+ Cevap Ver
9 sonuçtan 1 ile 9 arası

Namazla ilgili soru ve cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle

 SESLİ DİNİ KONULAR Katagorisinde ve  Sorular ve Cevaplarla Dini konular Sesli anlatım Forumunda Bulunan  Namazla ilgili soru ve cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Namazla ilgili soru ve cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_1.mp3[/MP3] Sual: Namaz, ne vakitten beri kılınıyor? CEVAP Namaz, ilk Peygamber Âdem aleyhisselamdan beri kılınmaktadır. (Mevkufat) Sual: Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var mıydı? Varsa kaç vakit idi? CEVAP Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz vardı. Her ümmete ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Namazla ilgili soru ve cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle

    Namazla ilgili soru ve cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_1.mp3[/MP3]
    Sual: Namaz, ne vakitten beri kılınıyor?
    CEVAP
    Namaz, ilk Peygamber Âdem aleyhisselamdan beri kılınmaktadır. (Mevkufat)

    Sual:
    Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var mıydı? Varsa kaç vakit idi?
    CEVAP
    Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz vardı. Her ümmete bir vakit farzdı. Ama bir vakitte birçok rekat farzdı. Kimine sabah namazı, kimine akşam namazı farzdı. Her ümmete ayrı farz olan namazlar, bizim ümmetimize hepsi birden farz oldu.
    Sual: Almanya’da çalışıyorum. Namaz kılacak kadar işi bırakınca hak geçer mi?
    CEVAP
    Hak geçmez. Hiç kimsenin namaza mani olma hakkı olmaz.

    Sual:
    Namazın sahih olmaması ile kabul olmaması aynı mıdır?
    CEVAP
    Kabul olmakla sahih olmak ayrıdır. Namaz sahih olursa da kabul olmayabilir, yani sadece borç ödenir, sevap verilmez. Sahih olmazsa, zaten kabul olmaz. Mesela abdestsiz namaz kılmak sahih olmaz, mesela kıraat okumadan kılınan namaz sahih olmaz. Yani o hiç namaz olmaz.

    Sual: İsra suresinin 78. âyetinde sabah namazı için, (Şahitli namaz) ifadesi geçiyor. Neden şahitli namazdır?
    CEVAP
    Gece melekleriyle gündüz melekleri sabah namazında imamın ardında toplanır, imam namazı bitirince gece melekleri semaya yükselir. Gündüz melekleri kalır. Sabah namazında her iki sınıf melâike toplandığı ve şahitlik ettiği için bu namaza Meşhûd = şahitli denilir. (Beydavi)

    Sual: Sünnetlerin terki küçük günahtır, ısrar edilirse büyük günah olur ne demektir?
    CEVAP
    Genel kaide: Küçük günahlarda ısrar etmek büyük günah olur. Sünneti terk etmek günah değildir. Sünnetleri özürsüz olarak kılmamakta ısrar etmek, küçük günah olur. Sünnete önem vermeyen ise kâfir olur.

    Sual:
    Dinde zorlama yok ne demektir? Oğlumu namaz kılmaya zorlayabilir miyim?
    CEVAP
    (Dinde zorlama yok) demek, kâfir olan birisi, Müslüman olmaya zorlanamaz demektir. Fakat Müslüman olanın belli görevleri vardır. Müslümanım diyenin namaz kılması şarttır. Çünkü namaz, İslam’ın beş şartından biridir. Baba, emri altındakilerden mesuldür, evladını namaz kılmaya zorlayabilir.

    Sual: Namaz kılmaya gittiğim zaman, benimle oturan insanlara "gelin namaz kılalım" diye sormuyorum. Bu durumda günahım var mıdır?
    CEVAP
    Size günah olmaz. Namaz kılmaya giderken, ben namaz kılmaya gidiyorum derseniz, iyi olur. Onlara namazı hatırlatmış olursunuz. Bak bu genç kılıyor, biz de kılsak diye düşünen çıkabilir. Yani bir çeşit emr-i maruf olur, iyi olur. Namaza düşman olanlara ise söylemeye lüzum olmadığı gibi, namaz kıldığımızı bilmelerine de hiç lüzum yoktur.

    Sual: Sabah güneşin doğmasına 10 dakika kala uyanan birisi, hemen abdest alıp sabah namazını kılsa, sonra çamaşırında meni lekesi görse ve ihtilam olduğuna kanaat getirse, sabah namazı borcundan kurtulmuş olur mu?
    CEVAP
    Hayır.Yıkanır, kerahet vakti çıkınca namazını kaza eder.

    Sual:
    Farkında olmadan cünüp olarak namaz kılan, haram işlemiş olur mu?
    CEVAP
    Bilmeyince günah olmaz. Eğer hiç farkına varmasa idi, namazı bile sahih olurdu. Allahü teâlâ gücümüzün yetmediği işleri, emirleri teklif etmez.

    Sual:
    Bir insan ibadetleri yaptığı halde büyük günahı terk edemiyorsa sebebi ne olabilir?
    CEVAP
    Birkaç sebebi var ise de, en önemlisi namazı doğru kılmamaktır. Namazı doğru kılmak, farzına, vacibine, sünnetine, müstehabına, edebine riayet etmekle olur. Namazın olması için de elbette guslün de, abdestin de doğru olması lazımdır. Bunu yapan günahlardan kurtulur.

    Sual: Allahü ekber sesi çıkaran saatleri sabah namazına uyanmak için kullanmak caiz mi?
    CEVAP
    Caizdir.

    Sual:
    İhtiyaçsız, sabahı Maliki’ye, öğleyi Şafii’ye göre namaz kılmak caiz mi?
    CEVAP
    Bir ihtiyaç olunca caiz olur.

    Sual:
    Namazda bütün kol, iki uzuv mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Maliki’de, fil dişi tarakla, namaz kılmak caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    (Farzı nafile olarak yapmak, müekked sünnetleri yapmaktan daha çok sevap olur) buyuruluyor. Bu hangi ibadetlerde olur?
    CEVAP
    Namaz ve hacda olur. Mesela nafile hac yapmak, umre yapmaktan daha sevaptır. Öğleyi yalnız kılıp son sünneti kılacağı sırada yanında cemaatle namaz kılınmaya başlansa, hemen cemaate uyup onlarla öğleyi nafile olarak kılmak, öğlenin ilk ve son sünnetinden daha sevaptır.

    Sual:
    Farzı nafile olarak yapmak, sünnetten evla olduğuna göre, farzı tekrar kılmakta mahzur var mı?
    CEVAP
    Farz tekrar kılınmaz. Ancak, farz kılarken sünnetlerinden birini terk etmişse veya mekruh işlemişse o zaman caiz olur. Bir de, hazır cemaat varsa onlara uyarak nafile kılmak caiz.

    Sual:
    Namazda otururken, sünnet diye, kıbleye dönmesi için, sol ayağı da, sağ ayak gibi dikmek bid'at olur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Mescid-i Haramda da namazda, secde yerine mi bakılır?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Kur'an okunup el-Fatiha denince, Fatiha okumak gerekir mi?
    CEVAP
    Hayır. Okunursa iyi olur.

    Sual:
    Hiç kazası olmayan, ikindinin sünnetini kılarken, kazaya da niyet etse, sünnet sevabı alır mı?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Oruç gibi, namaz için de sevap beklemek lazım mı?
    CEVAP
    Elbette.

    Sual:
    Neden namaz Mekke’de, abdest Medine’de farz oldu?
    CEVAP
    İkisi de Mekke’de farz oldu. Namaz Mirac’da farz oldu. Halbuki daha önce de namaz kılınıyordu. Kıyamete kadar ihtilafa düşmemek için Maide suresinde önemi bildirildi.

    Sual:
    Dört rekat niyeti ile bir nafile namaza başlayıp, herhangi bir sebeple iki kılıp selam verilirse, kılmadığımız iki rekat üzerimize vacip mi olur?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Peygamber efendimiz miraca çıkmadan namaz farz edilmemişti. Kudüs'te bütün Peygamberlere kıldırdığı namaz nafile mi idi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Namaz kılınan odada kadın bulunursa, mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Namaz kılınan yerde mahrem bir kadının bulunmasında mahzur yoktur. Erkek namaz kılarken, içeriye yabancı bir kadın girerse, yine mahzuru olmaz.

    Sual:
    Evde mescit olarak kullanılan odaya girerken itikafa niyet edilebilir mi? Buraya cünüp girebilir mi?
    CEVAP
    Mescit olarak kullanılan odaya girerken itikafa niyet edilebilir. Buraya cünüp de girebilir. Halbuki mescitlere cünüp girilmez.

    Sual: Eda niyetiyle kaza, kaza niyetiyle eda caiz midir?
    CEVAP
    Eda niyetiyle kılınan bir namaz, vakti girmemişse, nafile olur. Vakti çıktıktan sonra kılınmış ise, kaza olur. Mesela, (Bugünkü öğle namazını eda etmeye) diye niyet eden, vakti çıkmış ise öğleyi kaza etmiş olur. Öğle vakti çıktı zannederek, (Bugünkü öğleyi kaza etmeye) diye niyet edip namaz kılarsa, vakit çıkmadığı anlaşılınca, öğleyi eda etmiş olur. Fakat geçmiş öğle namazını kazaya niyet ederek kıldığı namaz, o günün öğle namazının yerine geçmez. Çünkü bugünün namazına diye niyet etmemiştir.

    Sual:
    Şafii’de, iftitah tekbirinde olduğu gibi, rükuya inip kalkarken de elleri kaldırmak gerekir mi?
    CEVAP
    Şafii’de, farz ve nafile namazlarda; iftitah tekbirinde olduğu gibi, rükuya varırken, rükudan kalkarken ve birinci teşehhüdden kalkarken; elleri kaldırmak hem erkek hem de kadınlar için sünnettir. Cemaatle namaz kılarken de böyledir. Hatta el kaldırmaya farz diyen âlimler de olmuştur. (Tuhfet-ul-muhtac, c.2, s. 60; Kifâyet-üt-ahyar c.1, s.113; el-Envar li amal-il-ebrar c.1, s.64; es-Sirac-ul-vehhac s. 38-39; Haşiyetüş-Şerkavi ala Tuhfet-it-tullab c.1, s 199; Tenvir-ul-kulub s.150)

    Sual:
    Ölü veya diri için namaz kılmak, oruç tutmak ve ona bu sevabı yollamak caiz olur mu?
    CEVAP
    Namazın, orucun sevabı ona gönderilir. Fakat onun için namaz kılınmaz, oruç tutulmaz.

    Sual: Küçük çocuk Kur'an-ı kerimi abdestsiz tutabilir mi, namaz kılabilir mi?
    CEVAP
    Tutabilir. Usulen olsun abdesti öğretmeli, teyemmümü öğretmeli. Namaz kılacaksan teyemmüm et demeli, abdestsiz kılsa da olur, fakat namaz için abdestin lüzumunu bilmeli. Abdestsiz kılınamayacağını bilmeli.

    Sual: (Küçük bir çocuk yatsıyı kıldıktan sonra cünüp olsa ve fecirden sonra uyansa yatsıyı kaza etmesi gerekir) deniyor, ne demektir?
    CEVAP
    Akıl baliğ olmayan çocuk, yatsıyı kıldıktan sonra akıl baliğ olsa, o yatsıyı tekrar kılması farz olur, çünkü önceki kıldığı yatsı nafile idi, büluğ çağında olmayana farz olmaz.

    Sual: Rükuda ve secdede üç kere tesbih söyleyecek kadar durmak vacip midir?
    CEVAP
    Sünnettir.

    Sual: İman eden bir insan, yıllar içindeki namaz oruç borçlarını da kaza eder mi?
    CEVAP
    İman edenin kaza namazı borcu olmaz. Çünkü o kâfir iken ona namaz kılmak farz değildi. Diğer ibadetler de öyle, zekat oruç hac da böyledir.

    Sual: Eğer namazı evlenince kılsam, kılmadıklarımın günahı af olur mu?
    CEVAP
    Namaz, Hac gibi ömürde bir defa yapılmıyor ki, evlenince askerlikten sonra kılarım deseniz. Günlük yemek gibidir. Mesela ben birkaç gün yemeyeyim veya evlendikten sonra yerim deseniz olur mu?

    Sual: Yatsı namazının ilk ve son sünnetiyle alakalı bir hadis-i şerif var mıdır?
    CEVAP
    Hazret-i İbni Ömer’in, (Resulullah ile beraber, yatsı namazından sonra iki rekat namaz kıldık) diye bildirdiği hadis-i şerifi, yatsının son sünnetini, Hazret-i Abdullah ibni Mugaffelin rivayet ettiği, (Her ezan ve ikamet arasında namaz vardır) hadis-i şerifi de, yatsının ilk sünnetini göstermektedir. (Buhari)

    Sual: Tembellikten, boş şeylerden nasıl kurtulabiliriz?
    CEVAP
    Tembelliğin ilacı, çalışkanlarla konuşmak, tembel, uyuşuk kimselerden kaçınmak, Allahü teâlâdan hayâ etmek lazım geldiğini ve azabının şiddetli olduğunu düşünmek ve namazları vaktinde kılmaktır. Namaza önem veren tembellikten kurtulur.

