+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

İdarecinin Adaleti

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  İdarecinin Adaleti Konusunu Görüntülemektesiniz.=>İdarecinin Adaleti Ey sultan! Sen, sadece kendi elini zulümden çekmekle yetinme! Kendini zulümden uzak tuttuğun gibi; hizmetçilerini, yakınlarını, görevlilerini ve kapınızı bekleyenleri de terbiye edip güzelleştirmen gerekir. Onların zulmüne razı olma, çünkü sen, kendi zulmünden sorgulanacağın gibi; onların işlediği zulümlerden de hesaba çekileceksin. Nükte: Hz. Ömer, valisi olan Ebu Mûsâ ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.422
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart İdarecinin Adaleti

    İdarecinin Adaleti
    Ey sultan! Sen, sadece kendi elini zulümden çekmekle yetinme! Kendini zulümden uzak tuttuğun gibi; hizmetçilerini, yakınlarını, görevlilerini ve kapınızı bekleyenleri de terbiye edip güzelleştirmen gerekir. Onların zulmüne razı olma, çünkü sen, kendi zulmünden sorgulanacağın gibi; onların işlediği zulümlerden de hesaba çekileceksin.
    Nükte: Hz. Ömer, valisi olan Ebu Mûsâ el-Eşari'ye şöyle bir mektup göndermiştir:
    "En mutlu liderlik, halkına iyilikle; en kötü liderlik ise halkına zulüm ile davrandığında olur. Gevşek ve laubali davranışlardan sakın; çünkü görevli memurların sana uyarlar. Senin durumun, yeşil bir otlak görüp ondan çokça yiyen, hatta onunla iyice beslenen, fakat bunun, kendisinin helakine sebep olacağını bilmeyen bir hayvanın durumuna benzer. Zira hayvan iyi beslendiğinde kesilir ve eti yenilir."
    62
    YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
    İMAM GAZALÎ
    63
    Tevrat'ta şöyle yazılıdır: "Sultan, memurlarının yapmış olduğu zulmü bildiği halde susarsa, bu zulüm sonuçta ondan bilinir; kendisinden hesap sorulur ve cezalandırılır."
    Bir idareci şunu bilmeli: Başkasının dünyası için, dinini ve ahiretini satan kimseden daha fazla aldanan yoktur. İnsanların çoğu, şehvetlerine hizmet ederler. Gerçekten insanlar, şehvetlerine ve nefislerinin kötü arzularına ulaşmak için gizli yoldan bir çok hilelere başvururlar. Devlet işlerinde görevli memurlar da böyledir. Onlar bir takım dünyevî nazlarına ulaşmak için, vali ve idareciyi aldatırlar, zulüm ve haksızlık olan işleri ona güzel gösterirler, böylece hedeflerine ulaşmak için onları ateşe atarlar. Elde edeceği birkaç kuruş için seni ve kendisini ateşe atan kimseden daha kötü hangi düşman olabilir?
    Özetle, halkına karşı adaleti korumak isteyen bir idarecinin, hizmetçilerini ve görev yapan memurlarını adalet üzere tutması, amirlerinin hallerini gözetmesi, ailesinin, çocuklarının ve evinin durumunu görüp gözettiği gibi; onların da geçimlerini görüp gözetmesi gerekir.
    Bunu tam olarak sağlamak için idarecinin önce kendi içinde adaleti koruması gerekir. Bu da, şehvetini ve kızgınlığını aklına ve dinine hâkim etmemesi, aklını ve dinini şehvet ve gazabın esiri yapmaması, hatta bunları aklın ve dinin emrine bağlamasıyla mümkün olur.
    Şunu bilmek gerekir ki akıl, meleklerin cevherinden yani nurdan yaratılmış olup Yüce Allah'ın (c.c) (hüküm-
    lerini yerine getirmekle görevli) bir askeridir. Şehvet ve gazap ise şeytanın (dediklerini yapmaya hazır bir) askeridir. Allah'ın (c.c) ve meleklerin askerini şeytana yenik düşüren kimse, nasıl başkaları hakkında adil olabilir?
    Adalet güneşinin, ortaya çıkacağı ilk yer idarecinin kalbidir. Daha sonra bu güneşin ışığı onun ailesi ve özel çevresi içinde yayılır, sonra bu güneşin ışıkları bütün halka ulaşır. Bu ışığı güneşten başka bir yerde arayan kimse, imkansız bir şeyin peşine düşmüş ve ulaşılmayacak bir şeye heves etmiş olur.
    Ey sultan! Şunu bil ki, adil olman aklının kemalini gösterir. Aklın kemali; her şeyi asıl haliyle olduğu gibi görmen, işin içindeki gizli hakikati bilmen ve onun dış görüntüsü ile aldanmamandır.
    ~n
    Adalet güneşinin, ortaya çıkacağı ilk yer idarecinin
    kalbidir. Daha sonra bu güneşin ışığı onun ailesi ve
    özel çevresi içinde yayılır, sonra bu güneşin ışınları
    bütün halka ulaşır. Bu ışığı güneşten başka bir
    yerde arayan kimse, imkansız bir şeyin peşine
    düşmüş ve ulaşılmayacak bir şeye heves etmiş olur. i
    Ey sultan! Şunu bil ki, adil olman aklının kemalini ı
    gösterir. Akim kemali; her şeyi asıl haliyle olduğu
    gibi görmen, işin içindeki gizli hakikati bilmen ve
    onun dış görüntüsü ile aldanmamandır.
    64
    YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
    İMAM GAZALİ
    65
    Sen dünya hırsı ile insanlara zulmediyorsan, önce durup, dünyadaki maksadının ne olduğuna bir bakman gerekir.
    Eğer dünyadaki gayen güzel yemekler yemekse, bil ki bu, insan suretinde ortaya çıkan hayvanî bir arzudur. Çünkü yemeye aşırı düşkünlük hayvanların tabiatıdır.
    Eğer idaredeki amacın başına süslü taçlar takmak ise, bu durumda sen, kadın tabiatlı birisin demektir. Çünkü süslenmek ve güzel elbiseler içinde zevk almak kadınların işidir.
    Eğer amacın, düşmanlarına olan öfkeni tatmin etmek ise, bu durumda sen, insan şekline bürünmüş bir aslan veya yırtıcı bir hayvan olursun. Çünkü kalpte öfke ve kızgınlık bulundurmak, yırtıcı hayvanların tabiatıdır.
    Eğer amacın, insanların sana hizmet etmesini iste-mekse, bu durumda sen, akıllı görüntüsünde bir cahil sayılırsın. Çünkü akıllı olsaydın, sana hizmet edenlerin bunu ancak karınlarını doyurmak, keyiflerini yerine getirmek ve arzularına ulaşmak için yaptıklarını anlardın. Onların hizmet ve hürmetleri sana değil, aslında kendi-lerinedir.
    Bunun ispatı şudur: Eğer onlar, idarenin senden alınıp başkasına verildiği işitseler, hepsi senden yüz çevirip ona giderler; para nerede ve kimdeyse ona hizmet eder, hürmet gösterirler. Gerçekte bu, bir hizmet değildir, ancak gülünç bir olaydır.
    Akıllı kişi, her şeyin içine ve hakikatine bakar, dışı ile aldanmaz. Bu işlerin hakikati, söylediğimiz ve açıkladığımız gibidir.
    Bunlara yakinen inanmayan kimse, akıllı değildir. Akıllı olmayan kimse, adaletli olamaz.
    Adaletli olmayan kimsenin varacağı yer cehennemdir.
    Bu sebepten, saadetin ve huzurun kaynağı akıllı olmaktır.

