+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 19 Sekizinci Lem’a Sayfa 11

 Risale-i Nur - Said Nursi Katagorisinde ve  Sikke-i Tasdik-i Gaybi Forumunda Bulunan  Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 19 Sekizinci Lem’a Sayfa 11 Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 19 Sekizinci Lem’a Mahrem bir suale cevaptır Şu sırr-ı inâyet, eskiden mahremce yazılmış, On Dördüncü Sözün âhirine ilhak edilmişti. Her nasılsa ekser müstensihler unutup yazmamışlardı. Demek münasip ve lâyık mevkii burasıymış ki, gizli kalmış. Benden sual ediyorsun: "Neden senin Kur’ân’dan yazdığın Sözlerde bir kuvvet, bir tesir var ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    691
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 19 Sekizinci Lem’a Sayfa 11

    Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 19 Sekizinci Lem’a

    Mahrem bir suale cevaptır
    Şu sırr-ı inâyet, eskiden mahremce yazılmış, On Dördüncü Sözün âhirine ilhak edilmişti. Her nasılsa ekser müstensihler unutup yazmamışlardı. Demek münasip ve lâyık mevkii burasıymış ki, gizli kalmış.
    Benden sual ediyorsun: "Neden senin Kur’ân’dan yazdığın Sözlerde bir kuvvet, bir tesir var ki, müfessirlerin ve âriflerin sözlerinde nadiren bulunur? Bazan bir satırda bir sayfa kadar kuvvet var; bir sayfada bir kitap kadar tesir bulunuyor."
    Elcevap (güzel bir cevaptır): Şeref, i’câz-ı Kur’ân’a ait olduğundan ve bana ait olmadığından, bilâpervâ derim:
    Ekseriyet itibarıyla öyledir. Çünkü, yazılan Sözler tasavvur değil, tasdiktir. Teslim değil, imandır. Marifet değil, şehadettir, şuhuddur. Taklit değil, tahkiktir. İltizam değil, iz’andır. Tasavvuf değil, hakikattir. Dâvâ değil, dâvâ içinde bürhandır. Şu sırrın hikmeti budur ki:
    Eski zamanda, esâsât-ı imaniye mahfuzdu, teslim kavî idi. Teferruatta, âriflerin marifetleri delilsiz de olsa, beyanatları makbul idi, kâfi idi. Fakat şu zamanda, dalâlet-i fenniye elini esâsâta ve erkâna uzatmış olduğundan, her derde lâyık devâyı ihsan eden Hakîm-i Rahîm olan Zât-ı Zülcelâl, Kur’ân-ı Kerîmin en parlak mazhar-ı i’câzından olan temsilâtından bir şulesini, acz ve zaafıma, fakr ve ihtiyacıma merhameten, hizmet-i Kur’ân’a ait yazılarıma ihsan etti.
    Felillâhilhamd, sırr-ı temsil dürbünüyle, en uzak hakikatler gayet yakın gösterildi. Hem sırr-ı temsil cihetü’l-vahdetiyle, en dağınık meseleler toplattırıldı. Hem sırr-ı temsil merdiveniyle, en yüksek hakaike kolaylıkla yetiştirildi. Hem sırr-ı temsil penceresiyle, hakaik-i gaybiyeye, esâsât-ı İslâmiyeye, şuhuda yakın bir yakîn-i imaniye hâsıl oldu. Akıl ile beraber vehim ve hayal, hattâ nefis ve hevâ teslime mecbur olduğu gibi, şeytan dahi teslim-i silâha mecbur oldu.
    Elhasıl, yazılarımda ne kadar güzellik ve tesir bulunsa, ancak temsilât-ı Kur’âniyenin lemeâtındandır. Benim hissem, yalnız şiddet-i ihtiyacımla taleptir ve gayet aczimle tazarruumdur. Dert benimdir, devâ Kur’ân’ındır.

