+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Zaferden Sonra

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Siyer-i Nebi Forumunda Bulunan  Zaferden Sonra Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Zaferden Sonra Ci´ra´neden sonra Peygamber (s.a.v.) umre yaptı ve Medine´ye döndü. Medine´ye varmadan kısa bir süre Ön*ce, Hudeybiye´de Müslümanların liderlerine bağlılığına şa*şıran Sakîfli Urve´ye rastladı[1]. Urve, Huneyn savaşı sıra*sında Yemen´deydi; yolda aldığı bu mucizevi zafer haber*leri, içinde zaten varolan imanı alevlendirdi. Peygamber Cs.a.vJ´e gidip biat etti ve ondan Taife gidip ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    2.502
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Zaferden Sonra

    Zaferden Sonra


    Ci´ra´neden sonra Peygamber (s.a.v.) umre yaptı ve Medine´ye döndü. Medine´ye varmadan kısa bir süre Ön*ce, Hudeybiye´de Müslümanların liderlerine bağlılığına şa*şıran Sakîfli Urve´ye rastladı[1]. Urve, Huneyn savaşı sıra*sında Yemen´deydi; yolda aldığı bu mucizevi zafer haber*leri, içinde zaten varolan imanı alevlendirdi. Peygamber Cs.a.vJ´e gidip biat etti ve ondan Taife gidip halkını îslâm´a çağırmak için izin istedi. «Seni öldürürler» dedi Pey*gamber (s.a.v.) «Ey Allah´ın Rasulü, ben onlara çocukla*rından daha sevgiliyim» dedi. Peygamber (s.a.v.}- «Seni öi-dürürler» diye tekrarladı. Fakat Urve (r.) üçüncü kez izin İsteyince: «Eğer istiyorsan git» dedi. Aynen Peygamber (s a.v.î´in söylediği gibi Taif´liler onun evini okçularla sardı*lar, kısa bir süre .sonra Urve (r.) Ölümcül bir ok yarası al*dı. Ailesinden bazıları ölmek üzere iken ona ölümüyle ilgili ne düşündüğünü sordular. «Bu Allah´ın rahmetinden bana verdiği bir lütuftur» dedi. Daha sonra onlara kendi*sini Taif kuşatması sırasında şehit olanların yanına göm*melerini söyledi. Ailesi de bu isteğini yerine getirdi. Pey*gamber (s.a.v.)´e onun öldüğü söylendiğinde; «Urve Ya*sindeki adam gibidir. Halkını Allah´a çağırdı, onlar da onu öldürdüler» (Yasin: 20) dedi[2]. Bu adam Aziz Peter kovul*duktan sonra halkını İsa´nın mesajını kabul etmeye çağı*ran Antakya´lı bir marangoz olan Habîb idi Antakya´lılar onu öldürdüler ve Kur´an´da anlatıldığı üzere:

    «Ona: Cennete gir, denildi. O da: «Keşke benim kavmim de bir bilseydi, dedi. «Rabbimin bent bağışladığım ve beni ağırlananlar*dan kıldığını» (Yasin: 26-7).

    Urve´nin ölümünden sonra oğlu ve yeğeni Taif´ten ay*rılıp Medine´ye geldiler. Orada Müslüman olup, Muhacir*lerden biri olan kuzenleri Muğire´yle birlikte yaşamaya başladılar.

    Abdullah îbn Revaha (r.)´nm Mut´a´da şehid olması Peygamber (s.a.v.)´i sadece yakın bir arkadaşı değil iyi bir şairi de kaybettiği için üzmüştü. Çünkü onun Abdullah´ın dizelerini Hassan ve Ka´b îbn Malik´in dizelerine eş tuttu*ğu söylenirdi. Fakat genel kanıya göre Arabistan´da tüm diğer şairleri gölgede bırakan iki şair vardı. Bunlardan bi*ri Labida, diğeri ise bir önceki neslin en iyi şairlerinden olan Zübeyr îbn Salman´m oğlu Ka´b idi. Ka´b, Muzeyne´li olmasına rağmen hayatının çoğunu Gatafan´lılarla birlik*te geçiriyordu, bu nedenle de kabilesinde çok yaygın olan İslâm´ın etkisinden uzakta kalıyordu. Ka´b´m kardeşi Bu> ceyr (r.l, Hudeybiye´den sonra Müslüman olmuştu; fakat Ka´b yeni dini şiddetle reddediyor ve Peygamber (s.a.v.)´i aşağılayan şiirler yazıyordu. Peygamber (s.a.v.) bu neden*le bu şiirleri yazanı Öldürenin Allah rızası için bir hayır yapmış olacağını ilân etmişti. Buceyr (r.) daha önceden ümitsizlikle kardeşini Peygamber (s.a.v.)´e gidip ondan af dilemeye teşvik etmişti. *O pişman, olarak kendisine dönen kimseyi öldürmez» demişti. Mekke´nin fethinden sonra Ka´b yine Önceki düşüncelerini izleyen ve içinde aşağıdaki dizelerde bulunan bir şiir yazmıştı:

    «Sadece Allah´a ne Uzzaya ne Lat´a Kaçabilirsin, eğer kaçabilirsen,

    Hiç kimsenin kaçamayacağı, insanlardan

    kaçılamayacağı günde,

    Kalbi saf bir şekilde Allah´a teslim olan kişi bundan müstesnadır.»

