+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By £laf

Müslüman misiniz? Gerçekten mi?

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Müslüman misiniz? Gerçekten mi? Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Müslüman misiniz? Gerçekten mi? İlkadım bir mekteptir. Bizleri Mekteb-i Ula’da buluşturan Rabbimize hamd olsun. Mektep olmadan medrese olmaz, İdris olmadan müderris olunmazmış. Mektep içinde kâtip olmak da vardır, talebe olmak da. Mektup yazmak ve okumak da vardır, mükatebe olmak da tabii. Lakin bu menzilde sırtına sıfır yükletilmiş ‘humurun müstenfirah’ olmak ...

  1. #1
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.757
    Tecrübe Puanı
    10

    Post Müslüman misiniz? Gerçekten mi?

    Müslüman misiniz? Gerçekten mi?

    İlkadım bir mekteptir. Bizleri Mekteb-i Ula’da buluşturan Rabbimize hamd olsun. Mektep olmadan medrese olmaz, İdris olmadan müderris olunmazmış. Mektep içinde kâtip olmak da vardır, talebe olmak da. Mektup yazmak ve okumak da vardır, mükatebe olmak da tabii. Lakin bu menzilde sırtına sıfır yükletilmiş ‘humurun müstenfirah’ olmak yoktur.

    Alın size uzaklardan bir mektup!.. Bakın mazrufa!.. Burgau’dan bir Katib-i Kasri aklını nereye çelmiş, kalemini nasıl ve neye oynatmış aceba? Millete “Müslüman mısınız?” diye soruyor.Hoppala!... Müstef`ilatün müstef`ilatün!...

    Evet, cevap verin lütfen ey Mekteb-i Vükela. Evet mi? Hayır mı?Cevabınız Hayır ise ki -tahayyül edemem- sözüm yoktur. Lakin cevabınız Evet ise;“Tabi ki evet Müslümanız, elhamdülillah.” diyorsanız, güzel... “Peki, ne kadar Müslümansınız?” diyorum!…

    “Sen de kimsin bre Meşreb-i Ukela? İblis iken Şeytan mı oldun?” demeyin; zira bendeniz içinizden biriyim. Fihi ma fih cinsinden.Tamam, uzatma al sana cevap: “Müslümanım tabii ki. Hem de kocaman!.. Bir minare boyu!... Sapına kadar!... Yere ve göğe sığmayacak kadar!...” Bütün bu cevaplar kesretten kinayedir. Lakin gerçekten ırak maalesef. Iraktır Babıâli’nin yolları.

    Siz hiç Mekke’ye, Medine’ye, Kudüs’e, Şam’a, Bağdat’a, Kahire’ye, İstanbul’a, Kurtuba’ya, Semerkand’a, Hindistan’a yahut Yemen’e gittiniz mi? İslam’ın kalelerini, başkentlerini ve güzel şehirlerini gezdiniz mi?
    Kabil ve Kerbela nedir, nerededir, bilir misiniz? Ehl-i Beyt’e selam verdiniz mi? Muharrem ayında suyun kimyadaki formülünü, tarihteki yeri ve önemini çözebildiniz mi? Hidrojen kim?... Oksijen kim?... Mısır gibi patlayan canlı bombalar, Gazze’de cayır cayır yananlar kimler?

    Siz hiç Huzeyfe olabildiniz mi? Yahud yalnızların babası Ebu Zerr!... Ya da cennet hatun Fatıma-tüz-Zehra!... Ebu Bekir ne demek, Ebu Süfyan ne anlamdadır, Ümmül Haram kimdir, lügate baktınız mı? Kufi hattı yazı denemeniz var mı? Şeddad, Saddam, Kaddaf, Kassam, Beşşar!.. Şu isimlerdeki şeddeler dikkatinizi çekti mi? Hangisi idgam-ı bila gunne örneği değil? Ağaran saçlarınızı Merve’de traş edip Safa’lar getirebildiniz mi? Hicaz makamından mecaz türküler okuyabiliyor musunuz? Arafat’tan inip Müzdelife’den geçerken zaman ayarlı saatiniz sıfırlandı, ananızdan yeniden doğar gibi doğdunuz, lakin bizden doğup türeyenler neden ölüyorlar ve öldürüyorlar sebebini de bilmeden?!...