    • • •
    Aziz, sıddık kardeşlerim,
    Evvela geçen mübarek leyle-i Beratınızı ve gelecek Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ederiz. Bu sene, Berat Gecesini, Nurcular hakkında çok bereketli ve kerametli olduğuna bir emaresini hayretle gördük. Şöyle ki:
    Ben, Berat gecesinden az evvel Asâ-yı Mûsâ tashihiyle meşgul iken, bir güvercin pencereye geldi, bana baktı. Ben dedim: "Müjde mi getirdin?" İçeriye girdi. Güya eskiden dost idik gibi hiç ürkmedi, Asâ-yı Mûsâ üstüne çıktı, üç saat oturdu. Ekmek, pirinç verdim, yemedi. Tâ akşama kaldı, sonra gitti. Tekrar geldi, tâ sabaha kadar yanımda kaldı. Ben yatarken başıma geldi, Allahaısmarladık nev’inden başımı okşadı, sonra uçtu, gitti. İkinci gün ben teessüf ederken yine geldi, bir gece daha kaldı. Demek bu mübarek kuş, hem Asâ-yı Mûsâ, hem Beratımızı tebrik etmek istedi.
    Said Nursî
    • • •


    Evvela: Şimdi tam tahakkuk etti ki, zelzele, Risalei’n-Nur ile alakadardır. Hüsrev’in, müdafaatımda yazılan dört zelzele meselesini tasdik eden bu geceki şiddetli dört defa zelzele, bana ve Nurlara ve bu memlekete kat’î bir suikast eseri olarak hükûmet içersinde hizmetçime bağararak bana tahkirkârane ihanet ve şetmedip "Git ona söyle!" diyen ve kaymakamın emr-i cebrî ile "Hasta da olsa buraya getiriniz" bekçilere ve jandarmalara emir veren ve Afyon’un perde altındaki büyük memura dayanan Emirdağ zabıtası, hem Nur şakirtlerinin şevklerine, hem Nurların burada yazılmasına, hem bana ehemmiyetli sıkıntı vermesi, aynı vakitte böyle burada görülmeyen bu şiddetli zelzelenin gelmesi gösteriyor ki, Risale-i Nur bir vesile-i def-i belâdır; tatile uğradıkça belâ fırsat bulup gelir.
    Said Nursî
    • • • Zekâi’nin bir manzumesi

    Bu Nur, eser-i tefsiridir o semavi kitabın,
    İlan eder hakikati, emr-i hakkı bildirir.
    İsyanlara, zulümlere maruz olan cihanın,
    Bu asırda gözyaşını nur saçarak dindirir.

    Bu eserdir muztarip gönüllere teselli.
    Bu kararsız alemin her buhranında nur saçar.
    Bu eserdir her zulmette selametin rehberi.
    Ehl-i iman bu sayede, bu eserle hür yaşar.

    Masumlara bir öğüttür, gençlerin de rehberi,
    Her mazluma "Ağlama" der. "Güleceksin yarın sen."
    Tesellisi çok yücedir, ibretlidir dersleri,
    Beli bükük ihtiyara müjde verir derinden.

    Bu eserdir insanları dehşetlerden dur eden.
    Kudret eli hamisidir, hayret-feza hükmü var.
    Muannidler teslim olur hükmüne, mağrur iken.
    Her serseri filozofu meftun eden Nur u var!

    Bu nur eser her bilginin, her mü minin sertacı,
    Dertlilerin dermanıdır, her münkiri tokatlar.
    Şirklerin hem hedimidir, hem her kaygu ilacı,
    Zındık, zalim ilişirse başında volkan patlar!

    Ey güç yetmez dehşet veren haletlerden ağlayan!
    Fanilere aldanarak kırıldıkça bağırma.
    Ey zailden, acizlerden medet umup bağlanan!
    Gir bu Nurun alemine, fanileri çağırma.

    Ayıl artık gaflet sarhoşluğundan, durma, uyan!
    Hevesatın bir ejderdir, kalbini kemirecek.
    Yarın mesut olacaktır yoklukta Hakkı bulan.
    Nura ver nakd-i ömrü, yarın sana verilecek;
    Huzuruna uhrada ihtişamlar serilecek.

    Risale-i Nur’un kusurlu hadimi
    Zekai
    • • •
    âyetinin veraset-i Ahmediye (a.s.m.) cihetinde, mânâ-yı işarî noktasında, bu asırda o Rahmeten li’l-Âlemînin bir aynası ve hakikat-i Kur’âniyenin bir hakikî tefsiri olan Risale-i Nur, o küllî rahmetin bir cilvesi, bir nümunesi olmasından, hakikat-i Muhammediyenin (a.s.m.) bir kısım evsafını, mânâyı mecâzî ile cüz’î bir vârisine verilebilir diye, bu parlak kasideye ilişmedim. Yalnız hakikat-i Ahmediye (a.s.m.) ile aynasının farkına işareten bazı kelimeler ilâve edildi.
    Said Nursî

  2. #2
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 19 Sekizinci Lem’a Sayfa 11