    Her taraftan sayısız insanların İslâm´a girmesiyle, Ka´b yeryüzünün keuuisi için daraldığını hissetti. Hayatını kay*betmekten korkarak Medine´de, arkadaşlarından biri olan Cuheyne´li bir adama gitti ve Müslüman olduğunu söyledi. Ertesi gün Mescid´de sabah namazına cemaate katıldı. Na*mazdan sonra ellerini Peygamber (s.a.v.)´in elinin üstüne koyarak: «Ey Allah´ın Rasulü, eğer Zübeyr´in oğlu Ka´b pişman olup bir Müslüman olarak sana gelse ve dokunul*mazlık istese, onu sana getirsem kabul eder misin?» dedi. Peygamber (s.a.v.) kabul edeceğini söyleyince: «Ey Allah´ın Rasulü ben Zübeyr´in oğlu Ka´b´ım» dedi. Ensar´dan biri ayağa kalktı ve onun başını kesmek için izin istedi. Fakat Peygamber (s.a.v.): «Onu bırak, o pişman olarak geldi ve artık eskisi gibi değil» dedi. Daha sonra Ka´b bu olay için yazdığı dizeleri okudu. Şiir geleneksel bedevi stilindeydi; diksiyonu harika ve melodiliydi, çoğunlukla berrak tabiat tasvirleri yer alıyordu. Fakat asıl teması af dileme idi. Şiir, başlangıcında Peygamber (s.a.v.)´i ve Muhacirleri Öven bir pasaj ile son buluyordu:

    «Resul bir ışıktır, bir ışık kaynağı;

    Bir Hindistan kılıcı, Allah´ın çekilmiş kılıçlarından

    biridir,

    Mekke vadisinde İslâm´ı seçtiklerinde, insanlar:

    «Gidin!» dediler.

    Gittiler, ama zayıf ve kaçaklar olarak değil,

    Bineklerinin üstünden sarkarak ve kötü

    silahlarla silahlanmış olarak değil.

    Bilâkis parlak giysili, gururlu ve soylu tavırlı

    kahramanlar olarak,

    Bu karşılaşma için Davud´un ördüğü zırhları

    giymiş[3] olarak.»

    Ka´b (r.) okumayı bitirdiğinde Peygamber (s.a.v.) çiz*gili Yemen kumaşından yapılmış olan cübbesini çıkardı ve dilini kullanmadaki başarıcının ödülü olarak şairin omuz*larına attı[4]. Fakat daha sonra arkadaşlarından birine: «Keş*ke Ensar´dan da bahsetseydi, çünkü onlar bunu hakettüer» dedi. Ka´b, bunu duyunca Ensarı öven, onların savaştaki cesaretini, himayelerinin emin olduğunu, ev sahibi olarak ne kadar cömert olduklarını, her zaman yiğit olduklarını an*latan bir şiir yazdı.[5].

    Mariye (r.)´nin çocuğunun doğmasına az zaman kal*mıştı. Çocukların hepsinin doğumunda da Hatice´ye yar*dım eden Selma artık yaşlı bir kadındı. Fatıma´nın dünya*ya gelmesinden beri yirmibeş yıl geçmişti. Fakst Selma yine de Peygamber (s.a.v.)´in yeni çocuğunun doğumu sı*rasında orada olmak istedi. Doğumun yaklaştığı anlaşılın*ca Mariye´nin oturrtueu yukarı Medine´deki ove gitti.

    Çocuk o gece doğdu v ; aynı gece Cebrail (s.a.v) gelip Peygamber´e (s.a.v.) hor zamankinden farklı bir adla hi*tap etti: «Ey İbrahim´in babası». Doğumdan hemen sonra Selma kocası Ebu Râfi´yi Peygamber (s.a.v.)´e bir oğlu ol*duğunu haber vermek üzere .gönderdi. Ertesi sabah na*mazdan sonra Peygamber (s.a.v.) Ashaba doğumu haber verdi. «Ona atamm adı olan İbrahim adını veriyorum? diye ekledi. Medine´de büyük bir sevinç ve Ensar kadınları, ara*sında da çocuğun sütannesinin kim olacağına dair büyük bir rekabet yaşanıyordu. Şans Yukarı Medine´de bebeğin annesine yakın bir yerde oturan bir demircinin karısına çıktı. Peygamber (s.a.v.) oğlunu hemen hemen her gün zi*yaret eder ve genellikle Öğle uykusunu orada uyurdu.

