+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Hz Ömer (ra.)'in İlmi Ve Kültürü

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Hz Ömer (ra.)'in İlmi Ve Kültürü Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Hz Ömer (ra.)'in İlmi Ve Kültürü Ömer (ra.)'in İlmi Ve Kültürü Dünya ve din işleriyle ilgili olarak onun ilmi öyle bir mertebeye varmıştı ki, daha sonra gelen halifelerden hiçbiri onun vardığı mertebeyi elde edemedi. Bu*na birçok etken yardımcı olmuştu. Bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz: Fıtraten hazırlıklı oluşu, İslâm'dan önceki ilk çağları, ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.109
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Hz Ömer (ra.)'in İlmi Ve Kültürü

    Ömer (ra.)'in İlmi Ve Kültürü

    Dünya ve din işleriyle ilgili olarak onun ilmi öyle bir mertebeye varmıştı ki, daha sonra gelen halifelerden hiçbiri onun vardığı mertebeyi elde edemedi. Bu*na birçok etken yardımcı olmuştu. Bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz: Fıtraten hazırlıklı oluşu, İslâm'dan önceki ilk çağları, uygun yaşı. Gerek İslâm'ı kabul ettiği gerekse hilâfeti kabul ettiği zaman olarak sayabiliriz. Buna ilâve olarak uzun süren istikrarlı hüküm devresini zikredebiliriz. Bu sırada hiçbir otorite onunla çekişmeye ve tartışmaya girmediği gibi, ona hayatın bütün branşlarında içtihad etmesini sağlamıştı. O bu ilmiyle mücerred teorik daireden canlı tatbik sahasına çıkmıştı.
    Bugün dünyanın birçok yerinde "İlim hayat içindir" ambleminin yükseldi*ğini biliyoruz. Gerek hayatında gerekse ölümünden sonra Ömer (r.a.)'in ilmi kadar insanlığa fayda sağlayanını bulmak mümkün değildir. Bu manaya delâlet eden Resulullah (s.a.v.)'tan rivayet edilen hadislerin en meşhurları şunlardır:
    Abdullah b. Ömer'in rivayetine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    "Ben uyurken içinde süt bulunan bir kadeh bana verildi. Bu kadehten içtim. O kadar ki tırnaklarımdan sızdı. Geri kalanını Ömer b. Hattab'a verdim."
    Kendisine bunu nasıl te'vil edersiniz, diye sordular. Resulullah şöyle cevap verdi:
    “İlim”
    d- Ebu Said et-Hudrî'nin rivayetine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur:
    "Ben uyurken halk kendilerini bana takdim ediyorlardı. Ve üzerlerinde gömlek vardı. Kimisinin gömleği göğsüne kadardı, kimisinin ise daha kısaydı. Ömer b. Hattab geldiğinde gömleği yerde sürükleniyordu."
    Kendisine bunu nasıl te'vil ettiniz ey Allah'ın Resulü, deyince şu cevabı verdi:
    “Din.”

    c- Ebu Ümame el-Bahılî'nin Resulullah (s.a.v.)'dan rivayetine göre şöyle buyurdu:

