+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Siyer nedir

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Siyer-i Nebi Forumunda Bulunan  Siyer nedir Konusunu Görüntülemektesiniz.=>S İ Y E R Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hayat hikayesi anlamına gelen "Siyer" kelimesi; Arapça "SİRE" sözcüğünün çoğuludur. Hz.Peygamber (s.a.v.)'in hayatını (hal tercümesini) anlatmak için kullanılan bir kelimedir. ( Şamil İslam Ans. 1/218) Tevarih denilince geçmiş dönemler, geçmiş zamanlar, o geçmiş zamanlarda yaşamış olan insanların hayat hikayeleri ...

  1. #1
    Moderator
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    2.938
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Siyer nedir

    S İ Y E R

    Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hayat hikayesi anlamına gelen "Siyer" kelimesi; Arapça "SİRE" sözcüğünün çoğuludur. Hz.Peygamber (s.a.v.)'in hayatını (hal tercümesini) anlatmak için kullanılan bir kelimedir. ( Şamil İslam Ans. 1/218) Tevarih denilince geçmiş dönemler, geçmiş zamanlar, o geçmiş zamanlarda yaşamış olan insanların hayat hikayeleri akla gelmektedir. Ama "Siyer" denilince Peygamberler, Hz. Muhammed (sav) akla gelmektedir. Zira Peygamberler (a.s.) hakkında yazılan kitaplara "Siyer- Siret-i Nebi- Siyer-i nebi" gibi isimler verilmiştir. Özellikle bu isimler duyulunca Hz. Peygamber (sav)'in hayatı hatırlanmalıdır. İçerik olarak; " Peygamberimizin soy dizini, doğumu, çocukluğu, gençlik yılları, peygamberliği, Mekke ve Medine'de meydana gelen olaylar ve gerçekleşen savaşları da içine alacak şekilde, doğumundan ölümüne kadar Hz. Peygamber (sav)'in hayatından söz eden kitaplara "Siyer-i Nebi", "es- Siyretü'n-Nebeviyye" veya kısaca "SİYER" adı verilmiştir.

    Siyer daha genel, megazi daha özel anlamı ifade eder.......Siyer bir yönüyle Hadis'e, bir yönüyle de İslam tarihinin içine girmiştir. Gerçekten siyer, Hz.Peygamber (sav)'in söz ve davranışlarından bahseden Hadis ilminin bilinmesini gerekli kıldığı gibi; O'nun hayatının her safhasından bilgi vermesi itibariyle de İslam tarihinin bir bölümünü oluşturur.....Siyer'in kaynakları arasında ilk sırayı, nüzülünden itibaren hiçbir tahribat ve tahrifata uğramamış olan Kur'an-ı Kerim alır. Herhangi bir olay konusunda Kur'an'da ayet ve işaretler varken başka bir kaynak aramaya ihtiyaç yoktur. Kaynaklarda ikinci sıra Hadis-i Şerif'lerindir. Özellikle Hz. Peygamber (sav)'in Medine de geçirdiği hayata ait bilgiler, hadislerde bütün ayrıntılarıyla bulunabilir. Bu iki kaynak, İslami ilimlerin her dalında olduğu gibi, Siyer için de vazgeçilmez kaynaklar durumundadır.

    Siyer'in kaynakları arasında Sahabe'den gelen rivayetlerin yeri oldukça önemlidir. Hz. Peygamber (sav)'den gördüklerini, duyduklarını kendilerinden sonraki nesle sözlü olarak aktaran bu güzide topluluğun anlattıkları, Emevi'ler devrinden itibaren yazılı belgeler olarak ortaya konmuş ve bunlar ilk Siyer ve Megazi kitaplarına kaynak teşkil etmiştir. Siyer-i Nebi, bir süre şifahi nakil olarak devam ettikten sonra, tedvin edilmeye başlandı. Siyer'i ilk tedvin eden, İbn ŞİHAB ez- ZÜHRİ (Rh.a. öl.122/739)'dir. Siyer alanında İslam tarihinde büyük şöhrete ulaşmış dört eser vardır. Bunlar "Siyer-i Erbaa" (En ünlü dört Siyer) adını almışlardır. Bunlar : 1-İbn-i Hişam'ın "es-Siyretü'n-Nebeviye" si;

