Av yapmanın hükmü nedir

Kur'an-ı Kerîm'de: "Kendilerine hangi şeyin helal edildiğini sana sorarlar. De ki: "Bütün iyi ve temiz nimetler size helal edilmiştir". Allah'ın size öğrettiğinden öğretib (terbiye ederek) yetiştirdiğiniz avcı hayvanların size tutuverdiklerinden de yeyin ve üzerine besmele çekin. Allah'dan korkun. Çünkü Allah hesabı pek çabuk görendir"(46) hükmü beyan buyurulmuştur.
Resûl-i Ekrem (sav)'in Sa'lebe (ra)'ye hitaben: "Allahû Teala (cc)'nın ismini anarak (Besmele çekerek) ta'lim görmüş, eğitilmiş köpeğinle avladığın avı, (diri iken) yetişip, besmele ile boğazlarsan, onu da yiyebilirsin"(47) buyurduğu bilinmektedir. Yırtıcı hayvanlardan diş ve kuşlardan tırnak sahibi olanlarla (Eğitilmiş olmak kaydıyla) avlanmak helaldir. Çünkü diş ve tırnak sahibi bir hayvan; avı mutlaka yaralar, kan akıtır. Bu zahir rivayettir. Hatta av köpeği, avı boğarak öldürürse onun eti yenilemez.(48)

Avcı'nın besmeleyi kat'iyyen terketmemesi gerekir. Çünkü bu; avın helal olabilmesi için, kat'i nassla beyan buyurulan bir şarttır. Besmele terkedilirse; avlanan hayvanın eti helal olmaz. Nitekim Resûl-i Ekrem (sav) Hz. Adiy b. Hatem (ra)'e, suali üzerine şu şekilde cevap vermiştir: "(Ta'limli, eğitilmiş) Köpeğin senin için tuttuğu ve muhafaza ettiği avı ye!.. Çünkü köpeğin yakalayıp-tutması şer'i bir kesimdir. Eğer köpeğin, avı yaralayıp öldürmüş ise ve kendi köpeğinin yanında, başka (senin olmayan) bir köpek bulursan, bu noktada yabancı köpeğin, kendi köpeğin ile birlikte avı yakalayıp öldürmüş olmasından şüpheye düşersen, o avı yeme!.. Zira senin; salıverirken çektiğin besmele kendi köpeğinle alakalıdır, başka köpek için değildir"(49)

Silah atmak sûretiyle avlanmanın helal olması için besmele çekmek ve besmeleyi kasden terk etmemek şart kılınmıştır.(50) Ayrıca helal olabilmesi için yaralamak da şarttır. Resûl-i Ekrem (sav) Sahabe'ye hitaben: "Sen okunu attığın zaman, onun üzerine Allah'ın adını an (Besmele çek). Eğer avı ölmüş bulursan o avı ye!.. Eğer onu su içine düşmüş bulur da; onun su içinde (boğularak) öldüğü veya senin okun öldürdüğü hususunda kat'i bilgi sahibi olamazsan yeme"(51) buyurmuştur. Eğer avcı; herhangi bir hayvanı vurursa, takip etmek durumundadır. Oturup-beklemesi caiz değildir. Oturur bekler, daha sonra ölü olarak bulursa, üzerinde hiçbir emare yoksa yemesi helal olmaz. Çünkü başka bir sebeble ölmüş olma ihtimali de vardır. Nitekim Resûlullah (sav) bu gibi durumlarla ilgili olarak: "- Belki o avı, yeryüzünün hevamı (yılan gibi zehirli hayvan, haşerat) öldürmüştür" diyerek, şüphe halinde yenilmemesini tavsiye etmiştir. Fûkaha; et alabilecek kudrette olan kimsenin, avlanmasını münasib bulmamıştır. Çünkü "zevk için öldürme" tehlikesi sözkonusudur. Çok fakir olup; et alamayacak durumda olan müslümanların, sırf ihtiyaçlarını karşılamak için avlanmalarında bir mahzur yoktur. Tabii şartlarına riayet ederek avlanmaları zarûridir.