    "Cennete girdim, sonra cennetin sekiz kapısından birinden çıktık. Cennet kapısında iken kendimi terazinin bir kefesine, ümmetimi de diğer kefesine koy*dum. Ben ağır geldim. Sonra Ebu Bekir (r.a.) getirildi. Onu bir kefeye, bütün ümmetimi diğer kefeye koydum. Ebu Bekir (r.a.) ağır geldi. Daha sonra Ömer (r.a.) getirildi. Onu bir kefeye bütün ümmet diğer bir kefeye kondu. Ömer (r.a.) ağır geldi."
    Abdullah b. Ömer'in rivayetine göre Resulullah şöyle buyurdu:
    "Rüyada kuyudan kovayla su çekiyordum. Ebu Bekir geldi, bir veya iki do*lu kovayı zayıf bir şekilde çekti. Allah onu affetsin. Daha sonra Ömer b. Hattab geldi ve büyük bir kova çekti. Onun gibi güçlü birini görmedim. Öyle ki herkes içti ve çömeldi."
    İmam-ı Şafii hazretleri bununla ilgili olarak şöyle der: "Ebu Bekir'in zayıf bir şekilde çekmesi, kısa müddetine, erken vefatına, irtidad edenlerle uğraşması sebebiyle fetihlerden uzak kalmasına; fazlalık ise Ömer'in uzun süren halifeliği esnasındaki icraatına delâlet etmektedir."
    Ömer (r.a.)'in kültürünün kaynağı ne idi. Bu soruya cevap vermek üzere de*riz ki, onun kültürü İslâm'dan önce başlamıştı. Okuma yazma bilindiği gibi, il*min ve kültürün anahtarıdır. Sire kitaplarının rivayetine göre, o çocukluk ve gençlik yıllarında kendi çağdaşlarına göre, okuma yazma bilmesi sebebiyle üs*tün özelliğe sahipti ve o zaman bunların sayısı oldukça azdı.
    Resulullah (s.a.v.)'a peygamberlik geldiği sırada Kureyş'te sadece on yedi kişi okuma yazma biliyordu.
    [36] Belki bu rakamda bile biraz mübalağa vardır. Vahiy kâtiplerinin sayısı, bazı rivayetlere göre kırkı geçiyordu. Ancak bu, onun aynı zamanda ilim ve kültürün anahtarına sahip olan Kureyş'teki azınlıktan biri olduğunu açıklamaktadır.
    Ömer delikanlılık çağına gelince şiirden zevk aldığı gibi, bazı rivayetlere göre bizzat şiir de yazıyordu, Ikdü'l-Ferid sahibinin rivayetine göre, bir gün Ömer (r.a.), Nabiga el-Ca'diye şöyle söylüyordu:
    “Bana, Allah'ın sana affettiği bazı şarkılarını söyler misin?” dedi. O, ona ait bir parça okuyor ve kendisine bunu söyleyen (yazan) sensin, diyordu. Ömer (r.a.):
    “Evet, el-Hattab'ın develerini güderken söylerdim,” cevabını veriyordu. Ömer b. Hattab Ukaz pazarında ve diğer pazarlarda şairleri dinler, onların şiir*lerinden ezberler, hoşuna gidenleri okurdu. El-Hadi, Hassan b. Sabit, ez-Zibirkan ve arkadaşlarıyla konuştuğu bilinmektedir.
    Babasından ensap (nesepler) ilmini öğrenmiş, bu sahada yetkili bir kişi ol*duğunu gözler önüne sermişti.
    Güzel konuşur ve beyanda bulunurdu. Bütün bu özelliklerinden dolayı, Kureyş tarafını temsilen diğer kabilelere sefir olarak giderdi. Kendisinden önce babasının verdiği hükümler gibi onun hükümleri de çıkan anlaşmazlıklarda rıza sağlardı.
    Kureyş gençlerinin büyük çoğunluğu gibi o da, gençliğinde ticaretle uğraş*mış, belki sahip olduğu katılık ticaretin başkalarına sağladığı faydayı kendisine sağlamamıştı. Bu katılığıyla o, taştan su çıkarmayı başarmıştı. Kureyş'in tabi*riyle toprağı altına çevirmesini biliyordu. Kışın ve yazın yapılan ticaret mevsiminde Yemen'e ve Şam'a gitmekle yetinmeyip İran'a ve Rum'a da gidiyordu. Ancak bu gezilerinde ticaret yapmaktan çok kültürünü geliştirmekle meşguldü. Mes'ûdî "Mürucü'z-Zeheb"de, onun cahiliyet devrindeki gezilerine işaret ede*rek bu gezilerde çoğunlukla Arap emirlikleriyle bir araya gelerek görüşmeler yaptığını belirtmektedir.
    Büyük ihtimalle o, servet kazanmaktan ziyade Kureyş'in sefirliğini yapıyor, Arapların ensabıyla (atalarıyla) ve yine Arapların günleriyle ilgili olan bilgile*rini asrın kitaplarından edindiği kültürle de ilminin gelişmesi için itina gösteri*yordu.[37]
    Ömer (r.a.) İslâm'a girince gerek Mekke'de ve gerekse Medine'de Resul-ü Ekrem'le birlikte idi. Onunla birlikte çalışıyor, din işlerinde ilim öğreniyordu. Bunlardan bazılarını zikrettik. Resulullah hadislerinde kaydetti. Aynı zamanda devlet işleri ile ilgili olarak icraatta bulunuyordu. Yukarıda da belirttiğimiz gi*bi, teorik ilimle tatbikî ilmi bir araya getiriyor, uygulamada ve icraatta bulunu*yordu. Onun ilminin ve kültürünün bazı yönlerini şu şekilde özetlememiz mümkündür:


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349