Hüküm Yüce Allah'ın Elindedir
Akıllı, erdemli ve zeki idareciler, anlattığımız bu kıssalar ve ibretlere bakıp kendilerine düşeni almaları; mazlumlara insaf etmeleri ve ihtiyaç sahipleri ile kapısında bekleyenlerin sıkıntılarını gidermeleri gerekir. Ay-
186
YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
rica şunu da yakinen bilmelidirler ki, çözüm her devirde sabit değildir. Gerçek şudur ki, eldeki devlete güven olmaz; hüküm Yüce Allah'ın elindedir; O'nun verdiği hüküm askerle, mal-mülkle geri çevrilemez. Devlet çözülüp dağıldığı, hazine boşaldığı, mal-mülk dağılıp elden çıktığı, insanlar ölüp yok olduğu ve bir defa ayak kaydığı zaman, artık pişmanlık fayda vermez.
Şu hikayeden ibret alınmalıdır:
Hikâye: Ümeyye oğullarının (Emevi'lerin) son halifesi olan Mervan, üç yüz bin kişilik bir orduyu bir meydana toplamıştı. Veziri ona: "Bu gördüğüm en büyük ordu!" deyince; Mervan şöyle dedi: "Sus! Unutma ki müddet bitince (her canlının ezeli gelince) sayının çokluğu fayda vermez. Askerimiz ne kadar çok olsa da, Allah'ın hükmü gelince azalır ve hakir düşeriz. Dünyanın tamamına sahip olsak bile, onun bizden çekilip alınacağı kesindir. Dünya kime vefa gösterdi ki, bize de göstersin!"
Hikmet: Ebu Hüseyin el Ehvazî "El-Fevâid ve'l Kalâ-id" adlı eserinde şunları nakleder:
"Dünya, onu içen kimseye tat vermez; hiç kimsenin elinde sürekli kalmaz. Sen bugünden yarının (ahiretin) için azık hazırla; böyle yaparsan bu gün de yarın da zararına olmaz."
Yakub b. Leysin mezarının taşında, hayattayken yazmış olduğu ve öldükten sonra da yazılmasını vasiyet ettiği şu beyitler yazılıdır:
Selam size ey dağılıp yok olmuş kabir ehli; Onlar sanki dünyada kurmamışlar bir dost meclisi.
İMAM GAZALİ
187
Sanki bir yudum soğuk su içmediler; Yaş veya kuru hiçbir şey yemediler.
Korkutucu ölüm sarhoşluğu geldi bana; Binlerce atlı asker yetişemedi imdadıma.
Ey kabrimi ziyaret eden! Öğüt ve ibret al benden; Sakın dünyada gönül verip dostluk bekleme
kimseden.
Horasan ve İran'ın çevresine sahiptim; Irak mülkünden de ümidi kesmemiştim.
Selam olsun dünyaya ve onun nimetlerine, Sanki Yakup orada oturmadı bir kere.