    Bazen de İbrahim babasının evine getirilirdi. Aişe (r.) bir gün Peygamber´in kucağında çocuğu evine getirdiğini ve «Ban.ı ne kadar benzediğine bak» dediğini anlatır. Aişe (r.) ona: «Hiçbir benzerlik göremiyorum» diye cevap ver*mişti. Peygamber (s.a.v.) ona: «cildinin kumrallığını ve teninin pürüzsüzlüğünü görmüyor musun?» dedi. Aışe «Koyun sütüyle beslenen her çocuk tombul pürüzsüz ten*li olur» cevabını verdi. Çobanlardan birine çocuğun süt an*nesine her gün süt göndermesi tenbih edilmişti.

    Peygamber (s.a.v.) Mekke´den dönüşünden sonra altı ay kadar Medine´de kaldı ve bu sırada birçok küçük se*ferler düzenledi. Bunlardan biri Ali (r.) kumandasında, yerleşim bölgeleri Medine´nin kuzey doğusunda olan Tay kabilesi üzerine gönderilen ordu idi. Bundan kısa bir sûre önce Aii (r.) Kızıl Deniz´de yer alan Kudeyd´deki Menat tapınağım yok etmek üzere gönderilmişti. Ali (r.)´nin ora*yı harap etmesinden sonra Arabistan´ın üç önemli put msr-kezinden sadece Taif teki Lat tapınağı kalmıştı. Fakat Füls tapmağı da hristiyan olmayan Tay´lılar için bir rut tapın*ma merkezi olarak kabul ediliyordu. Bu seferin ana amacı bu tapınağı ortadan kaldırmaktı. Tay şair Hâtim´in kabile*si idiT. Babası gibi hristiyan olan oğlu Adiy, onun ölümü üzerine kabilenin başına geçmişti.

    Ali (r.) ve adamlarının yaklaştığı haberini duyunca Adiy yakın ailesini yanına alıp kaçtı. Sadece bir tek kız kardeşi kabilenin diğer fertleriyle birlikte esir alındı. Adiy´in kız kardeşi Medine´de Peygamber (s.a.v.)´in önüne getirildi*ğinde Peygamber (s.a.v.)´in ayaklarına´kapandı ve kendi*sini serbest bırakması için yalvardı. «Babam esirleri hep serbest bırakırdı» dedi. «misafire iyi davranır, açları doyu*rur ve üzgünleri teskin ederdi. îyilik bekleyen hiç kimse*den yüz çevirmemi^tir. Ben Hâtim´in kızıyım.» Peygamber (s.a.v.) ona nâzikçe cevap verdi ve etrafındakilere döne*rek: «Bırakın gitsin, çünkü onun babası soylu davranışları severdi, Allah da onları sever» dedi.

    O sırada kabilesinden biri onu kurtarmak üzere gel*mişti. Peygamber (s.a.v.) onu, bir deve ve bir elbise vere*rek gelen adama teslim etti. Hâtim´in kızı, kardeşi Adiy´i aramaya gitti ve onu Medine´ye gitmeye İkna etti. Adiy ora*da Peygamber (s.a.v.)´e biat ederek Müslüman oldu. Peygamber (s.a.v.) de onur Tay kabilesinin başkanlığını onay*ladı. Adiy (r.) daha sonra samimi ve nüfuzlu bir mütte*fik olduğunu gösterdi.

    Bu aylardan birinde, Receb´in başlarında Peygamber fs.a.v.) Necaşi´nin ölüm haberini aldı. Haberi aldıktan son*ra mescidde kılınan ilk namazın arkasından cemaate dön*dü ve: «Bugün adaletli bir adam öldü. Kalkın ve kardeşi*niz Eseme için dua edin»[6] dedi. Daha sonra onlara cenaze namazı kıldırdı. Sonraları Habeşistan´dan kralın mezarı üstünde sürekli parlayan bir ışığın bulunduğu haberi gel*di[7].


  2. #2
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    2.502
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Zaferden Sonra

    [1] Bak. Böl. 66.

    [2] W. 981

    [3] Kur´an´a. göre (Sebe: 10) zırh örmeyi ilk icad eden Davud (a.s.) Peygamberdir.

    [4] I I 893

    [5] I. H. 893.

    [6] B LX!U. 37.

    [7] I I. 223.

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Hz Muhammed (s.a.v.) den sonra
    By Ahkaf in forum Peygamberler Tarihi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-19-2012, 08:24 PM
  2. Hudeybiye´den Sonra
    By muhammet in forum Siyer-i Nebi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-17-2010, 11:40 PM
  3. Hayber´den Sonra
    By muhammet in forum Siyer-i Nebi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-17-2010, 11:37 PM
  4. Namazdan Sonra Dua
    By cann in forum Dualar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-08-2010, 05:03 PM
  5. Ali Bulaç - DTP'den sonra ?
    By Ottomanya in forum Köşe Yazıları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-12-2009, 02:33 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379