Onları Allahtan Başkası Bilmez.



Kur'an, Öncekilerin kişileri ve öyküleriyle ilgili kimi olayları Allahtan başka kimsenin bilmediğini belirtmektedir. Bu demektir ki onları İnsanlardan hiçbir kimse bilmez. Yüce Allah buyuruyor: " Nuh, Âd, Sernûd kavmi ve onlardan sonra Allahtan başka kimsenin bilmediği sizden önceki kişilerin haberi size gelmedi mi?"[42]


Ayetteki "Onları Allahtan başka kimse bilmez" sözü, insanlardan herhangi bir kişinin o ayrıntıları bilmesinin kesinlikle mümkün olmadığını ve onları bilmenin sadece Allaha ait olduğunu belirtir. Kur'anı Kerimin bu işareti, bize tarihe bakma, onu araştırma ve değerlendirme konusunda geçerli ve değerli bir ölçü vermektedir.


Şüphe yok ki insanların hayatı için kişilerin yazdığı, kalıba döktüğü ve naklettiği tarih çok yeni olup öncekilerin olaylarından ve ayrıntılarından çok az şey içerirken, sözkonusu olaylar ve ayrıntılardan çok şeyleri de içine almamıştır. Kaldıki doğruyu söyleyen ilahi kaynaklara dayanmayan salt beşeri tarihçiliğe, rivayet edilen materyal hakkında şüpheler uyandıracak haklı eleştiriler de yöneltilmektedir.


Nitekim bu âyetten, öncekilerin tarihinde "kayıp halkalar" diye adlandırılan şeylerin olduğunu öğreniyoruz, insanlık tarihinin kaydetrru iiği ve hiçbir insanın bilmesinin mümkün olmadığı bu kayıp halkaların bilgisini Yüce Allaha bırakmamız, onlara dalmaktan kaçınmamız, Allanın kelamına karşı edepli olmamız, onun bize vereceği şeylerle yetinmemiz, bilimsel ve metodoljik olarak, komin tın uzmanları olarak sözkonusu halkaları Allahm bize bildirmediği sürece bilmediğimizi ve bilmemizin mümkün olmadığını itiraf etmemiz gerekir.


Bazı yazarların ve konuşmacıların bu âyete aykırı davranmayı kendilerine nasıl uygun gördüklerini ve kitap ehlinden daha önce yaşamış kimi kişilerin onları bilebileceğini nasıl düşünebildiğini anlayamıyorum!


Kur'an "Onlardan sonra Allahtan başka k nsenin bilmediği kişiler" derken, yahudiler biz onları biliyoruz,


diyorlarsa ve bu konuda birtakım rivayetler ve ayrıntılar anlatıyorlarsa, onlara nasıl güvenilir?


Kur'anın apaçık ifadesine karşı çıkan ve kesin olarak inkar ettiğini ispat edebileceklerini iddia eden kişileri nasıl tasdik edebiliriz?


Abdullah Ibn Abbas, öncekilerin soylarıyla ilgili konuşan kişilerin sözleri kendisine nakledildiği zaman "Nesjpçiier yalan söylüyorlar" derdi.


Abdullah Ibn Mesud da bu âyete dayanarak c ,.ekilen. soylarını bildiklerini iddia edenlerin yaian soyicuu-söylüyordu.


Hz.Ali'ye bir adam gelmiş ve "İnsanların soyunu eti ı ben biliyorum" demiştir. Ona, Yüce Allanın "Ad, Semi Kes halkı ve bunlar arasında geçen çok nesiller" s&J. > Sördün mü? diye sordu. Adam, ben bunların ço m . nesebini biliyorum, dedi. Bunun üzerine Hz-.Aü 'Sizden öncekilerin, Nuh, Ad, Semud ve Allahtaıı t.


kimsenin bilmediği onlardan sonra gelenlerin haberi size gelmedi mi?" âyetini gördün mü? dedi. Adam sustu ve cevap veremedi