Fitne ve pasiflik
Soru
Fitnenin katillikten kötü olduğu, fitneye sebep olana lanet edildiği bildiriliyor. Bu korkular yüzünden emr-i maruf ve cihad yapamıyoruz. Sünnet üzere sarık sarıp gezemiyoruz. Zalimlere dur diyemiyoruz. Kısaca, fitne korkusu, bizi pasif hâle getirdi, bizi uyuttu. Bu fitne engelini nasıl aşarız?

Yanıt
Bunlar çok tehlikeli ifadeler. Kitaptakiler âyet ve hadis mealleridir. Muteber kitaplardan alınan bilgilerdir.

Fitne, sen zarar görmesen de, senin bir işinden, bir sözünden dinimizin ve Müslümanların zarar görmesidir. Fitne çıkarmak, düşman edinmektir. (Bugün İslam’ın vakarını, şerefini korumak için fitneden sakınmak vacibdir) buyuruluyor. En tesirli hizmet, en güzel örnek, yol tabelası gibi olmaktır. Sadece Ehl-i sünnet kitaplarını göstermek, tavsiye etmek ve dağıtmak büyük hizmet olur. Kötülükleri elle, zor kullanarak düzeltmek devletin, hükûmetin görevidir. Zorla düzeltmeye kalkışmak fitne olur. Fitne hakkında iki âyet-i kerime meali şöyledir:
(Fitne çıkarmak adam öldürmekten daha kötüdür.) [Bekara 217]

(Yeryüzünde fitne çıkaranlara lanet olsun.) [Rad 25]

Fitne çıkarmak, sadece elle, zor kullanarak olmaz, dille, basın yoluyla da fitne çıkarmak çok zararlıdır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Fitneden sakının! Sözle çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitne gibidir.) [İbni Mace]

Sokakta, dışarıda fitne varsa, uzak durmalı. Basın yoluyla veya başka yollarla da fitne körüklenmemeli. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ortalığın karışık olduğu zaman bir kenara çekilip ibadetini yapan ve kimseye zararı olmayan insan, mümin-i kâmildir.) [Hâkim]

(Fitneden selamette kalmak, evine kapanmakla mümkün olur.) [Deylemî]

Evinde de olsa, internetle, telefonla veya başka yolla fitneye sebep olacak söz ve işe sebep olmamalıdır.