+ Cevap Ver
5 sonuçtan 1 ile 5 arası
Like Tree2Beğeniler
  • 1 Post By Karani
  • 1 Post By Karani

Bazı dini kelimelerin açıklamaları

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  Soru ve Cevaplarla İslam Forumunda Bulunan  Bazı dini kelimelerin açıklamaları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Bazı dini kelimelerin açıklamaları Soru: Bid'at, caiz gibi kelimeleri anlayamıyorum. Bunların bir kısmını yazdım. Açıklarsanız, dini yazı okurken bakarım. YANIT Her ilim, ıstılahları [deyimleri] ile öğrenilir. Bu bakımdan Türkçesi olmayan kelimeleri öğrenmeniz şarttır. Bildirdiğiniz kelimelerin açıklamaları şöyle: Abid: İbadetle meşgul olan. Akıl-balig: Ergenlik çağına ulaşmış olan. Akika: Çocuk nimetine karşılık, ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Bazı dini kelimelerin açıklamaları

    Bazı dini kelimelerin açıklamaları

    Soru: Bid'at, caiz gibi kelimeleri anlayamıyorum. Bunların bir kısmını yazdım. Açıklarsanız, dini yazı okurken bakarım.
    YANIT
    Her ilim, ıstılahları [deyimleri] ile öğrenilir. Bu bakımdan Türkçesi olmayan kelimeleri öğrenmeniz şarttır. Bildirdiğiniz kelimelerin açıklamaları şöyle:
    Abid: İbadetle meşgul olan.
    Akıl-balig: Ergenlik çağına ulaşmış olan.
    Akika: Çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek niyetiyle kesilen hayvan.
    Arefe: Zilhiccenin 9. günü. Kurban bayramından önceki gün. Başka güne arefe denmez.
    Aşere-i mübeşşere: Cennete girecekleri, dünyada iken ismen müjdelenen on Sahabi.
    Ateist: Allahü teâlâya inanmayan, dinsiz.
    Bid'at: Sonradan ortaya çıkan şey. Zararlı olmayan âdetlerdeki değişiklikler günah olmaz. İbadette, bid'at yasaktır. Mesela papaz elbisesi giymek günah değil, haç takmak küfürdür.
    Caiz: Yapılmasında mahzur, [sakınca] olmayan şey.
    Dar-ül-Harb: İslam ahkamının tatbik edilmediği yer. Kâfir diyarı. İslam ahkamının tatbik edildiği yere, İslam diyarına Dar-ül-İslam denir.
    Edille-i şeriyye: Dinimiz için esas olan ve bunlara bağlı olan deliller. Edille-i şeriyye dörttür. Bunlar, Kitap [Kur'an-ı kerim], Sünnet, İcma ve Kıyastır.
    Eshab: Peygamber efendimizin mübarek arkadaşları. [Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimde hepsinden razı olduğunu ve hepsine Cenneti vaat ettiğini bildirmiştir.]
    Fâsık: Harama önem verdiği halde emir ve yasaklara uymayan günahkâr.
    Feyz: İlahi ihsan, lütuf, manevi nimetler.
    Fıkıh: Dinde yapılması ve yapılmaması gereken işleri bildiren ilim. Bu ilimden kendisine lazım olanları öğrenmek farzdır.
    Fakih: İctihad derecesine varmış âlim.
    Fitne: Bölücülük yapmak, insanları sıkıntıya, belaya düşürmek.
    Fuhş: Çirkin söz ve iş.
    Gayrı müslim: Müslüman olmayan. Daha çok hıristiyan ve yahudilere denir.
    Hacamat: Deriyi keserek kan alma. Sülükle de olabilir.
    Halife: Resulullah efendimizin vekili ve bütün müslümanların reisi veya bir tasavvuf büyüğünün vazifelendirdiği talebesi.
    Halvet: Yabancı bir kadınla bir erkeğin, bir yerde yalnız kalması.
    Hasenat: Güzel işler, iyilikler. Seyyiat ise bunun zıddıdır. Kötülükler, günahlar demektir.
    Hatem-ül-enbiya: Peygamberlerin sonuncusu Muhammed aleyhisselam.
    Hubb-i fillah ve Buğd-i fillah: Allah için sevip Allah için düşmanlık etmek.
    Hurmet-i müsahere: Herhangi bir kadına, şehvetle dokunmakla hasıl olan durum. Bir kadının herhangi bir yerine şehvetle dokunmak, hurmet-i müsahereye sebep olur. Yani o kadının neseb ile ve süt ile olan anası ve kızları ile, o erkeğin evlenmesi haram olur.
    Hüsn-i zan: İyi zan.
    Su-i zan: kötü zan.