    Dördüncü Esas
    İdarecinin Öfkelenmemesi
    Sultan ve idareciler çoğunlukla kibirli olurlar. Kibirlerinden dolayı kendilerinde hemen bir kızgınlık oluşur; bu onları karşı taraftan intikam almaya sevk eder. Halbuki kızmak, akıl için bir tehlikedir; o, aklın düşmanı ve afetidir. Biz bunu İhya'da, Rub'ul-Muhlikât kısmının Gazap Kitabı'nöa genişçe anlattık.
    İdarecinin gazabı kabardığında, işlerinde af tarafını tercih etmeli, kendisini iyilikve affa alıştırmalıdır. Bu ahlak sende bir âdet hâlini alırsa sen, peygamberlere ve velilere benzemiş olursun. Kızgınlığını hemen yerine getirmeyi bir huy edindiğinde ise, yırtıcı hayvanlara ve canavarlara benzemiş olursun.
    i
    66
    YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
    Hikâye: Abbasî halifesi Mansur,32 birisinin öldürülmesini emrettiği sırada yanında Mübarek b. FazI da bulunuyordu. Mübarek:
    "Ey Emir! Onu öldürmeden önce ondan bir şeyler dinle! Belki sana yararı dokunur" dedi. Adam, Hasan-ı Basri'nin naklettiği bir hadiste, Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu söyledi:
    "Kıyamet gününde bütün insanlar bir meydanda toplanınca bir melek şöyle seslenir:
    'Allah'ın (c.c) yanında bir hakkı ve iyiliği bulunan varsa gelsin alsın'. Ancak hiç kimse ayağa kalkmaz; sadece birisine hatasından dolayı öfkelenip intikam almaya gücü yettiği halde, onu bağışlayan kimse ayağa kalkar.™
    Bunu işiten halife: "Onu serbest bırakın; ben de onu affettim" dedi.
    Liderlerin öfkelenmesi, genelde isimlerinin kötü anılmasından ve kendilerine dil uzatılmasından ileri gelir. Onlar bunu yapanın kanını akıtmanın peşine düşerler.
    Hz. İsa (a.s), Hz. Yahya'ya (a.s): "Birisi senin hakkında konuşur da doğruları söylerse, Allah'a şükret. Eğer
    32 Ebu Ca'fer el-Mansûr: Abbasî hanedanının ikinci halifesidir. Ebu'l Ab-bas es-Seffah'ın ölümü üzerine halife oldu (Miladi: 754). Mal-mülk devlet anlayışına sahip Emevî devletinin yıkılmasından sonra din-devlet anlayışıyla hareket eden Abbasî halifelerinin öncülerinden oldu. Miladi 775 yılında Hac için gittiği Mekke yakınlarında vefat etmiştir.
    33 Beyhakî, Şuabu'l-iman, 6/7451; Hatîb el-Bağdadî, Târîhu Bağdat, 13/212.
    İMAM GAZALİ
    67
    senin hakkında yalan konuşursa, daha fazla şükret; çünkü onun iyilikleri sana yazılacaktır" demiştir.
    Resûlullah'ın (s.a.v) yanında bir adamın çok güçlü ve cesaretli olduğundan bahsedildi. Hz. Peygamber (s.a.v): "Bu nasıl oluyor?" diye sordu. Ashab: "O, herkesten kuvvetli ve güreştiği herkesi yenen birisidir" dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v):
    "Asıl güçlü ve cesaretli kişi, güreşte rakibini yenen değil; (kızdığında veya bir günah karşısında) nefsini yenebilendir^* buyurdu.
    Hz. Peygamber (s.a.v) bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:
    "Üç şey vardır ki, onlar kimde bulunursa onun imanı olgunlaşmış demektir: Kızgınlık anında öfkesini yenmek, hoşnutluk hâlinde ve kızgınlık hâlinde adaletli olmak, gücü yettiği hâlde affetmek.™
    Hz. Ömer (r.a): "Kızgınlık anında davranışını tecrübe etmediğin kişinin ahlakına güvenme!" demiştir.