    Kader deyip geçmek kolay!... Hani Mina’da atılan yedi büyük taştan birisi haksız yere adam öldürmekti? Âdem gibi saf, Havva gibi evsaf olmayı denediniz mi? Sade bir Âdem olabilseydik Havva ve nesli ardımızdan gelecekti… Fabrika ayarlarına dönebildiniz mi? Hard diskiniz kaç cigabayt ölçtünüz mü? Arafat’tan Müzdelife’ye, Mina’dan Ağrı Dağı’nın eteklerine inerek; Babil Kulesi’nden İpek Yoluna kadar yalın ayak baş kabak yürüdünüz mü?

    Zemzemle birlikte Fırat’ın tatlı suyundan içip, Dicle ve Diyar-ı Bekir üzerinden Marmara’ya geçebildiniz mi? En azından zihnen!... Yollar üzerinde neleri ve kimleri gördünüz? Batıya doğru esen kader rüzgârı, önüne neleri ve kimleri katmış götürüyordu? Batıya doğru akan nehirlerin yatağında kimler yatıyordu?


    İnsanlığın ortak hafızasına isimlerini altın harflerle kazıyan adam gibi adamların adımlarından n’aber?Şu ilk Müslüman Adem aleyhisselam atamız ile mahlukatın diline tercüman olan cihan padişahı Süleyman aleyhisselamdan mesela!…Kısas-ı Enbiyada anlatılan fakat hayatları çelik kasa misali saksılarımıza sığmayacak kadar büyük Müslümanlardan!…


    Yaptıkları işler ve bıraktıkları eserler sebebiyle Rabbimizin çağlar sonra insanlığa sunduğu en son evrensel mesajının pasajları arasında özel isimleriyle yad edip hatırlanmasını istediği ve kendilerine bizzat kendi lafzi kelamıyla Selam verdiği insanlığın ikinci atası kabul edilen Nuh aleyhisselamdan!... Harran Ovası Urfa’da Nemrut tarafından ateşe atıldığı halde “Bana Allah’ım yeter” diyen İbrahim aleyhisselamdan!… Rabbine, anaya babaya itaat için bıçağın altına yatan İsmail aleyhisselamdan!…

    Evlat acısıyla gözünü kaybetse de “Fe sabrun Cemil” diyerek teslim olan Yakub aleyhisselamdan!… Allah sevgisini kalbinde büyüten Davud aleyhisselamdan!…Eski Mısır’ın Firavnı 2. Ramses’e hodri meydan okuyan Musa aleyhisselamdan!…Hazret-i Muhammed Mustafa’yı Filistin’de müjdeleyen 30 yaşında bir civan; İsa aleyhisselamdan!…Ve onun mucize doğumuna gebe olan iffet ve haya timsali deniz yıldızı Meryem’den!...

    Silsilenin son halkası ve Kainatin Efendisi adı güzel kendi güzel Muhammed aleyhisselamdan!… İsimleri, şekilleri, şakulleri, suretleri ve siretleri, cisimleri ve cevherleri hepsi Müslüman; özü, sözü, gözü ve dizi doğru Müslümanlardan!… Onların dünyada yetişmelerine vesile olan aba ve ecdadından, izlerini takip eden nesillerinden, bir de onları görmediği halde onlara sevgi besleyen kardeşleri yani kader ve kederde bir olan dostlarından!...
    Gelelim güneşin gece gündüz heykellerini erittiği, yağmurun isimlerini sildiği hece taşlarının altında yatan taştan adamlara!... Gelenden geçenden umdukları bedava yasin, fatiha ve ihlas-ı şerifler ile kolay bir hesabı, sağdan verilen bir kitabı, altlarından ırmaklar akan cennetleri ve üstelik huri kızlarını bekleyen mumyalara!..

    “Müslüman’ım amma şeriate karşıyım” diye bağıra bağıra yoğun bakım ünitelerinde nevresim geverek terki diyar eden Müsselmann’lara!... Teşvikiye Camiinde sevenleri tarafından kılınan ilk ve son bir cenaze namazı ile Karacaahmet Mezarlığında medfun olmayı büyük bir marifet ve lütuf olarak gören bakar körlere!... Sorsan herkes Müslüman fakat ortada ne namaz var, ne niyaz!... Kubbeli camiler, üç şerefeli çifte minareler, nihavend makamında ezanlar var lakin göğe yükselen ruh yok!... Sade bir şekil var, şakül yok!... Asansör bozulmuş, manevi mirac yok!... Vıcık vıcık yağ, kaçak mazot gibi kokan ıtır, ucub, riya, süm’a, düm’a, hubbi cah, tuli emel çok!... Dosya hazır evrak yok!... Oruç ibadetiyle herkes Reyyan kapısından Turkuaz halılarla cennete girmek sevdasında lakin israf infaktan çok!... Top Modeller umre yolunda yarışta, lakin dönüşte yine edep yok, haya yok!...

