+ Cevap Ver
8 sonuçtan 1 ile 8 arası

İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Siyer-i Nebi Forumunda Bulunan  İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Nasıl ki imanın şartları, islamın esasları vardır ..Ateist felsefenin de islamı karalamak için dogmatik bir hırsla sarıldığı iman esasları vardır ..Kurayza katliamı diye andıkları Beni Kurayza meselesi bunlardan biridir.Bu yazıda Ateist Felsefenin bu inanç esasının nasıl bir batıl zemin üzerine kurulduğunu ve tarihi gerçeklerin nasıl tek taraflı bir okuma sonucunda ...

  1. #1
    Misafir
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Yaş
    47
    Mesajlar
    37
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi

    Nasıl ki imanın şartları, islamın esasları vardır ..Ateist felsefenin de islamı karalamak için dogmatik bir hırsla sarıldığı iman esasları vardır ..Kurayza katliamı diye andıkları Beni Kurayza meselesi bunlardan biridir.Bu yazıda Ateist Felsefenin bu inanç esasının nasıl bir batıl zemin üzerine kurulduğunu ve tarihi gerçeklerin nasıl tek taraflı bir okuma sonucunda çarpıtıldığını göreceğiz. Ateist ön yargının elindeki balonlardan birisini zevkle patlatacağız..Ateizmin art niyeti yoktur , çıkar gözetmez ,bilimi önceler ,meseleleri çarpıtmaz...gibi erdemlilik ifade eden sloganları güzeldir..Zaten bir görüşün kendisini ortaya koyarken bunların tersini söylemesi düşünülemez. Söylemde böyle şatafatlı olan Ateizm tarafsız ve nesnel bir bakışla tarihi gerçekleri değerlendirme sınavında sınıfta kalmıştır. Bu yazı bu felsefenin sonuna kadar taraflı olduğunun , bilimsellikten çark edişinin ve çuvalladığının ifşasıdır.İslama saldırırken içine sığındıkları Kurayza kalesini bir kez daha fethedecek, onları o sığındıkları kaleden çıkaracağız..