    Hikâye: Hz. Hüseyin (r.a) bir adamın kendisi hakkında hoşlanmadığı şeyler konuştuğunu öğrendi. Bunun üzerine içi taze hurmalarla dolu bir tepsi hazırlayıp, bizzat kendisi adama getirdi. Adam kapıyı açınca Hz. Hüseyin'i (r.a) elinde hurma tepsisiyle görünce, hayret edip: "Ey peygamber torunu! Bu nedir?" diye sordu. Hz. Hüseyin de (r.a):
    34 Buhârî, Edep, 102; Müslim, Birr, 106-107; Ahmed b. Hanbel, el-Müs-ned, 1/382; 2/236, 267, 517.
    35 Ebu Ya'la, el-Müsned, No: 1853; Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, 1/197.
    68
    YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
    "Bunu al! Çünkü senin, hakkımda kötü konuşarak iyiliklerini bana hediye ettiğini öğrendim; ben de ona karşılık sana bunları getirdim!" dedi.
    Hikâye: Hz. Hüseyin'in oğlu Ali Zeynülabidîn (rah) bir gün mescide giderken sebepsiz yere birisi ona kötü ve küçültücü sözler söyledi. Yanında hizmetini gören gençler adamı dövmek ve canını yakmak için harekete geçtiler, fakat Zeynülabidîn onlara engel oldu. Daha sonra adama yönelip:
    "Ey falanca! Senin benim hakkımda bilmediğin kötü hallerim, bildiklerinden ve şimdi dile getirdiklerinden daha fazladır. Eğer bunları anlatmaya senin bir ihtiyacın varsa, diğerlerini de sana söylerim!" dedi. Adam yaptığından utandı ve üzüldü. Zeynülabidîn üzerindeki gömleği çıkardı adama verdi. Ayrıca bin dirhem de sadaka verilmesini emretti. Adam arkasını dönüp giderken şöyle söylüyordu:
    "Ben şehadet ederim ki bu genç, Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) torunudur."
    Yine bir defasında Zeynülabidîn (rah), hizmetçisini çağırdı, fakat hizmetçi gelmedi; iki defa daha seslendi ama yine cevap vermedi. Zeynülabidîn:
    "Çağırdığımı duymadın mı?" deyince; hizmetçisi: "Evet duydum" dedi. Zeynülabidîn:
    "O zaman niçin cevap vermedin?" diye sorunca, hizmetçi:
    "Sizden bana bir zarar gelmeyeceğinden eminim; sizin ne kadar temiz ve güzel bir ahlaka sahip olduğunu-
    İMAM GAZALİ
    69
    zu da biliyorum, onun için tembellik yaptım!" deyince, Zeynülabidîn:
    "Elhamdülillah! Hizmetçim benden emindir" diyerek Allah'a şükretti.
    Yine rivayet edildiğine göre; bir gün Zeynülabidîn'in (rah) hizmetçisi, bilerek bir koyunun ayağını kırdı. Ona neden bunu yaptığını sorduğunda, hizmetçi:
    "Seni kızdırmak için yaptım" dedi; Zeynülabidîn de:
    "Ben de sana bu işi öğreten İblis'i kızdıracağım; git, Allah rızası için seni azat ettim, hürsün, özgürsün" dedi.
    Rivayet edilir ki, adamın birisi Zeynülabidîn'e (rah) kötü söz söyledi; Hazret adama dönüp:
    "Ey falanca! Benimle cehennem arasında bir geçit vardır; eğer ben o geçidi geçersem, senin söylediklerinin benim için hiçbir önemi yok! Eğer o geçidi geçeme-yip cehenneme düşersem, senin söylediğinden daha kötü bir haldeyim demektir" dedi.
    Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    'Kişi, yumuşak huyluluğu ve kusurları affetmesiyle; çokça oruç tutan ve namaz kılanların derecesine ulaşır. Ailesine karşı baskı ile davrananlar ise zalimler listesine yazılır.™
    Rivayet edildiğine göre; bir gün iblis, Hz. Musa'yı (a.s) gördü ve ona şöyle dedi: "Ey Mûsâ! Sana üç şey öğreteyim, buna karşılık benim için Allah'tan (c.c) bir ih-

