+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Münafıklar

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Siyer-i Nebi Forumunda Bulunan  Münafıklar Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Münafıklar Münafıklar Zeyd (r.)´ın doğudaki kervan yolunda yaptığı başarı*lı baskın, Kureyşlilerin düşüncelerini bir kez daha, daha çok tercih ettikleri batı yoluna çevirdi. Bu kez Kızıl Deniz sahillerindeki müttefikleri olan Ruza´a kabilesinin Beni Müstalik kolunu Medine´ye bir sefer düzenlemek üzere ayaklandırdılar. Kureyşliler bu kabileye sahildeki diğer kabilelerin, de katılacağını ümit ederek, ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    1.655
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Münafıklar

    Münafıklar





    Zeyd (r.)´ın doğudaki kervan yolunda yaptığı başarı*lı baskın, Kureyşlilerin düşüncelerini bir kez daha, daha çok tercih ettikleri batı yoluna çevirdi. Bu kez Kızıl Deniz sahillerindeki müttefikleri olan Ruza´a kabilesinin Beni Müstalik kolunu Medine´ye bir sefer düzenlemek üzere ayaklandırdılar. Kureyşliler bu kabileye sahildeki diğer kabilelerin, de katılacağını ümit ederek, bata yolunun tek*rar kendileri için güvenli hale geleceğini düşünüyorlardı. Fakat Huza´a´nın diğer kolları Peygamber´e (s.a.v.) karşı Mekke´lüerin umduğundan daha az düşmanlık besliyorlar*dı. Kısa bir süre sonra bu haberler Peygamber (s.a.vj´e ulaştı. Böylece Peygamber (s.a.vj´e bitmeyen ve gıin geç*tikçe artan gücünü batı kervan yolunda da gösterebileceği bir fırsat çıkıyordu. Haber aldıktan sekiz gun sonra, Beni Müstalik henüz yola çıkmadan Peygamber (s.a.v.} onla*rın yerleşim bölgesine yakın ve sulak bir yere kamp kur*muştu. Oradan hızlı bir manevra ile çadırda yaşayan bu kabilenin obasını kuşattı. Adamlar fazla karşı koymadan teslim oldular. Müslümanlardan sadece bir kişi, düşman*dan İse on civarında kişi öldürülmüştü. Yaklaşık ikiyüz aile esir alındı. Ganimette ikibin deve beşbin koyun ve ke*çi vardı.