    Aynı tas aynı hamam, Hacı Şakir’in varsa dök dök yıkan!... “Hac yolu genç yolu” deniliyor lakin işin turistik ve seyahat yönü kastediliyor!..

    Müslümanların hangi sorunu halledildi inşaat ve enkazdan başka? Hani Hac Müslümanların yıllık kongresiydi? Hani kendi mahallemizde salyangoz satılmayacaktı? Sadaka ve iyilikler maalesef istismarcıların tekelinde namus ve oy avcılığına dönüşmüş!...

    Elimizde bir kelime-i şehadet kaldı İslam’ın temeli, onun da yerini bilmiyor Ataköy’lü Damat Ferit! Nikah masasındaki hoca ve şahitlerin huzurunda kızın anasına soruyor, nerden ve nasıl getirileceğini!…
    Öte yandan gözünü kan ve hırs bürümüş inkârcılar çeşitli siyasi plan, sosyal proje, laik düzen, politik hesap, döner dolap, hain entrika, hile ve kumpas, savaş ve terör, reklam ve tanıtım, medya ve basın yolları ile kendilerinden daha zeki ve çalışkan, daha temiz ve kaliteli, daha doğru ve değerli milletleri disiplinsiz hareket ettikleri, birlik ve beraberlik içinde adım atmadıkları için kolayca kendi hizmet ve vesayetleri altına alıvermişlerdir.


    Hatta sermayelerinin sadakatli bekçilerinin ellerindeki ekmeği de midelerine indirmişlerdir. Ağacı kökünden söküp almak için dibine can suyu vererek kendi saltanat, şatafat, debdebe ve ihtişamlarını emek yorgunu yoksul ve gariban ülke halklarının omuzlarına yükletivermişlerdir. Ancak maymun hala uyanmamıştır. Akan sular uyumuş lakin düşman uyumamıştır.
    Günümüz dünyasının en meşhur halı, kilim ve resim sergileri, bilim ve teknoloji fuarları, enerji üretim ve dağıtım şebekeleri, en güçlü medya basın ve yayın kuruluşları, en popüler reklam ajansları ve tanıtım firmaları, sinai ve ticari işletmeler, endüstriyel kuruluşlar, ticaret-siyaset-kültür ve sanat merkezleri, borsalar ve sermaye piyasaları nasıl olmuş da elimizden çıkmış, oturup kara kara düşünmeliyiz.

    Yeni Evliya, Kâtip, Süleyman ve Hezerfan Ahmet Çelebiler, Piri Reisler, Uluğbeyler, Lokman Hekimler, dünyaya hükmeden Kanuniler yetiştirmeliyiz.
    Peruklu değil sarıklı Mücahitler yetiştiren yeni Nizamiye Medreseleri, Sahn-i Semanlar inşa etmeliyiz. Yenidünya düzenini bizler kurmalıyız. Eskiden böl, parçala ve yut diyorlardı. Şimdi ise kes, kopyala, yapıştır ve gönder gitsin diyorlar. Dikkat etmeliyiz. Hani Yüce Rabbimiz yeryüzünün mirasını salih kullarına bırakmıştı? Hani O, insanı kâmili halifem diye takdim etmişti? Anlamalıyız. Hani O dinine ve kitabına hizmet edenlere yardım edecekti? Aklımızı çalıştırmalıyız?

    Dindarlığı ve Müslümanlığı ibadet hayatına hasredip sosyal hayatı, hukuku ammeyi, siyaseti nasıl ve niçin ihmal ettik? Kendimizi sorguya çekmeliyiz. İslam âlemi bu gün topyekûn bir kimlik bunalımı yaşamaktadır. Müslümanların bu vahim ve hazin durumu kendilerine doğuştan takdim edilen gerçek Müslüman kimliğini buluncaya kadar devam edecektir.
    İnsan; markası isminde, patenti kalbinde, karakutusu Acbüz Zeneb’inde, hafıza kartı aklında, barkodu alnında, kaderi boynunda, genetiği kanında, kimliği dilinde, kişiliği özünde, hayası gözünde ve şifresi Kur’an’da saklı aşikâr bir varlıktır.