    36 Taberânî, el-Evsat, No: 6269; Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, No: 12687, el-Müttakî, Kenzu'l-Ummâl, No: 5809.
    tiyacımın giderilmesini iste. Hz. Musa: "Nedir o üç şey?" diye sordu; İblis şöyle dedi: "Ey Mûsâ, öfkelenmekten sakın; çünkü öfkelenen kimsenin aklı hafif olur; ben onunla çocukların topla oynadıkları gibi oynarım. Cimrilikten sakın; çünkü ben cimrinin dünyasını ve ahiretini bozarım. Yabancı kadınlarla bir arada olmaktan sakın; çünkü insanları içine düşürdüğüm şirkin ve günahın çoğunu kadınları kullanarak yaptırırım."
    Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    "Kim gücü yettiği hâlde öfkesini yenerse, Allah (c.c), onun kalbine iman doldurur. Kim ki, kibirden sakınarak uzun elbise giymezse, Allah (c.c) ona şeref elbisesi giydirir.™
    YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
    İMAM GAZALİ
    71
    Diğer hadislerinde Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    "Allah'ın gazabını unutup da haksız yere öfkelenen kimseye yazıklar olsun. *a
    Bir adam Resûlullah'ın (s.a.v) yanına gelerek:
    - Bana öyle bir amel öğret ki, onu yaparak cennete gireyim, dedi. Peygamber (s.a.v):
    - Kızma! buyurdu. Adam tekrar:
    37 Ebu Davud, Edeb, 3 (No: 4777-4778); Tirmizî, Sıfatu'l-Kıyamet, 47 (No: 2493); ibnu Mace, Zühd, 18 (No: 4186); el-Müttakî, Kenzu'l-Um-mal, No: 5823. Ebu Davud rivayet tamamını iki ayrı hadiste zikretmiştir. Diğer rivayetlerde ise hadisin son kısmı yoktur.
    38 Konuyla ilgili hadisler için bkz: Beyhaki, Şuabu'l-iman, No: 8290-8330; el-Müttakî Kenzu'i-Ummal, No: 7690-7727.
    - Daha ne yapmam gerekir?, diye sordu; Efendimiz (s.a.v):
    - İkindi namazından önce yetmiş defa 'Estağfirullah' de ki, senin yetmiş yıllık günahına kefaret olsun, buyurdu; adam:
    - Benim yetmiş yıllık günahım yok ki! dedi. Resûlullah (s.a.v):
    -Annenin günahları affedilir, buyurdu, Adam:
    - Annemin de yoksa, deyince, Efendimiz (s.a.v):
    - Babanın günahları affedilir, buyurdu. Adam:
    - Babamın da yoksa, deyince, Efendimiz (s.a.v):
    - Kardeşinin günahları affedilir, buyurdu, o zaman adam:
    - Peki, tamam, dedi.39
    Resûlullah (s.a.v), savaştan elde edilen ganimetleri taksim ederken adamın biri: "Bu ne biçim taksimat böyle, bunda adalet yok!" diye söylenmeye başladı. Hz. Peygamber (s.a.v), bu sözleri işitince kızdı, yüzü kıpkırmızı oldu; buna karşılık sadece şunları söyledi:
    "Kardeşim Musa'ya (a.s) Allah rahmet etsin! Ona da eziyet edildi fakat, o hep sabretti.'*0
    39 Son kısmı hariç bkz: Ebu Ya'la, Müsned, No; 5685. Heysemî, Mec-mau'z-Zevâid, 8/12986-12988.
    40 Buhari, Ehadisu'l-Enbiya, 28 (No: 3405); Müslim, Zekât, 140 (No: 1062).

