+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

En Çok Sevdiğin Kim

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Siyer-i Nebi Forumunda Bulunan  En Çok Sevdiğin Kim Konusunu Görüntülemektesiniz.=>En Çok Sevdiğin Kim? Muzaffer olarak dönen ordu Medine´ye ulaştığında Cafer ve arkadaşları çoktan Medine´ye gelmişlerdi. Cafer (r.), Habeşistan´a gittiğinde yirmi yedi yaşındaydı, şimdi ise kırkında bir adam olmuştu. Sürekli iletişim halinde olmalarına rağmen, Peygamber (s. a.v.l´i onüç yıldan beri görmemişti. Peygamber (s.a.v.) onu kucakladı ve alnından öptü. Daha sonra: ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    1.655
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart En Çok Sevdiğin Kim

    En Çok Sevdiğin Kim?
    Muzaffer olarak dönen ordu Medine´ye ulaştığında Cafer ve arkadaşları çoktan Medine´ye gelmişlerdi. Cafer (r.), Habeşistan´a gittiğinde yirmi yedi yaşındaydı, şimdi ise kırkında bir adam olmuştu. Sürekli iletişim halinde olmalarına rağmen, Peygamber (s. a.v.l´i onüç yıldan beri görmemişti. Peygamber (s.a.v.) onu kucakladı ve alnından öptü. Daha sonra: «Cafer´in dönü*şüne mi, yoksa Hayber´in fethine mi daha çok sevinece*ğimi bilemiyorum» dedi. Cafer´in yanında zevcesi Esma ve Habeşistan´da doğan Abdullah, Muhamed ve ´Avn adında*ki üç oğullan da vardı.

    Yanlarında evi henüz tamamlanan Ümmü Habibe (r.) de vardı. Onun Peygamber (s.a.v)´le evlenmesi üzerine bir düğün yemeği daha hazırlandı. Ümmü Habibe (r.) şimdi otuzbeş yaşındaydı. Aişe (r.) hariç, Peygamber (s.a.v.)´in diğer hanımları onu Mekke´den tanıyorlardı. Yanısıra o Zeyneb´in yengesi ve Habeşistan´daki hicret günlerinin ilk zamanlarından beri Ümmü Seleme (r.) ile Şevde (r.)´-nin yakın arkadaşı oluyordu. Onun gelişi bekleniyordu ve fazla heyecan yaratmadı. Peygamber (s.a.v.)´in hanımları*nı daha çok ilgilendiren bu mesele de Peygamber´in bek*lenmedik bir şekilde genç ve güzel Safiye ile evlenme-siydi. Medine´ye vardıklarında Peygamber (s.a.v.) onu ge*çici olarak konuksever Harise (r.)´nin evine yerleştirdi. Onun çok güzel olduğunu duyan Aişe (r.), yeni arkadaşlan hakkındaki fikrini sormak üzere Ümmü Seleme´ye git ti. Ümmü Seleme (r.î: «O gerçekten çok güzel bir kadın. Allah´ın Rasulü de onu çok seviyor» dedi. Aişe (r.), Hari-se´nin evine gitti ve yeni gelini ziyarete gelen kadınların arasına katıldı. Yüzü peçeliydi. Kendisini tanıtmadan biraz geri plânda oturdu. (Fakat yeni geline, Ümmü Seleme´-nin söylediklerinin doğru olduğunu görecek kadar yakındı) Daha sonra evine döndü; fakat Peygamber fs.a.v.) oraday*dı ve onu tanımıştı. Dışarı çıktığında arkasından gelip: «Ey Aişe, onu nasıl buldun?» diye sordu. Aişe: «O diğer yahu-di kadınlarına benzer bir yahudi» dedi. «öyle söyleme» de*di Peygamber (s.a.v.), çünkü O İslâm´a girdi ve İslâm´ını güzelleştirdi.»