    2-İbn Seyyiddin- Nas'ın "Uyunul-Eser"ri;

    3-Muhammed b.Yusuf ed- Dımaşki'nin "Sebiül-Hadyi ve'r-Reşad" ı ve

    4-Ali b. Burhaneddin el-Halebi'nin "İnsanül-Uyunu" dur." (Ş.İslam Ans. C/7, sh:218-219)

    Diğer bir rivayete göre en ünlü "SİYER" kitapları üçtür ve şunlardır:
    "Peygamberlerin yüksek hayatları üzerinde yazılmış birçok Siyer kitabları vardır. Fakat bunların en geniş ve en mükemmelleri, bizim peygamberimizin yüksek hayat hallerine dair olanlardır. Peygamberimizin hakkında olan ilk siyer kitabını, Tabiîn'den (ashabı görenlerden) "Urve" ile, talebelerinden "Zührî'dir. Diğer bir rivayete göre, Peygamber Efendimiz kutsal sîretlerini ilk yazan zat, hicretin (150) yılında Bağdad'da vefat eden Muhammed İbni İshak'dır.
    Bugün elde bulunan Siyer kitablarının en eskisi ve en güvenilir olanları şu üç eserdir:

    1-(207) tarihinde Bağdad'da vefat etmiş olan Vakıdî'nin Siyer Kitabı.

    2-(313) de vefat eden Basra'lı İbni Hişam'ın Siyer Kitabı.

    3-(315) yılında Bağdad'da vefat eden Muhammed Taberî'nin yazmış olduğu Siyer kitabıdır.
    İslam âlimleri, Peygamber Efendimiz hakkında daha birçok kitablar yazmış oldukları gibi, Avrupalı şarkiyatçı tarihçiler de bu konuda pek çok kitablar yazmışlardır." (Ö.Nasuhi Bilmen İslam İlmihali, sh:496-497)

    Başka bir eserde ise; "Kelime olarak "Siyer" siret'in çoğuludur. Siret ise gidiş, insanın manen tuttuğu yol manalarını taşır. İlim bakımından "Siyer-i Nebi" bir tarihtir. Fakat yalnız Hz.Peygamberin hayatını öğretir. Tarih bilgisi geneldir. Siyer-i Nebi ise özeldir; ay senesi olarak Peygamberimizin 63 yıllık şahsi tarihidir. Siyer-i Nebi hem Hadis ilminin, hem de İslam tarihinin birer şubesidir. Peygamberimizin söylediği sözler, yaptığı işler bakımından Siyer, Hadis ilminin bir parçasıdır, siyasi ve askeri hayatı itibariyle de İslam tarihinin en doğru bölümüdür. Siyer, diğer meslek bilgileriyle mesela Tefsirle, Hadisle, Fıkıh ve ibadetle alakalıdır. Bu sebepten Siyer-i Nebi meslek bilgilerinin ruhudur. Peygamberimizin hayatı doğru olarak bilinmedikçe ne Tefsirin, ne Hadisin, ne Fıkhın ne de ahlakın ne olduğu anlaşılmaz. Siyer bilgisi, sırası geldikçe, bütün bu mesleki bilgilere temas eder.

    Siyret-i Nebi bilgisi, Peygamberimizin hayatını içtimai, siyasi, askeri, dini ve ahlaki bakımlardan açıklarken birtakım hükümler çıkarır. Fakat hiçbir vakit kendi sınırını aşmaz.... Bunun içindir ki, bütün meslek bilgiler, kaynağını Hz.Peygamberin hayatında bulur. (Peygamberimizin Hayatı -Siyer-i Nebi-İmam-Hatip Liseleri, 1.Sınıf, sh:1-2. M. Zekai KONRAPA. DEVLET Kit. İst. 1980) Konumuzla ilgili olduğu için aylık çıkarılan "Misak" mecmuasında Nizameddin DEMİR tarafından yapılan bir kitabın tanıtım yazısının bazı bölümlerini sizlere aktarmak istiyorum : "Geçmiş dönemlere ait sağlıklı ve sıhhatli bilgiler alabilmek için "Kütüb-ü Tevarih" e göz atmak lazım. Hem de sağlam tevarihe! Peygamberler (as) hakkında yazılan tevarihe ise "Siyer" ismi verilmiştir. Özellikle "Siyer-i Nebi" denilince de akla Hz. Muhammed (sav) Efendimizin hayatı gelmektedir....Siyer, siret'in çoğuludur.