    İnsanın ismi markasıdır.
    Ahmet, Mehmet, Ayşe ve Fatma isimleri marka isimlerdir. İsim demek, cisim demektir. Cisim demek cevher demektir. En iyi reklam malın kendisidir. İnsanın patenti kalbindedir “Made in Allah” der durur. Zaman ayarlı köstekli bir saat misali ecel vaktine kadar işler durur.

    İnsanın kopyalanmasına ve genetiğinin değiştirilip klonlanmasına izin verilmemiştir. Telif hakkı ve patenti Allah’a aittir. Zira ibda ve inşa, ihya ve imate, terzik ve takdir Allah’ın asli fiillerindendir. Bilim ve teknolojide sözde zirveye tırmanan zırvalar bu fiilleri mutlak manada kendilerinde görmeye başladıklarında Firavun, Haman ve Karun gibi helak olmuşlardır.

    Tek tip insan modeli icad etme üzerinde çalışan toplum ve kaldırım mühendisleri tarihin her döneminde yanılmışlardır. Çünkü Allah her insanı aynı kalıpta (aynı sıfat ve formatta) yaratmış ancak her kalbin seri numarasını farklı özellik ve güzellikte dizayn etmiştir. Kalp, doğru ve yanlış bilgilerin onay merkezidir. El değmeden imal edilmiştir. Ana rahminde başlayan süreçten itibaren insana el değdikçe başkalaşmakta ve ötekileşmektedir. İmanın yeri kalptir. Kalbin marazı eğriliktir. Kalbi selim kozmik âlemdeki kevni ayetleri okuyacak ve anlayacak kadar donatı ve dataya sahiptir. Yeter ki insana dışarıdan yanlış bilgi verilip ters giriş yapılmasın.

    İnsanın kara kutusu omuriliğin kuyruk sokumundaki son halka bir kemik olan Acbüz Zeneb’tir. Çürümez paslanmaz, yanmaz, kırılmaz. Vel ba’sü ba’del mevt işte bu kemik ile oluşacaktır. İnsan aklı hafıza kartıdır. Ne bodus kartına ne de limiti dolmuş kredi kartına benzer!... Havsala aklın gücü, hançere ağzın çapıdır. Havsala ve hançere bilgi depolamada çok önemlidir. Hafızasını kaybeden milletler telef olur giderler. Dil ve Tarih yaşayan canlı hafızadır.

    İnsanın barkodu -affedersiniz ne mal olduğu- alnında yazılıdır. Alın yazısı dedikleri aslında insanın fiat etiketidir. Alınlardaki secde izlerini ve günah kirlerini okuyan nurani “rakibun atid” optik okuyucular vardır. Namazda iken secde halinde, oruçlu iken iftar vaktinde, vakfede iken Arafat çadırında, tavaf esnasında Hacer-ül Esved`i selamlarken simalardaki derin ve ince çizgiler okunur. Öte yandan kebair ehlinin kirli işleri istim çırası gibi alınlarına yansır. Gönün rengi bedende lakin gönlün rengi alınlardadır. Adına Sıbğatullah denilen orjinal kökboyası alınlara vurulmuştur. Helal kazancın bereketi terleyen alınlardan akar olur.

    “Nasiyetin, kazibetin, hatieh” olanlar; Malik ve Zebanilere teslim edilirken, yüzlerinde Kur’an nuru ve alınlarında secde izi olanlar da Rıdvan ve Hazene-i Cennet’e emanet edilirler. Gerçek “Duyuf’ur Rahman” olanlar bunlardır.


    İnsanın kaderi de esasen boynuna asılmış bir muska yahut rızkını ve ecelini içeren bir CD gibidir.
    Sahibini alır götürür, çekip çevirir. Kimse kaderinden kaçamaz. Kimse kaderi zorlayamaz. Kadere iman eden kederden emin olur. Müslüman, iradesini Allah teslim eden insandır.İnsanın genetiği kanında ağrı ve acısı canındadır.

    Muhtaç olduğu kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur. İnsanın kan grubu tespit edilmeden kan nakli bile yapılamaz. Düşünebiliyor musunuz her aracın/pardon insanın enerji kaynağı yakıtı ayrı ayrı.