    Bununla birlikte Safiye (r.) diğer Peygamber (s.a.v.) eşlerinin yanında babasının kişiliği yönünden inciniyordu. -Ey Huyay´m kızı!» deyimi gerçekte saygılı bir hitaptı, fa*kat ses tonundaki bir değişme ile kolayca alaya dönüşebi*lirdi-. Bu nedenle bir keresinde Safiye ağlayarak Peygam*ber (s.a.v.)´e geldi, çünkü diğer eşlerden, biri onu küçük düşürmeye çalıştı. Peygamber (s.a.v.): «Onlara de ki: Be*nim babam Harun, amcam ise Musa´dır» dedi.

    Eşler içinde Aişe (r.)´ye yaş bakımından en yakın olan Safiye (r.) idi, henüz yirmiiki yaşında olan Hafsa´dan bile daha yakın îlk önceleri bu Aişe (r.)´nin korkularım artır*dı. Fakat günler geçtikçe iki genç hanım birbirlerine sem*pati duymaya başladılar. Hafsa da bu arkadaş çemberinin içindeydi. Aişe (r.) sonraki yıllarda: «Biz iki gruptuk: bi*rinde ben, Hafsa, Safiye ve Şevde diğerinde ise Ümmü Se*leme ve diğerleri vardı» derdi.

    Aişe (r.) o zamanlar onaltı yaşındaydı ve yaşma göre bazı yönlerden olgun, diğer yönlerden değildi. Duygulan hemen yüzünden ve konuşmasından belli olurdu. Bir ke*resinde Peygamber (s.a.v.) ona: «Ey Aişe, bana kızgın ol*duğun zamanı da benden razı olduğun zamanı da biliyo*rum» dedi. Aişe (r.): «Ey bana annemden ve babamdan daha sevgili olan, bunu nasıl anlıyorsun?» diye sordu. Peygamber (s.a.v.) de şövIp dedi: «Benden hoşnut olduğun zaman yemin ettiğinde. «Muhammed´in Rabbine yemin ol*sun ki hayır» diyorsun. Kızgın olduğunda ise: «İbrahim´in Rabbine yemin olsun ki hayır» diyorsun»[1]. Bir başka sefer Peygamber ts.a.v.) beklediğinden daha geç geldiğinde: «Günün bu saatine kadar neredeydin?» diye sordu. O: «Kü*çüğüm, Ümmü Seleme´nin yanındaydım» dedi. «Ummü Seleme´nin sırası geçmemiş miydi?» diyen Aişe´ye Peygam*ber (s.a.v.) cevap vermeksizin gülümsedi. Aişe: «Ey Allah´ın Rasulü, söyle bana. Bir vadinin İki yamacı arasında olsan; birisinden otlanmış, diğerinden ise otlanmamış olsa sürü*lerini hangisinde otlatırsın?» diye sordu. Peygamber (s.a. v.î: «Otlanmamış olanda» dedi. Aişe (r.): «öyle ise ben senin diğer eşlerin gibi değilim. Onların hepsi, ben hariç, senden önce birisiyle evlenmiştir», dedi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.î gülümsedi ve hiçbir şey söylemedi[2].

    Aişe, (r.) Peygamber (s.a.v.)´in sadece kendisine ait ol*madığını biliyordu. O bir tek kadındı; Peygamber (s.a.v.} ise yirmi adama bedeldi. Vahiy onun hakkında: «Muhak*kak sen büyük bir ahlâk üzeresin» diyordu. Sanki O, ken*di içinde dış dünya ile karşılaştırılabilecek, bazı yönleriyle de onunla beraber, bir alem idi. Aişe (r.) birçok kere, uzak*tan da gelse onun bir gök gürlemesi duyduğunda yüzü*nün sarardığını farketmişti. Aynı şekilde kuvvetli bir rüz*gâr sesi, onda gözle görülebilecek değişikliklere neden olur*du. Bir keresinde, bardaktan boşamrcasma yağmur yağar*ken başım, omuzlarını ve göğsünü açıp, yeryüzünün gök*ten gelen rahmet nedeniyle yaşadığı sevinci kendi teniyle paylaşmak istemişti.