  2. #2
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Namazla ilgili soru ve cevaplar -2- sesli anlatım - sesli sohbet dinle

    Namazla ilgili soru ve cevaplar -2- sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_2.mp3[/MP3]
    Sual: Secdenin birisinin farz, diğerinin sünnet olduğunu söyleyenler var. Secdenin her ikisi de farz değil midir?
    CEVAP
    Secdenin her ikisi de farzdır. (Redd-ül Muhtar)

    Sual: Rızasız olarak zorla bir kimsenin evinde, bahçesinde namaz kılmak caiz midir?
    CEVAP
    Gasp edilen yerde namaz kılmak caiz ise de mekruhtur. Yani namaz borcu ödenmiş olursa da, namaz kılmakla hasıl olacak büyük sevaptan mahrum kalınır. Midesinde, elbisesinde azıcık haram bulunan kimsenin de namazı mekruh olur.

    Sual: Müekked sünnetlerin farzlarından sonra kılınacağı, gayri müekked sünnetlerin ise kılınamayacağı söyleniyor. Doğru mudur?
    CEVAP
    Yanlıştır. Doğrusu şöyledir:
    Öğlenin, müekked sünnet olan ilk sünneti, farzdan önce kılınamamışsa, farzdan sonra kılınır. Sabahın çok faziletli olan müekked sünneti, farzdan önce kılınmamışsa, farzdan sonra kılınmaz. Çünkü sabah namazının farzından sonra nafile kılınmaz. Sünnetler de nafiledir.

    İkindinin sünneti, farzdan önce kılınamamışsa farzdan sonra kılınmaz. Çünkü akşama kadar kerahet vaktidir. Kerahet vaktinde sünnet, nafile kılınmaz. Yatsının ilk sünneti, gayr-i müekked olmasına rağmen, farzdan sonra kılınabilir. Çünkü yatsıdan sonra kerahet vakti yoktur. Sabaha kadar kılınabilir. Bu hususlar bütün fıkıh kitaplarında, mesela Redd-ül-muhtar’da yazılıdır.

    Sual: Amenerresulü okunurken dinleyenlerin dua kısmında âmin demeleri caiz mi?
    CEVAP
    Caizdir, iyi olur. (Şir’a)

    Sual: Farz namazı sebepsiz iade etmek, yani tekrar kılmak caiz midir?
    CEVAP
    Caiz değildir.

    Sual: Namaz kitabında, abdest alırken dişleri misvak ile temizlemek müstehaptır denirken, abdestin sünnetleri bahsinde ise, misvak önemli sünnet deniyor. Burada bir çelişki yok mu? Bunun gibi namaz kılarken rüku ve secdelerde tesbihleri üçer kere okumak sünnet, 5,7,9 gibi fazla okumak ise müstehaptır deniyor. Fazla okuyunca sevabı niye azalıyor ki?
    CEVAP
    Abdest alırken dişleri temizlemek, fırçalamak sünnettir. Bunu misvak ile yapmak müstehaptır, daha iyidir. Yani misvak kullanılınca hem sünnet yerine geliyor hem müstehap, parmakla veya diş fırçası ile dişler temizlenirse sadece sünnet yerine gelir. Bu sünnet misvakla yapılınca ayrıca müstehap sevabı da alınıyor.

    Rüku ve secdelerde üçer defa tesbih çekmek sünnet, daha fazla çekince ayrıca müstehap sevabı da alınıyor.

    Bunun gibi namazda selam verirken, iki omuzuna bakmak sünnet, dikkatle bakmak ise müstehaptır.

    Sual: Din kitaplarında, (Parmağında altın yüzük takılı kimsenin bulunduğu sofraya oturmamalı ve birinci safta, böyle birisi yanında namaz kılmayıp, arka safa kaçmalı. Başka haramları kullananlardan da böyle uzaklaşmalı) deniyor. Bid'at sahibi olmak da bu hükme dahil midir?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Okuduğum bir hadiste, Peygamber efendimiz, (Farz namaz için kamet okununca, artık başka namaz kılınmaz) buyurunca, oradakiler, “Ya Resulallah, sabahın iki rekat sünneti de mi kılınmaz” diye sorduklarında, (Evet, sabahın iki rekat sünneti de kılınmaz) buyurduğu bildiriliyor. Kamet okunduktan sonra niye namaz kılınmıyor?
    CEVAP
    Âlimler bu hadis-i şerifi şöyle açıklıyorlar:
    Cemaatle farz namaz kılınırken sünnet kılmaya başlanmaz, hemen cemaate uyup farz kılınır demektir.

    Onun için cemaate geç gelen, sünnete hemen başlamamalı, farzı kıldıktan sonra o sünneti kılmalıdır. Ancak bundan sabah namazının sünneti ile ikindinin sünneti hariçtir. Sabah namazının kuvvetli sünneti farzdan sonra kılınmayacağı için, mümkünse, farza yetişebileceğini iyi anladığı takdirde, caminin girişinde cemaatten ayrı bir yerde kılmalıdır. Buna da imkan yoksa bir direk arkasında kılınabilir. Cemaatin arasında kılınmaz.

    Sual: Sabah ve akşam Haşr suresinin sonunu, gece yatarken de Amenerresulü’yü okumak çok sevap. Bunları namazda okumak, denilen vakitte okumak yerine geçer mi?
    CEVAP
    Evet daha iyi olur. Her zaman sabah ve akşam namazının ya farzının veya sünnetinin ilk rekatında hep Haşr suresinin sonu yani Hüvallahüllezi okunabilir. İkinci rekatta da herhangi bir sure okunur. İkinci rekattaki değişik olunca sakıncası olmaz. İkinci rekatta hep aynı sure okunursa, birinci rekatta okunan değişik olmalı. Yatsı namazının sünnetinde veya farzında da Amenerresülü okunur. Bilen ve vakti olan Tebareke suresini de okursa daha iyi olur.

    Sual: 4 rekatlık bir namazda ikinci rekatta kalkmayı unutup, iki tarafa da selam verdik. Ayağa kalkıp devam edip sehv secdesi yapmak kurtarıyor mu?
    CEVAP
    Evet kurtarır.

    Sual: Namaz, oruç, zekat, hac gibi ibadetler, mübarek günler kameri aya göre mi, yoksa miladi aya göre midir?
    CEVAP
    Hepsi hicri yani kameri aya, hicri seneye göredir.

    Sual: Dinimize göre gündüz ve gece ne zaman başlar ve biter?
    CEVAP
    Gündüz, imsak vaktinde başlar, akşam vaktinde biter. Akşamdan imsak vaktine kadar olan zamana da, gece denir.

    Sual: Namazda bir secdeyi unutan ne yapar?
    CEVAP
    Secdeyi unutan kimse, rükuda veya secdede hatırlarsa, rükudan hemen; secdeden ise, oturduktan sonra, o secdeyi yapar, sonra rüku ve secdeyi iade eder. Farzı geciktirdiği için namaz sonunda secde-i sehv yapar. Yahut, bu secdeyi ve son oturuşta hatırladığı secdeyi son oturuş arasında veya sonunda yapar ve tekrar oturarak Ettehıyyatü’yü okur ve secde-i sehv yapar. Tekrar oturmazsa, namazı bozulur. (S. Ebediyye)

    Sual: Genelde sabah namazına kalkamayanın ne yapması gerekir?
    CEVAP
    Erken yatmalı, yatarken de, saati kurmalı. Bu tedbirleri aldıktan sonra, Kevser suresini okuyup (Ya Rabbi, sabah namazına vaktinde kalkmamı ihsan et) diye dua etmelidir. (Cennet Yolu İlmihali)

    Sual: Gündüz öğle vakti girmeden namaza uyanmak için ve gece yatarken sabah namazına kalkabilmek için tedbir almak, mesela saati kurmak farz mıdır?
    CEVAP
    Farz değil, müstehabdır. Fakat vakit girdikten sonra, kılmadan uyumak özür olmaz. Vakit çıkmadan uyanmak için tedbir almak farz, vakit girmeden uyuyanın alması ise, müstehabdır.

    Sual: Görevliyiz. Üzerimizde tabanca veya başka silah olabiliyor. Silahla namaz kılmanın mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Hayır hiç mahzuru olmaz.

    Sual: Haram olan afyon gibi uyuşturucu otlar, necis midir? Cebe konarak onunla namaz kılınır mı?
    CEVAP
    Necis değildir, temizdir. Namaz kılarken cepte bulunmaları namazın sıhhatine mani olmaz. Uyuşturucu katı maddelerin, aklı giderecek kadar fazla miktarını kullanmak haramdır. İlaçlarda az miktar kullanılması günah değildir.

    Sual: Yenmeyen midye, istiridye gibi haşeratı, cebe koyarak namaz kılmak caiz midir?
    CEVAP
    Necis olmadıkları için, mahzuru olmaz.

    Sual: Bir kimsenin namaz kılıp kılmadığını takip etmek, araştırmak suizan olur mu?
    CEVAP
    Sebepsiz takip, suizan olur. Önemli bir sebep için olursa, mesela onunla evlenmek gerekiyorsa, o zaman caiz olur.

    Sual: Nafile namaz kılarken veya nafile oruç tutarken, bir mazeretle veya mazeretsiz, namazını veya orucunu bozan kimsenin, bunları kaza etmesi gerekir mi?
    CEVAP
    Bozulan nafile namazları tekrar kılmak, bozulan nafile oruçları da, tekrar tutmak vaciptir. Çünkü, nafileye başlanınca, bunu tamamlamak vacip olur. (Uyun-ül-besair)

    Sual: Güvenilen biri, (Sen öğleyi üç rekat kıldın) dese, namazı iade etmek gerekir mi?
    CEVAP
    Öğle namazını kılan, selam verdikten sonra, güvenilir bir kimse, (Sen öğle namazını üç rekat kıldın) dese; namaz kılan kimse de, dört rekat kıldığından emin olsa, kendisine, üç rekat kıldığını haber veren kimsenin sözüne uymaz. (Fetava-yı Hindiyye)

    Sual: Bir erkek namaz kılarken, hemen yanına, mahrem veya namahrem kadın otursa, namazı mekruh olur mu?
    CEVAP
    Hayır, mekruh olmaz.

    Sual: Her gün belli sayıda okuduğum, tesbih ve dualar var. Mesela, her gün 100 salevat-ı şerife ve ardından 500 la havle, sonra 100 salevat-ı şerife okuyorum. Bunları, hiç ara vermeden, arada hiç konuşmadan mı okumak gerekir?
    CEVAP
    Hayır, ara vermenin veya bir ihtiyaç olunca, arada konuşmanın mahzuru olmaz.

    Sual: S. Ebediyye’de, (Bir veya iki erkeğin sefere gitmesi mekruhtur. Üç erkeğin gitmesi mekruh olmaz) deniyor. Otobüsle, tek başına sefere gitmek de, mekruh olur mu?
    CEVAP
    Hayır, mekruh olmaz. Otobüste, başka yolcular da olduğu için, tek başına gidilmiş sayılmaz.

    Sual: Sabah uyandığımda, suların gece yarısı kesilmiş olduğunu görsem, dışarısı da karanlık ve soğuksa teyemmüm edebilir miyim?
    CEVAP
    Hayır. Önceden böyle durumlar için tedbir alınmalıdır. Şehirde su bulamamak, özür olmaz. Komşudan da olsa, bir kova su alınabilir.

    Sual: Kâbe’de erkek kadınla yan yana cemaatle namaz kılabilir mi?
    CEVAP
    Kılabilir. Bu Kâbe’ye mahsus istisna bir durumdur. (Dürr-ül-muhtar)

    Sual: Zammı sure olarak üç âyetten aşağı olmaz deniyor. İki âyet olan Amenerresulü veya tek âyet olan Âyet-el-kürsi okumak caiz değil midir?
    CEVAP
    Caizdir. Zammı sure, Fatihadan sonra okunan, en az üç âyete veya üç âyet uzunluğunda bir âyete denir. Üç âyetin miktarı, en az, 30 harf olmalıdır. (Redd-ül-muhtar)

    İki âyet olan Amenerresulü veya tek âyet olan Âyet-el-kürsi de, üç kısa âyetten uzun oldukları için zammı sure olarak okunur. Hatta Âyet-el-kürsi tek âyet olduğu halde, yarısı birinci rekatta, diğer yarısı da, ikinci rekatta okunabilir.

    Sual: Yatsı namazını, gece yarısına kadar geciktirmek mekruh olduğu gibi, sünnetleri de, geciktirmek mekruh olur mu?
    CEVAP
    Yatsının farzını, mazeretsiz gece yarısına kadar geciktirmek mekruhtur. Sünnetleri kılmak mekruh olmaz. Çünkü gece yarısından, sabah namazına kadar, yatsının ilk ve son sünneti dahil, her çeşit nafile namaz kılmak mekruh değildir.

    Sual: Pirinç veya buğday çuvalları üzerine namaz kılmak mekruh mudur?
    CEVAP
    Hayır. Çünkü serttir.

  3. #3
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Namazla ilgili soru ve cevaplar -3- sesli anlatım - sesli sohbet dinle

    Namazla ilgili soru ve cevaplar -3- sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_3.mp3[/MP3]
    Sual: Şafii mezhebinde kazası olanın sünnet kılması harammış. Şafii âlimleri nasıl olur da namaz kılmaya haram diyebiliyorlar? Bu kadar mantıksızlık olur mu?
    CEVAP
    Bazı deyimler, tabirler vardır, bir şey söylenir başka şey anlaşılır. Mesela soba yanıyor denir, maksat içindeki odun yanıyor demektir, yoksa demir sobanın kendisi değil. Şafii âlimlerinin ve diğer mezhep âlimlerinin, kaza namazı varken sünnetle iştigal etmeye haram demeleri de böyledir. Haram olan sünnet kılmak değildir, farzı tehir etmektir. Sünnet olsun, nafile olsun namazla meşgul olmak sevaptır, ancak farz borcunu tehir etmek haramdır. Onun için sünnet kılmak haramdır deniyor. Sünnet kılınınca farz tehir edildiği için sünnet kılmak haramdır deniyor. Yoksa bizzat sünnet kılmak haramdır denmiyor.

    Bu konuya örnek vermek için Tergib-us-salat kitabındaki iki hadis-i şerifi bildirelim:
    (Bir namazı, vakti çıktıktan sonra kılan, 80 hukbe Cehennemde kalacaktır.)

    (İki farz namazı bir araya getirmek, büyük günahtır.)

    Birinci hadis-i şerifte, sanki namaz kılmak veya kazasını kılmanın cezası Cehennemde 80 hukbe kalmak olarak bildiriliyor. Burada namaz kılmak, kaza namazı kılmak günahtır denmiyor. Namazı özürsüz kazaya bırakmak günahtır deniyor.

    İkinci hadis-i şerif de böyledir. Diyelim mazeretsiz öğle namazının farzını kılmayıp ikindi ile beraber kılmak büyük günahtır deniyor. Bu ne demek? Öğleyi mazeretsiz ikindi vaktine bırakmak büyük günahtır deniyor. Kaza etmekle bile günah af olmuyor. Ayrıca istiğfar etmek gerekir.

    Sual: Armutlu tatil köyüne gitmiştim. Oradaki biri, profesör denilen birisine, “Akşam sabah okunan Haşr suresinin sonu neresidir? Lev enzelnadan okunsa mahzuru olur mu?” diye sordu. O da “Lev enzelna’dan okumak bid’attir. Huvallahüllezi’den itibaren okunmalı” dedi. Lev enzelnadan okumak bid’at midir?
    CEVAP
    Hayır bid’at değildir. Peygamber efendimizin Lev enzelnadan okuduğu da bildirildi. La yestevi’den okunsa, hatta Haşr suresinin tamamı okunsa yine bid’at olmaz. Yatsı vakti, Bekara suresinin son iki âyeti yani Amenerresulü diye başlayan iki âyet okunur. Daha fazla okunsa, Bekara’nın tamamı okunsa yine bid’at olmaz.

    Sual: Bir profesör, “Allah, her dili bilir, namazda Arapça okumak şart değil, Allah’tan hiçbir şey gizli değildir. O her şeyi görür. Onun için, insanlar yokken çıplak namaz kılmanın sakıncası olmaz” dedi. Bana da mantıklı geldiği için doğru mu diye sorma gereğini duydum.
    CEVAP
    Mantıkla din olsa, herkes kendine göre bir din meydana çıkarır. İnsan sayısı kadar din olur. Dinde nakil esastır. Nakil de selim olan akla aykırı değildir. Evet, Allahü teâlâ her dili bilir. Zaten bütün dilleri O yarattı. Fakat ibadet dilini Arapça olarak bildirdi. Onun emrine uymak şarttır.

    Kur'an-ı kerimi başka dile tercüme edip, Kur'an yerine bunu okumak haramdır. (Fetava-i fıkhiyye)

    Bu konuda Diyanetin bir kararı şöyledir:
    (Kur’andan kolayınıza geleni okuyun) âyetinde olduğu gibi, Peygamber efendimiz de namaz kılmayı tarif ederken, (Kur’andan hafızandakilerden kolayına geleni oku) buyurmuştur. Bu itibarla namazda Kur’an-ı kerim okumak; kitap, sünnet ve icma ile sabit bir farzdır. Kur’an, sadece mana olarak değil, Resulullahın kalbine elfazı [sözleri] ile indirilmiştir. Bu elfazdan başka lafızlarla ifade edilen mana Kur’an değildir. Çünkü, indirildiği elfazın dışında, hatta Arapça bile olsa, başka sözlerle ifade edilen mana, Kur’an değildir. Kur’an kavramında sadece mana değil, bir rüknü olarak onun elfazı da vardır. Bunun için tercümesine Kur’an denilemeyeceği ve Kur’an hükmünde olmadığı konusunda İslam âlimleri görüş birliği içindedir. (DİB Din işleri Yüksek Kurulu 4.12.1997 gün ve 103 sayılı kararı)

    Evet, Allahü teâlâ gizli olanları da bilir ve görür. Ama çıplak durmayı, çıplak ibadet etmeyi yasakladı. Namaz kılarken en güzel elbisemizi giymemizi emretti. Peygamber efendimiz de, yıkanırken bile örtünmemizi bildirerek buyuruyor ki:
    (Avret yerlerinizi örtün! Yalnız iken de Allahü teâlâdan hayâ edin!) [Tirmizi]

    (Allahü teâlâ hayâyı ve örtünmeyi sever. Öyle ise yıkanırken avret yerinizi örtün.) [Ebu Davud]

    Sual: S. Ebediyye’de (Farzları ve vacibleri nafile olarak yapmak, müekked sünnetleri yapmaktan daha çok sevab olur) deniyor. Farzları, nafile olarak yapmak nasıl olur?
    CEVAP
    Bir farzı eda ettikten sonra, onu tekrar yapmak nafile olur. Mesela, hacca giden tekrar hacca giderse, nafile olur. Öğlenin veya yatsının farzını yalnız kıldıktan sonra, hazır cemaat varsa, onlara uyup kılmak nafile olur. Yahut bir namaz mekruh olarak veya bir sünneti eksik olarak kılınmışsa, o namazı tekrar kılmak nafile olur. Nafile olarak kılınan bu namazın sevabı, mekruh olarak ve bir sünneti eksik olarak kılınan namazdan daha fazla sevab olur. Yalnız kıldıktan sonra, aynı namazı cemaatle kılınca da, bunun sevabı ötekinden fazla olur. Farz olan kısmın değil, sünnet olan kısmın sevabı çok olur.

    Sual: Namazda sünnet olan, zammı surede ikinci rekâtta okunan, birinci rekâtta okunan sureden üç âyet fazla olmamalı deniyor. O zaman, sadece Fil suresinden aşağısını ezbere bilen birisi, sünnete nasıl uyabilir?
    CEVAP
    Birinci rekâtta Maun okunursa yedi âyettir. Ondan sonra üç veya dört âyetli sureler okunabilir. Mesela birincide Maun, ikincide, Kevser, Nasr veya İhlâs okunabilir. Yahut birincide, Kâfirun okunursa, ikincide Nasr okunabilir. İkincide aynı miktar veya iki âyet fazla olanları da okumak caizdir, mekruh olmaz.

    Sual: Abdest alıp camiye giren kimse, öğlenin sünnetine değil de, bir kaza namazına niyet etse, hem öğlenin sünneti, hem sübha namazı, hem tehıyyet-ül-mescid namazı da kılınmış olur mu?
    CEVAP
    Evet, bunlara ayrıca niyet etmese de, hepsi kılınmış olur. Ama niyet edilirse ayrıca niyet sevabı da alınmış olur. Onun için sünneti kılarken, (İlk kazaya kalmış öğlenin farzını, vaktin sünnetini, sübha namazını ve tehıyyet-ül-mescid namazını kılmaya) diye niyet ederek kılmalı, niyet sevabından mahrum kalmamalıdır.

    Sual: Akşam namazının farzından önce iki rekât nafile namaz kılmak caiz midir?
    CEVAP
    Hayır, caiz olmaz.

    Sual: Namazda, secde-i sehvi gerektirmeyen bir işi yapmanın veya bir duayı okumanın mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Namazda secde-i sehv gerekmese de bazı işler mekruhtur. Mesela namazda Kâfirun suresinden sonra, Nasr suresini okumak yerine Kevser suresi okunsa, secde-i sehv gerekmez ama mekruh olur. Unutularak okunursa mekruh olmaz. Sübhanekeden önce Besmele çekmek, başka dua okumak, mesela Ettehıyyatü'yü okumak gibi şeyler secde-i sehvi gerektirmese de, bunları bilerek yapmak caiz olmaz.

    Sual: Zammı sure olarak Kevser suresinden sonra, Kâfirun suresini okumak neden mekruhtur?
    CEVAP
    İkinci rekâtta, birinci rekâtta okunan zamm-ı sureden, üç veya daha fazla âyet okumak mekruh olduğu için, Kevser'den sonra Kâfirunu okumak mekruh oluyor. Yanılıp okunursa mekruh olmaz.

    Sual: Allahümme Salli ve Allahümme Barik'ten sonra, dua olarak okunan âyetleri, Kur'andaki sırasına göre, önce Rabbena âtinâ, sonra Rabbic’alnî, sonra Rabbenağfirli’yi mi okumak gerekir?
    CEVAP
    Gerekmez ise de, Kur’an-ı kerimdeki sırasına göre okumak, iyi olur.

    Sual: Namazın sonunda selam verip namazdan çıkmak farz mıdır vacip midir?
    CEVAP
    Müftabih kavil vaciptir. Kendi ihtiyarı ile namazdan çıkmak, İmam-ı a’zama göre farzdır. İmameyne göre farz değildir.

    Bir kimse namazın sonunda teşehhüd miktarı oturduktan sonra kasten namaza aykırı bir iş yapsa, mesela gülse, konuşsa, yiyip içse namazı sahih olur. Fakat elinde olmadan abdesti bozulsa, bu durumda imameyne göre yine namaz tamam olur. İmam-ı a’zama göre, hemen abdest alarak gelip selam vererek kendi ihtiyarı ile namazdan çıkması gerekir. Fetva İmameynin kavlidir.

    Sual: Şafii imam sabah namazında, rükudan kalkınca, ellerini kaldırıp Kunut duası okuyor. Şafii imama uyan Hanefiler ne yapar?
    CEVAP
    Şafii imama uyan Hanefi, bir şey yapmaz, ellerini kaldırmaz, dua da okumaz. Sadece bekler.

    Sual: Kur’anda, (Namazları ve orta namazını kılın) deniyor. Namazları kılın denince bütün namazlar anlaşılmaz mı? Niye orta namaz denmiştir?
    CEVAP
    Orta namaz ikindi namazıdır. Genelde bu vakitte insanlar gâfil olurlar. Bunun için geciktirip de mekruh vakte bırakılmamasına dikkat edilmesi için ikaz ediliyor.

  4. #4
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Namazla ilgili soru ve cevaplar -4- sesli anlatım - sesli sohbet dinle

    Namazla ilgili soru ve cevaplar -4- sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_4.mp3[/MP3]
    Sual: Tam İlmihal’de, Haşr suresinin sonunu okuyanların ahiret şehidi olacağı bildiriliyor. Haşr suresinin sonu denince, sondan kaç âyet anlaşılır?
    CEVAP
    Hüvallahüllezi… diye başlayan üç âyet anlaşılır. Beş ve beşten fazla âyet okumak daha sevap olur.

    Sual: Kazası olan nafile namaz kılamıyor. Ama istihare namazı, şükür ve hacet namazını da kılamaz mı? Bir de farz ile sünnet arasında bir şey okunmaz, ancak, şifa niyetiyle S. Ebediyye kitabında bildirilen, (40 gün sabah namazının sünneti ile farzı arasında 41 kere, Besmelenin sonundaki Mimi Fatihanın Lam harfi ile birlikte okuduktan sonra yapılan dua kabul olur) deniyor. Bunu da okumak uygun mu?
    CEVAP
    Evet kazası olan nafile namaz kılamaz ama, böyle nadiren yapılan ibadetler sahih olur. Yani kazası olsa da, istihare, şükür ve hacet namazı kılabilir.

    Farz ile sünnet arasında konuşmak ve herhangi bir dua okumak uygun değil ise de, böyle şifa olarak okunanlar istisna olur, yani caiz olur. Başka bir mezhebi taklide ihtiyaç kalmaz.