    İctihad: Müctehid âlimlerin Kur'an-ı kerim ve hadis-i şeriflerden çıkardıkları hüküm.
    İddet: Boşanan veya kocasının ölümü ile dul kalan kadının başka erkekle evlenebilmesi için beklemesi gereken zaman.
    İhlas: Bütün iş ve ibadetlerini yalnız Allah için yapmak. İhlas sahibine muhlis denir.
    İrtidad: Müslüman iken, İslam dinini terk etme. Terk edene mürted denir.
    İskat ve Devir: Ölen müslümanı, namaz oruç gibi borcundan kurtarmak için yapılan iş.
    İstiğfar: Allahü teâlâdan mağfiret, af dilemek.
    İstihare: Bir işin hayırlı olup olmayacağını anlamak için, iki rekat namaz kıldıktan sonra, rüya görmek üzere uykuya yatma.
    İstihaza: Adet ve lohusalık dışında gelip oruca, namaza mani olmayan hastalık kanı.
    İtikad: Peygamber efendimizin, Allahü teâlâ tarafından, Peygamber olarak bütün insanlara getirdiği ve bildirdiği hususların hepsini kalben tasdik ederek inanma.
    Kefaret: Yanlışlıkla veya kasten işlenen bir günahın affı için dinin emrettiğini yapma.
    Kelime-i Tevhid: "La ilahe illallah Muhammedün resulullah" sözü.
    Kelime-i Temcid: "La havle vela kuvvete illa billah" sözü.
    Kerahet: İşlenen amelin sevabını gideren şeyler. Buna mekruh da denir.
    Mahrem: Nikah düşmeyen kimse. Namahrem, yabancı, kendisiyle evlenilmesi haram olmayan demektir. Herkese söylenmeyen gizli şeylere de mahrem denir.
    Mahşer: Kıyamette bütün mahlukatın dirildikten sonra hesap için toplanacakları yer.
    Mendub: Yapılması halinde sevap, yapılmazsa günah olmayan şeyler.
    Mubah: Dinimizde yapılması emir olunmayan ve yasak da edilmeyen şeyler.
    Müdahene: Gücü yettiği halde, haram işleyene mani olmamak.
    Müdara: Dini veya dünyayı zarardan kurtarmak için, dünya menfaatinden vermek.
    Mümin: Resul-i Ekremin bildirdiklerinin hepsini beğenip, kalbi ile kabul eden, inanmayıp inkâr edene münkir veya kâfir denir.
    Münafık: İnanmadığı halde, müslümanları aldatmak için, müslüman görünen kimse.
    Riyazet: Nefsin isteklerini yapmamak. Nefsin istemediğini yapmak ise mücahededir.
    Ruhsat: İslamiyet’in meşakkat ve zaruret gibi sebeplere bağlı olarak, ibadetlerde ve diğer işlerde tanıdığı izin ve kolaylık, kolaylık yolu, azimetin zıddı.
    Salih: Ehl-i sünnet itikadında olup genel olarak günah işlemeyen kimse.
    Sapık: İtikad veya ibadetlerde Ehl-i sünnetten ayrılan.
    Sütre: Namaz kılanın önüne diktiği yarım metreden uzun çubuk.
    Tahmid: "Elhamdülillah" sözü.
    Riya: İki yüzlülük, Allah’tan başkası için ibadet etme.
    Nifak: Münafıklık.
    Şikak: Uyuşmazlık.
    Nefs-i emmare: Kötülük yapmak isteyen nefs.
    Rüşdü hidayet : Doğru yolu arayıp bulma.
    İstikamet: Doğru yol.
    Erzel-i ömür: Başkalarına muhtaç olunan sıkıntılı ihtiyarlık dönemi.
    Murat: Seçilmiş kimse.
    Muhlas: Devamlı ihlas sahibi.
    Îsâr: Cömertlik, kendine ihtiyacı olmayan şeyleri vermek, îsâr ise, kendine gereken şeyleri vermektir. Yani başkalarını kendine tercih etmektir.
    Amel-i kesir: Namazı bozan çok hareket.
    Rükün: Namazın içindeki bir farz.
    Rüku: Namazda, elleri dize koyup yaklaşık 90 derece eğilmek.
    Necaset: Gaita, idrar, kan gibi pislik.
    Teganni: Teganni, ırlamak, sesini hançeresinde tekrarlayıp türlü sesler çıkarmaktır. Yani, musiki perdesine uydurmak için, hareke, harf ve med [uzatmak] eklemek veya çıkarmak suretiyle kelimeleri bozmak demektir.
    Tefekkür: Allah’ın varlığını birliğini ve yarattıklarındaki hikmetleri düşünmek demektir.
    Dimağı yorulur: Beyni yorulur demektir.
    İtidal: Orta yol, aşırılıklardan uzak olmak demektir.