    Huzur bulur bugün seninle âlem,
    Ey bu asırda rahmet-i âlem Risaletü’n Nur!
    Sürur bulur bugün seninle âdem,
    Ey bir rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Bu hasta gönüller çoktan perişan,
    Varsa sende eğer Lokman’dan nişan,
    Bir şifa sun, gel, ey mahbub-u zişan,
    Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Gelmez mi sonu bu uzun hecenin,
    Geçmez mi gamı bu yaslı gecenin?
    Zâri arttı, sabrı bitti nicenin,
    Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Fahr-i Âlem, Arştan bu yere indi,
    Şâh-ı Velâyet gelip Düldül’e bindi,
    Zülfikar’a bugün, artık nur dendi,
    Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Yolumuz, bu Nurun bu nurlu yolu,
    Olduk hepimiz o Nurun bir kulu,
    Nur yolunda yürüyen hem ne mutlu
    Ey nümune-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Nursun, nur çıkan nurlu dağında,
    Bülbül öter bahçesinde bağında,
    Tozu olsak onun pâk ayağında
    Ey rahmet-i âlem cilvesi Risaletü’n-Nur!
    Dertlere dermansın, mahbub-u cansın,
    Hem câmiü’l-esmâ ve’l-Kur’ân’sın,
    Hem de nur-u Haktan bize ihsansın,
    Ey bir rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik. Enbiyâ Sûresi, 21:107.
    Bu âlemde madde değil, bir özsün,
    Her zerreden bakan bütün bir gözsün,
    Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün,
    Ey misal-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Asl-ı evvelisin balın, şekerin,
    Deryasısın cümle ilmin, hünerin,
    Gelmedi cihana böyle eser benzerin
    Ey mir’ât-ı rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Sen, aylardan güneşlerden üstünsün,
    Nihayetsiz, sonu gelmez bütünsün,
    Nur cemâlin bütün bütün görünsün
    Ey mazhar-ı rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Boyun büküp acı acı melerdik,
    Gözyaşını kanlar ile silerdik,
    Görsek diye seni Haktan dilerdik
    Ey bir temsil-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Çünkü sensin bu asırda Rahmeten li’l-Âleminin cilvesi,
    Çünkü sensin şimdi Şefiü’l-Müznibînin vârisi.
    "Ağisnâ yâ Gıyâse’l-Müstağîsîn" bir duası,
    Ey şule-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Şifa bulsun şimdi biraz yaramız,
    Revaç bulsun geçmez olsun paramız,
    Saç nurunu, aka dönsün karamız,
    Ey ziya-yı rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Cürmümüzle külhan gibi pürnârız,
    Dert elinden hem hergün zâr u zârız.
    Affet bizi madem sana hep yârız,
    Ey nur-u rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Meylimiz yok yalancı bir dünyaya,
    Son verdik biz bid’alara, riyaya,
    Kapılmayız öyle kuru hülyaya,
    Ey bir hakikat-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Yok bizde cemiyet kurma hülyası,
    Yok başka bir yola gitme sevdası,
    Olduk ancak nurun dertli şeydâsı,
    Ey dertlilere rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Yollarda bıraktık geçtik dervişi,
    Attık gönüllerden öyle teşvişi,
    Kâfi bu parlayan nurun güneşi
    Ey mâkes-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Geçmişiz hep medihlerden, senâdan,
    Yüz çevirdik servetlerden, gınâdan,
    Nur isteriz, geçmeden bu fenadan,
    Ey bu asırda rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Nur elinden içeli biz şarabı,
    Çevirmişiz tatlılığa azâbı,
    Bir mahbûbun biz de olduk türâbı
    Ey bize rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Âşıkların Arşa çıkan feryadı
    Ağlatıyor o pâk ruhlu ecdadı,
    Allah için eyle bize imdadı,
    Ey muhtaçlara rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Gökler saldı belâ, yer verdi belâ,
    Sarstı âfâkı bir acı vaveylâ,
    Rahmet et âleme, ey nur-u Mevlâ!
    Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Bir yanda sel var, bir yanda kan akar,
    Bu belâ ateşi âlemi yakar,
    Ağlayan bu beşer hep sana bakar,
    Ey nümune-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Çevrildi ateşle bu koca dünya,
    Bir cehennem gibi kaynadı derya.
    Yetiş imdada ey şâh-ı evliya!
    Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Her yangını senin nurun söndürür,
    Herbir yeri bir gülşene senin nurun döndürür,
    Deccâlı da birgün gelir elbette öldürür
    Ey nur-u rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Zındıkaya, küfre karşı saldırdın,