    Sual: Sünnetle farz arasında dua da okumak caiz değildir. (Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zel-celali vel-ikram) demek de buna dâhil midir?
    CEVAP
    Hayır, dâhil değildir. Farz olsun, nafile olsun, her namazdan sonra, (Esselamü aleyküm ve rahmetullah) diye selam verdikten sonra, (Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zel-celali vel-ikram) denir. (Redd-ül-muhtar)

    Sual: Kitaplarda, (Sabah camiye gelen biri, sünneti kıldığı takdirde, cemaati kaçıracağından korksa, sünneti terk edip imama uyar. Kılmadığı sünneti kaza etmesi de gerekmez) deniyor. Kılınamayan bu sünnet, öğleden önce kaza edilse, bir mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Mahzuru olmaz, iyi olur. İmam-ı Muhammed’e göre sünnet, Şeyhayn’a göreyse nafile sevabı alır. Diğer dört vaktin sünnetleri de kaza edilirse, sünnet değil, nafile kılınmış ve nafile sevabı alınmış olur.

    Sual: Yazlığa benzeyen bir yerde evlenip, 6 ay yazlıkta, 6 ay da şehirde oturanın vatan-ı aslisi neresi olur?
    CEVAP
    Vatan-ı aslisi, yazlık değil şehir olur.

    Sual: Namaz kılarken, yanlış okuyunca ne yapmak gerekir, namaz bozulur mu?
    CEVAP
    Yanlış okunduğu biliniyorsa, geriden alınıp doğrusu okunur. Namazı bozan bir yanlışlık yapılmış olsa da, böyle yapınca, namaz bozulmamış olur.

    Sual: Her çeşit şükür ve ibadet namazda toplanmıştır deniyor. Böyle bir şeyin aslı nedir?
    CEVAP
    İslam âlimleri, (Namaz, her çeşit şükrü kendinde toplar) demişlerdir. Büyük âlim Abdullah-i Dehlevi hazretleri de buyuruyor ki:
    Bütün ibadetler namaz içinde toplanmıştır:
    1- Kur’an-ı kerim okumak,
    2- Tesbih söylemek [Sübhanallah demek],
    3- Resulullaha salevat söylemek [Salli barikleri okumak],
    4- Günahlara istiğfar etmek,
    5- İhtiyaçları yalnız Allahü teâlâdan isteyerek Ona şükredip dua etmek [Fatiha okumak] namaz içindedir. Daha başka ibadetler de vardır.

    Ağaçlar, otlar, namazda durur gibi dik duruyorlar. Hayvanlar, rükû halinde, cansızlar da namazda Kade’de oturur gibi yere serilmişlerdir. Namaz kılan, bunların ibadetlerinin hepsini yapmaktadır. (Mekatib-i şerife m.85)

    Sual: Namaz dışında Fatiha okurken, Euzü Besmele çekmek vacib midir?
    CEVAP
    Vacibdir. Fakat Fatiha dua niyetiyle okunursa, vacib olmaz. Namaz içinde, Sübhaneke’den sonra, Fatiha’dan önce Euzü Besmele çekmek sünnettir.

    Sual: S. Ebediyye’de, (Mekruh vakitte başlanan farzlar sahih olmaz) deniyor. Mekruh vakitte ikindinin farzı kılınsa da mı sahih olmaz?
    CEVAP
    O günkü ikindinin farzı, bundan müstesnadır. Bu yazının devamında açıklanıyor.
    Güneş batarken, yalnız o günün ikindisi kılınır. Sabah namazını kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu namaz sahih olmaz. İkindiyi kılarken güneş batarsa, bu namaz sahih olur. (S. Ebediyye)

    Sual: Allahü ekber kelimesindeki hü’yü bir elif miktarı çekmek gerekir mi? Bir de hu mu, hü mü demek gerekir?
    CEVAP
    Hayır, hiç çekilmez. Sadece hü denir. Hu da denebilir; ama He harfinin Ha harfiyle karışmaması için, he olduğunun bilinmesi için, hü demek daha iyi olur.

    Sual: Tek kolu olmayan, namazda elini nasıl tutar?
    CEVAP
    İki eli varken yaptığı gibi yapar. Mesela tek elini, yine göbeğin altına koyar.

    Sual: Maliki’de, mestin lastik veya plastik olması caiz midir? Mutlaka deriden olması şart mıdır?
    CEVAP
    Şart değildir. Lastik veya plastik de olabilir. Lastiğe suni deri de deniyor. Maliki’de mestin deriden olması gerekir demek, deri vasfına haiz olması gerekir demektir.

    Maliki’de, mest üzerine, birinci abdest bozulmadan önce, ikinci bir mest, çizme, plastik, naylon, lastik ayakkabı giyse, bunun üzerine mesh edebilir. (S. Ebediye)

    Maliki’de, deriden yapılmayan mestler üzerine mesh sahih olmaz; ancak alt ve üstü deriden yapılıp da, yan tarafları keçeden veya ketenden yapılmış olursa caiz olur. (El fıkh-u alel mezahib-i erbaa)

    Sual: Sabah namazı kılınırken, sehv secdesi yapması gerekse; fakat secde-i sehv yapınca güneş doğacaksa ne yapmak gerekir?
    CEVAP
    Secde-i sehv yapılmaz, namaz mekruh da olmaz, vaktin darlığı sebebiyle secde-i sehvi sakıt olur. (Hindiyye)

    Sakıt olmak: Düşmek, geçersiz hale gelmek demektir.

    Sual: Bir namaz vakti çıkmadan önce, ne kadar kılınırsa, o namaz vaktinde kılınmış olur?
    CEVAP
    Sabah namazında, güneş doğmadan önce selam vermiş olmak gerekir. Diğer vakitlerde ise, vakit çıkmadan, Hanefi ve Hanbelî’de iftitah tekbiri alınca, Maliki ve Şafii’de ise, bir rekât kılınca, namazı vaktinde kılmış olur. Hanefi’de namazın hepsi vakit içinde tamam olmazsa, küçük günah olur. (Redd-ül-muhtar, Tahtavi, M. Erbaa)

    Sual: Ara sıra bize imamlık yapan güneyli bir arkadaş var. Hafif kızdırsak hemen, dine imana, Allah’a sövüyor. Tevbe et diyoruz, tevbe ediyor; fakat alışkanlık haline getirdiği için, basit bir olaydan sonra yine aynı şekilde Allah’a sövüyor. Böyle bir arkadaşın arkasında namaz kılmak caiz midir?
    CEVAP
    Böyle bir kimsenin arkasında namaz kılınmaz. Tevbesinde samimiyse; ancak kendini kurtarır. Biz onun kalbini bilemeyiz; fakat o halini bilerek, arkasında namaz kılamayız. Çünkü hadis-i şerifte, böyle küfrü değil, günahı bile bırakmadan istiğfar edenin, Rabbiyle alay ettiği bildiriliyor.

    Sual: Namazı cemaatle kılmak sünnet olduğu için, vacib olan tadili erkâna riayet etmeyen veya başka mekruh işleyen imama uymak uygun olur mu?
    CEVAP
    Uygun olmaz. (Halebî)
    Bir sünnetle bir mekruh çakışınca, yani sünnet işlemek için mekruh işlemek zorunda kalınca sünneti bırakmak gerekir. Yani mekruhtan kaçmak, sünneti yapmaktan önce gelir. (Uyun-ül-besair)

    Sual: İmam-ı a’zama göre namazı bozan 12 mesele varmış. Bunlar nelerdir?
    CEVAP
    Aşağıdaki 12 husus İmam-ı a’zama göre namazı bozar, İmameyne göre bozmaz.
    1- Sabahın farzını kılarken Ettehıyyatü’yü okuyup, selam vermeden önce güneş doğarsa,
    2- Teyemmümle namaz kılan, Ettehıyyatü’yü okuyup selâmdan önce suyu görse,
    3- Cuma namazında, Ettehıyyatü okuduktan sonra, ikindi vakti girse,
    4- Mestlerine mesh etmiş olan, Ettehıyyatü okuduktan sonra, mesh müddeti sona erse,
    5- Ettehıyyatü okuduktan sonra, mestinin biri ayağından çıksa veya kendisi çıkarsa,
    6- Ümmi olan, Ettehıyyatü’yü okuduktan sonra bir sure okumasını öğrense,
    7- Çıplak olanın, Ettehıyyatü’yü okuduktan sonra, elbisesi gelse,
    8- Îmâ ile namaz kılan hasta, Ettehıyyatü’den sonra rükû ve secde edecek duruma gelse,
    9- Tertip sahibi, Ettehıyyatü’den sonra kılmadığı namazı hatırlasa,
    10- İlim sahibi imam, Ettehıyyatü’den sonra abdesti bozulup, ümmîyi imamlığa geçirse,
    11- Sargı üzerine mesh edenin, Ettehıyyatü’den sonra yarası iyi olup, sargısı düşse,
    12- Ettehıyyatü’den sonra, istihazalının kanı dursa ve namaz vakti çıkana kadar hiç gelmese namaz bozulur. (Tergib-üs-salât, Halebî)

    Müctehid âlimler, bir çok konuda fetvayı İmameyne göre vermişlerdir.

  5. #5
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Namazla ilgili soru ve cevaplar -5- sesli anlatım - sesli sohbet dinle

    Namazla ilgili soru ve cevaplar -5- sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_5.mp3[/MP3]
    Sual: Tergib-üs-salat kitabındaki hadis-i şerifte, (Cuma günü sabah namazından önce, üç kere “Estağfirullah el-azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûme ve etûbü ileyh” okuyanın, kendinin ve ana babasının bütün günahları affolur) buyuruluyor. Bu herkes için geçerli midir?
    CEVAP
    Şartsız bildirilen böyle hususlar, mutlaka şarta bağlıdır. Bu şartlar şunlardır:
    1- Müslüman olmak. [Müslüman olmayanın hiçbir iyiliğine sevab verilmez.]
    2- Ehl-i sünnet itikadında olmak. [Bid’at ehlinin de, hiçbir ibadetine sevab verilmez.]
    3- Kul haklarını ödemek. [Ödenmedikçe, kul hakları istiğfar söylemekle affolmaz.]
    4- Kazaya kalmış farzları ödemek. [Namaz, oruç gibi farz ibadetleri ödemedikçe, istiğfar söylemekle bunlar ödenmiş olmaz.]
    5- Haramlardan vazgeçmek. [Haramlardan el çekmedikçe, istiğfar söylemekle haramlar affolmaz. Haramlar bırakılınca, istiğfar söylemekle günahlar affolur.]

    Demek ki, bu beş şart varsa üç istiğfar duası okumakla, hem kendisinin, hem de ana babasının bütün günahları affolur. Bu şartlar yoksa affolmaz.

    Sual: Bir kimse ikindi namazını geciktirip akşama 20 dakika kala kılarken, namazda kahkaha ile gülse, namazı bozulduğu gibi abdesti de bozulmuş olur mu?
    CEVAP
    Mekruh vakitte olduğu için abdesti bozulmuş olmaz. Mekruh vakit olmasaydı abdesti de bozulmuş olurdu. (Hindiyye)

    Sual: Abdesti sıkışıkken namaz kılmak tahrimen mekruhtur. Fakat vakit dar olur da, abdest almakla meşgul olmak, namaz vaktinin geçmesine sebep olacaksa, yine bu halde o namazı kılması gerekir mi?
    CEVAP
    Evet, kılması gerekir; çünkü kazaya bırakma günahı, mekruh olarak kılmak günahından daha büyüktür. Kerahat vaktinde kılmak mekruh, kazaya bırakmaksa haramdır. (Hindiyye)

    Sual: Yatsıyı kılmadan yatan tertip sahibi bir kimse, uyuyup kalsa, uyanınca sabah namazını kılacak kadar zaman kaldığını görse, tertip sahibi olduğu için önce yatsıyı mı kılması gerekir?
    CEVAP
    Vaktin dar olması, tertibi düşürür. Yani sabahın farzını kılar. (Hindiyye)

    Sual: Vaktin sonunda hayzdan temizlenen kadın, vakit çıkmadan kılamadıysa, o vakti kaza eder mi?
    CEVAP
    Eğer farzı kılacak kadar vakit varsa, namaz kılmak farz olur. Kılamamışsa kaza etmesi farzdır. (Hindiyye)

    Sual: Kazası olan veya olmayan kimse, kaza namazı kılarken yanında cemaat teşekkül etse, namazı bozup cemaate uyabilir mi?
    CEVAP
    Hayır. (Halebî)

    Sual: Hiç namaz kazası olmayan kimse, mekruh kıldıklarım olmuştur diyerek, ömür boyu kıldığı namazları kaza etmesi caiz midir?
    CEVAP
    Çok iyi olur. Ancak sabah ve ikindi namazlarından sonra kaza namazı kılmamalıdır; çünkü kazası olmayanın kıldığı kaza namazı nafile olur. Bu vakitlerde nafile kılmak caiz olmaz. (Hindiyye)

    Sual: Âmâ veya yolcu gibi, kendisine Cuma namazı kılmak farz olmayan bir kimse, camide Cuma namazını kılsa, Cuma sahih olmuşsa; bu, öğlenin farzının yerine geçer mi?
    CEVAP
    Evet. Ancak günümüzde Cumanın şartlarından bazısı noksan olduğu için, Cuma günü zuhr-i ahir namazını muhakkak kılmalıdır. (Redd-ül-muhtar)

    Sual: Sert yatakta namaz kılmak caiz olur mu?
    CEVAP
    Evet, caizdir.

    Sual: S. Ebediyye’de, (Ezan bildirilmeden önce, namaz vakitlerinde yalnız Essalatü camia denirdi) deniyor. Essalatü camia ne demektir?
    CEVAP
    Bu ifade, (Essalate camiaten = Toplayıp bir araya getiren namaza gelin) ifadesinin daha kısa söyleniş şeklidir. (Essalatü camia), (Haydin namaza) anlamında kullanılıyordu.

    Sual: Avret yerinin ne kadarı açılırsa namaz bozulur?
    CEVAP
    Erkeğin veya kadının avret uzuvlarından herhangi birinin dörtte biri, bir rükün açık kalırsa, namaz bozulur. Azı açılırsa namaz bozulmasa da, mekruh olur. Mesela, ayağının dörtte biri açık olan kadının namazı sahih olmaz. Kendisi açarsa hemen bozulur. (S. Ebediyye)

    Sual: Bir kimse kaza namazı kılmayıp ömür boyu teheccüd, kuşluk ve evvabin gibi sünnet olan nafile namazlar kılsa, kaza namazı borcundan kurtulmuş olur mu?
    CEVAP
    Asla kurtulmuş olmaz. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Farzların yanında nafilenin hiç kıymeti yoktur. Deniz yanında damla bile değildir. (1/260)

    Ömür boyu kıldığı bütün nafileler, bir farz namazın sevabına kavuşamaz. İslam âlimleri, (Farz kazası olanın nafilelerle meşgul olması ahmaklıktır) buyuruyor. Bir farzı vaktinde yapmakla, kazasını ödemek bile aynı değildir. Mesela bir kimse, Ramazan ayında farz bir orucu tutmayıp sonra kaza etse, hatta ömür boyu nafile oruç tutsa, o bir günün sevabına kavuşamaz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Ramazanda bir gün oruç tutmayan, onun yerine bütün yıl oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz.) [Tirmizi]

    Bu hadis-i şerif, farzları vaktinde eda etmenin önemini açıkça gösteriyor. Kaza etmekle bile bu sevaba kavuşulamayacağı bildiriliyor. Hele kaza etmeyip de nafilelerle meşgul olmayı, İslam âlimleri ahmaklık olarak nitelendiriyor. Sünnetlerin de nâfile hükmüne dâhil olduğu, bütün fıkıh kitaplarında açıkça yazıyor.

    Sual: Hıristiyanlarla çok samimi, hoşgörülü bir arkadaşım var. Bu arkadaşımın evinin duvarında haç resmi var. Burada namaz kılmanın mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Hıristiyan kâfirlerin dini ayinlerini beğenmek ve zaruret yokken zünnar kuşanmak ve haç gibi küfür alametlerini kullanmak, bir de bunlara sevgi beslemek küfürdür.

    Haç resmi de canlı resmi gibidir. O odada zaruretsiz namaz kılmak mekruh olur.

    Sual: Hangi resimler, resim hükmünde olmaz ve namazı mekruh etmez? Battaniyede, duvara asılan halıda, dayanılan yastıkta, aslan veya kedi sureti oluyor. Haliyle gözleri net değildir. Böyle suretler resim hükmünde midir?
    CEVAP
    Net olmayınca resim hükmünde olmaz.
    Canlı resmi net de olsa, basılan, oturulan, dayanılan şeyde ise, namazı mekruh olmaz. (S. Ebediyye)

    Paradaki, yüzükteki ve her yerdeki resim, küçük olursa, yani yere koyunca, ayakta duran kimse, uzuvlarını ayırt edemezse, namaz mekruh olmaz. (Redd-ül muhtar)

    Kalbi meşgul etmeyen canlı resmi, nerde bulunursa bulunsun, Şafii’de namazı mekruh yapmaz. (İ. Ahlakı)

    Namazda meşgul eden, renkli şey, nakış, [nakışlı seccade], resim, yazı ve benzerleri mekruhtur. (Kıyamet ve Âhiret)

    Sual: Canlı resmi bulunan elbise giymek ve bununla namaz kılmakta mahzur var mıdır?
    CEVAP
    Resim çok küçükse, belirgin değilse mahzuru olmaz.

    Üzerinde canlı, yani insan veya hayvan resmi bulunan elbiseyle namaz kılmak, tahrimen mekruhtur. (Redd-ül muhtar)

    Namazda giyilmese de, üzerinde canlı resmi bulunan elbise giymek, her zaman mekruhtur. (Hadika, İmdat)

    Üzerinde yazı bulunan elbiseyi de resimli elbise gibi, namazda ve namaz dışında giymek mekruhtur. (İ. Ahlakı)

    Sual: İslam harfleriyle yazılı veya cami resmi bulunan seccadede namaz kılmak caiz midir?
    CEVAP
    Üzerinde İslam harfleriyle yazılmış olan yazı, hatta bir harf bulunan seccadeyi yere sermek, tahrimen mekruhtur. Bunları, her ne için olursa olsun yere sermek, hakaret etmek olur. Hakaret etmek için sermekse küfür olur. Üzerinde Kâbe, cami resmi veya yazı bulunan seccadeleri namaz kılmak için yere sermek de caiz değildir (Hadika)

    Sual: Namazı veya abdesti bozulanın, namazdan çıkarken, selam vermesi gerekir mi?
    CEVAP
    İkisi farklıdır. Namazı bozulan, zaten namazdan çıkmış olur, selam vermesi gerekmez. Abdesti bozulan ise, hemen bir omzuna selam verip, namazdan çıkar; çünkü abdesti bozulmuş olup, namazı bozulmamıştır. Hemen gidip abdestini tazeleyip, kaldığı yerden namazına devam edebilir; ama baştan kılması iyi olur.

    Sual: Çeşitli rahatsızlıkları olan hastalar için, oturaklı seccade yapılmış. Hastalar bu oturağa oturuluyor, ayaklar yine altta kalıyor. Hastaların böyle namaz kılmaları caiz olur mu?
    CEVAP
    Hasta, yerde nasıl rahat ediyorsa öyle oturabilir. Oturamıyorsa sırtını duvara dayayabilir. Dizüstü oturamıyorsa bağdaş kurabilir. Ayaklarını bükemiyorsa kıbleye doğru uzatabilir. Oturaklı seccade dediğiniz şekildeki gibi, bisiklet oturağına benzer bir şey üzerine de oturabilir. Altına yastık da koyabilir. Sandalyeye oturup ayaklarını sarkıtmaksa, caiz olmaz.

    Sual: Namazlardan önce üç kere istiğfar okumak gerekiyormuş. Bunu kametten önce mi sonra mı okumak gerekir?
    CEVAP
    Namazlardan önce üç kere istiğfar okumak gerekmez. Sadece bütün namazlar bitince, selam verip, (Allahümme entesselamü…) dedikten sonra, üç kere istiğfar duası okunur. Bu sünnettir. Bir de Cuma günü sabah namazının sünnetinden önce üç kere istiğfar duası okunur. Diğer namazlardan önce okumak gerekmez. Her namazdan önce, üç kere, beş kere, yüz kere de okunsa mahzuru olmaz; ama (Okumak gerekir) denince yanlış olur. Bid’at çıkarılmış olur.

    Mesela, Yasin-i şerif okunurken Selamün kavlen… âyet-i kerimesini üç kere okuyorlar. Üç kere, beş kere, yüz kere okumak caizdir; ancak (Üç kere okumak gerekir) denirse bid’at çıkarılmış olur. Bu inceliği iyi bilmelidir. İstiğfarı ve diğer duaları her zaman okumakta mahzur yoktur. Ancak, dinimizin bildirdikleri dışında, şu zaman, şu kadar okumak gerekir demek bid’at olur.

  6. #6
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Namazla ilgili soru ve cevaplar -6- sesli anlatım - sesli sohbet dinle

    Namazla ilgili soru ve cevaplar -6- sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_6.mp3[/MP3]
    Sual: Çorap altındaki yazı namazı mekruh eder mi?
    CEVAP
    Evet, mekruh eder; çünkü bedeninde, yani elbisesindedir.
    Resim, namaz kılan kimsenin ayağı altında, oturduğu yerde, bedeninde, elinde ise, mekruh olur. (S. Ebediyye)

    Sual: Ezan okurken iki eli değil de, sadece bir eli kulağa koymak bid’at olur mu?
    CEVAP
    Evet, bid’at olur.

    Sual: İkamet nasıl okunur?
    CEVAP
    İkamet şöyledir:
    Allahü ekber (4 defa)
    Eşhedü en lâ ilâhe illallah (2 defa)
    Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah (2 defa)
    Hayye ales-salâti (2 defa) [Durunca salah okunur]
    Hayye alel-felâhi (2 defa) [Durunca felah okunur]
    Kad kame tis-salatü (2 defa) [Durunca salah okunur]
    Allahü ekber (2 defa)
    Lâ ilâhe illallah (1 defa)

    Sual: İkindi namazını kerahat vaktine geciktirmek tahrimen mekruhtur. Böyle tahrimen mekruh olarak kılınan namazın kazası lazım mıdır?
    CEVAP
    İkindi namazını kerahat vaktinde kılmak değil, o vakte bırakmak günahtır. Kerahat vakti de olsa kılmak farzdır. Kerahat vaktinde de kılınsa, namaz kılınmış olur, kazası gerekmez.

    Sual: Kaza namazı borcu olmayanın, Kuşluk, Evvabin ve Teheccüd kılınan vakitlerde dört rekâtlı kaza namazı kılarken, son iki rekâtında zamm-ı sure okuması gerekir mi? Okumazsa vacibi terk etmiş olur mu?
    CEVAP
    Peygamber efendimiz, farzlarla beraber veya başka zamanlarda nafile namaz kılardı. O bu vakitlerde namaz kıldığı için bu namazlar bize sünnet olmuştur. Bu sünnet namazlar, revatib ve regaib diye ikiye ayrılır. Revatib, farzlardan önce veya sonra kılınan, müekked ve gayr-ı müekked sünnetlerdir. Regaib ise, Kuşluk, Teheccüd ve Evvabin gibi diğer sünnetlerdir.

    Gerek revatib ve gerekse regaib sünnetlerin yerinde, kaza namazı kılınınca, bu sünnetler de kılınmış oluyor. Bu sünnetlere de niyet edince, ayrıca niyet sevabı da alınıyor. Farzların son iki rekâtında zamm-ı sure okumak gerekmez. Okunsa da mahzuru olmaz.

    Ancak Kuşluk ve Teheccüd namazları en fazla 12 rekât olduğu için 12 rekâttan fazla kılınacaksa ve dört rekâtlı farzlar kaza edilecekse, son iki rekâtında zamm-ı sure okunmalıdır.

    Sual: Tertip sahibi bir kimse, gece kılarım diye yatsıyı kılmadan yatsa, uyanınca güneş doğmasına az bir zaman kalsa, yatsıyı kaza edince güneş doğacağını, sabahı kılamayacağını anlasa, yatsıyı mı kaza eder, yoksa sabahı mı kılar?
    CEVAP
    Vaktin dar olması tertibi düşürür. Yani sabahı kılar, yatsıyı kuşluk vaktinde kaza eder. Vaktin dar olması, kazayı kıldıktan sonra, edaya vaktin kalmaması, demektir. (Hindiyye)

    Sual: S. Ebediyye’de orucun Allah’ın emri olduğuna inanmak ve sevab bekleyerek tutmak lazım olduğu bildiriliyor. Oruç gibi, namaz için de, aynı şekilde sevab beklemek lazım mıdır?
    CEVAP
    Elbette sevab beklemek lazımdır. Zekât da öyle, hac da öyledir.

    Sual: Secde-i sehv gerektiği halde, şüphelenip secde-i sehv yapmayanın bu namazı sahih olur mu?
    CEVAP
    Evet, sahih olur.

    Sual: Sabah namazı hariç, bir namazı kılarken, namaz vakti çıksa ve başka vakit girse, bu namaz sahih olur mu?
    CEVAP
    İmam-ı a’zam hazretlerine göre sahih olur. Fetva da böyledir.

    Sual: Namaz kılarken, namazda olduğunu bildirmek için yüksek sesle okumak veya elhamdülillah, sübhanallah veya Allahü ekber demek namazı bozar mı?
    CEVAP
    Bozmaz. (Halebî)

    Sual: Secde-i sehv yaptığı takdirde, sabah namazını kılarken güneş doğacaksa, ikindiyi kaza ederken mekruh vakit girecekse, secde-i sehv sakıt olur mu?
    CEVAP
    Evet, sakıt olur. (Dürr-ül-muhtar)

    Sual: Maliki mezhebini taklit eden erkek, guslederken önce avret yerlerini yıkasa sonra, bir daha ön avret yerine hiç dokunmasa, abdest alıp guslettikten sonra, bu gusül abdestiyle namaz kılabilir mi?
    CEVAP
    Kılabilir. Guslederken, ön avret yerine, abdestten sonra dokunulmazsa, abdesti bozulmaz. Avret yerine dokunmak, gusle zaten zarar vermez; yani dokunulsa bile, gusle devam edilir. Sonra, namaz kılmak için, sadece namaz abdesti alması yeterli olur. Kadınların ise, avret yerlerine dokunsalar da, abdestleri bozulmaz.

    Sual: Seferilik mesafesindeki bir yerde on gün kalacak olup Maliki’yi taklit eden veya etmeyen kimse, ihtiyaç olunca, namazlarını hangi mezhebe göre cem eder?
    CEVAP
    Bir yerde on gün kalıp seferi olan kimse, Hanefi’ye göre seferi, diğer üç mezhebe göre mukim olur. İki namazı cem etmek, Maliki ve Şafii’ye göre ancak seferde olur. Hanbelî’ye göre ise, ihtiyaç olunca mukimken de cem edilebilir. Bir mezhebi taklit ederken, o mezhebin o kısımdaki şartlarına da uyması lazımdır. Seferde on gün kalan kimse, Hanbelî’de mukim olacağı için, Hanbelî’nin uyulabilen bütün şartlarına da riayet etmesi gerekir. Mukimken dört rekâtlık namazları kısaltmadan kılmak farz olduğu için, cem ederken farzları iki rekât değil dört rekât olarak kılması gerekir. Cem etmediği zamanlarda, dört rekâtlı farzları, Hanefi’ye göre seferi olduğu için, yine iki rekât olarak kılar.

    Sual: Seferilik mesafesindeki bir yerde 2 gün kalacak olup Maliki’yi taklit eden veya etmeyen kimse, ihtiyaç olunca, namazlarını hangi mezhebe göre cem eder?
    CEVAP
    Seferilik mesafesinde bir yerde 2 gün kalan dört mezhepte de seferi olur. Seferi olduğu için, ihtiyaç olunca diğer üç mezhepten birine göre cem edebilir. Ancak Maliki’yi taklit eden, Maliki’nin şartlarını iyi bildiği için Maliki’ye göre cem etmesi daha uygun olur. Dört mezhepte de seferi olduğu için dört rekâtlı farzları iki rekât olarak kılar.

    Sual: Cenaze namazında, dördüncü tekbirden sonra bir şey okumadan mı selam verilir? Selam verirken kimlere niyet edilir?
    CEVAP
    Dördüncü tekbirden sonra, dua okumadan, ölüye ve cemaate niyet ederek iki tarafa selam verilir. (Redd-ül muhtar, Halebî-yi sagir)

    Sual: Cenazede hangi dua okunur?
    CEVAP
    Cenaze için aşağıda yazılı dua okunur. Bunu bilmeyen, Rabbena âtina veya Rabbenağfirli âyetlerini, dua olarak okuyabilir. Yahut dua niyetiyle, besmelesiz Fatiha-i şerife okumak da olur. Başka dua okumak da caizdir. Sadece, Allahümmağfir-leh dense de olur.

    (*) Cenaze kadın ise, parantez içindekiler okunur.

    Cenaze duasının okunuşu:
    Allahümmağfir li-hayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve gâibinâ ve zekerinâ ve ünsânâ ve sagîrina ve kebîrinâ. Allahümme men ahyeytehü (ahyeytehâ) minnâ fe ahyihî (ahyihâ) alel-islâmi ve men teveffeytehü (teveffeytehâ) minnâ fe teveffehü (teveffeh) alel-îmâni ve hussa hâzel-meyyiti (hâzihil- meyyitete) bir-revhi ver-râhati vel-mağfireti ver-rıdvâni. Allahümme in kâne (kânet) muhsinen (muhsineten) fezid fî ihsanihî (ihsânihâ) ve in kâne (kânet) müsîen (müsîeten) fe tecâvez anhü (anhâ) ve lekkıhi (lekkıhâ) emne vel-büşrâ vel-kerâmete vez-zülfâ. Allahümmec’al kabrehü (kabrehâ), ravdaten min riyadil cinâni ve lâ tec’al kabrehü (kabrehâ) hufraten min huferin-nîrâni. Rabbiğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü’minîne vel-mü’minâti vel-müslimîne vel-müslimâti ve li cemi’ıl müslimîne vel-müslimâti el-ahyâ-i min hüm vel emvâti bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn.

    Tercümesi:
    Allah’ım! Dirilerimizi, ölülerimizi, hazır olanlarımızı, burada olmayanlarımızı, erkeklerimizi, kadınlarımızı, küçüklerimizi ve büyüklerimizi af ve mağfiret eyle! Ya Rabbi, içimizdeki kimseleri İslâm üzere yaşat, ölenleri iman üzere öldür. Bilhassa bu ölüyü, kolaylığa, rahata erdir! Onu mağfiret et ve ondan razı ol! Allah’ım! Eğer bu ölü, iyilerdense, iyiliğini artır. Kötülerdense, onu affet! Ona emniyet, müjde, ihsan ve yakınlık nasip et! Allah’ım! Onun kabrini Cennet bahçelerinden bir bahçe eyle! Onun kabrini Cehennem çukurlarından bir çukur yapma! Ya Rabbi! Beni, ana babamı, ölü diri bütün müminleri ve Müslümanları affet, bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn.

  7. #7
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Namazla ilgili soru ve cevaplar -7- sesli anlatım - sesli sohbet dinle

    Namazla ilgili soru ve cevaplar -7- sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_7.mp3[/MP3]
    Tesbih namazını cemaatle kılmak
    Sual: (Tesbih namazı istisna olarak cemaatle kılınır) demek yanlış değil midir?
    CEVAP
    Evet yanlıştır. Muteber kitaplarda diyor ki:
    Geceleyin nafile kılan kimse, imam olursa, aşikâre okur. Eğer başkalarına duyurulursa, üçten fazla kişiyle kılınması mekruh olur. Üç kişiye kadar ve ilan edilmemek şartıyla, cemaatle kılınınca mekruh olmaz. (Redd-ül-muhtar)

    Teravih, küsuf ve istiska namazından başka, bütün nafile namazları başkalarına haber vererek cemaatle kılmak mekruhtur. Eğer çağırılmadan, bir iki kişi, nafile kılana uysa, mekruh olmaz. Üç kişide ihtilaf vardır. Dört kişinin uyması ise, ittifakla yani sözbirliğiyle mekruh olur. Bu durum Kâfi ve diğer kitaplarda böyle zikredilmiştir. (Haleb-i sagir)

    Birbirini çağırarak, nafile bir namazı cemaatle kılmak mekruhtur. İmamdan başka üç kişi olursa mekruh olmaz; fakat dört kişinin nafileyi cemaatle kılmaları, esah olan kavle göre mekruhtur. Hulâsa’da da böyledir. (Fetava-i Hindiyye)

    Birbirine duyurarak cemaatle nafile namaz kılmak dört kişi olursa mekruhtur. (Dürr-ül-muhtar)

    Hanefi mezhebinde, Ramazan ayı dışında vacib olan vitir vacibi de cemaatle kılmak, nafile kılmak gibi, mutlak surette mekruh olur. İmama uyanlar üç kişiden fazla olurlarsa, cemaatle nafile kılmak mekruh olur, üç veya daha azsa mekruh olmaz. (Mezahib-i Erbea)

    Ravda-tül Fetâvâ’da diyor ki: Gece veya gündüz, nafile namazı cemaatle kılmak mekruhtur. Teravih namazını bile yirmi rekatten fazla cemaatle kılmak mekruhtur. Vitri de Ramazandan başka zamanda cemaatle kılmak mekruhtur. Mebsut’ta diyor ki: Çağrılarak toplanıp cemaatle nafile namaz kılmak mekruhtur. Şemsül Eimme, (Eğer biri imam üç kimseyle cemaatle nafile namaz kılsalar caizdir) demiştir. (Tergib-üs salat)

    Teravih hariç, farzı hatırlatacağı için, imamın nafile kılarken açıktan okuması mekruhtur. (Nimet-i İslam)

    Yazıklar olsun, binlerce yazıklar olsun! Birçok bid’atler meydana çıkarıldı. Teheccüd namazını cemaatle kılıyorlar. Gece yarısı, bu namaz için uzaklardan akın edip geliyorlar. Cemaatle kılıyorlar. Hâlbuki nafile namazları cemaatle kılmak, tahrimen mekruhtur. Fıkıh âlimlerinden birkaçı, bunun mekruh olması için duyurulması, ilan edilmesi şarttır demişlerse de, bunlar da, nafile namazı caminin bir köşesinde ve en çok üç kişi cemaatle kılabilir, demişlerdir. Üçten fazla kimsenin cemaatle kılması, sözbirliğiyle mekruhtur. (Mektubat-ı Rabbani 1/131)

    Hoparlörü ibadette kullanmak
    Sual: (Hoparlör = haut+parleur, yüksek konuşucu, sesi büyültücü demektir. Sesi yükseltmek ise sünnete uygundur) diyerek hoparlörle ibadeti caiz görenler var. Hoparlör bunların dediği gibi sesi mi yükseltiyor, yoksa sesi değiştirdikten sonra, başka sesi mi yükseltiyor?
    CEVAP
    İşin tekniğini bilmeden, bir aletin kelime manasını söylemek cahilliğin daniskasıdır. Haut parleur, Fransızca, yüksek konuşucu demekse de, hoparlörün mahiyeti bu cahillerin söylediği gibi değildir. Kelime manasıyla din olmaz. Birçok terimler, kelime manasından çok uzaktır. Mesela gözden düştü, demenin bildiğimiz gözle hiç alakası yoktur. Bunun gibi salât kelimesi dua demektir; ama namaza da salât denir. Namaz farklı bir dua şeklidir. Bu cahiller gibi, salât duadır diyerek, namaz kılmayıp, sadece dua edenler de çıkmıştır. İstiva; oturmak, kaplamak diye, hâşâ Allahü teâlânın Arşa oturduğunu söyleyenler olmuştur.

    İlim ciddiyeti olan insan, hoparlörün işleyiş şeklini bilen, fizik mühendislerinden öğrendikten sonra yazar. Ana Britannica, Büyük Ansiklopedi, Meydan Larousse, MEB Fizik ve Elektrik dersi kitaplarında özetle deniyor ki:
    (Ses dalgalarını elektrik sinyallerine çeviren sistemlere mikrofon denir. Elektrik dalgalarını [sinyallerini] ses dalgalarına çeviren sistemlere hoparlör denir.

    Mikrofonla hoparlör arasında ses nakli olmuyor, yani konuşan insanın kendi sesi nakledilmiyor, sesi yükseltilmiyor, bir enerji dönüşümü oluyor. Mikrofona karşı konuşan insanın sesi, önce elektrik enerjisine dönüşüyor. Buradan hoparlöre giden elektrik sinyalleri tekrar sese dönüşüyor.

    Hoparlörden çıkan ses, orijinal sesin nakli değildir, farklı frekanslarda enerji dönüşümüyle, başka özellikte yeni bir ses meydana gelmektedir. Bu ses, orijinaline çok benzese de farklı bir sestir. Meydana gelen yeni ses, konuşanın kendi sesi değildir. Elektrik tesiriyle hâsıl olan, mıknatıs kuvvetlerinin titrettiği, demir levhanın oluşturduğu başka bir sestir.)

    İşin teknik yönü budur. İşin dini yönüne gelince, cemaat, kendi imamından başkasının sesine uyarak namaz kılarsa sahih olmaz. Hoparlörden çıkan ezan sesinin de, müezzinin sesi olmadığı, teknik olarak yukarıda açıklandı. İnsan sesi olmasına rağmen fâsık insanın, kadının ve çocuğun okuduğu ezan sahih olmaz. Salih erkeğin okuması şarttır. Hoparlörden çıkan ses, fâsık erkeğin sesi bile değildir. Enerji dönüşümünden meydana gelen, bir aletin metalik sesidir. Metalik sesle, namaz kılınmaz, ezan okunmaz ve başka ibadet de edilmez. Hem dine aykırıdır, hem de bid’at olur. Hadis-i şerifte de, (Her bid'at sapıklıktır ve her sapık da Cehennemdedir) buyuruluyor. (İbni Asakir)

    Hoparlörle iş yaptırmak
    Sual: Bir kimse telefonda hanımını boşayabiliyor, ettiği yemin geçerli oluyor, yine telefonla zekât ve kurban için vekil tayin edebiliyor veya ticari anlaşma yapabiliyor. Yani bunlar, telefonla geçerli oluyor da, sesin nakil olması sebebiyle, niçin namazda hoparlördeki ses, imamın sesi olmuyor?
    CEVAP
    Telefonda, radyoda ve hoparlörde bir söyleyen kimsenin sesi, bir de elektrikle mıknatısın hâsıl ettiği metalik ses vardır. Bu iki ses birbirine çok benzese hiç ayırt edilmese de birbirinin aynı değildir. Birisi asıldır. İkincisi bunun benzeridir.

