+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Türkçe Kuran ve Türkçe İbadet Talebi Gibi Yanlışlar

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  Soru ve Cevaplarla İslam Forumunda Bulunan  Türkçe Kuran ve Türkçe İbadet Talebi Gibi Yanlışlar Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Türkçe Kuran ve Türkçe İbadet Talebi Gibi Yanlışlara Sürükleyen Sebepler [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın ] [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın ] 1400 seneden beri koskoca İslâm Dünyası Hz. Peygamber (a.s.m)`dan aldığı, uyguladığı ve alıştığı Kur`an`ı Arabça aslıyla okuduğu, Arabça aslıyla namaz ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    12.914
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Türkçe Kuran ve Türkçe İbadet Talebi Gibi Yanlışlar

    Türkçe Kuran ve Türkçe İbadet Talebi Gibi Yanlışlara Sürükleyen Sebepler

    [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

    1400 seneden beri koskoca İslâm Dünyası Hz. Peygamber (a.s.m)`dan aldığı, uyguladığı ve alıştığı Kur`an`ı Arabça aslıyla okuduğu, Arabça aslıyla namaz kıldığı halde birilerine ne oluyor ki, gerçeklere, akla, mantığa, fıkha, dinin ve tevhidin esaslarına taban tabana zıt "Türkçe Kur`an" gibi iddialarında ısrar ediyorlar.


    1. Şer`i hükümleri (maksadları) anlamanın vasıtası olan Arabçayı bilmemek. Bilindiği gibi Kur`an Arap dili üzere nazil olmuştur. Bu ilahi kitap ancak nazil olduğu dil vasıtasıyla anlaşılabilir. Onun için de bu dilin lafızlarına, mefhumlarına ve üslûbuna vâkıf olmak gerekir.


    Arapçanın elbette kendine göre özellikleri vardır; binaenaleyh bu lisan başka lisanların kavram ve özellikleri yoluyla tam anlaşılamaz. O halde İslâm dininin usul ve furûu hakkında söz söylemek isteyen kimsenin Arabçayı hakkıyla bilmesi gereklidir. Şayet bu mertebeye çıkamamış ise bu mertebeye çıkanların anladıkları mânâları taklid etmekle yetinmelidir. Nitekim İmam Şafii (v.204/820) de "er-Risale"sinde aynı görüşü beyan etmiştir.


    2. Şeriatın maksatlarını bilmemek. Şüphe yok ki, İslam Dini Resûlullah (a.s.m)`ın vefatına kadar kemâle ermiştir. Bu kemâl, dînin küllî kâidelerine aittir. Çünkü cüz`iyyat, yani furu-i fıkhı alakadar eden tek tek hadiseler bitmez. Binaenaleyh zuhur eden bir cüz`i, eğer hayatta vâki olan, ihtiyaç duyulan bir şeyse külliyata irca edilerek hallolunur, değilse bid`attır, atılır.


    "Onlar halâ Kur`an`ı gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah`tan başkası tarafından gönderilmiş olsaydı elbet içinde birbirini tutmayan bir çok şeyler bulunurdu." ( Nisa suresi, 82.) meâlini verdiğimiz âyet-i kerime Kur`an`da lafız ve mânâ bakımından ihtilaf ve tezad bulunmadığını gösterir. Hadis de Kur`an`ı tefsir ettiğine göre aynıdır.


    İşte fikir ayrılıklarının bir kısmı bu iki noktayı anlamamaktan doğmuştur. Ehl-i bid`at ya kendilerince İslâm`ı ikmâle kalkışmışlar, yahut da güya tenakuzlarını gidermeye çalışmışlardır.


    3. Dini konularda aklı hakim kılmak. Malum olduğu üzere bilginin konusunu teşkil eden şeyler (ma`lumat) üçe ayrılır: a. Şüpheye mahal kalmadan bilinen şeyler: İnsanın kendi varlığını bilmesi gibi. b. Asla bilinemiyecek şeyler: Muğayyebat gibi. c. Bilinmesi de bilinmemesi de mümkün olan şeyler: Nazariyyat gibi.


    İnsanların düşünce ve muhakeme kabiliyetleri farklı olduğundan nazarî konularda umumiyetle ittifak hasıl olmaz. Halbuki aranan hakikat tektir. O halde onun bilinmesi için delile ihtiyaç vardır. Demek ki, akıl, dinî konularda müstakil bir bilgi vasıtası olamaz. Akıl mutlak hâkim değildir. O, âdi (tabiata ait) mevzuları tecrübe etmiştir. Onun ötesindeki hadiseler ise: Ahiret, cennet, cehennem halleri pekala değişik olabilir. Binaenaleyh tabiat kanunlarına aykırı bir haber bulununca hemen inkara kalkışmamalıdır.


    4. Bazı insanların dini mevzularda şahsi görüş ve arzularına uymaları. Bu sebeple ehl-i bid`ate "ehl-i heva" denilmiştir. Böyleleri umumiyetle İslâm muhitlerinin dışından aldıkları kültür, görüş ve meyillerini hakim kılarlar, sonra şer`i deliller bu açıdan bakarlar. Bu sebeple de -felsefede olduğu gibi- birbirinden farklı ve "sırat-ı müstakim"den ayrı görüşler ortaya koyarlar. Devlet adamları nezdinde istediklerine ulaşmak için onların etrafında yaltaklananlar, riyaset ve iktidar elde etmek için halkın arzularına göre fetva verenler de bu guruba dahildir.


    5. Taklid. Câhil halkın gördüklerine, işittiklerine ve alıştıklarına uyması, yanlış ve gerçeğe aykırı da olsa ondan ayrılmak istememeleri.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349