    Gönüllerden kederleri kaldırdın,
    Bizi nurun deryasına daldırdın,
    Ey biçarelere rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Kaldıramaz sana asla kimse el,
    Bağlıyoruz bizler sana candan bel,
    Dünyalara sensin ümit ve emel,
    Ey ziya-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Sen ordu kurmazsın erle, uşakla,
    Savaşmazsın öyle, topla, bıçakla,
    Nurunla şu asrı tutup kucakla,
    Ey şimdi rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Bitsin de, bu korkunç tufan-ı şedid,
    Açılsın yep yeni bir devr-i mes’ud,
    On sekiz bin âlem eylesin hep îd,
    Ey ehl-i Kur’ân’a rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Geliyor şu karşıdan gerçi bir zulmet,
    Fakat sensin bugün âleme rahmet,
    Boğacaksın onu nurunla elbet,
    Ey bir rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Kızıl ejder yuvamıza girmesin,
    Zehirli eli yakamıza ermesin,
    Karşı durup nurun fırsat vermesin,
    Ey seyf-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Kara duman üstümüzden dağılsın,
    Kızıl alev sönüp âlem ayılsın,
    Bu zaferin haşre kadar anılsın,
    Ey zülfikar-ı rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    O soydandır nice canlar yakanlar,
    O soydandır evler barklar yıkanlar,
    O soydandır sana kinle bakanlar.
    Ey hüccet-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Mâsumların kanlarını içerler,
    Ebu Cehl’i, Nemrutları geçerler,
    Ölümlerden ölümleri seçerler,
    Ey şimdi bir rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Bir mikrop ki, ciğerleri dişliyor,
    Kanımızla kendisini besliyor,
    Temiz yurdu telvis edip pisliyor,
    Ey bir eczahane-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Gazilerin, fatihlerin konağı,
    Seyyidlerin, serverlerin otağı,
    Bu vatandır, şehitlerin yatağı,
    Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü’n Nur!
    O şehidin ala dönmüş kefeni,
    Miskler kokar, güle benzer bedeni.
    Öper melekler de nurlu nâşını,
    Ey nümune-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Kur’ân diyor, ölmemiştir, diridir,
    Herbirisi Hakkın arslan eridir,
    Türbeleri yürekleri titretir,
    Ey âyine-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Armağansın çünkü asîl millete,
    Düşmeyelim birgün bile zillete,
    Götür bizi şanlı büyük devlete,
    Ey misal-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Eyleyeler nurun ile hep savlet,
    Zaferlerle şanlar bulur bu millet,
    Şarka, garba ziya salsın bu devlet,
    Ey bizlere rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Nurdan kanadın, hem sağlam kolun var,
    Nurdan senin hakka giden yolun var.
    Kabul et, bir kemter Feyzi kulun var,
    Ey bu asırda rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
    Üstadım, Efendim Hazretleri,
    * âyetinin nurlarından, Nurun sayesinde alabildiğim bir zerreyi bu şekilde yazdım, ve huzur-u irfanınıza sundum. Kabulünü rica eder, selâmlarımızı sunar ve mübarek ellerinizi öperiz efendimiz.
    Bîçare talebeniz
    Hasan Feyzi
    (Rahmetullahî aleyhi ebeden dâimâ)

    • • •
    * Seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik. Enbiyâ Sûresi, 21:107.

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 19 Sekizinci Lem’a Sayfa 9
    By EBaZeR in forum Sikke-i Tasdik-i Gaybi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01-16-2013, 02:06 AM
  2. Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 19 Sekizinci Lem’a Sayfa 10
    By EBaZeR in forum Sikke-i Tasdik-i Gaybi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01-16-2013, 02:04 AM
  3. Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 18 Sekizinci Şua Sayfa 4
    By EBaZeR in forum Sikke-i Tasdik-i Gaybi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01-16-2013, 02:02 AM
  4. Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 18 Sekizinci Şua Sayfa 1
    By EBaZeR in forum Sikke-i Tasdik-i Gaybi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01-16-2013, 01:58 AM
  5. Sikke-i Tasdik-i Gaybi-Bölüm 19 Sekizinci Lem’a Sayfa 8
    By EBaZeR in forum Sikke-i Tasdik-i Gaybi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01-16-2013, 01:48 AM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379