    Filmde ve televizyonda hareket eden şekiller gibidir. Hiç kimse bu şekiller kendilerini meydana getiren asıl kimselerin aynıdır diyemez. Boşanmakta ve zekât vermekte, yazışmak ve vekil etmek yani vasıta kullanmak caizdir. Telefon ve hoparlör, mektup gibi vasıta olduğu için bunlar caiz olmaktadır. Ezanda ve namazda ise, kendinin okuması şarttır. İmamdan gayrisinin ve o namazı kılan müezzinin seslerinden başka seslere uymak caiz olmadığı bütün fıkıh kitaplarında yazılıdır. Zekât ve boşanmayla, ezan ve namaz, bu bakımdan ayrılmaktadırlar.

    Mübelliğ imamın yardımcısıdır
    Sual: Namazda, imamdan başkasına uymak caiz olmadığı için, hoparlöre uyarak namaz kılmak da caiz olmaz deniyor. Mübelliğ de, imamdan başkası olduğu halde, mübelliğin sesiyle hareket etmek nasıl caiz oluyor?
    CEVAP
    Cemaat kalabalık olduğu ve imamın sesi her taraftan işitilemediği zamanlarda, imamın aldığı namaz tekbirlerini arka saflardaki cemaate duyuran ve aynı namazı kılan kimseye (Mübelliğ) denir. Dışarıdan başka bir şahıs tekbir alsa, onun sözüyle hareket etmek caiz olmaz. Mübelliğ, aynı cemaatteki imamın yardımcısıdır. Dinimiz, onun yardım etmesine izin vermiştir. Dışarıdaki herhangi bir insan değildir. Onun sözüne uymak imama uymak demektir. Dışarıda olan kimseye cevap vermek veya onun sözüyle hareket etmek namazı bozar.

    Hoparlörden çıkan ses, nakl-i seda da, yankı da değildir. İmamın sesi, hoparlöre verilince, elektrik ve mıknatısın hâsıl ettiği bir ses haline dönüşüyor. Yani hoparlörden çıkan ses, imamın sesi değil, elektrik tesiriyle hâsıl olan mıknatıs kuvvetlerinin titrettiği demir levhanın oluşturduğu sestir. TV ekranındaki resim, imamın bizzat kendisi değil, görüntüsüdür. TV’deki ses de, imamın bizzat kendi sesi değil, benzeridir. Hoparlörden çıkan ses de böyledir.

    Bununla ilgili, namazı bozan durumlara birkaç örnek verelim:

    1- İmamdan başkasının duasına âmin demek namazı bozar. Mesela biz, tek başına akşam namazını kılarken, yan tarafta cemaatle namaz kılınsa, o cemaatin imamı Fatiha’yı bitirince, bizim ona âmin dememiz namazı bozar; çünkü o kendi imamımız değildir. Yahut biri yanımıza gelip Allah senin günahlarını affetsin dese, biz de âmin desek namazımız bozulur.

    2- Namaz kılarken yanına gelen biri, biraz çekil de, ben de yanına sıkışayım dese, o da, onun sözüyle yer açsa namazı bozulur; çünkü namazda başkasının emriyle hareket etmiştir.

    3- İmamından başkasının yanlışını düzeltmek namazı bozar. Mesela başka birisi Kur’an-ı kerim okurken yanlış okusa, namaz kılan da, kelimenin doğrusunu söylese namazı bozulur; çünkü kendi imamından başkasına cevap verilmiş oluyor. Kendi imamı yanlış okusa yahut âyetin devamını getiremese, düzeltmek bozmaz; çünkü hatayı düzelten, cemaatten biridir.

    4- Namazda imamın abdesti bozulsa, yerine cemaatten birisini vekil bırakabilir; ama cemaatten olmayan birisini vekil bırakamaz. Dışarıdan birisi gelse, senin abdestin bozulmuşsa ben devam edeyim dese, o cemaate imam olamaz. Mutlaka o cemaatten birisi olması gerekir.

    Mübelliğ, hoparlöre benzetilemez. Mübelliğ, dinin emriyle, imamın sesini ileten, imamın yardımcısıdır. Hoparlör ise, imamın sesini başka ses haline getirmektedir. İkisi hiçbir bakımdan birbirine benzemez.

  8. #8
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Namazla ilgili soru ve cevaplar -8- sesli anlatım - sesli sohbet dinle

    Namazla ilgili soru ve cevaplar -8- sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_8.mp3[/MP3]
    Seferiliğin başlaması
    Sual: Vatan-ı asliden çıkıp sefer mesafesindeki bir yere giderken, fabrika, kışla, mezarlık gibi bir yeri geçince seferilik başlar; fakat vatan-ı ikametten ise, evden çıkar çıkmaz seferilik başlar deniyor. Doğru mudur?
    CEVAP
    Doğru değildir. İkisinde de, fabrika, kışla, mezarlık gibi bir yeri geçince, seferilik başlar.

    Vatan-ı ikamet nasıl bozulur?
    Sual: Vatan-ı ikamet nasıl bozulur?
    CEVAP
    Vatan-ı ikamet üç şeyle bozulur:
    1- Başka bir vatan-ı ikamete gidince, önceki vatan-ı ikameti bozulur. Sefer niyetiyle çıkmamış olsa da, aralarındaki uzaklık 3 günlük yoldan az olsa da, önceki vatan-ı ikamet bozulur. Mesela, Fatih’te ikamet eden biri, 20 gün kalmak üzere Armutlu’ya gitse, Fatih vatan-ı ikamet olmaktan çıkar, Armutlu vatan-ı ikamet olur.

    2- Vatan-ı asliye gidince de bozulur. Mesela, Fatih vatan-ı ikametiyken, Silivri’ye gidip evlense, Silivri vatan-ı aslisi olur, Fatih de vatan-ı ikamet olmaktan çıkar.

    Fatih’te ikamet eden biri, vatan-ı aslisi olan Silivri’ye bir günlüğüne dahi gitse, Fatih vatan-ı ikamet olmaktan çıkar.

    3- Sefere niyet ederek çıkmaktır. Yani vatan-ı ikametten 104 km’lik yola gitmeye niyet ederek ayrılınca, burası vatan-ı ikamet olmaktan çıkar. Mesela, vatan-ı ikameti olan Fatih’ten, 104 km’den fazla uzaktaki Bursa’ya gidince, Fatih vatan-ı ikamet olmaktan çıkar.

    Daha az yola niyet ederek gidip gelse, vatan-ı ikameti bozulmaz. Mesela, vatan-ı ikameti olan Fatih’ten, Büyükçekmece’ye gidip gelse, Fatih vatan-ı ikamet olmaktan çıkmaz.

    Vatan-ı ikametten niyetsiz çıkıp, başka yerde seferi mesafedeki yola gitmek için niyet ederse, 104 km gitmeden önce, vatan-ı ikamete girerse, seferi olması bozulur, mukim olur. Niyet etmesinden başlayarak 104 km gittikten sonra, buraya girse de, artık burada mukim olmaz. Mesela, vatan-ı ikameti olan Fatih’ten, bir işi için, Büyükçekmece’ye gitse, sonra Büyükçekmece’den Sakarya’ya gitmeye niyet edip yola çıksa, Fatih’e uğrayıp geçse, Fatih’te seferi olması bozulur. Yani Fatih’te mukim olur. Eğer Fatih’e uğramadan, çevre yoluyla Sakarya’ya gitse, yol boyu seferi olur. Sakarya’dan, Büyükçekmece’ye dönmeye karar verse, gelirken Fatih’e uğrasa, Fatih’te mukim olmaz, seferi olur.

    Vatan-ı ikameti olan Fatih’ten, Büyükçekmece’ye gelen kimse, yolda ve Büyükçekmece’de seferi olmaz. Büyükçekmece’de 20 gün kalmaya niyet ederse, Fatih vatan-ı ikamet olmaktan çıkar. Büyükçekmece vatan-ı ikameti olur. Sonra, Fatih’e gidip bir gün kaldıktan sonra, Çanakkale’ye gitmeye niyet ederek yola çıksa, Büyükçekmece’ye uğrayınca, mukim olur. Büyükçekmece’den çıkınca seferilik tekrar başlar.

    Büyükçekmece’de 20 gün kaldıktan sonra, Çanakkale’ye gitmek niyetiyle yola çıkan, 104 km’lik yol gitmeden, mesela Güzelce’den, bir iş için, yine Büyükçekmece’ye dönse, mukim olmaz; çünkü üç günlük yola gitmek niyetiyle çıkınca, Büyükçekmece vatan-ı ikamet olmaktan çıkmıştır.

    Vatan- sükna
    Sual: Vatan-ı sükna ne demektir?
    CEVAP
    Vatan-ı sükna, uğranılan yer olup, 15 günden az kalmak için niyet edilen yahut bugün yarın çıkarım diyerek uzun müddet oturulan yerdir. Seferi olan, vatan-ı süknada mukim olmaz. Seferi olmayan, vatan-ı süknada mukim olur. Sefer mesafesi kadar uzak olmayan bir yere gitmek için şehrinden çıkan, bu yerde 15 günden az kalsa, burası vatan-ı sükna olur. Burada misafir olmaz. Mesela, vatan-ı ikameti Fatih olan, Büyükçekmece’de 10 gün kalsa, Büyükçekmece vatan-ı sükna olur. Büyükçekmece’de misafir olmaz. Büyükçekmece’den sefere niyet etmeden çıksa, yoldayken, Sakarya’ya gitmeye niyet etse, seferi olur. Fatih’e uğrarsa Fatih’te mukim olur; çünkü vatan-ı asliye veya vatan-ı süknaya girmediği için ve Büyükçekmece’den sefer niyetiyle çıkmadığı için, Büyükçekmece’nin vatan-ı sükna olması bozulmuş olmaz.

    Görülüyor ki, vatan-ı süknanın bozulması, vatan-ı ikamet gibi oluyor. Vatan-ı süknada mukim olmak için, bununla vatan-ı asli veya vatan-ı ikamet arası sefer mesafesinden [104 km’den] az olmalıdır. Mesela, bir kimse Fatih’ten Büyükçekmece’ye gidiyor. Büyükçekmece’den Güzelce’ye doğru yola çıkıyor. Güzelce’ye gelmeden, Büyükçekmece’ye dönüyor. Unuttuğunu alıp, Sakarya’ya gidecektir. Fatih’e uğramıyor, Büyükçekmece’de, namazı mukim olarak kılar; çünkü Büyükçekmece’den ayrılırken sefere niyet etmediği ve Güzelce’ye girmediği için, Büyükçekmece vatan-ı sükna olmaktan çıkmadı. Eğer, Büyükçekmece’den sefere niyet ederek çıksaydı veya Güzelce’ye girseydi, Büyükçekmece vatan-ı sükna olmaktan çıkardı. Büyükçekmece’de seferi olurdu.

    Sefer mesafesindeki yani 104 km’den fazla olan yola sefer niyetiyle çıkan kimse, 104 km gitmeden önce, bir kasabada 15 günden az kalsa, sonra buradan çıksa, bu kasabaya tekrar gelirse mukim olmaz; çünkü ilk geldiğinde de seferi idi. Mesela, Fatih’ten sefer niyetiyle, Çanakkale’ye gitmek üzere yola çıkan kimse, Büyükçekmece’de 10 gün kalsa, sonra, Büyükçekmece’den çıktıktan sonra, tekrar Büyükçekmece’ye gelirse mukim olmaz; çünkü Büyükçekmece’ye ilk geldiğinde de seferiydi.