    İnsanın kimliği ağzındaki dilinde kişiliği ruhundaki özündedir. Utanma duygusu da dizinde değil gözündedir.İnsanın şifresi Kur’an’dadır. Zira Kur’an; insanın ölçeğidir, kantarıdır. Hülasa; her insan istisnasız doğuştan ergenlik dönemine kadar Müslümandır. Amenna, lakin asıl olan Müslüman kalabilmek, Müslüman olarak yaşayıp Müslüman olarak ölebilmektir. Nasıl yaşarsak öyle dirileceğimize göre; nefsimizi ve neslimizi Kur’an’da tarifesi sunulan fabrika ayarlarına göre yeniden güncellemeliyiz.

    Cemşid’in Hurşidi olmalıyız.
    Kalpazanlar ve şirketin büyük ortağı Ezazil, GDO tipi multikültür yeni sürüm malları piyasaya sürmektedir. Bir naylon ördek; birkaç alçıdan kabartma keklik; bir de hoparlörden sahte alageyik sesi!... İşte Müslüman avcılığı ve işte can pazarı!.. Bize Katar’da, Riyad’da, Tahran’da, Davos’da, Roma’da, Berlin’de, Londra’da, Kremlin’de, Brüksel’de, Pekin’de, Newyork’larda sahiden vahid dakka /one minute /eine moment Kollege diyebilecek, ehli salibin 300 yıllık oyunlarını bozabilecek evsafta, vaslen ve vakfen sabit, kelime-i müşeddede, ismi ile müsemma, Kur’an ve sünnet üzere yaşayan Müslüman adamlar gerek. Müslüman gibi görünüp de Keşişe benzeyenlerden uzak durmalıyız.

    Allah’a emanet olun, Müslüman kalmaya bakın. Aksi takdirde sakın ölmeyin. Malik’in hiç şakası yok. Zebaniler ise ellerinde birer kara liste Haviye ve Hutame’nin önünde bekliyorlar. Mazeret ve şikâyetler geçersiz. Leyla’ya para basmak yok, kefalet yok, şartlı tahliye yok, avukat yok, yalancı şahit yok, boyalı basın yok, yandaş medya yok, bir daha dünyaya geri gelmek de yok. Mademki bu can tendedir, fırsat eldedir. Gelin hep birlikte fabrika ayarlarına geri dönelim.

    Yazar: Hamdi Öz Köşe:
    Kapak

    Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım

    Aklımdan çıkmasın diye, kalbime tembihledim;- Fânisin ! Acizsin ! Emanetsin !


    Bugün hazirim olmeye diyebilecek miyiz acaba?

  2. #2
    Moderator sabır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    1.195
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Müslüman misiniz? Gerçekten mi?

    Müslüman gibi görünüp de Keşişe benzeyenlerden uzak durmalıyız.

    Allah’a emanet olun, Müslüman kalmaya bakın. Aksi takdirde sakın ölmeyin.
    Malik’in hiç şakası yok. Zebaniler ise ellerinde birer kara liste Haviye ve Hutame’nin önünde bekliyorlar. Mazeret ve şikâyetler geçersiz. Leyla’ya para basmak yok, kefalet yok, şartlı tahliye yok, avukat yok, yalancı şahit yok, boyalı basın yok, yandaş medya yok, bir daha dünyaya geri gelmek de yok. Mademki bu can tendedir, fırsat eldedir. Gelin hep birlikte fabrika ayarlarına geri dönelim.
    Evet dönüş olmayan bir yol ALLAH teala bizleri can tenden çıkmadan uyandırı inşaALLAH yoksa halimiz ne olur ..teşk.
    Sendeki üç şeyi görebilene güven.

    Gülüşünün ardındaki kederi, öfkenin ardındaki sevgiyi ve sessizliğinin ardındaki nedeni...

    Hz.Ali (R.A.)

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Gerçekten ilginç resimler
    By £laf in forum Ilginc Resimler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 05-14-2013, 01:31 PM
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-26-2011, 09:40 PM
  3. Peygamber efendimizi gerçekten sevebilseydik
    By Karani in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-21-2011, 01:16 PM
  4. Kabir azabı gerçekten var mı
    By DeMir in forum Ahiret gününe iman etmek
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-28-2010, 01:37 PM
  5. Hayat gerçekten zormudur...
    By gultanesi in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08-19-2009, 06:57 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379