+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Başkasının Derdiyle Dertlenmek

 Islamseli.Net Katagorisinde ve  Serbest Bölüm Forumunda Bulunan  Başkasının Derdiyle Dertlenmek Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Başkasının Derdiyle Dertlenmek Başkasının Derdiyle Dertlenmek Halife Reşîd, Bermekîlere karşı tutumunu değiştirdiği bir dönemde veziri Salih'i çağırarak: - Mansûr b. Ziyâd'a git ve bize borçlu olduğu on milyon dirhemi vermesini söyle. Akşama kadar tahsil ede-mezsen onun kafasını bana getir. Sakın beni olaylara müdahale etmek zorunda bırakma! dedi. Salih der ki: ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.109
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Başkasının Derdiyle Dertlenmek

    Başkasının Derdiyle Dertlenmek
    Halife Reşîd, Bermekîlere karşı tutumunu değiştirdiği bir dönemde veziri Salih'i çağırarak:
    - Mansûr b. Ziyâd'a git ve bize borçlu olduğu on milyon dirhemi vermesini söyle. Akşama kadar tahsil ede-mezsen onun kafasını bana getir. Sakın beni olaylara müdahale etmek zorunda bırakma! dedi. Salih der ki: Halife bana bunları tembih ettikten sonra yanından ayrıldım. Mansûr'un yanına vardım ve Halife Reşîd'in bana tüm söylediklerini ona anlattım. O:
    - Ben mahvoldum, dedi. Yemin ederek: "Şayet bütün malımı mülkümü satsam yüz bin dirhem etmez; on milyon dirhemi nereden bulayım?" dedi. Ben:
    - Bu işin çözümü için iyi düşün ve halletmeye bak. Çünkü ben sana ne fazla mühlet verebilirim ne de halifenin emrinden cayabilirim, dedim. Mansûr:
    - O zaman beni evime götür de çoluk-çocuğuma veda edeyim; akrabalarıma da gerekli vasiyeti yapayım, dedi. Mansûr ailesine veda edince evinden ağlama, yalvarış, feryat sesleri yükselmeye başladı. Ben ona dedim ki:
    - Çoğu zaman insanlar Bermekî ailesinden yardım görmüşlerdir. Bizi ona götür, dedim. O hâla ağlıyor ve feryat ediyordu, nihayet Bermekî reislerinden Yahya b. Hâlid'e geldik. Ben ona, olanları ve bu konuda geldiği-
    226
    YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
    miz noktayı anlattım. Yahya buna çok üzüldü. Bir müddet sessizce başını öne eğip düşünceye daldı. Sonra başını kaldırarak hazinedarın çağırılmasmı emretti. Gelen haznedara:
    - Hazinemizde ne kadar para var? diye sordu. Hazinedar:
    - Bir milyon dirhem var, dedi. Yahya onların hepsinin getirilmesini emretti. Daha sonra Oğlu Fazl'a birisini göndererek ona:
    "Babanız büyük bir ticari atılıma girecek, bunun için sizde ne kadar para varsa istiyor" demesini söyledi. FazI da iki milyon dirhem gönderdi. Başka birisini de Cafer'e göndererek ona:
    "Babanızın paraya ihtiyaç duyduğu bir mesele var; onun için sizden para istiyor," demesini emretti. Cafer de iki milyon dirhem gönderdi; böylece beş milyon dirhem toplandı, fakat beş milyon daha lazımdı. O zaman Mansur, Yahya'ya hitaben:
    "Ey Efendim! Ben bu işin çözüm için size sarıldım; sizin borcun kalan kısmını tamamlayarak beni kurtarmanızdan başka bir kurtuluş yolu bilmiyorum!" dedi. Yahya başını yere eğdi ve ağlamaya başladı. Sonra hizmetçisine dönerek:
    - Hârûn Reşîd, benim cariyeme kıymeti çok büyük mücevherler vermişti. Şimdi ona git, üzerendeki mücevherleri bize vermesini söyle, dedi. Hizmetçi gitti ve cariyeyle beraber huzura geldi. Yahya:
    İMAM GAZALİ
    227
    t
    Hedef ve niyet yüksek olunca, gayret ve çaba da o derece yüksek olmalıdır
    - Ey Salih, ben bu cariyeyi Emir'ul Müminin için iki yüz bin dirheme satın almıştım. Emir'ul Müminin onu pek çok altın dinar karşılığında hibe etti. O, bu kadını görünce tanır. Şimdi Man-sûr'un ödemesi gereken miktar tamam oldu. Ey Salih, sen de Emir'ul Müminin'e söyle Man-sûr'u bize bağışlasın" dedi.
    Salih der ki: Ben, malları ve mücevherleri alarak Mansur'la beraber yola çıktım. Yolda yürürken Man-sur'un bir şiir söylediğini işittim, o şiirle durumunu anlatmaya çalışıyordu. Onun bu kötü ve çirkin davranışına çok şaşırdım. Şiir şuydu.
    Bana yapışıp beni geri istemedin; Fakat sen, ok acısından çekindin.
    Bu sözleri duyunca ona dönerek: "Yeryüzünde Ber-mekliler kadar iyi insan, senin kadar da kötü insan yoktur. Onlar seni satın aldılar ve ölümden kurtardılar. Sen ise onlara bir teşekkür bile etmedin, hür insanlar gibi davranmadın; bir de söyleyeceğini söyledin!" dedim. Sonra Halife Reşîd'in yanına vardık. Bütün olanları olduğu şekliyle anlattım. Fakat Mansûr'un Bermekilere karşı olan o kötü tavrını anlatmadım. Anlattığım takdirde Reşîd'in onun canına kıyacağından korkuyordum.
    228
    YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
    Bütün bu olanlara çok şaşıran Reşîd, mücevherin geri verilmesini emretti ve şöyle dedi:
    "Bizim hîbe ettiğimiz şeyin bize geri dönmesi uygun değildir." Ben de o mücevheri Yahya'ya götürdüm ve Mansur'un yolda söylemiş olduğu çirkin şeyleri anlattım. Yahya bana:
    "insan, canı sıkılmış, kafası dalgın ve çaresiz olduğu zaman ne dediğini bilemez. Öyle tahmin ediyorum ki, o, söylediği hiçbir şeyi kalpten söylememiştir," dedi ve Mansur'un kusurunu kabul etti. Ben ağlamaya başladım ve ona: "Bu dünyaya senin gibi bir insan daha gelmez. Eyvahlar olsun! Senin gibi güzel ahlaka sahip insan nasıl toprak altına girer?" dedim."


+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349