Yüce Allah'ın Gizli Adaleti
Hz. Musa (a.s) Tur dağına çıkıp Rabbine münacatta bulunurdu. Bir münacatında:
- Ey Rabbim! Bana, kullarına uyguladığın adaletini göster, diye dua etti. Allahu Teala:
- Ey Musa! Sen atılgan, cesur ve aceleci birisin; sabretmeye gücün yetmez" dedi. Musa (a.s):
- Senin özel yardımınla sabredebilirim, dedi. Allah (c.c):
- O zaman filan yerdeki çeşmenin yanına git, çeşmenin hizasında, orayı görebilecek bir yere gizlen; kudretime ve gaybî ilmimde sırlarıma bak! buyurdu.
Musa (a.s) çeşmenin yakınlarındaki bir tepeciğe çıktı ve kendini gizleyerek çeşmede olacakları gözetlemeye başladı.
Biraz sonra çeşmeye bir atlı geldi. Adam atından indi, abdest aldı, suyunu içti. Kuşağına bağlı ve içinde bin dinar bulunan kesesini çözerek yan tarafına koydu. Namaz kıldı. Sonra, acele ile atına bindi; altın kesesini orada unutarak çekip gitti.
¦I
120
YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
r

Atlıdan sonra çeşmeye küçük bir çocuk geldi; çeşmeden su içti, o esnada altın kesesini gördü, onu alarak gitti.
Çocuktan sonra çeşmeye ihtiyar ve kör olan bir adam geldi; su içti, abdest aldı ve namaz kıldı. O sırada atlı, altın kesesini düşürdüğünü anlayınca geri döndü. Çeşmenin yanında ihtiyar kör adamı görünce hemen yakasına yapışıp ona:
"Ben burada az önce bir para kesesi düşürdüm; kesemi bana ver! Çünkü buraya senden önce başka birisi gelmedi!" dedi. İhtiyar kör: "Baksana ben yaşlı ve kör birisiyim! Nasıl olur da senin keseni görebilirim?" dedi. Atlı, yaşlı adamın sözüne inanmadı, kızdı; kılıcını çektiği gibi adamı orada öldürdü. Yaşlı adamın üzerinde kesesini aradı ama bulamadı. Atına binip tekrar yoluna koyuldu. Musa (a.s) o an daha fazla dayanamayarak:
"Ey Rabbim! Sabrım tükendi. Ben biliyorum ki sen en adilsin. Acaba bu gördüğüm şeylerin aslı nedir?" dedi. O esnada Cebrail (a.s) geldi ve şöyle dedi:
"Ey Musa! Allah (c.c) şöyle buyuruyor: 'Ben senin bilmediklerini ve bütün gizlilikleri bilenim. Gördüklerine gelince:
- Keseyi alan küçük çocuk, hakkını ve kendisine ait olan malı aldı. Onun babası bu atlı adamın yanında ücretle çalışan bir işçiydi, ama parasını alamamış, alacakları birikmişti. İşte bu altınlar onun hakkıdır. Bu ihtiyar ise kör olmadan önce atlının babasını öldürmüştü. Bu
İMAM GAZALİ
121
da onu öldürerek (benim katımdaki) kısası uyguladı. Gördüğün gibi her hak sahibi hakkına kavuştu. Benim adaletim çok gizlidir."
Bizler bu hikayeleri akıllı ve zeki insanlar düşünsünler, anlasınlar ve Allah'ın ilminden hiçbir şeyin gizli kalmayacağını bilsinler diye anlattık.
Yüce Allah (c.c) daha dünyada iken zalimden zulmünün hesabını sorar; cezasını verir. Bizler de: 'Acaba bu bela ve musibet nereden başımıza geldi' diye düşünür, işin aslından gafil kalırız.
Zülkameyn'e "Sizi en çok sevindiren şey nedir?" diye sorulduğunda; şu cevabı vermiştir:
"Beni en fazla iki şey sevindirir: Birincisi adalet; ikincisi, bana bir iyilikte bulunan kimseye daha fazlasıyla karşılık vermek."
Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Allah (c.c) her şeyde ihsanı/güzel davran/İmasını sever. Hatta bir insanın, keseceği koyunun fazla acı çekmemesi için, bıçağını iyice bilemesini bile sever.™
Musa (a.s) şöyle demiştir: "Allah (c.c) yeryüzünde adaletten daha faziletli bir şey yaratmamıştır. Adalet, Allah'ın (c.c) yeryüzündeki terazisi ve ölçüsüdür; ona tutunanı cennete ulaştırır."
69 Aynı manadaki bir hadis için bkz: Müslim, Sayd ve'z-Zebâih, 3/58, Tirmizî, Sünen, 3/2815, Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 4/124, Suyûti, Câmiu's-Sağîr, No: 1762.
122
YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"İhsanda (iyilikte) bulunanlara cennette nice dereceler vardır. Hatta ailesine ve emri altındakilere iyilikte bulunanlara bile.m
Katâde, "Sakın dengeyi bozmayınlm ayetinin tefsirinde; dengeden maksadın adalet olduğunu söylemiş ve demiştir ki: "Ey insanlar! Kendinize adilane davranılma-sını istediğiniz gibi, siz de başkalarına adil davranın."
Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Allah (c.c), Adem'i (a.s) yeryüzüne indirdiği zaman ona dört şey vahyetti ve dedi ki:
Ey Ademi Senin ve zürriyetinin ilmi şu dört şeyden ibarettir. Bunlar; benim için olan, senin için olan, benimle senin aranda olan ve seninle insanlar arasında olan şeylerdir.
Benim için olan, senin sadece bana ibadet etmen ve bana hiçbir şeyi ortak koşmamandır.
Senin için olan, yaptığın amellerin karşılığını ver-memdir.
Benim ile senin arasında olan şey, senin dua etmen; benim de o duaya icabet etmemdir.
İMAM GAZALİ
123
Seninle insanlar arasında olan şey ise insanlara karşı adil davranman ve onlara insaf ile muamele etmendir.72
Katâde der ki: Zulüm üç kısımdır.
1- Bağışlanmayan zulüm: Bu Allah'a (c.c) şirk koşmaktır. Bir ayette Yüce Allah: "Şirkgerçekten büyük bir zulümdür"73 buyurarak; şirkin zulmün bir çeşidi olduğunu bildirmiştir.
2- Devam etmeyen zulüm: Bu, kulların birbirlerine yaptığı zulümdür.
3- Bağışlanabilen zulüm: Bu, kulun günah işlemek suretiyle kendi nefsine yaptığı zulümdür. Bu, kulun bir kusur işledikten sonra Rabbine yönelerek tövbe etmesiyle olur. Zira Allah (c.c) onu rahmeti ile bağışlar ve lütfü ile cennetine koyar.
: