İbadette dört mezhepten birisine uymak Şarti var midir?

"Amele ait bütün hadiselerde ve ahkamda bu dört mezhepten birisini taklitten başka amel caiz değildir, "(l)
Görüldüğü üzere, müctehid olmayan birisine, dört mezhepten başkasına, müctehid olup da mezhebi tedvin edilmeyenlere ve hattâ ashaba ve tabiine uymak ve mezhep olarak kabul etmek caiz değildir.
İmam Fahri Razi (r.a.); Avam tabakasının ashabtan tanınmış büyük şahsiyetleri dahi taklid etmesinin caiz olmadığını, muhakkiklerin bu husustaki icmaını naklediyor. k/Ucenırn
Eşbah ve Nezair kitaplarında, ibn-i Mii^pdiyor ki: İbnu Hummam Tahrir kitabında: "Meşhur ve mazbut bu dört mezhep'ten başka birisini taklid etmenin caiz olmadığına ittifak vaki olmuştur"(2).
Yukarıdaki kaynaklardan da anlaşılacağı üzere ictihad derecesine erişemeyenlerin bu dört mezhepten birini taklid etmeleri lâzımdır. Yapmış olduğu amel bu dört mezhepten birisine tesadüfen uysa bile makbul değildir. Binaenaleyh, müctehid olmayan kimselerin ayet ve hadislerden hüküm çıkarmaları asla caiz değildir. Bütün fıkıh ve usul kitaplarında bu konu açık olarak ifade edilmektedir.
Maalesef birçok din adamı olarak geçinenlerin, kendilerinden sorulan sorulara Ayet ve Hadisle cevap vermeleri, bunu kendilerince bir marifet ve hüner saymaları acı bir gerçektir.
Keza bir meselede bu dört mezhepten birini taklid ederek başka hiç bir mes'elede diğer bir mezhebi taklid etmenin caiz olmadığını iddia etmek, kuru bir taassup ve cehaletin eserinden başka bir şey değildir.
İbnu Hümam (r.a.) Et-Tahrir Kitabında: Bu dört mezhepten birisini taklid ederek, ona göre amel ettiği halde başka bir hükümde diğer bir mezhebe göre amel edebilir. Meselâ: Bir Mes'elede Ebu Hanife'yi ve diğer bir mes'elede de İmam Şafii'yi taklid caizdir diyor (3).
Muhammed El-Bağdadi Taklid hakkındaki risalesinde: Bir mezhebi taklid eden kimse, her mes'elede ve daima aynı mezhebe bağlı kalması şart değildir. Çünkü Allah ve Resulünün vacip etmedikleri bir şey vacip olmaz. Bununla beraber, hiç bir müçtehid imam "benim mezhebime tabi olun başka bir mezhebe göre amel etmeyin" dememiştir, diyor.
İbn-i Abidin I. Cildin 50. sahifesinde diyor ki: "Tahrir ve Şerhinde deniliyor ki bir mezhebe tabi olan, Ebu Hanife veya Şafii gibi devamlı ve her mes'elede o mezhebe bağlı kalması vaciptir. Bazıları da, vacip değildir diyor ve sahih olan da budur" (4).
İbn-i Abidin aynı cildin 70. sahifesinde de: Hatip, Harun Er-Reşid'den naklen der ki: "Harun Er-Reşid, İmam Malik İbn-i Enes (r.a.)'e : "Ya Ebâ Abdullah, sizin telif ettiğiniz kitapları yazalım, İslâm ülkelerine dağıtalım ki ümmet onunla amel etsin ve onun üzerine toplansınlar (yani amel ve ibadette birlik meydana gelsin). İmam Malik: Ya Emir el-Mü'minin, ulemanın, müctehidlerin (feri mes'elelerde) ihtilafları Allah tarafından bu ümmete bir merhamettir (genişliktir). Herkes doğru bildiği mezhebe tâbi olur. Bütün müçtehid imamlar hidayet üzeredir ve hepsi de Allahu Tealâ'nın rızasını aramaktadır, dedi ve teklifi reddetti." ( M.Çağlayan, İslam'da Mezhepler, sh:18)
"Eşbah sahibi diyor ki, : "Dört mezhebe muhalif olan hüküm, icmaa muhaliftir, bu dört mezheb dışında bir muhalif bulunsa da yine hüküm bunlardan birisine göredir."
Tahrir kitabında: "Bu dört mezhep güvenilir yoldan geldiği, yayıldığı ve tabileri çok olduğu için bunlarla amel edilmesine ve muhalif görüşlere göre amel edilmeyeceğine dair icma vardır".(5)
"Ümmetin bir kaç kavi üzere ihtilafları, icmadır.. Bu kaviller dışındaki görüşlerin batıl olduğuna, ittifak vardır. Çünkü hak mezhep dörttür, beşincisi batıldır." (6)
Telfik dediğimiz amel şekli de bu dört mezhebin dışında olduğu için caiz değildir." ( M.Çağlayan, İslam'da Mezhepler, sh:26)
(1) Abd'ul-Gânî En-Nablûsî, Hulâsat'üt-Tahkik fi Beyan-ı Hükm'it-Taklid ve'1-Telfık
(2) İbnu Nüceym, El Eşbah ve'n Nezair el fıkhiyye âlâ mezhebel henefiyye.
(3) İbnu'l-Hümam, Kemalüddin, Et-Tahrir,
(4) İbn-i Abidin, Reddü'l-Muhtar Ale'd-Dürrü'l-Muhtar
(5) El-Eşbah, sh:89
(6) Nur'ul-Envar, mik,16.