    Ordu, orada birkaç gün kamp kurdu, fakat beklenme-dik bir olay daha fazla kalmalarını engelledi. Sahilde kom*şu olan Gıfar ve Cuheyne kabilelerinden iki adam kuyulardan birinin başında hangi tulumbanın kime ait olduğu konusunda tartışmaya başladılar. Tartışma bir sûre son*ra kavgaya dönüştü. Ömer (r.)´in atını yedeğinde götür*mesi İçin işe aldığı Gıfar´h: «Ey Kureyş,» diye yardım *s-tedi. Cuheyne kabilesinden olan adam ise geleneksel müt*tefikleri olan Hazreçlileri yardıma çağırdı. Kızgın olan Muhacirler ve Ensar da hemen sahneye çıktı. Kılıçlar çe*kilmişti. Eğer Ashab´dan bazıları iki tarafın arasına gir*meseydi kan dökülebilirdi. Burada mesele sona ermiş ol*malıydı. Fakat bu sefer de genelde olduğundan çok müna*fık sefere katılmıştı. Bunun sebeplerinden biri de bölgenin tanıdık ve sulak bir bölge olması ve kolayca ganimet ei-de edilebileceği ümidi idi. Aslında kendi eski bakış açıla*rını değiştirmemişlerdi. Hâlâ Medine´den yapılan seferle*ri, dışarıdan biraz destekle Kureyş yapılan Hazreç ve Evs seferleri olarak görmekte ısrar ediyorlardı. Bu neden*le onlara göre kamp Kayleoğullarına aitti: Kureyşli sığın*tılar ise her yerde olduğu gibi orada da himaye altınday*dılar, îbn Ubey bu kafa yapısıyla etrafında bir grup ya*kın arkadaşı ile otururken kavga seslerini duymuştu, iç*lerinden biri meselenin ne olduğunu anlamak için gitti. Döndüğünde Ömer´in adamının suçlu olduğunu, çünkü ilk darbeyi onun vurduğunu söyledi. ?Gerçekten de öyleydi. Bu sözler, Hendek´te çekilen sıkıntılarını´ hâlâ yanmakta olan korlarının birden bire alevlenmesine yol açtı. Mu-hammed (s.a.v.) ve diğer Muhacirler tüm Arabistan´ı on*ların aleyhine çevirene dek, beş yıl boyunca gerilim sü*rekli olarak artmıştı. Bunun yanı sıra toplumda Önemli bir rol oynayan zengin ve komşu yahudi kabilelerinin de kö*kü kazınmıştı-, ikisi sürgün edilmiş, biri ise katledilmişti. Vadideki iç savaşa bir çözüm bulunması gerçekten gerek*liydi. Fakat îbn Ubey, kendisi kral seçilse idi, buna mut*laka bir çözüm bulacağından emin olduğunu söylüyordu. Şimdi de bu zavallı sığıntılar, efendilerinin kuyuya ulaş*masını engelleyecek kadar küstahlık edebiliyorlardı. «Bu kadar ileri gittiler ha!» dedi îbn Ubey. «Başa geçip, bizi geride bırakmaya ve kendi ülkemizde bizi bastırmaya çalışıyorlar. Bu Kureyşli Paspallarla bizim halimizi şu söz ne iyi ifade ediyor: ´Besle kargayı oysun gözünü.1 Tanrıya ftndolsun Medine´ye döndüğümüzde güçlü olan zayıf ola*nı sürüp çıkaracak». Halkanın yanında oturan Hazreç´li Zeyd adında bir çocuk doğruca Peygamber (s.a.v.)´e gitti ve İbn Ubey´in söylediklerini haber verdi. Peygamber´ (s. a./.)´in birden bire rengi değişti. O sırada yanında olan Ömer, bu haini hemen öldürmeyi teklif etti. Fakat Peygam*ber (s.a.v.); «Ey Ömer, insanlar, Muhamnıed (s.a.v.) arka*daşını öldürdü demezler mi?» dedi. O sırada Ensar´dan bi*ri gidip İbn Ubey´e çocuğun haber verdiklerini gerçekten söyleyip söylemediğini sormuştu. îbn Ubey doğruca Pey*gamber (s.a.v.)´e geldi ve böyle birşey söylemediğine ye*min etti. Sorun çıkmasını engellemek isteyen ve onun ya*nında olan birkaç Hazreç´li de onun söylediklerini doğru-ladilar. Peygamber (s.a.v.) sanki mesele kapanmış gibi davrandı. Fakat sorundan uzaklaşmanın en iyi yolu insan*ların kafalarını başka bir şeyle meşgul etmekti. Bunun üze*rine Peygamber Cs.a.v.) hemen yola çıkılmasını emretti. Daha Önce hiç bu vakitte yola çıkmamıştı: Hemen he*men öğle vaktiydi, namaz vakitlerinde kısa molalar vere*rek Öğleden sonra ve tüm gece, ertesi günün sıcaklığı bas-tırıncaya dek yolculuk ettiler. Kamp kurulması emredildi-ğinde adamlar o kadar yorulmuşlardı ki, hemen uykuya daldılar. Yolculuk sırasında Peygamber (s.a.v.), Müslü*manlar için İbn Ubey´in yerine Hazreç´in en ileri geleni olan Sa´d İbn Ubade (r.)´ye gizlice, kendisinin Zeyd´in doğ*ru söylediğine inandığını belirtti. «Ey Allah´ta Rasulü» de*di Sa´d, «Sen eğer istersen onu ortadan kaldırabilirsin. Çünkü o alçak ve zayıf, sen ise yüce ve güçlüsün.» Bunun*la birlikte Sa´d ondan îbn Ubey´e iyi davranmasını rica etti. Peygamber (s.a.v.) de bu konuyu bir daha gündeme getirmemeye karar vermişti. Fakat Sa´d´la konuştuktan kı*sa bir süre sonra artık mesele onun kontrolünden çıkmış*tı. Çünkü hemen sonra Münafikûn Sûresi adını alacak olan bir vahiy geldi. Sûre´nin bir âyetinde Zeyd´den isim olarak bahsetmese de onun söylediklerini sayıp, bunları söyleyenin doğru olduğu çınlatılıyordu. Peygamber (s,a.v,> Medine´ye varıncaya kadar bu sureyi Müslümanlara oku*madı. Fakat Zeyd´in yanına yaklaşıp kulağına eğilerek: «Senin kulağın doğru duydu ve Allah senin söyledikleri*ni tasdik etti» dedi.

    O sırada îbn Ubey´in oğlu Abdullah, bu sözleri baba*sının söylediğini bildiği için büyük bir üzüntü içindeydi. Ona Ömer´in babasını öldürmek için Peygamber´den izin istediğini de söylemişlerdi. Abdullah kararın hemen verilip öldürme emrinin hemen uygulanmasından korkarak Pey*gamber (s.a.v.)´e gitti ve şöyle dedi. «Ey Allah´ın Rasulü. bana Abdullah îbn Ubey´i öldürmeye karar verdiğini söy*lediler. Eğer bunu mutlaka yapacaksan, bana emret, gidip kafasını getireyim. Bütün Hazreç, babasına benden daha çok bağlılık ve acıma gösteren kimse olmadığını bilir. Öl*dürme görevini başkasına verirsen, nefsimin babamın ka*tilinin aramızda dolaşmasına dayanamayacağından korku*yorum. Buna dayanamayıj onu öldürebilirim. Böylece de bir kâfirin yerine bir mümini Öldürmüş olurum ve Ce*hennem ateşine atılırım.» Fakat Peygamber (s.a.v.) ona şu cevabı verdi: «Hayr, bırakın ona iyi davranalım, o bi*zimle olduğu müddetçe arkadaşımız olarak kalsın.»[1].







    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] I. I. 726-8.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349