    1.Neden-Sonuç ilişkisi içinde Kurayza harbi :
    Nedense olaya katliam perspektifinden bakan zihniyet bu sonuca neden ,nasıl ve hangi adımlarla gelindiğini görmezden gelir..İşin o kısmını ne merak eder (çünkü orda ona malzeme yoktur) ne de kurcalar..Pek tabidir ki Kurayza olayı İslam Peygamberinin Yahudilerle olan ilişkilerinin uzun ve çetrefilli sürecinin acı sonuçlarından biridir. Sonucun dramatikliğini görüp te bu sonuca götüren süreci es geçmek ateist algının önemli yanılgılarından ve çarpıklığından biridir...Kureyza harbi neden yapıldı bunun üzerinde biraz duralım :
    a)Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine'ye teşrif ettiğinde Medine'nin yarıya yakını Yahudi kökenliydi..Bu Yahudilerin bir kısmı Araplaşmış bir kısmı yarı Araplaşmış sonuçta toplumun bünyesine entegre olmuştu..Önemli 3 tane Yahudi kabilesinden her biri Ensarın Evs ve Hazreç kabileleriyle dostluk ve kardeşlik anlaşmaları kurmuştu..Bu türden müttefiklik antlaşmalarına Arap toplumunun sosyal yapısında çok önem verilirdi..Hatta bunu gerçek kardeşlik seviyesinde görürlerdi..Var olan ve asırlardan gelen bu entegrasyon/kaynaşma ve kardeşlik anlaşmaları üzerine Efendimiz ayrı bir yönden yeni anlaşmalar-muahedeler yaparak yahudi toplum ile müslüman Arap toplumu arasındaki ilişkiyi ve ittifakı daha da ileri boyuta taşımak istemişti..Zira yahudi dini hristiyanlığa nazaran tek tanrılı islam dinine daha çok benziyordu..Bu nedenledir ki kalplerini kazanma adına henüz açık emir gelmeyen detaylarda onların şeriatını dahi uygulayabiliyordu..Bu her yönüyle gönül kazanma, dostluk ve ittifak oluşturma çabaları maalesef yahudi toplumunun inatçı, hasetçi , kindar reflekslerine çarpıp kırılıyordu..Efendimiz bu uğurda çok sabır gösterdi..Var olan anlaşmalar çok defa ihanetle delinse bile sil baştan onları tekrar dostluğuna kabul etti. Her defasında tükenen kredilerini yenileyip onları kazanmaya çalışan ve hatalarını görmezlikten gelen, affediciliğin rekorlarını zorlayan taraf müslüman tarafıydı..Ancak eşek arısı gibi her daim fitne fesat iğnesini batırmaya çalışan , Mekkeli müşriklere casusluk hizmeti veren yahudileri bu güleryüzler yumuşatamadı..(Tabi biz Yahudiler demekte kastımız dönemin Yahudi toplumunun tamamı değil ; bu fitne fesat işlerine karışan bireyleridir)
    *Uzanan dostluk elleri havada kaldı.
    *Var olan muahadeler bir değil bir kaç defa yahudi fitne fesadıyla ihanete uğradı...
    *Efendimizin şahsına bir kaç defa suikast girişimleri yapıldı..(günümüzde bir Batılı lidere suikast girişiminde bulunan teröristlere nasıl bir muamele yapılır?)
    *Yahudilerin müslüman kadınlarıyla alayları , onların iffetlerine saldırmaları fitili ateşleyen son hataları oldu..Yahudiler müslüman toplumun aleyhine çevrilebilecek tüm entrikaları çevirdiler ve bu uğurda tüm iç ve dış argümanları kullandılar.
    *İçten toplumu çökertmeye çalıştılar.Toplumun dirliğiyle , düzeniyle ,iç barışıyla ,asayişiyle oynadılar. Mekkeli müşriklere casusluk görevini üstlendiler, ergenekon gibi derinden derinden bazen de tankları Kaynuka cephesinde göstere göstere yürüttüler.
    *Tahrik ettiler , kafa tuttular, hadi savaşalım diyen taraf oldular, varmısın diye kabadayılık gösteresinde bulundular..Şimdi düşünelim bir değil bir kaç ihanet suçunun işlemek, Medine'de müslümanları boğmaya gelen müttefik şirk cephesine/Ahzaba ,karşı cepheden destek , savunmasız cephe gerisi müslüman kadınları avlamaya kalkışmak (Hz.Safiyye hadisini hatırlayalım), anlaşmaya çağırdığın kişiye(yani Resulullah'a) suikast( bu hangi toplumda vardır ki en ilkel toplumlarda bile beyaz bayrak ve elçi olunca hassasiyet gösterilir) düzenlemek , v.s. gibi organize terör örgütü gibi çalışan bu topluluğun işlediği suçlara hangi devletin yasası müsaade eder.Ve her defasında suçların affedilmesi suçluyu yeni bir suç işlemeye teşvik etmez mi?.Hiç bir devlet , terör örgütünün insafına kendisini teslim edip gel bizi içimizden çökert ve yok et diye izin vermez..Cinayet , kabadayılık , kadının iffetine saldırı , var olma savaşı veren müslümanları Hendek savaşı gibi en zor anında karşı cephe açarak bitirmeye çalışmak gibi en büyük suçları işlemiş bir topluluğun cezası ve vatana, yasaya, antlaşmaya ihanet suçu her devletin ceza hukukunda en ağır cezayla takdir edilir.
    b)Yukardakiler tek taraflı bir söylem değil islam kaynaklarının aktarımına göre yahudilerin de kabul ettiği acı gerçeklerdi:
    işte insaflı bir yahudi kaledeki diğer yahudilere şöyle diyor:
    Amr b. Su'dâ, Benî Kurayza Yahudilerine:
    "Ey Yahudi cemaati! Muhammed'in size vermiş olduğu söze karşı, siz de, onun düşmanlarından hiçbir kimseye yardım etmemek, kendisini ansızın gelip bastıracak ve kuşatacak olanlara karşı ona yardımda bulunmak üzere söz vermiştiniz!
    Siz aranızdaki bu muahedeyi bozdunuz!"
    c) Beni Nadir yahudileri fitne fesatta başroldeydiler. Beni Kureyza onların yanında ancak yardımcı rolündeydi..Buna rağmen Beni Nadir çevirdikleri tüm dümenlere rağmen sürgünle paçayı kurtarmışlardı..Beni Kureyza'nın şansızlığı kendilerinin bardağı taşıran son damla rolünü oynamalarıydı. Bu dramatik son, Kader kaleminin yazgısı olduğunu son tahlilde Yahudilerin bile kabullendiğini tarih bize nakletmektedir..İslam kafire karşı da sabırlıdır..Ama sabır da bir yere kadar af da..Beni Kaynuka kadının örtüsüne saldırdı ve iç huzursuzluk çıkardı sabredildi , beni Nadir bin türlü filmi çevirdi , ihanet şebekesi kurdu yine affedildi ve sadece sürgün gördü .İslamın bu yumuşak yüzünü gören Beni Kaynuka geri durmadı ..Ben de yapayım nasılsa yapanın yanına kar kalıyor oldu olacak bizi de en fazla sürgün ederler rahatlığıyla o da ihanet şebekesine katıldı..Ama hesap edemedikleri faktör Sad bin Muaz(r.a)'ın adilane hükmü oldu..Belli bir noktadan sonra suçluları bağışlayıcı olmak devlet akıbeti ve iç istikrar adına zayıflık olabilirdi..
    d)Beni Kaynuka'nın (ve Kurayza'nın) ekstra bir günahı nankörlüğünde aranmalıdır..Kendileri kan bedeli ödenmesinde beni Nadir yahudileri karşısında 2. sınıf insan konumunda olarak yarı adam statüsündeyken Resulü Ekrem sayesinde tam insan kıymetine terfi etmişlerdi...Buna rağmen bu güruh nankör kedi gibi fırsatını bulunca saldırıya geçti..Yapılan anlaşmaları defalarca ve tek taraflı olarak bozdular..Mekkeli müşriklerle iş birliği yapıp kaleyi adeta içten fethetmeye çalıştılar..Sivil halk, kadınlar , çoluk çocuk dehşete düştüler..Korkular yürekleri kasıp kavuruyordu..Savunmasızlığın ve çaresizliğin en uç noktasında dehşet tabloları yaşandı.İhanetin en esaslısı sergilendi ..Tüm bu Yahudi oyunlarına ve müttefikleri olan Mekkeli müşriklere karşı Medine de koro halinde çekilen tekbirlerle yüreklere su serpilmeye çalışmaktan başka elden bir şey gelmiyordu..
    e) Fitnenin çıban başı , hain Huyey b. Ahtab'a sahip çıktılar..Burda şunu sormak gerek: vatana ihanet suçunun cezası nedir?Buna göz yuman bir ceza hukuku var mı? Vatanı düşmanla iş birliği içinde bölmeye ve yutmaya çalışmanın affı olur mu? Hangi hukukta buna "olsun iki gözüm canın sağ olsun" denilebilir? Denilemezdi...
    2.a)Kureyza yahudileriyle savaşta diğer yahudi kavimlerinin ve infaz edilenlerin tepkisizliği: Diğer yahudi kabileleri Kureyzalılar için kılını bile kıpırdatmadılar..adeta Allah belanızı versin dercesine yalnızlığa itildiler..Kendi içinde birbirini yiyen; yer yer birbiriyle çekişen bu 3 kavim kritik anlarda hep birbirlerine sırt çevirdiler. Kaynuka'nın savunulacak yönü yoktu ki Nadrli savunsun. Nadr'in savunulacak şeyi yoktu ki Kaynuka'lı ona şefaatçi olsun..Bu 3 silahşörlere merhameti yine evsli ,hazreçli gösterdi . Affedilmeleri için araya girildi ve çoğunlukla da affedildiler..Bir farkla ; çekirge bir sıçradı (Kaynuka) 2. sıçradı ( Nadr) , 3.cüde sıçrayamadı..
    b)Son perdede Kureyza yahudileri suçlarını kabul ettiler , hiçbirinden en ufak bir itiraz gelmedi..Nankör kedi gitmiş yerine süt dökmüş kedi gelmişti...Bizim bile içimizi insaniyet namına sızlatan bu tabloda yer yer pişkinliğe ve umursamazlığa vurdular (idam edilen tek kadının hikayesinde olduğu gibi) yer yer de ölüme gülerek giden yiğit aslan rolleriyle (affedilmesine rağmen beni de öldürün diye tutturan kişinin hikayesinde olduğu gibi) racon kestiler..
    Konu ahmed nazif tarafından (05-15-2013 Saat 03:34 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Misafir
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Yaş
    47
    Mesajlar
    37
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi

    3. Zannedildiğinin aksine Kureyza yahudileri ölüme direkt olarak Allah Resulü'nün hükmüyle gitmedi. Aksine onun ashabından biri olan Sad bin Muaz'ın (r.a) hakemliğiyle bu feci sona yürüdüler..Yahudiler Allah'ın hükmüne boyun eğmekte yavan insanlar değildi.Onların da belirli bir dindarlığı hatta köktencilik seviyesinde fanatizmleri vardı..Bu açıdan Kureyza yahudileri ölürken bile asırlar ötesinden yaslarını tutan Ateistlere değil biz müslümanlara daha yakındır.Aynı Allah'a inanılıyordu ama işin içine haset ve inat girince iş yanlış kulvara kaydı...Keşke alemlere rahmet olarak gönderilen Resulullah'ın hükmüyle kalelerinden inseler ve Ya Resulullah her ne kadar biz sana inanmasak ta sen kerim oğlu kerimsin .(O değil miydi Mekkeli müşrikleri bir çırpıda affeden , en azılı düşmanlarından ibni ebi Sarh'ı bir Osman'ın (r.a) tavassutuyla İkrime bin ebu Cehil'i karısının ricasıyla affeden?)..Biz hata ettik, bir kez daha bizi affet diyebilselerdi..Keşki o meşhur zekalarını kendi ölüm fermanlarını imzalamak için değil ölümden beraat için kullanmayı becerebilselerdi..En azından -rivayetlerinin aksine- Prof. Hamidullahın da belirttiği gibi bir şansları olurdu ve bu şans da denenmeye değerdi.
    4.Girişte de belirttiğim gibi tüm yahudiler ve özelde Beni Kureyza bir açıdan Medine toplumunun diğer bireyleriyle ve bu arada müslümanlarla kaynaşmıştı..Kardeşlik anlaşmalarıyla sıkı sıkıya bağlıydılar..Kaynuka yahudileri Hazreçlilerin şefaatıyla paçayı sıyırırken Kurayzalılar da Evslilerden medet bekliyordu..Burda iki faktör var:
    a1.Kureyzalıların evslilerle veya diğer Araplarla derinlemesine ve tarihten gelen sağlam bağları vardı..Şu anda Medinede Mescid-i Nebevide tevbe direği denen bir sütun vardır..Vaktiyle onun olduğu yere Ebu Lübabe (r.a.) tevbesi kabul edilinceye kadar
    günlerce aç susuz bağlı kalmıştı..Ebu Lübabe'nin Kuran'ı Kerime'de konu olan bu hikayesi çok ilginçtir..Bu sahabinin hikayesine bakan görür ki Arap toplumu ile Yahudi toplumu belli ölçüde iç içedir..Birbirleriyle bağları çok kuvvetli..İşte Kureyza'nın güvendiği husus bu olmalıydı. Ancak bu güveni kötü yönde kullanmak istemeleri bu sefer ters tepecekti..
    a2.Hazreçlilerle evslilerin arasında tatlı bir rekabet vardı..Hazreçlilerin şefaatiyle Kaynuka'nın kefeni yırtması , Evsli müslümanlara da aynısını Kurayza Yahudileri için düşündürüyordu..Kamu oyu baskısı ileri boyuttaydı..Gerek hakeme gerek Resulullah'a (s.a.v.) giden gelenlerin haddi hesabı yoktu. Belki yüzlerce kişi af için gönüllü elçi konumundaydı..Sonra ne oldu ? Sonrasında ise ,

  3. #3
    Misafir
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Yaş
    47
    Mesajlar
    37
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi

    b) O zekasıyla ve bazı üstün özellikleriyle Kuran'ın bile takdirine mazhar olmuş Yahudiler yanlış ata oynadı. Evet tarih diyor ki Evsliler gerek hakeme gerekse Resulullah'a (s.a.v.) gidip gelerek arabulucuk rolünü üstlenmişlerdi..Bu kadar gönüllü arabulucu, şefaatçi , tabir caizse taraf tutmaya meyilli hakem adayı varken Sad b. Muaz'ı tercih etmeleri tam bir çılgınlıktı. Bir kere Sad (r.a.) onların karşı cephede bulunduğu savaşta ölümcül yara almış , ölümün ensesindeki serin nefesiyle son itminanını yaşayan ve dünyadan tümüyle bağını koparmış bir yiğit sahabiydi. Savaşçılığıyla ve kahramanlığıyla kararlılığı ve doğru bildiğinden şamamasıyla, tavizsizliğiyle Sad b muaz affedilme şansının aranacağı son kişilerdendi..
    c) Kurayza meselesinde Ateistlerin gözünü sıkı sıkıya kapadıkları gerçek şudur:
    Hiç bir yönetim kendi varlığına kasteden bir düşmana , hemde böyle yüzlerce kendini affetmeye , davayı kapatmaya yatkın hakem varken istediğin hakemi seç diye açık tercih hakkı vermez..Ama Resulullah (s.a.v) bu fırsatı bile onlara tanıyordu..Madem ki işin iç yüzü böyle , bunun neresi katliam veya zulüm olabilir? İki tarafın ortak rızasıyla girdiği bir süreçti bu..Af imkanı belki yüzde 90 idi..Hakem olarak Sad bin Muaz 'ı tercih ederek yüz kapıdan 99 u kurtuluşa açılıyorken tek kapalı kapıyı buldular..Sabıka kayıtları sayfalar tutan bu suçlular için bundan öte hangi ihsan lütfedilebilirdi ? İstediğin hakimi seç denildi onlarda en tavizsizlerinden birini seçtiler.Yahudiler ve Resulullah bunu Kadere bağladı..Ateistler için bir şey ifade etmezse de gerçek Allah'ın dilemesinden başka bir şey değildir.
    5. Sad bin Muaz'ın (r.a) verdiği hüküm her ne kadar bizim merhamet hislerimizi tam tatmin etmese de bu kendi kitaplarına sıkı sıkıya bağlı olan yahudilerin tevratı gereğinceydi. O nedenle seslerini çıkaramadılar..Tek bir Kureyzalıdan dahi itiraz gelmedi.Birbirlerini suçladılar ama Hakeme , Tevrata , Resulullaha bir şey diyemediler:
    "Hakem, kendi kutsal kitapları olan Pentatök’deki Musevi yasasının (Tesniye, XX/10-14) bu Yahudilere uygulanmasına karar verdi.
    "Bir şehre cenk içün yaklaştığında, anı, sulha davet edesün ve eğer sana sulh cevabını verüb sana kapularını açar ise, içinde bulunan kavmin kâffesi sana haracgüzar olup hizmet etsünler. Lâkin, eğer, senün ile musaleha etmeyüp cenk eder ise, anı, muhasara edesün. Ve Allah'ın Rab, anı, senün elüne teslim ettikte, erkeklerinin cümlesini kılıçtan geçüresün!
    Amma nisvan ile çocukları ve hayvanları ve bütün ganimetü, yani ol şehirde bulunanun kâffesünü yağma edüp Allah'ın Rabbın sana verdüğü düşmanların ganimetünü yiyesün.
    Bu taifelerin şehirlerinden olmayıp senden pek uzak olan şehirlerin cümlesüne böyle yapasın! Amma Allah'ın Rabbın sana mîras olmak üzere verdüğü bu kavmların şehirlerinden hiçbir can sağ bira km ayasın!" Tevrat, Tesniye: B âb 20:1 0-16.
    Hakem seçiminin Yahudilerin tercihi üzerine olduğunu gösteren rivayetler:
    "Yâ Rasûlallah! Bunlar, Hazrecîlerin değil, bizim müttefiklerimizdir.
    Abdullah b. Übeyy b. Selûl'ün müttefiki olan Benî Kaynuka Yahudileri hakkında bir akşam yaptığın muameleyi biliyorsun: Onların 400 zırhlı, 300 de silahsız savaş erlerini, Abdullah b. Übeyy'e bağışlamıştın[133]Bu müttefiklerimiz, muahedelerini bozmak suretiyle yapmış oldukları şeylere pişman olmuşlardır. Onları bize bağışlayıver!" dediler.[134]
    Peygamberimiz Aleyhisselam susuyor, konuşmuyordu.
    Evsîler bu husustaki isteklerini ısrar derecesine vardırdılar ve hepsi birden konuşmaya başladılar.Bunun üzerine, Peygamberimiz Aleyhisselam:
    "Ey Evs topluluğu! İçinizden birisinin onlar hakkında hakem olup hüküm vermesine razı mısınız?" diye sordu. Evsîler:"Evet! Razıyız!" dediler.[135]
    Peygamberimiz Aleyhisselam: "Bu iş, BenîKurayzaların istekleri üzerine, Sa'd b. Muaz'a havale edilmiş bulunmaktadır" buyur*du.[136] Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 510, Heysemî, Mecmau'z-zevâid, c. 6, s. 138, Semhûdf, Vefâu'l-vefâ, c. 1, s. 307.
    M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 5/140-141.
    Hz. Ali ordudan ayrılarak Kureyzâ oğullarının kale*leri önüne gittiğinde, Hz. Peygamber'e sövüp küfürler ettiler.[160] Sonuçta kuşatıldı*lar ve kuşatma yaklaşık bir ay sürdü. Sonunda, Sa'd b. Mu'âz'ın vereceği karan ka*bul edeceklerini bildirdiler...Son peygamber-Şibli..BenîKurayza, Hz. Peygamber (s.a.s.)'in kendileri hakkında vereceği hükümle hükmetmesi için Sa'd b. Mu'âz'm hüküm vermesine razı oldu*lar. kaynak: İbni Hazm Cevamiussire .Şu'be derki: Bana Sa'd b. İbrahim haber verdi ki, kendisi Ebû Ümâme b. Sehl'in Ebû Saîd el-Hudrî’den[104] naklen şöyle dediğini duy*muş:
    - Kureyza oğulları, Sa'd b. Muâz (r.a.)'m hükmüne razı olmak kay*dıyla kaleden inip teslim oldukları vakit, Rasûlüllah (s.a.v.) Sa'd'a ya*nına gelmesi için haber salmıştı.Tarihul islam-Zehebi.Ancak, İbn Hişâm’ın bize açıkça bildirdiğine göre, onlar müttefiklerinden Evsli bir Müslüman olan Sa’d ibn Mu’âz’ın hakemliğini Resulullah (AS)’ın kabul etmesi koşuluyla görüşmeleri kabul etmişlerdi. Onlar bu kararı alırken, herhalde daha önce müttefiki olan Kaynuka Yahudileri lehine cesaret ve azimle arabuluculuk yapan Hazrecli Abdullah ibn Ubey’in davranışını dikkate almışlardı. Resulullah (AS) bu hakemliğe razı oldu. M.Hamidullah-İslam Peygamberi.

