+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Ayetü'l-Kübra da sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle nedir anlamı ne demek

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  Soru ve Cevaplarla İslam Forumunda Bulunan  Ayetü'l-Kübra da sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle nedir anlamı ne demek Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Ayetü'l-Kübra da sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle nedir anlamı ne demek Ayetü'l-Kübra'da sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle,deniyor. Celalli ve cemalli tecelli nasıl oluyor, ne demektir? Soru Ayetü'l-Kübra'da; “…sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle….” deniyor. Celalli ve cemalli tecelli nasıl oluyor, ne demektir? Cevap Değerli Kardeşimiz; Celal: Kelime olarak sonsuz derecede büyüklük, ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    825
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Ayetü'l-Kübra da sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle nedir anlamı ne demek

    Ayetü'l-Kübra da sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle nedir anlamı ne demek

    Ayetü'l-Kübra'da sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle,deniyor. Celalli ve cemalli tecelli nasıl oluyor, ne demektir?

    Soru
    Ayetü'l-Kübra'da; “…sıfatlarının celalli ve cemalli tecellileriyle….” deniyor. Celalli ve cemalli tecelli nasıl oluyor, ne demektir?

    Cevap
    Değerli Kardeşimiz;

    Celal: Kelime olarak sonsuz derecede büyüklük, azamet, ihtişam, hiddetlilik gibi manalara gelmektedir.

    Celal Cenâb-ı Hakk'ın kahrının ve azametinin tecellisidir. Celal Cenâb-ı Hakk'ın isim ve sıfatlarının cüzlerde ve fertlerde değil, nev'deki ve küllilerdedeki tecellisine denir. Cenâb-ı Hak, birliğine ve vahdaniyyetine delil olacak çok şeyler yarattığından veyâ kendisi ihâtadan âli yani kuşatılmaktan yüksek ve Celil olduğu veya hislerle idrâk edilmekten celil ve münezzeh olduğundan Celâl denir. Yani Allah Zat ve sıfat noktasından nihayetsiz azamet ve haşmet sahibi olduğu için, hiçbir mahluk Allah’ın bu azamet ve haşmetini kuşatarak idrak edemez. İşte bu idrak edememek manası Celal sıfatı ile tabir ediliyor.

    Celal isminin her alemde farklı bir tecelli sureti vardır. Mesela insan kalbinde hafv, yani korku şeklinde tecelli eder. Terbiye aleminde cezalandırmak olarak tecelli eder. Ebed aleminde cehennem suretinde tecelli eder vesaire.

    Cemal: Kelime olarak sonsuz derecede güzellik, şefkat, ve mükemmellik manalarına gelir.

    Cemal, Cenâb-ı Hakk'ın güzellik ve şefkatinin tecellisidir. Cemal, Cenâb-ı Hakk'ın isim ve sıfatlarının cüzlerde ve fertlerdeki tecellisidir. Allah Zat ve sıfat noktasından nihayetsiz azamet ve haşmet sahibi olduğu için, hiçbir mahluk Allah’ın bu azamet ve haşmetini kuşatarak idrak edemez. İşte bu idrak edememesini gidermek için, aynı tecellinin küçük bir model olarak cüzlerde ve fertlerde tecelli etmesine "cemali tecelli" denir. Burada Allah’ın mahlukatına bir tenezzülü ve seviyesine inmesi söz konusudur ki, bu da şefkat ve güzelliğinden ileri geliyor.

    Cemal isminin de Celal ismi gibi her alemde farklı bir tecelli sureti vardır. Mesela insan kalbinde reca, yani ümit şeklinde tecelli eder. Terbiye aleminde mükafat olarak tecelli eder. Ebed aleminde cennet suretinde tecelli eder vs...

    Bu konuda Üstad şu tespitler yapmaktadır:

    اَللهُ Lâfza-i celâli, bütün sıfât-ı kemâliyeyi tazammun eden bir sadeftir. Çünkü Lâfza-i Celâl, Zât-ı Akdese delâlet eder; Zât-ı Akdes de, bütün sıfât-ı kemaliyeyi istilzam eder. Öyleyse, o lâfza-i mukaddese, delâlet-i iltizamiye ile, bütün sıfât-ı kemâliyeye delâlet eder."

    "İhtar: Başka ism-i haslarda bu delâlet yoktur. Çünkü, başka zatlarda sıfât-ı kemâliyeyi istilzam etmek yoktur.

    ( اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ) Bu iki sıfatın Lâfza-i Celâlden sonra zikirlerini icap eden münasebetlerden birisi şudur ki: Lâfza-i Celâlden, celâl silsilesi tecellî ettiği gibi, bu iki sıfattan dahi cemal silsilesi tecellî ediyor."

    "Evet, herbir âlemde emir ve nehiy, sevap ve azap; terğib ve terhib, tesbih ve tahmid, havf ve reca gibi pek çok füruat, celâl ve cemâlin tecellîsiyle teselsül edegelmektedir."(1)

    "Arkadaş! Cenâb-ı Hakkın sıfât-ı ezeliye âleminde biri celâlî, diğeri cemalî, iki türlü tecellîsi vardır."

    "Celâl ile cemâlin sıfât-ı ef’al âleminde tecellîsinden lütuf ve kahır, hüsün ve heybet tezahür eder."

    "Ef’al âlemine tecellî edince, tahliye تَحْلِيَه ile tahliye تَخْلِيَه, (tezyin ile tenzih) doğar."

    "Âsâr ve a’mâl âleminden âlem-i âhirete intıba’ edince, lütuf Cennet ve nur olarak, kahır da Cehennem ve nar olarak tecellî eder."

