şerri de Allah yaratır sesli anlatım - sesli sohbet dinle
[MP3]http://www.mehmetalidemirbas.com/Ses/Serri_de_Allah_Yaratir.mp3[/MP3]
Sual: “Ben hem Mehdiyim, hem de Resulüm [yani Peygamberim]. 14 asırdan beri İslam âlimlerinin ittifakla bildirdikleri bütün farzlar değişmiştir. Şimdiye kadar gelen bütün İslam âlimlerinin bildirdiklerinin hepsi yanlıştır. Yalnız benim Kur’andan anladığım doğrudur. Mesela Amentü’de 14 asırdır öğretilen hayır şer Allah’tandır ifadesi yanlıştır. Yalnız hayır Allah’tandır, şer Allah’tan değildir. Delilim Nisa suresi 79. âyetidir” diyen zatın görüşlerinde doğruluk payı var mıdır?
CEVAP
Hiç doğruluk payı olur mu? Hâşâ onun dediği doğru olursa, bütün İslam âlimleri ve 14 asırdır yaşanan Müslümanlık yanlış olmuş olur. Hayır Allah’tan olup da şer Allah’tan olmazsa, şerli kimseler, Allahü teâlâya (Niye bana hayır vermedin de falancalara çok hayır verdin, bu haksızlık nedir?) demezler mi?

İnsan hayrı da şerri de cüzi iradesiyle kendisi işler. Ama ikisinin de yaratıcısı Allahü teâlâdır. İşte âyet-i kerime meali:
(Zerre kadar iyilik yapan, onun mükafatını görecek, zerre kadar kötülük yapan da onun cezasını görecektir.) [Zilzal 7,8]

Bu âyet-i kerime, kendi irade-i cüziyyemizle hayır ve şer işlediğimizi gösteriyor. Öyle olmasa, iyilik işleyen Cennete, kötülük işleyen Cehenneme gönderilmez. Hayrı ve şerri işlememize izin veren yani hayrı ve şerri yaratan yine Allahü teâlâdır. Üç âyet-i kerime meali şöyledir:
(Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir.) [İbrahim 4]

(Sizi de, işlerinizi de yaratan Allah’tır.) [Saffat 96]

(Her şeyin yaratıcısı Allah’tır.)
[Zümer 62, Mümin 62]

Kadı Beydavi hazretleri bu âyeti, (Hayrı, şerri, imanı, küfrü ve her şeyi yaratan ancak Allahü teâlâdır. Her şey Onun tasarrufu altındadır) diye açıklıyor.

Şimdi Nisa suresine bakalım:
(Kendilerine bir iyilik dokununca, "Bu Allah’tan" derler; başlarına bir kötülük gelince de "Bu senin yüzünden" derler. “Küllün min indillah [Hepsi Allah’tandır] de, bunlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar.) [Nisa 78]

Âyette tevile ihtiyaç kalmadan, hepsi Allah’tandır ifadesi geçiyor. İyilik de kötülük de, hayır da şer de Allah’tandır. Allah’tan başka yaratıcı olur mu hiç? Elbette hepsi Allah’tandır. Bundan sonraki âyette ise şöyle buyuruluyor:
(Sana ne iyilik gelirse Allah’tan, kötülük ise kendindendir.) [Nisa 79]

Hâşâ bu âyet bir önceki âyete zıt değil ki. Bir insana kötülük gelirse, bu kendi günahı sebebiyledir. Ama onun yaratıcısı yine Allah’tır. İşte bir âyet-i kerime meali:
(Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işlediğiniz [günahlar] yüzündendir. [Bununla beraber] Allah çoğunu affeder [musibete maruz bırakmaz]) [Şura 30]

Kötülük kendindendir demek, kul günahı işleyince Allahü teâlâ onu, günahı sebebiyle belaya maruz bırakıyor demektir. Yoksa kul kötülüğü kendisi yaratıyor demek değildir.