  2. #2
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Bazı dini kelimelerin açıklamaları

    Soru: Feth suresinin başındaki "zenb" kelimesini ehl-i sünnet âlimleri nasıl tevil ediyorlar?
    YANIT
    Oradaki zenb yani günah kelimesi, (Habibim seni geçmişte ve gelecekte günah işlemekten mahfuz buyurduk) anlamındadır.
    Soru: Salik ne demek?
    YANIT
    Salik, tasavvuf yoluna girmiş talebe, mürid demektir. Salik, Allahü teâlânın sevgisi ile ve Onun sevgisine kavuşmak arzusu ile yanar. Bilmediği, anlayamadığı bir aşk ile şaşkın haldedir. Uykusu kaçar, gözyaşları dinmez. Geçmişteki günahlarından utanarak başını kaldıramaz. Her işinde Allah’tan korkar, titrer. Allahü teâlânın sevgisine kavuşturacak işleri yapmak için çırpınır. Her işinde sabır ve af eder. Her geçimsizlikte, sıkıntıda kusuru kendisinde görür. Her nefeste Allah’ını düşünür. Gaflet ile yaşamaz. Kimseyle münakaşa etmez. Bir kalbi incitmekten korkar. Kalbleri Allahü teâlânın evi bilir.
    Soru: Kurbet ne demektir?
    YANIT
    Allah rızası için yapılan iş demektir.
    Mescid-i haram
    Soru: Kâbe'ye, Mescid-i haram denilmesinin sebebi nedir?
    YANIT
    Mescid-i harama giren kimse, idama mahkûm biri olsa da, onu orada öldürmek haram olduğu için, böyle denmiştir.
    Soru: (Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah) ne demektir?
    YANIT
    (Senin emrin onlarınkine tercih edilir) demektir.
    Soru: Ahmaklık ne demektir?
    YANIT
    Zararlı iş görmektir.
    Soru: Peder ne demektir? Baba yerine kullanmak caiz midir?
    YANIT
    Peder, Farsça baba demektir. Kayınbabaya kayınpeder denir. Kullanmakta mahzur yoktur.
    Soru: Cuma günü ruhun tanıdıkların evine gelmesi ne demektir?
    YANIT
    Ruh madde değil, gelmesi, bilmek, tanımak demektir.
    Soru: Hadis-i şerifte başı ağrımayan birinin, Cehennemlik olduğu bildirilmiştir. Burada baş ağrısı ne demektir?
    YANIT
    Dert demektir. Yani her müslümana dert, keder gelir demektir. Mefhumu muhalifi muteber olmaktadır.
    Soru: Bir kelimeyi çocuğa isim olarak konunca anlamı değişir mi?
    YANIT
    Değişebilir. Misallerle açıklayalım. Mesela, İslam, cihad kelimeleri isim olarak konmuşsa, artık, İslam'a, müslüman olmak denmez. Müslüman olan diye tarif edilir. Cihad kelimesine de savaş, savaş etmek denmez. Allah için savaşan denir. Cihad kelimesinin biraz daha kuvvetlisi Cahid'dir. Bunun da daha kuvvetlisi Mücahid'dir. İsim olarak konunca, artık, Cihad da, Cahid de, Mücahid de, biri diğerinden daha kuvvetli olmak üzere, cihad eden anlamına gelir.
    Bunun gibi, Hicabi, utanmakla ilgili demektir. Ama bu isim olarak kullanılınca, mahcup, utangaç, hayâlı, edepli, terbiyeli, perdeli, namuslu gibi anlamlara gelir.
    Hulki, Ruhi, Sulhi kelimeleri de böyledir.
    Soru: Ben evli olduğum halde, dedem bana nabekâr diye takılıyor. Bu ne demektir?
    YANIT
    Nabekâr, faydasız, işe yaramaz demektir. Serseri, haylaz, avare, işsiz gibi manaları da vardır.

