Peygamber efendimizi çok sevmek için ne yapmalıyız sesli anlatım - sesli sohbet dinle
[MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Allah_ve_Resulunu_Cok_Sevmek_Icin.mp3[/MP3]
Sual: Allah ve Resulünü ve İslam âlimlerini çok sevebilmek için ne yapmalıdır?
CEVAP
1-
İmanı Ehl-i sünnet itikadına göre düzeltmelidir! İman doğru olmadıkça, Allahü teâlâ ve Onun sevdikleri sevilemez. Kur'an-ı kerimde mealen, (İman edenlerin Allah sevgisi çok sağlamdır) buyuruluyor. (Bekara 165)

Sevgi, imanın esaslarındandır. Hadis-i şerifte, (Bir kimse, Allah ve Resulünü her şeyden daha çok sevmedikçe, iman etmiş sayılmaz) buyuruldu. (Buhari)

Demek ki, hakiki imana kavuşanlar, Allah ve Resulünü çok severler, sevdiklerini de Allah rızası için severler, buğzettiklerine de Allah için buğzederler.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(En faziletli amel, Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir.) [İ. Ahmed]

2-
Haramlardan kaçıp bütün ibadetleri yapmaya çalışmalıdır! Bilhassa bid'at işlemekten çok sakınmalıdır!

Allahü teâlâyı seven, Onun emir ve yasaklarına riayet eder. Resulü Muhammed aleyhisselamı sever, onun sünnetine riayet eder. Böyle bir kimse de elbette Cennete gider.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, beni sevene Cehennem ateşini haram kılar.) [Ebu Nuaym]

3-
İslam âlimlerinin kitaplarını okumalıdır. Mesela, (Mektubat Tercemesi) kitabını severek çok okumalıdır! Büyüklerin feyzleri sayesinde Allahü teâlâ ve Onun dostları sevilir. [Bu kitap, ikinci binin müceddidi imam-ı Rabbani hazretlerinin eseridir. [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın] adresinden okunabilir ve temin edilebilir.]

4-
İstediğiniz sevgiye kavuşabilmek için dua etmeye devam etmelisiniz! Peygamber efendimiz şöyle dua ederdi:
(Ya Rabbi, bana kendi sevgini, seni sevenin sevgisini, beni sevgine yaklaştıracak şeylerin sevgisini nasip eyle ve kendi sevgini,
[susuzluktan yanan kimsenin şiddetle arzuladığı] soğuk sudan benim için daha sevgili kıl!) [Tirmizi]

Dine uymak gerekir
Her işimizde, her sözümüzde dinimize uymaya çalışmalıyız. Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:
Allahü teâlâ, insanları başıboş bırakmadı. Her istediklerini yapmaya izin vermedi. Nefslerinin arzularına uymalarını, böylece felaketlere sürüklenmelerini dilemedi. Rahat ve huzur içinde yaşamaları ve sonsuz saadete kavuşmaları için gereken faydalı şeyleri yapmalarını emretti. Zararlı şeyleri yapmalarını yasak etti. Saadete [mutluluğa] kavuşmak isteyen, dinin emir ve yasaklarına riayet etmeye mecburdur. Nefsinin ve tabiatının, dine uymayan arzularını terk etmesi gerekir.

Dine uymazsa, sahibinin [yaratanın] gazabına, azabına maruz kalır. Dine uyan kul, mesut, rahat olur. Sahibi onu sever. Dünya ahiretin tarlasıdır. Tarlayı ekmeyip, tohumları yiyerek zevk ve safa süren, ürün almaktan mahrum kalacağı gibi, dünya hayatını, geçici zevklerle, nefsin arzularını yapmakla geçiren de, ebedi nimetlerden, sonsuz zevklerden mahrum olur. Bu hâl, aklı başında olanın kabul edeceği bir şey değildir. Sonsuz lezzetleri kaçırmaya sebep olan geçici ve zararlı lezzetleri tercih etmez.

Dine uymak için, önce Ehl-i sünnet âlimlerinin, Kur'an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden anlayıp bildirdikleri şekilde doğru iman etmek, sonra haram, yani yasak edilmiş olanları öğrenip bunlardan sakınmak, daha sonra, yapması emredilen farzları öğrenip yapmak gerekir. Bunları yapmaya ibadet etmek, haramlardan sakınmaya ise takva denir. (c.2, m.11)