    Bu sayımızda tanıtımını yapacağımız kitap Prof. Dr. Ramazan El-Buti Hoca Efendiye ait "Fıkhu's-Siyre" adlı kitaptır. Kitapta Peygamber Efendimiz (sav)' in hayatı günümüz müslümanlarının anlayacağı en güzel bir şekilde ele alınmıştır. Kitap tecrübeli bir kalem tarafından yazıldığı için çok mükemmel olmuştur. Dahası yazarı Ehl-i Sünnet akaidine sahip olması, bazı konuları "Müsteşriklerin" gözüyle ele almayışı da kitaba apayrı bir özellik kazandırmıştır. Tanıtım için bu kitabı seçmemizin bir diğer özelliği daha var ki, o da kitabın isminin yaptığı çağrışımdan da anlaşılacağı gibi Siyerle birlikte ortaya çıkarılan "FIKIH"tır! Yani Siyret'in fıkhı! Siyer kitapları mutlaka Kur'an, Sünnet kaynaklıdırlar. "Siret-i Nebi" demek veya Fıkhu's-Siyre" demek; Fahr-i Kainat Hz. Muhammed (sav) Efendimizin getirdiği dinin (İslam Dini'nin) hayta nasıl hakim kılınacağını anlatan kitap demektir. Fertten Cemaate, Cemaatten Devlete gidişin nasıl olduğunu anlatan kitap demektir. Dolayısı ile "Asr-ı saadet" i günümüze taşımak isteyen Siyer'cilerin "Fıkhu's-Siyre"yi çok iyi bilmeleri gerekir. Bir cismin aynada yansıması ne ise, "Asr-ı Saadet"in "Fıkhu's-Siyre" olarak yansıması da odur. Siyer okuyan mü'minlerin niçin Siyer okuduklarını çok iyi düşünmeleri gerekir. Günümüz müslümanları, her ne kadar "Siyer-i Nebi"yi iyi anladıklarını söylüyor olsalar da yürüttükleri mücadele usullerini görünce "Siyer-i Nebi"yi kavrayamadıkları anlaşılmaktadır. Siyer kitapları; "Masal- Hikaye-Roman-Efsane" kitapları değillerdir.

    Hele hele Siyret adı altında okunan "Battal-ı Gazi Efsaneleri- Şia kaynaklı Cenk kitapları" hiç değildir. Yirminci asrın müslümanları Siyret-i Nebi'yi hareketlerine, hayatlarına, mücadele usullerine yansıtamamalarının, egemen kılamamalarının perişanlığı içinde kıvranmışlardır. (Hala da kıvranmaya, ezilmeye, horlanmaya devam etmektedirler.) Temennimiz yirmi birinci asrın müslümanları aynı hataya düşmezler, aynı hatalı yolları aşındırmazlar!!! Zira; İslam'ı gönderen Yüce Allah (c.c), gönderdiği dinin hayata nasıl hakim kılınacağının usulünü de göndermiştir. Dünya müslümanlarının çalışmalarındaki bereketsizliğin asıl kaynağı bu usulsüzlük değil midir? Susamış gönülleri kandıracak "PINAR" "Siyret-i Nebi" pınarı değil midir? "Siret-i Nebi"de erimekten, "Siret-i Nebi" ile bütünleşmekten başka yol var mıdır? Elbette hayır!..........

    Kitabın yazarı Ramazan el-Buti Hocaefendi, Kitabın baş tarafında "Siyret-i Nebi"nin kaynakları üzerinde durmuştur. Daha sonra, Peygamberimizin (sav) doğumundan, Peygamber oluşuna kadarki zaman içinde gelişen ve değişen bazı olayları aktarmıştır. Sonra Peygamberimiz (sav)'in niçin çok evlendiğini, İslam düşmanlarının niçin bu konuya burunlarını soktuklarını, bu konuda bazı müsteşriklerin düşüncelerini özet olarak aktarmıştır. Vahyin hakikatlerini ve bir kısım müsteşriklerin vahiy meselesine bakışlarını aktarmıştır. (sh:88)

    Daha sonra İslam'a davet merhaleleri üzerinde durarak, Davetin gizlilikten sonra nasıl açığa vurulduğuna dikkat çekmiştir....Buna bağlı olarak işkencelerin, boykotların, ambargoların başladığını sonunda ise ilk "HİCRET" in gerçekleştiğini ve o günlerde Mekke-i Mükerreme'nin "Dar-ı İslam" olmadığına dikkat çekmiştir..... İsra-Mirac mucizesine dikkat çekmiştir...Mirac'ta namazın önce "elli vakit " farz kılındığını daha sora beş vakitle sınırlandırıldığını, buna dair rivayetleri (Buhari- Müslim kaynak verilerek) aktarmıştır. Müsteşriklerin vahye ve Mucizelere bakış usullerini benimseyen nice ilahiyatçı Prof.ler , hem Mi'racı, hem de Mi'rac hadislerini inkar ederek Cehennemin en çukur derekelerine doğru yol almaya devam etmektedirler.

    Son zamanlarda medyatik unvan kazanma hırsı peşinde koşan Prof.lerden bir ilahiyatçı Prof'e bir TV. Kanalında : "Namaz mi'racta önce elli vakit farz kılınmış, daha sonra beş vakte indirilmiş" şeklinde alaylı bir eda ile sorulan bir soruya karşı bu medyatik Prof. (Yaşar Nuri ÖZTÜRK) : "Bu sözleri söyleyebilenler ancak müşrikler olabilirler" şeklinde cevap vermiştir!!! Oysa bu haberi (Namazın önce elli vakit farz kılındığı haberini) Ümmet'e bildiren zat Kainatın Efendisi Hz. Muhammed (sav)'dir. Dünya müsteşriklerinin Türkiye temsilcisi bu tür zındık herifler "üstü kapalı olarak Hz. Peygamber (sav)' e "müşrik" dediklerinin farkında değiller midir?........Bu hayırsız kervanın başında Zındık ve Mason Afgani ile onun tilmizlerinden M. Abduh, R.Rıza, F. Vecdi, H. Heykel, Asya temsilcisi M. Bugiyef (Kazanlı) vb. lerine dikkat çekilmiştir......

    Bu Mezhepsiz sapıkların hepsi Fırak-ı Dalal'a mensupturlar. Kafalarını kuma sokmuş nice gafillerin hala yukarıda adı geçen zındık herifleri "Müctehid", "Müceddid" olarak tanıtma gayretlerinden vaz geçmedikleri görülmektedir.....Cihadın Medine'de farz kılındığını; O günkü Arap yarımadasının idari merkezi sayılan Mekke'deki "Darun-Nedve"ye ve orada alınan karara dikkat çekerek günümüzdeki "Darun-Nedve"ler üzerinde durulmuştur..... (Günümüzdeki bir kısım gafil müslümanlar da Darun-Nedve'ye girmek için mallarını, canlarını telef etmektedirler. Ve bu felaketin adına da cihad demektedirler. Bu halleriyle, Peygamberimizin (sav) kesinlikle reddettiği bir meclisi meşru gösterme gayreti ve çabası içindedirler. Ki nice tekliflere rağmen Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (sav) kesinlikle Darun_Nedve'ye girmemiştir. Müşriklerin tüm bu tekliflerine rağmen oraya ayak basmamış: "Ayı sol elime, güneşi sağ elime koysanız ben bu davadan vaz geçmem" diyerek müşriklerin bu tekliflerini reddetmiştir.)