    Onun diğer insanlara benzememesi, Aişe (rj´nin kıs*kançlığını azaltan tek neden değildi. Fakat, O, kıskançlı*ğın, sevginin aksine sadece bu dünya için geçerli olduğu*nu biliyordu. Çünkü Cennet´ten bahsederken Kur´an söv-le diyordu: «Onların göğüslerindekinden (ne varsa tümünü) siytnp-çektik» (A´raf: 43, Hicr: 47),

    Aişe (r.) birguu Peygamber (s.a.v.)´e «Ey Allah´ın Ra-sulü, Cennette senin hanımların kimler olacak?» diye sor*du. «Sen onlardan birisin» cevabını alınca, bu sözleri Ömür boyu bir hazine gibi sakladı. Bir keresinde de Peygamber (s.a.v.) ona: «Cebrail burada ve sana selâm ediyor» demiş*ti. O da: «Selâm onun üzerine olsun, Allah´ın rahmeti ve bereketi de» cevabını vermişti[3]

    Aİşe (r.) kıskançlığı hakkında daha sonraki yıllarda şöyle derdi: «Peygamber´in eşleri arasında Hatice´yi kıs*kandığım kadar hiçbirini kıskanmadım. Çünkü, Allah ken*disini Hatice´ye cennetteki kıymetli taşlardan yapılmış bir sarayı müjdelemesini emrettiği için Peygamber (s.a.v.) sü*rekli onu anardı. Ne zaman bir koyun kurban etse, büyük bir bölümünü onun yakın arkadaşlarına gönderirdi. Çoğu kez ona: «Sanki dünyada Hatice´den başka kadın yokmuş gibi, derdim.»[4].

    Aişe (r.)´nin etki ve tepkileri aşırı derecede hızlıydı. Hayber´den hemen sonra veya bir süre önce Ebu´I-As´ın an*nesi Hale oğlunu, gelini Zeyneb´i ve küçük torunu Ünıa-me´yi görmeye Medine´ye gelmişti. Birgün Peygamber (s. a.v.) Aişe´nin odasında iken kapı çalındı ve bir kadın sesi girmek için izin istedi. Peygamber (s.a.v). sarardı ve titre*di. Bunun sebebini anlayan Aişe ona sitem etti. Çünkü onun Hale´nin sesinde Hatice´nin sesini duyduğunu anla*mıştı. Peygamber (s.a.v.) daha sonra bunu doğrulamış ve onun içen girme İzni isteyiş şeklinin de aynı ölen zevcesi gibi olduğunu söylemişt[5].

    Artık çok yaşlanan Şevde (r.), Peygamber (s.a.v.) ´le birlikte geçireceği günü Aişe (r.)´ye vermişti. Çünkü Pey*gamber (s.a.v.)´in buna çok memnun olacağını biliyordu