  4. #4
    Misafir
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Yaş
    47
    Mesajlar
    37
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi

    6. Kureyzaoğullarının tarihteki bu dramatik sonlarına çok üzülen ateist arkadaş aynı üzüntüyü Gazze katliamı , Suriyeli siviller ,Myanmardaki müslümanlar için de gösterebiliyorsa bu hassasiyetlerine kendi durdukları yer açısından anlam kazandırmış olurlardı..Yanı başında olan feryadı duyamayıp 1400 sene gerisindeki cılız sesleri algılayabilen kulak nasıl bir kulaktır?
    a.Sabra ve şatilla :Batı Beyrut'ta Sabra ve Şatilla adındaki Filistin mülteci kamplarını basarak çocuklar dahil binlerce (700 ile 3500 arasındadır) kişiyi katletmesi olayıdır.
    b.Gazze katliamı:1200 e yakın sivil yüzde 40 ı çocuk kadın aşağıdaki video +18:
    Yukarda kurduğumuz mantığın bir benzeri Batılı araştırmacılar tarafından da dile getirilmiştir..Prof.Hamidullah'ın İslam Peygamberi kitabından:
    Doğubilimci Wensinck, hangi ulus söz konusu olursa olsun, en uygar toplulukların bile, Benû Kurayzalıların durumunda aynı cezayı vereceklerini güzel bir biçimde dile getirmektedir: “Resulullah (AS) vaktiyle Benu’n-Nadîrlere hoşgörüyle davranmış, ancak onlar buna korkunç Hendek kuşatmasıyla karşılık vermişlerdir. Aynı af ve hoşgörüyü şimdi Benû Kurayza’ya göstermek, çok büyük tehlikeleri göze almak anlamına gelecekti.” Eğer Benû Kurayza, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etseydi, Resulullah’ın onları Medine’den uzaklaştırmakla yetineceğini düşünebilirdik. Zira Benu’n-Nadîr Yahudileri, bizzat onun hayatına kastetmiş oldukları halde onlara böyle davranmıştı.
    7.Batılı ve Müşteşrik gözüyle Kurayza hadisesine bakacak olursak;
    Banu Qurayza - Wikipedia, the free encyclopedia
    adresinden de görüleceği gibi pek çok Batılı Şarkiyatçı Kurayza meselesine bu anlattığımız çizgiye yakın bakmışlardır.Bu adresteki bazı bilgileri çeviriliyle beraber veriyorum:
    ---In 627, when the Quraysh and their allies besieged the city in the Battle of the Trench, the Qurayza entered into negotiations with the besiegers.[11]Watt, Muhammad, Prophet and Statesman, p. 170-176. [627 yılında Kureyş ve müttefikleri şehri kuşattıklarında Kurayza oğulları istilacılarla müzakereler yaptı]
    ----Subsequently, the tribe was charged with treason...Peterson, Muhammad: the prophet of God, p. 125-127.[Bunun devamında da bu kabile ihanetle suçlandı..]
    ----Several authors have challenged the veracity of this incident, arguing that it was exaggerated or invented.[17][18][19][Bazı yazarlar bu olayın abartıldığını veya uydurma olduğunu savundular]Meri, Medieval Islamic Civilization: An Encyclopedia, p. 754.Nemoy, "Barakat Ahmad's "Muhammad and the Jews"", p. 325. Nemoy is sourcing Ahmad's Muhammad and the Jews.
    ----Among modern historians, R. B. Serjeant supports the historicity of this document and suggests that the Jews knew "of the penalty for breaking faith with Muhammad".[29] Serjeant, p. 36.[Modern tarihçilerden biri olan Serjeant Yahudilerin Hz.Muhammed'le (s.a.v.) yaptıkları anlaşmayı bozmalarının cezasının farkında olduklarını savunur.]
    ----Watt also rejects the existence of such a special agreement but notes that the Jews were bound by the aforementioned general agreement and by their alliance to the two Arab tribes not to support an enemy against Muhammad.[4]Watt,Encyclopaedia of Islam, "Kurayza, Banu".[Watt da özel bir anlaşmanın varlığını reddetmekle beraber Hz.Muhammed'e karşı girişilecek düşmanca bir saldırıyı desteklemeyecekleri şeklindeki genel bir anlaşmaya dikkat çeker..]
    ---- Serjeant agrees with this and opines that the Qurayza were aware of the two parts of a pact made between Muhammad and the Jewish tribes in the confederation according to which "Jews having their religion and the Muslims having their religion excepting anyone who acts wrongfully and commits crime/acts treacherously/breaks an agreement for he but slays himself and the people of his house."[29]Serjeant, p. 36.[Serjeant da bu fikri kabul eder ama bunun yanında Beni Kureyzanın Hz.Muhammed ile Yahudi kabileleri arasında birbirlerine karşı haksız cinayet işleyenlerin veya ihanet edenlerin anlaşmayı bozacakları kuralı üzerine oturtulmuş bir Konfedarasyonun farkında olduklarını ileri sürer.]
    -----During the first few months after Muhammad's arrival in Medina, the Banu Qurayza were involved in a dispute with the Banu Nadir: The more powerful Nadir rigorously applied Lex talionis against the Qurayza while not allowing it being enforced against themselves. Further, the blood money paid for killing a man of the Qurayza was only half of the blood-money required for killing a man of the Nadir,[31]placing the Qurayza in a socially inferior position. The Qurayza called on Muhammad as arbitrator, who delivered the surah 5:42-45and judged that the Nadir and Qurayza should be treated alike in the application of lex talionis and raised the assessment of the Qurayza to the full amount of blood money.[29][32][33]
    Tensions quickly mounted between the growing numbers of Muslims and Jewish tribes.Serjeant, p. 36.Ananikian, "Tahrif or the alteration of the bible according to the Moslems", p. 63-64.Guillaume, p. 267-268.[Özetle:Hz.Muhammed'in Beni Nadr ve Beni Kurayza arasında Kısas ve diyet hususunda yaşanan anlaşmazlığı kanların ve canların denkliği esasına göre çöze çözmesi ve böylece Beni Kureyzayı Beni Nadr karşısındaki 2. sınıf insan statüsünden kurtarmasından sonra müslümanlar ile Yahudiler arasında gerilimler yükselmeye başladı.]