    Daha sonra Hicret'le birlikte devletin gündeme geldiğini, Peygamberimizin (sav) Medine İslam Devleti'ni (Ahmak H.İsmail bu tür hakikatleri inkar etse de, bunlar siyerin ana mevzu'larıdır. Güneşin balçıkla sıvanması mümkün değildir.)kurduğunu ve kendisinin ise bu devletin başkanı olduğu vurgulanmıştır..... Resül-i Ekrem (sav) başkanlığında Gayr-i müslimlerle bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye "Medine Vesikası" denildiğini, günümüz müslümanlarının henüz bu sözleşmeyi tam olarak kavrayamadıklarını, bu sözleşme bahane edilerek "Fıkhu's-Siyre" nin gölgelendiğini aktarmıştır. Zira bu sözleşmenin (vesikanın) 11. Maddesi "Velayetten" söz ediyordu! Müellif daha sonra savaşları anlatmaya geçerek mü'min kadınların "başörtüsü ile uğraşmanın" savaş sebebi olduğuna dikkat çekmiştir......

    Daha sonra "İFK" olayına ve kadının sesinin avret olup olmayacağı hakkındaki fıkhi görüşleri aktarmıştır. (Racih olan görüşe göre kadının sesi Avret değildir. İbn Abidin C/2,sh:11-112. C/15, sh:395) Daha sonra bir kısım sofilerin "Raks" ve "Sema" adı altında düzenledikleri meclislerin İslam'da yeri olmayan "Bid'at"ler olduğuna, Mescid-i Dırar konusuna açıklık getirilerek "Veda Hutbesi" metin olarak verilmiş ve evrenselliği üzerinde durulmuştur.......Okuyup üflemenin meşruluğuna,, Sihrin hakikatinin varlığına ve bu tür hastaların "Muska" ile tedavisinin meşruluğuna dikkat çekilmiştir. Halifelerin seçilme işinin üstünlük sıralarına göre olduğu, hilafet süreleri, icraatları, "Sıffın Olayı" nı, Haricilerle Hz. Ali (r.a)'nin "HAKEM OLAYI" nı çok kısa ve net bir şekilde naklederek Sahabeye dil uzatılmamasını tavsiye etmiştir.

  2. #2
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    110
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Furkan Kardeşim

    güzel bir paylaşım oldu.

    Allah c.c senden ve ümmetten razı olsun.

  3. #3
    Kayıtsız Kullanıcı

    Standart Cevap: Siyer nedir

    Sen bize yardım ettin ALLAH (C.C)'daima sana yardım etsin

+ Cevap Ver

LinkBacks (?)

  1. Yandex
    Refback Bu Konu
    12-26-2016, 10:45 PM
  2. Yandex
    Refback Bu Konu
    07-20-2015, 02:37 AM
  3. Yandex
    Refback Bu Konu
    04-09-2015, 12:30 AM
  4. Yandex
    Refback Bu Konu
    12-31-2014, 12:50 AM
  5. Yandex
    Refback Bu Konu
    12-30-2014, 02:43 AM
  6. Yandex
    Refback Bu Konu
    11-13-2014, 03:55 AM
  7. Yandex
    Refback Bu Konu
    09-08-2014, 03:52 AM
  8. Yandex
    Refback Bu Konu
    09-03-2014, 02:09 PM
  9. Yandex
    Refback Bu Konu
    05-29-2014, 12:25 AM
  10. Yandex
    Refback Bu Konu
    05-25-2014, 08:49 PM
  11. Yandex
    Refback Bu Konu
    12-22-2013, 02:54 PM
  12. Yandex
    Refback Bu Konu
    07-11-2013, 03:11 PM
  13. Yandex
    Refback Bu Konu
    05-20-2013, 06:12 PM
  14. 04-22-2013, 02:01 AM
  15. Yandex
    Refback Bu Konu
    03-18-2013, 11:24 PM
  16. 03-12-2013, 12:00 AM

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12-11-2014, 03:42 PM
  2. 1000 Yıllık Mektup - Siyer alimleri şöyle naklederler
    By MuHaMMeD in forum Kıssadan Hisse
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10-02-2012, 02:33 PM
  3. Siyer ne demek?
    By Ahkaf in forum İslami Sözlük
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-18-2012, 03:30 PM
  4. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 08-09-2011, 02:23 AM
  5. Çocuklar İçin Test -Siyer
    By Karani in forum Çocuk Eğitimi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-24-2010, 03:03 AM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379