    "Sonra âlem-i zikre in’ikâs edince, biri hamd, diğeri tesbih olmak üzere iki kısma ayrılır."

    "Sonra âlem-i kelâmda tecellî edince, kelâmın emir ve nehye taksimine sebep olur. Sonra âlem-i irşada intikal edince, irşadı tergib ve terhib, tebşir ve inzara taksim eder."

    "Sonra vicdana tecellî edince, reca ve havf husule gelir."

    "Sonra irşadın iktizasındandır ki, havf ile reca arasındaki müvazene devamla muhafaza edilsin ki, reca ile doğru yollara sülûk edilsin, havf ile de, eğri yollara gidilmesin; ne Allah’ın rahmetinden me’yus, ne de azabından emin olunsun."(2)

  2. #2
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    825
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart işaratü'l-icaz, Fatiha Suresi

    işaratü'l-icaz, Fatiha Suresi

    S - Bu fiilî isimlerinin kesretle tenevvüü neden meydana geliyor?

    C - Kudret-i ezeliyenin, kâinattaki mevcudatın nevilerine, fertlerine olan nispet ve taallûkundan husule gelir. Bu itibarla, 1 بِسْمِ اللهِ kudret-i Ezeliyenin taallûk ve tesirini celb eder. Ve o taallûk, abdin kesbine ve işine yardım edici bir ruh gibi olur. Öyleyse, hiç kimse, hiçbir işini besmelesiz bırakmasın!

    اَللهُ Lâfza-i celâli, bütün sıfât-ı kemâliyeyi tazammun eden bir sadeftir. Çünkü Lâfza-i Celâl, Zât-ı Akdese delâlet eder; Zât-ı Akdes de, bütün sıfât-ı kemaliyeyi istilzam eder. Öyleyse, o lâfza-i mukaddese, delâlet-i iltizamiye ile, bütün sıfât-ı kemâliyeye delâlet eder.

    İhtar: Başka ism-i haslarda bu delâlet yoktur. Çünkü, başka zatlarda sıfât-ı kemâliyeyi istilzam etmek yoktur.

    2( اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ) Bu iki sıfatın Lâfza-i Celâlden sonra zikirlerini icap eden münasebetlerden birisi şudur ki:
    Lâfza-i Celâlden, celâl silsilesi tecellî ettiği gibi, bu iki sıfattan dahi cemal silsilesi tecellî ediyor.

    Evet, herbir âlemde emir ve nehiy, sevap ve azap; terğib ve terhib, tesbih ve tahmid, havf ve reca gibi pek çok füruat, celâl ve cemâlin tecellîsiyle teselsül edegelmektedir.

    İkincisi: Cenâb-ı Hakkın ismi, Zât-ı Akdesine ayn olduğu cihetle, Lâfza-i
    Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :
    1 : Allah’ın adıyla.
    2 : “Kullarına karşı sınırsız rahmet sahibi olan ve rahmetinin eserleri dünya ve âhireti dolduran Allah.” Fatiha Sûresi, 1:3.

  3. #3
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    825
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Bakara Suresi, 6. Ayet Tefsiri

    Bakara Suresi, 6. Ayet Tefsiri

    ( اِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَاۤءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لاَيُؤْمِنُونَ )
    1
    Bu cümlenin mâkabliyle cihet-i nazmı:

    Arkadaş! Cenâb-ı Hakkın sıfât-ı ezeliye âleminde biri celâlî, diğeri cemalî, iki türlü tecellîsi vardır.

    Celâl ile cemâlin sıfât-ı ef’al âleminde tecellîsinden lütuf ve kahır, hüsün ve heybet tezahür eder.

    Ef’al âlemine tecellî edince, tahliye تَحْلِيَه ile tahliye تَخْلِيَه, (tezyin ile tenzih) doğar.

    Âsâr ve a’mâl âleminden âlem-i âhirete intıba’ edince, lütuf Cennet ve nur olarak, kahır da Cehennem ve nar olarak tecellî eder.

    Sonra âlem-i zikre in’ikâs edince, biri hamd, diğeri tesbih olmak üzere iki kısma ayrılır.

    Sonra âlem-i kelâmda tecellî edince, kelâmın emir ve nehye taksimine sebep olur. Sonra âlem-i irşada intikal edince, irşadı tergib ve terhib, tebşir ve inzara taksim eder.

    Sonra vicdana tecellî edince, reca ve havf husule gelir.

    Sonra irşadın iktizasındandır ki, havf ile reca arasındaki müvazene devamla muhafaza edilsin ki, reca ile doğru yollara sülûk edilsin, havf ile de, eğri yollara gidilmesin; ne Allah’ın rahmetinden me’yus, ne de azabından emin olunsun.
    Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :
    1 : “İnkâr edenlere gelince, sen onları inkârlarının âkıbetinden sakındırsan da birdir, sakındırmasan da...” Bakara Sûresi, 2:6.

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Takabatül kübra ne demektir-Takabatül kübranın anlamı nedir
    By Karani in forum Soru ve Cevaplarla İslam
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-25-2011, 09:55 PM
  2. Asa-yı Musa- Ayetü’l-Kübra Sayfa 4
    By EBaZeR in forum Asay-ı Musa
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-2009, 08:03 PM
  3. Asa-yı Musa- Ayetü’l-Kübra Sayfa 3
    By EBaZeR in forum Asay-ı Musa
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-2009, 08:01 PM
  4. Asa-yı Musa- Ayetü’l-Kübra Sayfa 2
    By EBaZeR in forum Asay-ı Musa
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-2009, 07:59 PM
  5. Asa-yı Musa- Ayetü’l-Kübra
    By EBaZeR in forum Asay-ı Musa
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-2009, 07:57 PM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379