  3. #3
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Bazı dini kelimelerin açıklamaları

    Şeref nedir?
    Soru: Şerefli, şerefsiz deniyor. Şeref nedir?
    YANIT
    Şeref; yücelik, büyüklük, Allah katındaki üstünlük demektir. Bunun için, Müslümana şerefsiz diye hakaret etmekten çok sakınmalı.
    İnsanın şerefi, Allah indindeki değeri, ilim ve edep sahibi olmasıyla ölçülür. Zenginlikle, makam ve mevki sahibi olmakla, şöhret veya soyla ölçülmez. (İslam Ahlakı)
    İnsanın şerefi, ilmi ve edebiyle ölçüldüğü gibi, mekânların [yerlerin] şerefi de orada bulunanların şerefiyle ölçülür. Onun için, (Şeref-ül-mekân bil-mekîn) demişlerdir. Bir evde salih kimseler varsa, günah işlenmiyor, ibadet ediyorlarsa, orası şerefli bir mekân olur. Bir evde de, fâsıklar oturuyor, orada çeşitli günah işleniyorsa, orası fısk meclisi olur.
    Zülcenahayn
    Soru: Bir kitapta, Seyyid Abdülhakim Efendi için zülcenahayn tabiri geçiyor. Bu ne demektir?
    YANIT
    Cenah, kelime olarak kanat demektir. Cenahayn, iki kanatlı, iki özelliği olan demektir. “Zü” sahip demektir. Kelime olarak, iki kanat sahibi demektir. Istılahta ise, hem fıkıh, tefsir, hadis gibi zahiri ilimlerde, hem de marifette yani tasavvufta yüksek dereceye ulaşmış âlim demektir. Mürşid-i kâmiller de, ictihad derecesinde yüksek âlim oldukları için, hem ilim, hem de marifet sahibi yani zülcenahayn idiler.
    Soru: On sekiz bin âlem ne demektir?
    YANIT
    Her mahlûk nevine âlem denir.18 bin mahluk var demek.
    Soru: Esselamü alâ menittebe’al hüdâ, “Hüdaya tabi olanlara selam olsun” demek midir?
    YANIT
    Huda [hı ile], Farsça’da ilah manasındadır. Sahip, efendi manasına da gelir. Arapça’da ise, hüda [he ile] hidayete erme, doğru yolu, hak yolu, yani İslamiyet’i bulma gibi manalara gelir. Bildirdiğiniz cümlenin manası, (Hidayet üzere olana, hak yolda bulunana selam olsun) demektir.
    Soru: Nabi efendinin bu şiirini açıklar mısınız?
    Sakın terki edebden, küy-i mahbûb-i Hudâdır bu,
    Nazargâh-ı ilâhîdir, makâm-ı Mustafâdır bu!
    Murâ'ât-i edeb şartiyle gir Nâbî bu dergâha,
    Metâf-i kudsiyândır, bûsegâh-i Enbiyâdır bu!
    YANIT
    Kelimelerin manaları şöyledir:
    Küy = köy, mahalle, şehir
    Murâ'ât = saygı göstermek riayet etmek
    Metaf = tavaf edilecek yer
    kudsiyan = kudsiler, melekler
    Busegah = öpülecek yer
    Edepsizlik yapmaktan çok sakın, burası Huda'nın sevgilisinin şehridir.
    Burası, Allah’ın rahmetle nazar ettiği, Muhammed Mustafa'nın makamıdır.