    Tüm topluluk ve diğer eşler de Peygamber s.a.v´in yaşa*yan, eşleri arasında en çok Aişe (r.) ´yi sevdiğini biliyorlar*dı. Bu sadece bir tahminden ibaret değildi. Çünkü Saha*beden biri veya diğeri sık sık Peygamber (s.a.v.)´e: «Ey Al*lah´ın Rasulü, bu dünyada en çok kimi seviyorsun?» diye sorardı. Peygamber (s.a.v.) bu soruya her zaman aynı ce*vabı vermezdi. Çünkü onun sevgisi çok yönlüydü: Kızları, torunları, Ali (rJ, Ebu Bekir Cr.), Zeyd (r.), Üsame (r.). Fakat cevap hiçbir zaman diğer eşler olmaz, bazen İse Aişe (r.) olurdu. Bu nedenle Medine´de, birisi Peygamber (s.a.v.)´den birşey rica edeceği zaman veya Kur´an da emredildiği gibi dilekte bulunmak için hediye vermek iste*diği zaman. Peygamber (s.a.v.) Aişe (r.)´nin odasında ola*na kadar bu dileğinin geciktirilmesi adet haline gelmişti. Çünkü onlar, Peygamber (s.a.v.) ´in onun yanında iken çok mutlu olduğunu ve bu nedenle ricaları kabule daha hazır olduğunu düşünüyorlardı. Fakat bu Peygamber (s.a.v.)´in ailesinde kötü duygulara neden oluyordu. Ümmü Seleme (r.) kendi ve diğer eşleri adına gidip Peygamber (s.a.v)´-den ona hediye vermek isteyenlerin özellikle bir günü beklemeyip ne zaman isterlerse hemen vermelerini belirten bir duyuru yapmasını istedi. Peygamber (s.a.v.) ona cevap vermedi. Ümmü Seleme (r.) isteğini ikinci kez yineledi. Fakat o yine sessiz kaldı. Üçüncü kez yinelediğinde: «Be*ni Aişe ile ilgili konularda üzme, çünkü Aişe( r.) hariç hiç bir hanımımın yatağında iken bana vahiy gelmiyor»[6] dedi. Ümraü Seleme (r.): «Seni üzdüğüm için Allah´a tevbe ediyorum» dedi. Fakat Peygamber (s.a.v.)´in diğer eş*leri burada durmaya niyetli değillerdi. Fatima´dan kendi adlarına gidip Peygamber (s.a.v.)´e: «Eşlerin senden, Ebu Bekir (r.)´in kızına karşı kendilerine eşit davranmam rica ediyorlar» demesini istediler. Fatıma (r.) istemeyerek bu*nu kabul etti, fakat birkaç gün bunu yerine getirmedi. Sonunda kuzeni, Cahş´m kızı Zeyneb geldi ve ısrar etti. Bunun üzerine babasına gitti ve kendisine söylenenleri ona iletti Peygamber (s.a.v.): «Benim küçük kızım, benim sev*diğimi sen sevmiyor musun?» dedi. Fatıma (r.) «evet* ceva*bım verince Aişe (r.)´yi kastederek: «O halde onu sev» dedi. Daha sonra: «Seni buraya gönderen Zeyneb´ti değil-mi?» diye sordu. «Zeyneb ve diğerleri» dedi Fatıma (rJ. Peygamber (s.a.v.): «Yemin ederim ki bunu düzenleyen Zeyneb» dedi. Faüma bunu kabul edince gülümsedi.

    Fatıma (r.), Peygamber (s.a.v.)´in eşlerinin yanına döndü ve olanları anlattı: «Ey Allah´ın Rasulü´nün kızı, bi*ze birşey kazandırmadın- dediler. Onu ikinci bir kez gön*dermeye zorladılar, fakat O kabul etmedi. Bunun üzerine Zeyneb (r.)´e: «Sen git» dediler, O da Peygamber (s.a.v)´e gitti. Peygamber (s,a.v.) sonunda Aişe (r.)´yle konuşması*nı söyledi. Aişe (rJ, Zeyneb´in cevap veremeyeceği fikirler öne sürerek onu susturdu. Peygamber (s.a.vJ eşlerine eşit ve adaletli davranmak ve diğerlerini de buna uymaya teş*vik etmek zorundaydı. Fakat O, başkalarının Peygamber (s.a.v.) eşlerine eşit davranmasını sağlamakla sorumiu değildi. Onun duygusallığı da zaten buna elvermezdi. O, sadece bir hediyeyi teşekkürle kabul etmek ve geri kalanı*nı bağışlayan kişiye bırakmakla görevliydi. Zeyneb (r ), gittiğinde Peygamber Cs.a.v.) Aişe (r.)´ye: «Sen, gerçekten Ebu Bekir´in kızısın»[7] dedi.

    Resulullah (s.a.v.) aynı şekilde, Ali (r.) ve Fatıma (r) ´-dan olan torunlarına da büyük bir sevgi besliyordu. Onlar hftkkmda= «Bana ev halkım içinde en sevgili olanlar Hasan ve Hüseyin´dir» derdi. Üsame (r.)´yi de torunlarından bin sayardı. Çoğu kez Hasan´ı ve Üsame´yi ellerinden tutup «Allahım, ben onları seviyorum sen de sev»[8] diye dua ederdi.





    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] I SVIII 47

    [2] I. S. VI», 55.

    [3] I. S. VII, 55.

    [4] B. LX1II, 20.



    [5] Age,

    [6] B. LI. 8

    [7] B. LI, S; I. S. VIII,

    [8] 123. 18) I. S. IV/1, 43.



+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349