Farklı ictihad ve farklı hadisler hangileridir

* farklı içtihatlar
* hak mezhepler
* içtihad
* mezhebe bağlanmak
* mezhebe uymak
* mezhep imamlarının içtihadları
* müçtehid

Ateistlerle çeşitli sapıklar, farklı ictihad ve farklı hadis-i şerifleri bahane ederek İslamiyete saldırıyorlar. Allahü teâlâ (Resulüme uyun) buyuruyor. Resulü de, rahmet ve kolaylık olması için farklı hükümler bildirmiştir. Onun dindeki her sözü vahiydir. Ona uymak için, onun vârisleri olan âlimlere uymak lazımdır. Bir hak mezhebe uyan âlimlere uymuş olur. İctihad seviyesine yükselen âlim, ictihad yapar. İctihadında yanılsa bile sevap alır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Müctehid, ictihadında hata ederse bir, isabet ederse iki sevap alır.) [Buhari]
Hatası bile sevap olan âlimlerin böyle farklı ictihadları Allahü teâlânın bir rahmetidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Âlimlerin farklı ictihadları rahmettir.) [Beyheki]

Farklı ictihadından dolayı bir âlim, öteki âlimin ictihadının yanlış olduğunu söylemez, söyleyemez. Çünkü Mecelle’de (İctihad ictihadla nakzedilemez) buyuruluyor. (Madde 16)

Farklı ictihadlar rahmet olduğu gibi, hadis-i şeriflerin farklı olması da rahmettir. Resulullah efendimiz, Müslümanlara rahmet olması için farklı hükümler bildirmiştir. Eğer tek hüküm olsaydı, mezhebler hasıl olmazdı. Kıyamete kadar, dünyanın her yerinde, her mevsimde, her şartta tek bir nizam olur, Müslümanların halleri, yaşamaları güçleşirdi. İmam-ı Şarani hazretleri, farklı ictihadların ve farklı hadis-i şeriflerin rahmet olduğunu bildirmek için koca bir kitap yazmıştır. Kitabına Mizan ismini vermiştir. Bu kıymetli eserinde birbirine zıt görünen hadis-i şeriflerin hikmetlerini açıklamıştır. Peygamber efendimiz, bazı emirleri zata mahsus [kişiye özel] olarak bildirmiştir. Mesela, erkeklere ipek yasak olmasına rağmen, Hz. Zübeyr ve Hz. Abdurrahman için, ipek giymelerine izin vermişti ve bu izin yalnız bunlara mahsustu. Hz. Arfece’ye de, altın burun takmasına izin vermişti. Bu hüküm umuma şâmil [genele geçerli] değildi. Bazı izin vermeler de, her ne kadar o şahsa ise de, herkes için geçerli idi. Bazıları da yalnız izin verilen şahsın durumunda olanlara mahsustu. Mesela hasta ise, secde edemeyene, ima ile kıl buyurmaları gibi. Bazılarına da zor işleri yapmasına izin verirlerdi, o da kuvveti yerinde olanlar içindi. Böylece birbirinden farklı birçok hadis-i şerif meydana çıkmıştır. İmam-ı Şarani, bunları teşdid ve tahfif olarak ayırmıştır. Farklı sahih hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

(Kan aldırmak abdesti bozmaz.) [Beyheki] (Hanefi hariç, üç mezhepte böyledir.)
(Akar kan abdesti bozar.) [Beyheki, D. Kutni] (Hanefi’de böyledir.)
(Burnu kanayan abdest alsın.) [Beyheki] (Hanefi’de böyledir.)
(İmamın kıraati, cemaatin kıraatidir.) [Hatib] (Hanefi’de böyledir.)
(Fatihasız namaz olmaz.) [Buhari] (Şafiilerin ameli böyledir.)
(Ön avretine dokunan erkeğin abdesti bozulur.) [E. Dâvud, Tirmizi, Nesâi] (Maliki’de böyledir.)
(Ön avretine dokunan erkeğin abdesti bozulmaz.) [E. Dâvud,Tirmizi, Nesâi] (Hanefi’de böyledir.)
(Fercine dokunan kadının abdesti bozulur.) [Beyheki] (Şafii’de böyledir.)
(Abdestte, ağzı ve burnu yıkayın.) [Beyheki] (Sadece Hanbeli’de farzdır.)
(Ağzı ve burnu yıkamak sünnettir.) [Müslim] (Hanbeli hariç diğer üç mezhepte sünnettir.)
(Deve eti yemek abdesti bozar.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesâi] (Hanbeli’de böyledir.)
(Besmelesiz abdest olmaz.) [E. Davud, Tirmizi, Beyheki, Hakim] (Hanbeli’de böyledir.)
(Ateşte ısınmış bir şeyi yiyip içmek abdesti bozar.) [Müslim, Ebu Dâvud, İbni Mace, Tirmizi, Nesâi] (Dört mezhebin ameli böyle değildir.)
(Denizin hayvanları helâldir.) [Ebu Davud, Tirmizi, Nesâi] (Hanefi hariç, 3 mezhepte böyledir.)