Resulullah efendimiz, imanla ilgili âyetleri açıklıyor, Kur’an-ı kerimden sonra en sağlam kitap olan Buhari ve Müslim’de (İman, Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, kıyamet gününe ve hayrın şerrin, Allah’ın takdiri ile olduğuna inanmaktır) buyuruyor.

Yine buyuruyor ki:
(Kaderin, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmayan, mümin değildir.) [Tirmizi]

(Şu üç şeyden korkuyorum: Âlimin sürçmesi, Münafıkların
(Kur'an böyle diyor) diyerek tartışmaya girişmesi, Kaderin inkâr edilmesi.) [Taberani]


Nefsimiz yaratıcı değildir
Sual:
Ehl-i sünnet kitaplarında, hem hayır şer Allah’tan deniyor, hem de kul işlediği günahlardan sorumlu deniyor. Bu çelişki değil mi? Günahları nefsimiz yaratmıyor mu?
CEVAP
Dinimizde çelişki olmaz. Her şeyin yaratıcısı yalnız Allahü teâlâdır, başka yaratıcı yoktur. Nefsimiz bir şey yaratamaz. Nefsimizi yaratıcı bilmek mutezilenin görüşüdür. Nefsimiz insan ve cin gibi mükellef bir mahluk bile değildir. İnsan ölünce nefsi yok olacaktır. Mükellef bile olmayan ve yok olup gidecek bir şeye yaratıcı demek ne kadar yanlıştır. İmanın altı esasından birisi de, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmaktır. Buna inanmayan Müslüman olamaz.

Resulullahın vârisleri olan Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
Her şeyi yaratan, terbiye eden, yetiştiren, her iyiliği yaptıran, gönderen hep Allahü teâlâdır. Kuvvet ve kudret sahibi yalnız Odur. O hatırlatmazsa, kimse, iyilik ve kötülük yapmayı irade, arzu edemez. Kulun iradesinden sonra, O da istemedikçe, kuvvet ve fırsat vermedikçe, hiçbir kimse, hiçbir kimseye, zerre kadar, iyilik ve kötülük yapamaz. Kulun istediği her şeyi, O da irade ederse, dilerse yaratır. Yalnız Onun dilediği olur. İyilik ve kötülük yapmayı, çeşitli sebeplerle hatırlatmaktadır. Merhamet ettiği kulları kötülük yapmak irade edince, O irade etmez ve yaratmaz. İyilik yapmak irade ettikleri zaman, O da irade eder ve yaratır. Böyle kullardan hep iyilik meydana gelir. Gazap ettiği düşmanlarının kötü iradelerinin yaratılmasını, O da irade eder ve yaratır. Bu kötü kullar, iyilik yapmak irade etmedikleri için, bunlardan hep kötülük hasıl olur.

Demek ki, insanlar, bir alet, bir vasıtadır. Kâtibin elindeki kalem gibidir. Şu kadar var ki, kendilerine ihsan edilmiş olan İrade-i cüziyye’lerini kullanarak, iyilik yaratılmasını isteyen, sevap, kötülük yaratılmasını isteyen, günah kazanır. Allahü teâlâ, insanların istekli işlerini onların iradeleri ile yaratmasını ezelde dilemiştir. İşlerin insan iradesi ile yaratılması, ezeldeki ilahi irade ile yaratılması demektir.


İyilik de, kötülük de Allah’tan
Sual:
Bir zatın iddiası şöyle: (Hayır Allah’tan şer ise nefsimizdendir. Allah kula bela göndermez. Bela kendi nefsimizdendir.)
Şerri de, belayı da yaratan Allah değil midir? Bütün Peygamberler belaya maruz kalmıştır. Günahsız olan Peygamberlerin nefsleri de mi kâfir idi?
CEVAP
Şer Allah’tan değil diyenler, Hıristiyanlarla Mutezile fırkasıdır. Amentü’deki (Hayrıhi ve şerrihi minallahi) ifadesi, hayrın da şerrin de Allah'tan olduğunu bildiriyor. 14 asırdır gelen bütün âlimler, böyle bildirmişlerdir. İslam âlimleri Kur'anı bilmiyorlardı da şimdiki türediler mi biliyor? Allahü teâlâ belayı iki sebepten gönderir:
1- Günahsız olan Peygamberlere gelen bela, onların derecelerinin yükselmesine sebep olur.
2- Günahkâr müminlere, günahları yüzünden gönderir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:

(Size
[günahkâr müminlere] gelen her musibet, kendi ellerinizle işleyip kazandıklarınız [günahlar] yüzündendir. [Bununla beraber Allah] bir çoğunu da affeder, [musibete uğratmaz.]) [Şura 30 Kadı Beydavi ile Celaleyn]

Demek ki Allahü teâlâ, belayı, kötülükleri bize ceza olarak göndermektedir. Cehennemde de çeşitli belalar, azaplar gönderecektir. Ama bunu gönderen yine Allahü teâlâdır, cezayı hak eden de kuldur. Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:
(Kendilerine bir iyilik dokununca, “Bu Allah’tan” derler; başlarına bir kötülük gelince de “Bu senin yüzünden” derler. “Küllün min indillah [Hepsi Allah’tandır] de, bunlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar.) [Nisa 78]

İyilik gelince Allah’tan, kötülük gelirse senin yüzünden diyenleri Allahü teâlâ ikaz ediyor: Küllün min indillah [Hepsi Allah’tandır] buyuruyor. Bundan sonraki âyette ise şöyle buyuruyor:
(Sana gelen her iyilik, Allah’ın [bir ihsanı, bir nimeti olarak] gelmekte, her kötülük de [işlediğin günahlara karşılık olarak] kendinden gelmektedir. [Hepsini yaratan, gönderen Allahü teâlâdır.]) [Nisa 79] (Parantez içindekiler yine Kadı Beydavi, Celaleyn, Medarik gibi muteber tefsirlerden alınmıştır.)
Birinci âyette iyilik de, kötülük de Allah’tan olduğu bildiriliyor. İkinci âyette, iyiliği kötülüğü gönderiş sebebi açıklanıyor. Birkaç âyet-i kerime meali de şöyledir:
(Lut’un karısının azaba uğramasını takdir ettik.) [Hicr 60] (Yani kaderini öyle kötü yazdık. Onun işleyeceği günahları bildiği için kaderini böyle kötü yazmıştır.)

(Rabbin, kendi istediğini yaratır, dilediğini seçer. Onların seçim hakkı yoktur.)
[Kasas 68]

(Sizi de, işlediğiniz [iyi, kötü] amelleri de yaratan Allah’tır.) [Saffat 96]

(Her şeyin yaratıcısı Allah’tır.)
[Zümer 62, Mümin 62] Kadı Beydavi şöyle açıklıyor: (Hayrı, şerri, imanı, küfrü ve her şeyi yaratan ancak Allahü teâlâdır. Her şey Onun tasarrufu altındadır.)
Peygamber efendimiz, imanla ilgili âyetleri açıklayıp buyuruyor ki:
(İman; Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, [yani Cennete, Cehenneme, hesaba, mizana], kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, ölüme, öldükten sonra dirilmeye, inanmaktır. Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Onun kulu ve resulü olduğuma şehadet etmektir.) [Buhari, Müslim, Nesai] (En kıymetli hadis kitaplarındaki bu hadis-i şerifi inkâr eden Müslüman ise dinden çıkar, gayrimüslim ise, itikadına bir zarar gelmez.)

(Allahü teâlâ, “Bana inanıp da kadere, hayır ve şerrin benim takdirimle olduğuna inanmayan, benden başka Rab arasın” buyurdu.)
[Şirazi] (Bu kudsi hadis de şerrin Allah’tan olduğunu bildiriyor.)

(Kaderin, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmayan mümin değildir.)
[Tirmizi] (Demek ki, şer Allah’tan değil diyen mümin değildir.)