Dünyayı Tanımak
Ey Cihan Sultanı! Şunu bil ki: Dünya bir konaklama yeridir; ebediyet yurdu değildir! Bizler birer misafiriz. İnsanın ilk durağı anne karnı, ikincisi ise kabir çukurudur. Gerçek vatanı bundan sonradır. İnsanın ömründen eksilen her sene, yolcunun bir sonraki ulaştığı han gibidir.
Ömürden harcanan her ay, yolcunun yoldaki istirahatı, her hafta karşılaştığı bir kasaba, her gün rastladığı bir köy, her nefesi attığı bir adım gibidir. Aldığı her nefes ile eceline yaklaşır. Bu dünya ebediyete ulaştırıcı bir köprü gibidir.
F
Hekimhan 2 tarama
YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
L
Ümmetimin en hayırlı idarecileri; sizlerin
onları, onların da sizi sevdiği idarecilerdir.
İdarecilerin en kötüleri ise sizlerin onlara,
onların da sizlere kızdığı ve lanet ettiği
kimselerdir
"Halkı kızdırma pahasına da olsa Allah'ın (c.c) rızasını arayan kimseden Allah da, insanlar da razı olur. Hakk'ın gazabını çeken işlerle halkın hoşnutluğunu arayan kimseden, Allah da (c.c) insanlar da razı olmaz.*7
Mesela, Allah'a itaati emretmemek, din işlerini öğretmemek, onlara haram yedirmek, çalışanın ücretini vermemek, kadının mehrini vermemek gibi işleri yapanlara, hem Hak hem de halk kızar.
47 Beğavi, Şerhu's-Sünne, No: 4213; Taberânî, Mucemu'l-Kebîr, No: 11696, Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, 10/224. Aynı konuda bir hadis için bkz: Tirmizi, Fiten, 65; İbnu Hıbban, Sahih, No: 276, 267; İbnu Mübarek, K. Zühd, No: 199.
İMAN AĞACININ SULANDIĞI İKİ KAYNAK
Ey Sultan! Buraya kadar size iman ağacının köklerini ve dallarını anlattım. Bundan sonra bu ağacın sulandığı, onu besleyen, destekleyen ve kuvvetlendiren iki kaynaktan bahsedeceğim.
81

Dünya bir konaklama yeridir; ebediyet yurdu değildir! Bizler birer misafiriz. İnsanın ilk durağı anne karnı, ikincisi ise kabir çukurudur.
Akıllı insan, ihtiyacı kadar dünyalık ile yetinip ahiretteki saadeti için çabalayandır. İhtiyacından fazlası onun için öldürücü bir zehirdir. Bu gerçeği gören kimse, biriktirdiği bütün hazinelerin altın ve gümüş değil, toprak ve kül olmasını temenni eder.

İnsan ne kadar mal toplarsa toplasın, onun nasibi ancak yedikleri ve giydikleridir; başkası değil! Onun geride bıraktığı bütün malları, kendisi için bir pişmanlık ve hasret sebebi olur; ölüm anında ölümünü zorlaştırır.
Helal malın hesabı, haramın ise azabı vardır. Eğer topladığı bütün mal helal ise, kendisine hesap sorulur; eğer haram ise kendisine azap gerekli olur. Onun en şiddetli pişmanlığı ve hasreti, kabir çukurunda başına azap gelince olur. Bütün bunlarla birlikte, onun Yüce Rabbinin huzurunda hesap vereceğine sahih bir imanı varsa, Allah'ın rahmetinden ve hoşnutluğundan tamamen ümit kesmemelidir; çünkü Allah, kullarına bolca ikram ve ihsan eden, onların günahlarını bağışlayıp acıyandır.
Ey Sultan! Dünyanın rahatlık veren günleri pek azdır. Çoğu yorgunluk ve meşakkat ile geçer. Bu yüzünden mi ebedi ahiret rahatlığını ve bitmek tükenmek bilmeyen mülkü elden kaçırıyorsun? Akıllı kimseye, ahiretteki
ebedi rahatlığı elde etmek için, şu sayılı birkaç güne sabretmesi kolay olur.
Nükte: Bir insanın çok sevdiği birisi olsa; ona: "Eğer bu gece sabredip sevdiğinin yanına gitmezsen, hiçbir zorluk ve sıkıntı çekmeden onunla bin gece geçireceksin. Eğer onu bu gece ziyaret edersen, bir daha kendisini hiç göremeyeceksin" denilse, onun sevdiğine aşkı çok fazla ve ondan ayrı kalması kendisine büyük acı verecek bir şey iken, ona ahirette kavuşmak için o bir geceye sabretmesi kolay olur.
Dünya, ahiretin yanında hiçbir değer ifade etmez. Aralarında hiçbir benzerlik yoktur. Çünkü âhıret sonsuzdur; onun ebediliği akıl ile idrak edilemez. Biz bu konuda müstakil bir kitap yazdık; ancak burada, dünyanın hâli ile ilgili anlattıklarımızla yetineceğiz.
Dünyanın hâlini şu on misalle açıklayacağız:

Birinci Misal
Dünyanın Büyüsü
Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Dünyadan sakınınız; çünkü onun sihri Hârut ve Mâruftan daha etkilidir.*8
48 İbnu Ebi'-Dünya, Zemmü'd-Dünya, No: 132; Beyhakî, Şuabu'l-İmân, No: 10504; el-Müttakî, Kenzu'l-Ummâl, No: 6065; Suyûtî, Câmiu's-Sağîr, No: 245.
82
YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
İMAM GAZALİ
83
İlk sihri ve aldatması şöyle olur: O, sana kendisinin seninle birlikte olduğunu gösterir, hep senin yanında durduğunu zannettirir; halbuki biraz düşünsen onun devamlı senden kaçtığını ve nefret ettiğini, bunu sessiz bir şekilde her an yavaş yavaş yaptığını anlarsın.
Dünyanın misali, gölgeye benzer. Gölgeye baktığın zaman onun sakince durduğunu zannedersin; halbuki o devamlı hareket etmektedir. İnsan ömrü de böyledir; devamlı, yavaş yavaş akar gider, her an noksanlaşır. Dünya da aynı şekilde senin hiç haberin olmadan seni terk eder, senden uzaklaşır; hiç fark etmezsin çeker gider. Bu manada şairlerden birisi şöyle der:
Çok olsa da dünyanın tadı lezzeti; Elde bir şey kalmaz, kaybolur serap gibi.
Tadınca nimetini çeker gider; Gelişi gidişi buluta benzer.