    72
    YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
    1
    İMAM GAZALÎ
    73
    Anlatmış olduğumuz bu haber ve hikayeler, nasihat olarak bir idareciye yeter. Kalbinde iman nuru yerleşmişse, bunlar ona tesir eder. Eğer tesir etmezse, kalplerinde iman nuru kalmamış demektir; onların imanı sadece dillerindedir.
    Her sene müslümanların malından binlerce para toplayan ve zimmetine geçiren bir idareciye, kıyamet günü bunların hesabı sorulur ve sonuçta azaba çarptırılır. Böyle bir kimseye bu anlatılanlar nasıl tesir eder? Bu hâl, ileri seviyede bir gaflet, din ve inanç zayıflığıdır.

  2. #2
    Üst Düzey Yönetici MuHaMMeD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    3.555
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Cevap: İdarecinin Adaleti

    Adalet İdarecide bulunması gereken özelliklerin en değerlisi adalettir. Adalete, iyiliğe itaate sebeptir ve ülfeti doğurur. Çalışanların mutluluğu ve huzuru, idarecinin, düzenli olması derecesine göredir. İdare iyi ise elemanlar da iyi olur. İdareci, elemanların durumlarını iyi takip etmeli, hak ettikleri ücretleri, işlerine ve seviyelerine uygun olarak zamanında ödemelidir! Yoksa hizipleşme baş gösterir.

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Hz. Ömer'in Adaleti
    By Ahkaf in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-08-2015, 09:04 AM
  2. İdarecinin Öfkelenmemesi
    By Ahkaf in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-03-2015, 05:00 PM
  3. İdarecinin Merhameti
    By Ahkaf in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02-03-2015, 01:58 PM
  4. Peygamberimizin adaleti
    By Ahkaf in forum Efendimizin (SAV) Güzel Ahlakı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-14-2012, 01:42 AM
  5. Peygamberimizin Adaleti
    By Ahkaf in forum Peygamber Efendimiz (S.A.V)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-23-2011, 12:28 AM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277