    Nabi, bu dergâha, saygı ile edebini takınarak gir.
    Meleklerin tavaf ettiği, peygamberlerin eşiğini öptüğü yerdir burası.
    Müfti-yi macin
    Soru: Kitaplarda geçen, müfti-yi macin ne demektir?
    YANIT
    Macin, dini dünya kazancına alet eden hilecidir. Müfti-yi macin ise, bid’at itikat ve ameli başkalarına bulaştırmak çabasında olan din görevlisi demektir.
    Yâ ile başlayan ifadeler
    Soru: Resulullah kelimesi, bazen Resulallah şeklinde yazılıyor. Niçin böyle yazılıp okunuyor?
    YANIT
    Arapçada yâ ile başlayan kelimeler öyle yazılıp okunur. Birkaç örnek verelim:
    Resulullah, yâ ile başlayınca, yâ Resulallah olur.
    Rabb-ül âlemin, yâ ile başlayınca, yâ Rabb-el âlemin olur.
    Ebu Bekir, yâ ile başlayınca, yâ Ebâ Bekir olur.
    Ebu Ubeyde, yâ ile başlayınca, yâ Ebâ Ubeyde olur.
    Emir-ül müminin, yâ ile başlayınca, yâ emir-el müminin olur.
    Melek-ül mevt, yâ ile başlayınca, yâ melek-el mevt olur.
    Hüccet-ül islam, yâ ile başlayınca, yâ hüccet-el islam olur.
    Zülfüyâr
    Soru: Konuşmalarda, şiirlerde, (Zülfüyâre dokunmayalım) deniyor. Nedir bu zülfüyâr?
    YANIT
    Zülüf: Şakaklardan sarkan saç lülesi, sevgilinin saçı.
    Zülfüyâr: Sevgilinin zülfü.
    Zülfüyâre dokunmak: Hatırlı, güçlü bir kimseyi veya bir makamı gücendirmek, darılmasına yol açmak, fitneye sebep olmak.
    Zülfüyâre dokunmamak: Hiç kimseye zarar veya sıkıntı vermemek, sıkıntı verecek konulara girmemek, fitne fesattan uzak durmak.
    Terör örgütü
    Soru: Basında bazı suçlu kimseler veya onları savunanlar, örgütlerinin ismi için, bu isim çok kıymetlidir, örgütü suçlamak o kıymetli Türk destanını aşağılamak olur diyorlar. Suç örgütünün isminin kıymetli olması, onu suçlu olmaktan kurtarır mı?
    YANIT
    Suçluluk psikolojisiyle öyle mantıksız şeyler söylenebilir. Allah, Peygamber, melek ve İslam gibi mübarek isimlerinden biriyle terör örgütü kurulsa, ismi mübarek diye teröristler suçlanamayacak mı? Sebilullah, Hablullah veya Hizbullah isimli bir terör örgütü kurulsa, bu ifadeler Kur’an-ı kerimde övülüyor diye, bu isimlerden birini alan terör örgütü suçlanamaz mı? Biri de çıksa, Hizb-ül-İslam isimli bir terör örgütü kurup, suç işlese, ismi mübarek diye, suçlular cezalandırılamayacak mı? Adı ne olursa olsun suç işleyen her örgüt suçludur.
    Kelimeler:
    Sebilullah: Allah’ın yolu, Allah’ın rızası
    Hablullah: Allah’ın ipi, Kur'an-ı kerim, İslamiyet, cemaat
    Hizbullah: Allah’ın fırkası, Allah’ın grubu, Allah’ın taraftarı
    Hizb-ül-İslam: İslam grubu, İslam taraftarı