  5. #5
    Misafir
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Yaş
    47
    Mesajlar
    37
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi

    ----Qaynuqa assaulted a Muslim woman which led to their expulsion from Medina for breaking the peace treaty of Constitution of Medina.[34][35] The Qurayza remained passive during the whole Qaynuqa affair, apparently because the Qaynuqa were historically allied with the Khazraj, while the Qurayza were the allies of the Aws.[36]Guillaume 363, Stillman 122, ibn Kathir 2 Watt (1956), p. 209.See e.g. Stillman, p. 13.[Medine Vesikası'nın ihlali anlamına gelen Kaynukalıların Müslüman kadına saldırmaları ve bu suçlarının karşılığı olarak Medineden sürülmeleri sürecinde Evslilerin müttefiki olan Kurayzalılar pasif pozisyonda /sessiz kaldılar..]
    -----Soon afterwards, Muhammad came into conflict with the Banu Nadir. After dealing with a series of disagreements, he was forced for the good of society to have one of the Banu Nadir's chiefs, the poet Ka'b ibn al-Ashraf, killed[37] for treason and inciting violence and turmoil. After the Battle of Uhud accused the tribe of treachery and plotting against his life and expelled them from the city.[38] The Qurayza remained passive during this conflict, according to R. B. Serjeant because of the blood money issue related above.[29].[özetle: Serjeant'a göre Beni Nadr ile Hz.Muhammed arasındaki anlaşmazlık yaşandığı sırada da yukarda bahsedilen Kureyza ve Nadr arasındaki diyet anlaşmazlığı yüzünden Beni Kureyza sessiz kalmayı tercih etti..]
    ----The Qurayza did not participate in the fighting - according to David Norcliffe, because they were offended by attacks against Jews in Muhammad's preaching - but lent tools to the town's defenders.[42]Norcliffe, Islam: Faith and Practice, p. 21.[Norcliffe göre her nekadar Kurayza fiilen savaşa katılmasa da şehri kuşatanlara çeşitli araç ve gereçleri ödünç vermiştir]
    -----According to Watt, the Banu Qurayza "seem to have tried to remain neutral" in the battle[43] but later changed their attitude when a Jew from Khaybar persuaded them that Muhammad was sure to be overwhelmed[11] Watt, Muhammad, Prophet and Statesman, p. 170-176.[Watt'a göre savaşın başında Kurayza tarafsız kalmaya çalışsa da Hayber Yahudilerin Hz Muhammed'in hezimete uğratılacağı yönündeki kesin kanaatleriyle ikna edilerek bu tavırlarını değiştirdiler]
    -----and though they did not commit any act overtly hostile to Muhammad, according to Watt,[4] they entered into negotiations with the invading army.[43]Watt, Muhammad at Medina, p. 36-38.[Ve böylece her nekadar Hz.Muhammed'e karşı açık bir düşmanlık sergilemeseler bile istila kuvvetleriyle beraber görüşmelere başladılar..]
    Konu ahmed nazif tarafından (05-15-2013 Saat 03:27 PM ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Misafir
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Yaş
    47
    Mesajlar
    37
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi

    -----He then decreed the sentence according to the Torah, declaring that "the men should be killed, the property divided, and the women and children taken as captives". Muhammad approved of the ruling, calling it similar to "God's" judgment.[49][50][51][56] Guillaume, p. 461-464.Peters, Muhammad and the Origins of Islam, p. 222-224.Stillman, p. 137-141.[Daha sonra Hz.Sad bin Muaz Tevrata göre büyüklerin öldürüleceğine... dair hükmünü verdi]
    -----Lings reports that Sa'ad feared that if expelled, the Qurayza would join the Nadir in the fight against the Muslims.[16]Lings, Muhammad: His Life Based on the Earliest Sources, p. 229-233.[Lings'e göre Sad bu kararı eğer Kurayzalılar salıverilirse Beni Nadrle birleşip tekrar saldıracakları endişesiyle almıştır]
    -----Paret[78] and Watt[11][79] say that the Banu Qurayza were killed not because of their faith but for "treasonable activities against the Medinan community".[11]Watt, Muhammad, Prophet and Statesman, p. 170-176.Paret, Mohammed und der Koran, p. 122-124.[Paret ve Watt Beni Kurayza'nın sadece inancı nedeniyle değil aynı zamanda vatana ihanet nevinden eylemleri nedeniyle öldürüldüklerini söylerler]

    Çarpıtmalara örnekler:
    Ateist :Sözde Allah ve Muhammed ne yapılacağına karar veremediler o nedenle hakemliği Sad Bin Muaz üstlendi.
    Cevap:Hz.Muhammed (s.a.v.) Kurayzalılara ilk teklifi Allah ve Resulünün hükmüyle kaleden inmeleri idi..Bu teklif reddedildi ve Kureyzalılar bunun yerine Sad bin Muazın hakemliğini kabul ettiler. İlahi vahyin teyidine sahip olan Hz.Muhammed (sav) Allah Resulü olarak 1. teklifinde sonuna kadar ısrar etmek hakkına sahipti. Hakemliğin Sad'a bırakılması bu açıdan bir feragat olarak değerlendirilebilir..İşin diğer yanında Kureyza Yahudileri muhasara altında idiler. Kalenin dış dünya ile irtibatı kesilmişti.Erzakları bitmişti.Savunmaları ve dirençleri uzatmaları yaşıyordu...Eğer Allah Resulü 1. teklifinde ısrar etse idi çok yakında patır patır döküleceklerdi..Ancak yine onlar için bir şans olacak şekilde eski dostları olan Evslilerin lideri Sad bin Muaz'ın hükmüyle kaleden inmelerine fırsat verildi..Bu aslında büyük bir şans/merhamet idi..Bunun en güzel şekilde kullanılması biraz da talihlerine kalmıştı... Süreç böyle ilerlediği yerde " allah ve muhammed ne yapılacağına karar veremediler." yargısının ne derece anlamsız kaldığı ortadadır.

