hükmeden Allah, sonsuz adaletiyle bütün insanlara uyarıcı gönderir ve dünyada öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar süre verir. Ancak yaşadıklarından ders çıkarmayan, öğüt almayan dolayısıyla da kendisini düzeltmeye kalkmayan kişi için, pişmanlıkla ne kadar yalvarsa da ahirette hiçbir yardımcısı yoktur.

    Kuşkusuz Allah, zulmedenler üzerinde de adaletini tecelli ettirir. İnkârcıların tüm nankörlükleri, isyankârlıklar ve işledikleri zulümler, Allah huzurunda hesap anında kendilerine geri döner. İşte o gün, '...zulmedenlerin ne mazeretleri bir yarar sağlayacak, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecektir.' (Rum Suresi, 57)

    Yugoslavya eski diktatörü Tito'nun son günlerinde söylediği bazı sözler zulmedenlerin yaşadığı ruh halini oldukça iyi yansıtır: "Ben ölüyorum artık... Ölümün ne derece korkunç bir şey olduğunu size anlatamam... Toprağa karışmak ve dönmemek üzere gidiş... Ben öldükten sonra toprak olacaksam, diriliş, ceza ve mükâfat yoksa benim yaptığım mücadelenin değeri nedir?"

    Yoldaşlarımın kalplerine gömülecekmişim veya unutulmayacakmışım yahut alkışlanacakmışım, neye yarar? Ben mahvolduktan sonra beni alkışlayanların takdir sesleri, kabirde vücudumu parçalayan yılan ve çıyanları insafa getirir mi? Söyleyin bu gidiş nereye? Bunun izahını Marks, Engels, Lenin yapamıyor. İtiraf etmek zorundayım: Ben Allah'a, Peygambere ve ahirete inanıyorum artık. Dinsizlik bir çare değil. Düşünün şu kâinatın bir yaratıcısı, şu muhteşem sistemin bir kanun koyucusu olmalıdır...

    Bence ölüm de son olmamalıdır... Mazlumca gidenlerle zalimce ölenlerin bir hesaplaşma yeri olmalıdır. Haklarını almadan cezalarını görmeden gidiyorlar. Böyle keşmekeş olamaz. Ben bunu vicdanen hissediyorum. Öyle ki, milyonlarca suçsuz insana yaptığımız eza ve zulümler şu anda boğazıma düğümlenmiş bir vaziyette... Onların "ah"larına kulak verecek bir merci olmalı...Yoksa insan teselliyi nereden bulacak? Bunların bir açıklaması olmalı..."

    Tito'dan aktarılmış olan bu cümleler, zalimlerin ölüm anında hissettiklerini açıkça ortaya koyar. Tıpkı Firavun gibi. O da Kızıldeniz'in sularına gömülürken, "İsrailoğulları'nın kendisine inandığı (İlah'tan) başka İlah olmadığına inandım ve ben de Müslümanlardanım." (Yunus Suresi, 90) demiştir.

    Allah sonsuz bağışlayıcıdır ve tevbeleri kabul edendir; ancak tevbe ölüm anında edilirse kabul edilir mi? Kur'an'ın, "tevbe; ne, kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil... (Nisa Suresi, 18 ) ayetinden açıkça anlaşılır ki; hayır!.. Allah, hatasından dolayı hemen pişman olan, samimi bir şekilde bağışlanma dileyen, tevbe eden ve o günaha tekrar dönmemekte kararlı olan insanı bağışlar:

    "Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir." (Maide Suresi, 39)

    Allah'ın Gaffar (merhametlilerin en merhametlisi), Halim, (kullarına karşı çok yumuşak olan) ve Tevvab (bağışlayan ve esirgeyen, tevbeleri kabul edip günahları iyiliklere çeviren) isimleri, ne denli büyük günah işlemiş de olsa pişmanlık duyan ve samimi tevbe edip Rabb'ine yönelen kulları üzerinde tecelli eder.

    Ancak dünyada yapılan hataların, işlenen günahların ölüm anında olduğu gibi öldükten sonra da -Allah'ın dilemesi dışında-bağışlanması mümkün değildir. Zamanı belli olmasa da her insan bir gün mutlaka ölecek ve dünyada yapıp ettiklerinden Rabb'i huzurunda sorgulanacaktır. Bu yüzden insan, yaşamını dikkatle gözden geçirmelidir.

    Dünyadaki ömrü süresince insan, Allah'tan ve yaratılış amacından uzak, kayıtsız ve şuursuzca yaşayarak kendisine de zulmeder. Kendisine ya da çevresine karşı zulüm içerisinde yaşayan kişilerin, ahirette merhamet beklentisi içinde olmalarının yanılgı olduğu ise açıktır. O zulmetmekte olanlara,"Sürekli azabı tadın" denilecek. Kazandıklarınız dışında, bir başka şeyle mi cezalandırılacaktınız?" (Yunus Suresi, 52)

    Allah kullarını, yaşadıkları sürece çok çeşitli yollarla cehennem azabına karşı uyarır. Kur'an'da tüm detaylarıyla tarif ettiği azaptan insanları sakındırır. Her insanın cehennem ve bitmeyen azabı konusunda bilgisi vardır. Dünyadayken yapılan uyarıları, verilen öğütleri göz ardı eden kişiler, onun içinde pişmanlıkla şöyle seslenirler:

    İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım." Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur. (Fatır Suresi, 37)

    Zalimler kazandıkları dolayısıyla korkuyla titrerler; yaptıkları da üstlerine çöküvermiştir. Cennet gibi cehennem de Allah'ın sonsuz adaleti gereğidir. Şu kesin bir gerçektir ki, zalimler o gün merhametle değil, kendi yapıp ettiklerinin acı sonucuyla karşılaşacaklardır.

    "Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu 'hor ve aşağılık' kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur." (Ali İmran Suresi, 192)


    Yazar:
    elfice

    Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım

    Aklımdan çıkmasın diye, kalbime tembihledim;- Fânisin ! Acizsin ! Emanetsin !


    Bugün hazirim olmeye diyebilecek miyiz acaba?

+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349