  4. #4
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Bazı dini kelimelerin açıklamaları

    Ezeli hazine
    Soru: Tam İlmihalin başında (İşte budur, miftah-ı genc-i kadim; Bismillahirrahmanirrahim) ifadesinin manası nedir?
    YANIT
    Miftah = Anahtar
    Genc = Hazine
    Kadim = Eski, ezeli
    Yani, (Ezeli hazinenin anahtarı Bismillahirrahmanirrahim) demektir.
    Kendini Allah’tan satın almak
    Soru: (Bin kere İhlâs okuyan kendini Allahü teâlâdan satın almış olur) hadis-i şerifindeki, (Kendini Allahü teâlâdan satın almak) ifadesi ne anlama geliyor?
    YANIT
    Kölenin efendisinden kurtulup hürriyete kavuşması için, efendisine kendi değeri kadar para vermesi gerekir. İnsanlar da, Allahü teâlânın kulu, kölesidir. İnsan kulluktan yani Allahü teâlânın kölesi olmaktan elbette kurtulamaz. İnsanın Cehennemden kurtulması, kölenin kölelikten kurtulmasına benzetilmiş, yani burada mecazî olarak, İhlâs suresini bin kere okuyanın Cehennemden kurtulacağı bildirilmiştir.
    Şartsız bildirilen her hüküm gibi, bu da elbette şarta bağlıdır. Bin İhlâs okuyanın Cehennemden kurtulmak için, Müslüman olması şarttır. Müslüman olmayan, ne yaparsa yapsın Cehennemden kurtulamaz. Ehl-i sünnet itikadında olmayan da, bozuk itikadının cezasını çekmedikçe Cennete giremez. Kul hakkı ve farz borcu olanlar, bunları ödemedikçe veya herhangi bir sebeple affa uğramadıkça Cehennemden kurtulamaz.
    Şeref-ül mekân bil mekîn
    Soru: Bazı kitaplarda, (Şeref-ül mekân bil mekîn) hadisi geçiyor. Bu ne demektir?
    YANIT
    Bu ifade, bir mekânın, bir yerin şerefi içindekilerle ölçülür demektir.
    Mekîn, mekândakiler demektir. Bir mekânın şerefli olması, içindekilerin şerefli olması demektir. Bir yerin içinde olanlar mübarekse, o yer mübarektir. Kâfirlerin, fâsıkların bulunduğu yer mübarek olamaz. Salihlerin bulunduğu yer mübarektir. Câmiler ise istisnadır, onlar zaten şerefli mekânlardır. Mekke ve Medine de böyle istisna olup, onlar da şereflidir.
    Urvet-ül-vüska nedir?
    Soru: Urvet-ül-vüska nedir?
    YANIT
    Kopması mümkün olmayan, en sağlam kulp anlamındaki urvet-ül-vüska, şu mânalara da gelir:
    1- İslâmiyet veya Kur'ân-ı kerim mânasındadır. Lokman sûresinin 22. ve Bekara sûresinin 256. âyet-i kerimesinde geçmektedir. Bu mânada kullanıldığı bir hadis-i şerifin meali şöyledir:
    (Abdullah bin Selâm urvet-ül-vüskâya tutunmuş [Müslüman] olarak ölür.) [Müslim]
    Şah-ı Nakşibend Behâeddîn-i Buhârî hazretleri de, bu mânada kullanarak, (Bizim yolumuz, urvet-ül-vüskâya yapışmak, yani tasavvuftaki yolumuz, Kur'an-ı kerimin bildirdiği İslamiyet’tir) buyurmuştur.
    2- Kelime-i tevhide de urvet-ül-vüska denir. Kelime-i tevhidi inanarak söyleyen sağlam kulpa yapışmış olur. (İslam Ahlakı)
    3- El Urvet-ül-vüska, Resulullah efendimizdir. Peygamber efendimize inanıp bağlanan, en sağlam kulpa tutunmuş olur. (Şifa-i Şerif)
    4- Dinde güvenilen büyük âlim manasında, İmam-ı Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin lakabıdır. Bu zatın yoluna bağlanan da, sağlam halkaya yapışmış demektir.
    Mezhepsizler de, bu isimde bir dergi çıkarmışlar, mason Efgani’ye bile urvet-ül-vüska lakabını koymak rezaletinde bulunmuşlardır.
    Abduh, Paris’e gidip, orada Efgani’nin, masonlar tarafından çizilen çalışmalarına katıldı. El-urvet-ül-vüska adını verdikleri mecmuayı çıkardılar. (İngiliz Casusunun İtirafları)
    Bunların urvet-ül vüska dediklerine bağlananlar ise, masonlarla birlikte Cehenneme gider.
    Hekim – Hakîm
    Soru: Hekim, günümüzde tabip, doktor mânasında kullanılıyor. Hekim, tabip mânasına mı geliyor?
    YANIT
    Hekim, hakîm demektir. Hekim, hakîm kelimesinin halk arasında söylenen şeklidir. Doktor anlamında kullanılmaktadır. Hakîm, hikmet ehli demektir. Lokman aleyhisselam da hikmet ehli bir zat idi. Bunun için ona Lokman hakîm denir.
    Hakîm, her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan anlamında, Allahü teâlânın 99 isminden de biridir.

  5. #5
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.757
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Bazı dini kelimelerin açıklamaları

    ALLAH cc razı olsun .
    Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım

    Aklımdan çıkmasın diye, kalbime tembihledim;- Fânisin ! Acizsin ! Emanetsin !


    Bugün hazirim olmeye diyebilecek miyiz acaba?

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Bazen kelimelerin tükenir susarsın.
    By £laf in forum Duygusal Alan
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-08-2013, 03:12 AM
  2. Hacla ilgili kelimelerin anlamları
    By Karani in forum Hac Rehberi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-23-2010, 11:40 PM
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-18-2010, 07:46 PM
  4. Hacla ilgili kelimelerin manaları
    By EhLiSuNNeT in forum Hac Rehberi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-08-2010, 12:30 AM
  5. Elementler Açıklamaları
    By LeBBeyK in forum Fizik Ödevleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-24-2009, 10:37 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280