  7. #7
    Misafir
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Yaş
    47
    Mesajlar
    37
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi

    Burda ayrıca Allah ve Resulünün emri Sad b Muazın hakemliği teklifine onay vermekti denilirse birinci çelişkiye onların anlayabileceği dilden cevap verilmiş olur..
    Ateist : Muhammed peygamber diye biri yaşamamıştır..Bunların hepsi hayal ürünüdür. Kurayza meselesi katliamdır..Katliama sebep olarak gösterilen şeylerin hepsi de hayal ürünüdür.
    Cevap: Kurayza savaşının olduğunu ve 400 yetişkin kişinin infaz edildiğini nerden biliyorsun?Ateist cevaplıyor: Sizin kaynaklar böyle yazıyor..Peki o kaynaklardaKurayza savaşının sebepleri de yazmıyor mu? Ateist cevaplıyor: O yazılanlar inandırıcılıktan uzak, sırf katliamı hukuki haklılık kazandırsın diye sonradan eklenmiş hayal ürünleridir. Cevap: Madem ki aynı kitabın bir sayfası hayal ürünüdür diğer sayfasında anlatılan 400 kişinin infazına imanın neden bu kadar tamdır? Neden hiç terettüd etmeden katliam yapılmıştır diyorsun ama sebepler kısmı ekleme diyorsun? Hayal ürünü olan kısımla tarihi gerçekliğe sahip kısmı nasıl ve hangi ilmi kritere göre ayırt ediyorsun?..Bu ayrımı yaparken tarihsel verileri hangi usulle 2 gruba ayırıyorsun?
    Ateist: Kurayza katliamı zulüm ve vahşettir.
    Cevap: Müslüman tarafta böyle bir zulüm kast ve niyeti olsaydı düşmesi an meselesi olan kalenin hiç bir teklifi kabul edilmezdi , çocuk kadın demeden hiç kimse sağ bırakılmazdı..Siz Ateistler özellikle Cihad ve Kafirlerle mücadele kısımlarına değinen ayet ve hadislerden seçmeci bir tavırla Allah'ın hep Celali emirlerine odaklandığınız için Cemali isimlerini ve fiillerini göremiyorsunuz..Evet Allah Resulü kafirlere karşı şiddetli olmakla emredilmişti..Bu emr bile sünnette en hafif seviyesinden uygulanmıştır..Zulüm yapılmak istense böyle yapılmazdı , onun çareleri başka türlü planlanırdı...Dinin bazı değerleri vardır ki o değerlerle kimse oynayamaz..Bir içtihad ile 100 bine yakın 2 islam ordusu birbirine girmiş ve 10 binlerce kişi ölmüştür..O insanlar dinin emirlerini uygulamada kendi aralarında bu kadar tavizsiz idiler..Bu tavizsizliğin yanında Yahudilere gösterilen sabır çok ileri boyuttaydı.Sen cephe gerisinde savunmasız bırakılan kadın, çoluk çocuğa saldır , sen var olma yok olma savaşı veren müttefikini en zor anında anlaşmaya ihanet ederek çok zor durumda bırak , düşmanla iş birliği içinde Medinelileri nasıl dünya üzerinden ve tarihten siler süpürürüz planları yap ve bu planların bir uygulayıcısı ol ve sonra da tüm yaptıklarının yanında kar kalacağı fikrine kapıl..Bu olacak iş değildir..
    Şu davayı aynen şu anlatımlarla (yani islam tarihinde geçen boyutlarıyla)al herhangi bir gelişmiş batı ülkesinin ceza mahkemesinde aç..Sonuç değişmeyecektir...İdam uygulanan yerde idam uygulanmayan yerde de ağırlaştırılmış müebbet hapis.
    Ateist :"Biz kaynaklara göre tartışırız. Ama bu bizim o kaynakların tümüyle doğru kabul ettiğimiz anlamına gelmez". Bize göre Muhammed tarihsel bir efsanedir. Hiç yaşamamıştır.
    Cevap: Kurayza meselesine olan imanınız bu ikircikli tavrınızla çelişir.. Hz.Muhammed (s.a.v.) hiç yaşamadı diyerek şüphecilikte zirvelere çıkarken , yine aynı Resulün elinden Kurayza katliamının yapıldığını kesin bir şekilde savunmak ,ikiyüzlülük değil de nedir?
    Ateist: Kurayza katliamına yaptığımız eleştirilere ve bunun gibi diğer eleştirilere müslümanlar tahammülsüzlük gösteriyor.
    Cevap: Tahammülsüzlük bir yana bu meselede gerçekten, muhakemeden ve özgür düşünceden ne kadar yoksun olduğunuzu , olaylara nasıl tek boyutlu ve materyalist çapaklı gözlerle baktığınızı görmenin konforunu yaşıyoruz..Bizim Kurayza oğulları meselesine bakışımız sebep-sonuç bütünlüğü içindedir..Burayı iyi anlayamayan ateist yanılgı islami konularda gösterdiği bu bodoslama saldırı tavrıyla , mantıksal iktidarsızlığa uğramış , ön yargılarının esaretinde nefessiz kalmış, maneviyata kör aklıyla, bize değil rahatsızlık vermek, ancak imanın nimetlerine şükretmek için acı ibret veya acınası bir zillet tablosu olabilir..