    Kıraati sessiz okumak
    Sual: Namazda kıraatin sahih olması için Kur’anı sesli mi, sessiz mi okumak gerekir?
    CEVAP
    Kendi işitemeyeceği kadar sessiz okunursa namaz sahih olmaz. Dua ve diğer zikirler de böyledir. Namazda, yüksek sesle okunması caiz olan yerler hariç, yüksek sesle okumak mekruhtur. Sesli ve sessiz okumanın ölçüsü şöyle bildiriliyor:
    Ağızla okumaya kıraat denir. Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumaya, hafif okumak denir. Yanında olan kimselerin de işitecekleri kadar sesli okumaya, yüksek sesle okumak denir. Hafif sesle okuyanı, bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Sesli okumak, çok kişinin işitmesi demektir. (Bezzâziyye)

    Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Yüksek sesle dua etmek mekruhtur.) [Abdurrezzâk]

    Peygamber efendimiz, yavaş sesle namaz kılan hazret-i Ebu Bekir’e, niye çok hafif sesle namaz kıldığını sordu. O da, (Ya Resulallah, yalvardığım zat ne kadar yavaş okusam duyacağı için, hafif sesle okuyorum) dedi. Hazret-i Ömer’e de, niçin yüksek sesle okuduğunu sordu. O da, (Uyuyanları uyandırıyor, şeytanı kovuyorum) dedi. Bunun üzerine Resulallah efendimiz buyurdu ki:
    (Ya Eba Bekir, sen sesini biraz yükselt! Ya Ömer, sen de, sesini biraz kıs!) [Tirmizi, Ebu Davud]

    İki âyet-i kerime meali de şöyledir:
    (İçinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah ve akşam Rabbini an! Gafillerden olma!) [Araf 205]

    (Namazda, sesini yükseltme, gizli de okuma, ikisi ortasında bir yol tut!) [İsra 110]


    Rabbena atina
    Sual: Son oturuşta salli bariklerden sonra okunan Rabbena atina âyetini, Allahümme Rabbena âtina… diye okumak daha mı iyi olur?
    CEVAP
    Allahümme diye başlayarak okumak da caizdir; fakat Rabbena diye başlamak daha iyidir.

    İmamın sarığın kullanmak
    Sual: Takkesini unutan kimse, camiye girince, takke bulamasa, açıkta duran imamın sarığını kullanması caiz olur mu?
    CEVAP
    Caiz olur.

    Camide sesli istiğfar
    Sual: Camide, Cuma akşamları cemaate istiğfar ettirmek uygun olur mu?
    CEVAP
    Cemaate öğretmek niyetiyle yapılması uygundur.

    Elbise temizlemede
    Sual: Temizleyicide, bizim elbisemiz, başkalarının elbiseleriyle beraber yıkanırken, necaset bulaşabilir mi?
    CEVAP
    Başkalarının elbiselerinden necaset bulaşma ihtimali olabilirse de, ihtimalle hüküm verilmez, yani temiz kabul edilir.

    Camide kaza kılmak
    Sual: Camide kaza namazı kılmak mekruh olduğuna göre, sünnetleri kılarken kazaya da niyet ettiğimiz için, kaza kıldığımız belli olmuyor; fakat vitri ve akşam namazının kazası belli oluyor. Mekruh oluyor mu?
    CEVAP
    Eskiden herkesin kazasının olmadığı veya çok az olduğu dönemlerde, camide kaza kıldığını göstermek mekruhtu; fakat bu zamanda çok kimsenin kazası olduğu için, belli olmasının mahzuru olmaz.

    Namazın iadesi
    Sual: Namaz içinde terk edilen sünnetlerden dolayı namazı iade gerekir mi?
    CEVAP
    Namaz içindeki sünnetler kasten terk edilirse, tahrimen mekruhtan kurtulmak için iade gerekir. Sehven olursa bir şey lazım gelmez.

    Tesbihi elle saymak
    Sual: Tesbihi elle mi yoksa tesbihle mi çekmek daha sevabdır?
    CEVAP
    Namazdan sonra tesbihleri parmakla çekmek sünnettir. Zihin dağınıklığı sebebiyle sayıda şaşıranların, tesbihle saymaları daha sevab olur. Şaşırmayanların parmakla sayması, şaşıranların ise tesbihle sayması iyi olur. Bazılarının sandığı gibi tesbihle tesbih çekmek sünnete aykırı değildir.

  9. #9
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Namazla ilgili soru ve cevaplar -9- sesli anlatım - sesli sohbet dinle

    Namazla ilgili soru ve cevaplar -9- sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    [MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Namazla_Ilgili_Sual_Cevaplar_9.mp3[/MP3]
    Celsede otururken
    Sual: Kadın, namazda iki secde arasında nasıl oturur?
    CEVAP
    Teşehhütte yani namazdaki normal oturuşta oturduğu gibi oturur. (Redd-ül-muhtar)

    Son iki rekâtta Fatiha okumak
    Sual: Son iki rekâtta, Fatiha okumayı unutanın, secde-i sehv yapması gerekir mi?
    CEVAP
    Farz ve kaza namazlarında, secde-i sehv gerekmez, çünkü farzların son iki rekâtında Fatiha okumak vacib değil, sünnettir. Nâfilelerde, sünnetlerde veya vitirde ise, Her rekâtta Fatiha okumak vacib olup, biri unutulursa secde-i sehv gerekir. (Hindiyye)
    Mâlikî ve Şâfiî’de, her rekâtta Fatiha okumak farzdır. Bir ihtiyaçtan dolayı bu iki mezhepten birini taklit edenin, okuması farzdır. Okumazsa namaz sahih olmaz. Secde-i sehvle de kurtulmaz.

    Önceki sureyi okumak
    Sual: İkinci rekâtta, birinci rekâtta okunan sureden öncekini veya birinci rekâttan daha uzun bir sure okumak mekruh mudur?
    CEVAP
    Evet, mekruhtur. Farz ve nâfilelerin hepsinde, ikinci rekâtta birinci rekâttan daha uzun okumak mekruhtur. Kasten okunmazsa mekruh olmaz. Eğer okunmaya başlanmışsa artık terk edilmez, devam edilir. (Halebî)
    Nâfile namazlarda mekruh olmayacağını bildiren âlimler de vardır.

    Aynı sureyi okumak
    Sual: Bir namazın her rekâtında aynı zamm-ı sureyi okumak mekruh olur mu?
    CEVAP
    Nafilelerde mekruh olmaz. Farz veya kaza kılarken mekruh olur.

    Nâfile kılarken
    Sual: Dört rekâtlık bir nâfile namazda, sırasıyla Maun, Kevser, Kâfirun ve Nasr surelerini okumak mekruh olur mu?
    CEVAP
    Nâfile namazlarda üçüncü rekâtta, kendisinden önceki rekâttan daha uzun okumak mekruh olmaz, çünkü üçüncü rekâtla başka müstakil bir bölüme başlanmış olmaktadır. (Halebî)

    Nâfile kılarken fazla okumak
    Sual: Nâfile kılan kimse, zamm-ı sureyi bir rekâtta iki defa veya daha fazla okusa yahut her iki rekâtta da aynı sureyi okusa mekruh olur mu?
    CEVAP
    Nafile namazlarda mekruh olmaz, fakat farz ve kaza namazlarında mekruh olur. (Halebî, Hindiyye)

    Elli vakit namaz
    Sual: Mirac’da elli vakit namaz farz kılınınca, Hazret-i Musa’nın, Peygamberimize, (Rabbinden vakit sayısının azaltmasını iste) demesi üzerine pazarlıkla, elli vakit beş vakte indiriliyor. Allah, insanlara neyin zor geleceğini bilmiyor mu da, Hazret-i Musa’nın teklifinden sonra, namaz beş vakte indiriliyor?
    CEVAP
    Pazarlık lafı çok çirkindir. Allahü teâlâ elbette olmuş ve olacak her şeyi bilir. Mesela biri hastalansa, iyileşmek için dua etse, Allahü teâlâ da duasını kabul edip şifa verse, (Allahü teâlâ iyileşmek istediğini bilmiyor mu, duaya ne lüzum var?) denemez. Dua, iyileşmesi için bir sebeptir. Her şeyi bir sebeple yaratmak Allahü teâlânın âdetidir. Burada da, beş vakit namazı farz kılmasına, Musa aleyhisselamın bildirmesini sebep kılmıştır. Böylece, ezeldeki takdir yerini bulmuş ve beş vakit namaz farz kılınmıştır.

    Cemaate yetişmek için
    Sual: Bir kimse sabah namazının sünnetini kılarken, cemaatle namaza başlansa, cemaate, imam selam vermeden önce yetişemeyeceğini anlayan, namazın sünnetlerini terk edebilir mi?
    CEVAP
    Cemaatle kılınan 27 derece sevaba kavuşabilmek için, Euzü’yü, Sübhaneke’yi terk eder, Rükû ve secdelerdeki tesbihleri birer defa söyler. (Halebî-yi sagir)

    Namaz kılana uyunca
    Sual: Yatsının farzını yalnız kılan kimseye, zamm-ı sureyi okurken bir başkası uysa, imam olan kimse, okuduğu Fatiha ve zammı sureyi tekrar okur mu?
    CEVAP
    Evet, ikinci defa okur. Cemaatle kılınan akşam, yatsı ve sabah namazlarında sesli okunduğu için, açıktan okur. (Bahr-ür-Râık, Hindiyye)

    Nafile kılarken
    Sual: Bir kimse, kuşluk, teheccüd gibi nafile namazları kılarken sesli okuyabilir mi?
    CEVAP
    Kuşluk namazı gibi gündüz kılınan nafilelerde, gizli okumak vacibdir. Teheccüd gibi gece kılınan namazlarda, kişi muhayyerdir, yani ister sesli, ister gizli okur. (Hindiyye)

    Son sünnete kalkarken
    Sual: Farzı kılıp son sünneti kılmadan önce, bir şey okuyarak veya okumadan, sessizce beklemenin mahzuru var mıdır?
    CEVAP
    Farzdan sonra, son sünnete hemen kalkmamak mekruhtur. (Tergib-üs-salât)

    İkinci rekâtta uzun okumak
    Sual: (Namazda ikinci rekâtta birinciden üç âyet uzun okumak mekruhtur) deniyor. Buradaki mekruh, tenzihen mi, tahrimen mi?
    CEVAP
    Yalnız mekruh denince genelde tahrimen mekruh anlaşılırsa da, Nimet-i İslam kitabında, bunun tenzihen mekruh olduğu bildiriliyor. Unutarak okunursa mekruh olmaz.

    Sünnetle farz arasında konuşmak
    Sual: Camide sünneti kıldıktan sonra, dışarıdan gelenin selamını almak, sünnetle farz arasında konuşmak hükmüne girer mi?
    CEVAP
    Evet, girer. Camiye girince, sünneti kılıp bekleyenlerle konuşmamalı, onlara selam vermemeli. Sünneti kılıp bekleyen de, kimseyle konuşmamalı, dua okumamalı, zikir çekmemeli. Tefekkür edebilir, vakit müsaitse kaza namazı kılabilir.

    Sabah namazının sünnetini kılıp camiye giderken de, yolda dua okumak, zikir çekmek, konuşmak gibidir. Hattâ selam verenin selamı da alınmaz. İnsanlarla konuşma ihtimali olduğu için, sabah namazının sünnetini evde değil, camide kılmalıdır.

    Sünnette zammı sure
    Sual: Sünnetlerde ve diğer nafile namazlarda, zamm-ı sure olarak aynı sureler okunabilir mi?
    CEVAP
    Okunabilir. Peygamber efendimiz, sabah namazının sünneti ile akşamın sünnetinde Kâfirun ve İhlas’ı; öğle namazının ilk dört rekât sünnetinde dört Kul’ü; öğlenin son sünnetiyle yatsının son sünnetinde Felak ve Nas’ı okumuştur. (Tergib-üs salat)
    Dört Kul: Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleridir.

    Ehad yerine ehat
    Sual: Namazda İhlas suresini okurken, ehad yerine ehat denince namaz bozulmuş olur mu?
    CEVAP
    S. Ebediyye’de, Bezzaziyye kitabından alınarak bozacağı bildirilmektedir.

    Kelimeyi bölmek
    Sual: Bir kelimeyi bölüp ondan sonra gelen kelimenin başına koymak namazı bozar mı?
    CEVAP
    Kelimenin bölünme durumuna bağlıdır.
    Bir kelimeyi ayırıp, ikinci kelimeye birleştirmek, mesela iyyake nabüdü yerine iyya kenabüdü demek, bir kavle göre bozar. (S. Ebediyye)

+ Cevap Ver

LinkBacks (?)

  1. Yandex
    Refback Bu Konu
    07-09-2014, 07:37 AM

Benzer Konular

  1. Kaderi bilmeyenler ile ilgili soru cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    By Karani in forum Sorular ve Cevaplarla Dini konular Sesli anlatım
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-19-2011, 05:28 PM
  2. İmamlıkla ilgili bazı soru ve cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    By Karani in forum Sorular ve Cevaplarla Dini konular Sesli anlatım
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-15-2011, 07:07 PM
  3. Seferilikle ilgili soru ve cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    By Karani in forum Sorular ve Cevaplarla Dini konular Sesli anlatım
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01-14-2011, 05:14 PM
  4. Hastalıkta namazla ilgili sorular ve cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    By Karani in forum Sorular ve Cevaplarla Dini konular Sesli anlatım
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-13-2011, 07:16 PM
  5. Cenaze namazı ile ilgili soru ve cevaplar sesli anlatım - sesli sohbet dinle
    By Karani in forum Sorular ve Cevaplarla Dini konular Sesli anlatım
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-13-2011, 03:58 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379