Sosyal düzen kuralları nedir

Toplu halde, belirli düzen ve kurallara uyarak yaşa-ma, sadece insana mahsus bir kabiliyet ve ihtiyaç olma-yıp bütün canlılar için söz konusudur. Son dönemlerde yapılan araştırmalar, hayvanların da ihtiyaç, şart ve fıtratlarına uygun biçimde çeşitli gruplar oluşturdukla-rı ve bu birlikteliği belli kurallara bağladıkları, aykırı davrananlara bazı yaptırımlar uyguladıkları, aynı hususun bitkiler için de geçerli olup bu konunun yeni bir bilim dalı olan “bitki sosyolojisi”nin alanını teş-kil ettiği bilinmektedir. Bununla birlikte sosyal hayata en yatkın olan ve buna en çok ihtiyacı bulunan varlığın da insan olduğu açıktır. İşte, sosyal düzen kuralları bu tabii ihtiyacı en iyi şekilde karşılamaya ve birlikte yaşamayı çekilmez olmaktan çıkarıp anlamlı kılmaya yöne-lik önlemlerdir. Din, ahlak ve hukuk kuralları da bir yönüyle sosyal hayatı düzene koymayı, insanların birbir-lerine zarar vermeden hatta destek olarak yaşamasını ve neticede birlikte yaşamayı güzelleştirmeyi hedeflerler.

Sosyal düzen kurallarının önemli bir kısmını görgü kuralları (adab-ı muaşeret) denilen birlikte yaşama sa-natı oluşturur. Ahlak ilmiyle ve kurallarıyla da iç içe olan bu kurallar, bireyin benliğine yerleşen iyi huydan ve iyiyi kötüden ayırıp onu iyiye yönlendiren melekeden (edep) beslenir; beğeni, takdir ve kınanıp ayıplanma şeklinde toplumsal yaptırımla da desteklenir. Netice itibariyle toplum halinde yaşamanın yazılı olmayan ana-yasasını oluşturur, insan olmanın nezaketini hatta kişi-nin kendine saygısını temsil eder.

İslam dininin özünü iman esaslarının, ana unsurunu da ibadetlerin teşkil ettiği doğrudur, fakat dindarlık bunlardan ibaret değildir. Dindarlık, yaratana kulluk, yaratılana şefkat ve saygı, hiçbir canlının hakkını ihlal etmeden, hiçbir kalbi incitmeden hak ve istikamet üzere yaşama demektir. Bireysel huzur, güven ve mutluluk için de toplumsal sükûn ve barış için de bu gereklidir. Din ve dindarlık öyle anlaşılmaz ve uygulanmazsa, ortaya kaba, hoyrat ve bencil bir dindar tipi ön plana çıkar; cahil kesimler de dini böyle algılar ve dinden uzakla-şırlar. Genel ahlak, adab, görgü ve nezaket kuralları insanlara dini hoş göstermek için değil, dinin ve din-darlığın tabii gereği olduğu için benimsenmeli ve uygu-lanmalıdır. Böyle olduğu için de ahlak ve adab dini kültürümüzde vazgeçilmez bir öneme sahip olmuş, dini hayatımızın ve eğitimimizin ayrılmaz bir parçasını teş-kil etmiştir. adab-ı muaşereti öğrenmenin farz-ı ayın sayılması da bu sebepledir (İbn abidin, Reddü’l-muhtar, I, 29). Ahlak ve adab grubunu teşkil eden değer ve ku-rallar doğal ve sosyal çevrenin korunmasında da etkin, yapıcı ve uyarıcı bir role sahip olup bu alandaki diğer çabalara güçlü bir destek sağlar.

adab, görgü ve sosyal düzen kurallarının özü ve mahi-yeti aynı olmakla birlikte biçim ve şekilleri toplumdan topluma değişebilir, kültür ve gelenek farklılıklarına tabi olarak farklılık gösterebilir. Bunlar arasında trafik kuralları, genel sağlık ve koruyucu hekimlik kuralları gibi oldukça evrensel nitelikte olanlar da toplantı, sohbet, toplu ibadet, ziyafet, toplu taşıma araçlarında seyahat gibi mahalli karakteri ağır basanlar da bulunabilir. Bu tür sosyal düzen kurallarına uymak, toplu halde yaşamanın ve başkalarına saygılı davranmanın tabii gereği olduğu gibi dinin genel ilke ve amaçları-nın, büyüklere saygı ve küçüklere sevginin, toplum düze-nini ve kul hakkını ihlal yasağının da gereğidir. Top-lumsal düzeni bozucu, insanların birlikte ve güven için-de yaşamasını güçleştirici, toplumsal kargaşa ve bozgun-culuğa yol açıcı davranışlar dini literatürde fitne ve fesat terimleriyle ifade edilir ve şiddetle kınanır. Yoldan geçenlere eziyet veren olumsuz bir durumun giderilmesinin imandan bir parça sayıldığı, ağaçtaki kuş yuvasının bozulmasının insanlığa aykırı görüldüğü, baş-kalarını rahatsız eden bir kıyafet ve koku ile camiye ve toplum içine girilmesinin kınandığı düşünülürse, İslam dininde sosyal düzeni sağlayıcı kurallara uymanın ibadet ölçüsünde değerli sayıldığı kolayca anlaşılır. Böyle olunca müslümanların trafik kuralları, genel sağlık kuralları, toplu seyahat araçlarında geçerli nezaket kuralları, cami, okul, salon, otel, lokanta, cadde gibi umuma açık yerlerde söz konusu olan görgü kuralları gibi birlikte yaşamanın tabii gerekleri olan sosyal düzen kurallarına uyma hususunda da azami titizliği göstermesi gerekir. Bu tür bir uyum, onun dininin ve dindarlığının da, toplum içinde birey olma konum ve sorumluluğunun da tabii gereğidir.

Sosyal düzen kuralları nedir islamseli.net islami forum,dini forum Arşivi Sosyal düzen kuralları nedir