  8. #8
    Misafir
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Yaş
    47
    Mesajlar
    37
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: İlginç Bir Ateist çarpıtması :Beni Kurayza Meselesi

    Ateist: Kureyza oğulları ihanet etseydiler kendi kalelerinin kapılarını açıp Mekke müşriklerinin Medine'ye girmelerini sağlamazlar mıydı? Savaş bambaşka bir hal almaz mıydı?
    Cevap: Bu iddia tarihi ve coğrafi verilere aykırıdır. Şöyle ki:Medine'nin sadece Hendek kazılan tarafı düşman tehdidine açıktı ..Diğer kısımlar birbirine geçmiş binaları ve çalılıklarıyla ayrıca dağlık taşlık ,kayalık yapısıyla orduların seri bir şekilde hareketine imkan vermiyordu..Beni Kurayza mıntıkası ise Medine haritasını önümüzde Hendek olarak hayal ettiğimizde tam onun zıt yani karşı istikametinde kalıyordu..Ahzabın geldiği yönün tam tersinde..Ve de o mıntıka ortada Medine olarak hayal etsek ,önümüzde Güney kayalıkları solumuzda Vebre kayalıkları , sağda Harratu vakim olmak üzere üç tarafından yarımada misali kayalıklarla çevrili idi..Açıkta duran ön kısıma ise Hendek kazılmıştı.Dolayısıyla şu iddianın herhangi bir değeri yoktur..Aksi halde, Kurayza Yahudileri savaş esnasında ,sivil halka (cepheden geri duran çoluk-çocuğa ve kadınlara) baskınlar, düşmanla ittifaklar v.s. gibi türlü ihaneti işlerken böyle bir fırsatı da değerlendirmekten geri durmazlardı..
    Ateist: Muhammed ile Kureyzaoğullarının ahid yaptıkları doğrudur. Ancak ahdini bozan Muhammed'dir. Bunu bizzat Kuran söylüyor Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez. (Enfal suresi, 58) kureyza oğulları Muhammed'in şüphesi (korkusu) üzerine katledilmiştir.
    Cevap: Ayetin tefsiri şöyledir: ...Bir topluluğun sözleşmeyi bozarak müslümanlara karşı hareket etmeleri ihtimali her zaman mevcuttur. Yalnızca bu ihtimal sebebiyle sözleşmeyi bozmak gerekmez. "Endişe edersen" şeklinde çevirdiğimiz fiilin kökü olan havf "kork*mak" demektir ve burada korkudan maksat, zayıf ihtimale, delilsiz zanna, kuruntuya bağlı korku değil, gerçek haber ve istihbarata dayanan korkudur, gerçekleş*me ihtimali çok güçlü olan tehlikedir. Böyle bir durumda düşmanın sözleşmeyi bozarak saldırmalarım beklemek zararlı olabileceği için müslümanların önce dav*ranarak antlaşmayı bozmalarına izin verilmiş, ancak bu da bir şarta bağlanmıştır. Mealde "apaçık" diye tercüme edilen şart, "adalete riayet ederek, belli bir süre ve*rerek" şeklinde de anlaşılmıştır.Yine diyanetin tefsirinden ilgili ayetin mealini verirsek: 58. Eğer bir topluluğun antlaşmayı bozacağından endişe edersen antlaşmayı derhal sona erdirdiğini onlara açıkça bildir. Allah ahdini bozanları asla sevmez. Dolayısıyla bu iddiaya şunlar da söylenebilir:
    1.İlgili ayet hassaten ne Yahudileri ne özel bir düşmanı değil genel bir ilkeyi hatırlatıyor.O nedenle Beni Kurayza ile ilgili hükmün burdan alındığına dair kesin kanaatin hatalıdır..
    2.Ayetteki korku Diyanet tefsirinde de söylendiği üzere, gerçekleşmesi yüksek olan ihtimale binaen duyulan endişedir ki bu ayete bakıp dahi hüküm verilmişse bu senin iddianı yalanlar..Çünkü bu durumda bile senin mantığına göre Kureyzanın ihaneti tescillenmeye yakın bir durumda olduğunu senin dediğin gibi sırf bir şüphe veya zayıf bir kanaat olmadığını gösterir .Oysaki tarihi veriler Kureyza'nın ihanetinin kesin olduğunu önümüze sermektedir.
    3.Kurayza oğulları görünüşte Hz .Muhammedin hükmü üzere teslim olmamışlardır..Tam tersi kendi seçtikleri hakem olan Sad bin Muazın hükmüne tabi olarak kalelerinden indiler. Anlaşma gereği Resulullah Efendimiz tüm bu süreci kenardan sadece izleyici olarak takip etmiş , hiç bir müdahale bulunmamıştır...Şu genişliğe bak ki Medine müslümanları içinde pek çok eski dostu , sırdaşı , antlaşmalısı olmasına rağmen istediğiniz birini seçebilirsiniz diye onlara kendi haki/e/mlerini seçme hakkı verilmiştir. Benzeri bir hafifletmeyi azılı düşmanına tanımış tarihte başka hangi bir devlet/yönetim vardır...Aslında bu şanslarını akıllıca kullanıp çok övündükleri o zekalarının gereğini ifa edebilselerdi sadece Evs kabilesinden bile yüzlerce kişiye kendilerinin beraatlerini verdirebilirdi.Takdir-i Hüda zeka ve kurnazlıkla dönmez.
    Ateist: "Aman dileyen" ve "teslim olan" öldürülmez diye bir Savaş Hukuku yok muydu o zamanlar?Cevap: Efendimiz Kureyza oğullarına Allah'ın ve Resulü'nün hükmü gereğince teslim olun diye teklif götürdüğünde onlar merhametli Resulün bu teklifine yanaşmadılar..Sonuçta kendi seçtikleri hakemin verecekleri karara rıza göstereceklerini söylediler..Dolayısıyla aman dileme yoktur o ayrı bir durum bu ayrı. Aman dilenmiş ve bu da kabul edilmiş olsaydı elbette sonları böyle acı olmazdı. Burda ise şartlı ve iki tarafın karşılıklı rızasıyla onayladığı bir ateşkes vardır.

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. BeN BeNi BıRaKTıĞıM ZaMaN SeN BeNi BıRaKMa YA RAB
    By Berzah_Alemi in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-15-2012, 08:30 PM
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-15-2011, 09:34 PM
  3. Mutezile, cebriyeci ve ateist
    By Karani in forum Allaha iman etmek
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-26-2010, 05:52 PM
  4. Beni Kurayza
    By muhammet in forum Siyer-i Nebi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-18-2010, 01:52 AM
  5. ateist
    By ReiS in forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-12-2009, 12:54 AM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379