+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Arkadaşa halini düzeltecek şekilde güzel nasihat etmek - sesli dinle

 SESLİ DİNİ KONULAR Katagorisinde ve  Sorular ve Cevaplarla Dini konular Sesli anlatım Forumunda Bulunan  Arkadaşa halini düzeltecek şekilde güzel nasihat etmek - sesli dinle Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Arkadaşa halini düzeltecek şekilde güzel nasihat etmek - sesli dinle Arkadaşımız günah ve kusurunda ısrar ediyorsa, halini düzeltecek şekilde güzel nasihatlerde bulunmalıdır! Eğer arkadaşımız, ilim sahibi ise, hatasını teşhir etmememiz lazımdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Âlimin yanılmasından dolayı onunla münasebeti kesmeyin! Düzelmesini bekleyin!) [Begavi] Hazret-i Ömer’in Şam’da bir arkadaşı vardı. ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    12.914
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Arkadaşa halini düzeltecek şekilde güzel nasihat etmek - sesli dinle

    Arkadaşa halini düzeltecek şekilde güzel nasihat etmek - sesli dinle

    Arkadaşımız günah ve kusurunda ısrar ediyorsa, halini düzeltecek şekilde güzel nasihatlerde bulunmalıdır! Eğer arkadaşımız, ilim sahibi ise, hatasını teşhir etmememiz lazımdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Âlimin yanılmasından dolayı onunla münasebeti kesmeyin! Düzelmesini bekleyin!) [Begavi]

    Hazret-i Ömer’in Şam’da bir arkadaşı vardı. Gelenlerden sordu. (Şeytana arkadaş oldu. Günah işliyor) dediler. Birisine, (Giderken bana uğra) dedi. Hazret-i Ömer, dönüşte o kimseye bir mektup verdi. Mektupta Mümin suresinin ilk üç âyet-i kerimesini yazıp lüzumlu nasihatlerde bulundu. Âyet-i kerimede mealen; (Allahü teâlânın her şeyi bildiği, günah işleyenler tevbe ederse tevbesini kabul edeceğini ve azabının şiddetli olduğu) bildiriliyordu. Şam’daki arkadaşı mektubu okuyunca ağladı. (Allahü teâlâ kelamında doğrudur. Ömer de bana nasihat etti) diyerek tevbe edip günahlarından vazgeçti.

    İki arkadaştan biri bozulduğu için, (Artık arkadaşından vazgeç! Çünkü o sapıtmıştır) dediler. Arkadaşı ise, (Arkadaşım asıl şimdi bana muhtaçtır. Böyle bir zamanda onu terk etmek arkadaşlığa yakışmaz. Onun düzelmesi için çalışacağım. Allahü teâlâya ıslahı için dua edeceğim) dedi.

    Arkadaşın sürçme ve hatalarından dolayı onu terk etmemelidir. Nasihatimiz sayesinde tevbekâr olup eski haline dönebilir. Eğer ondan yüz çevirirsek, günah ile, felaket ile onu baş başa bırakmış oluruz. Arkadaşa karşı vefa demek, ihtiyacı halinde ona yardım etmektir.

    Arkadaşın dindeki ihtiyacı, maldaki ihtiyacından daha çoktur. Onunla beraber bulununca, günah işlemeye utanabilir.

    Arkadaşlık, yakın akrabalık gibidir. Oğlumuz, kardeşimiz, bir günah işlerse onu tamamen terk etmeyiz. Arkadaşı da hatasından dolayı tamamen terk etmek uygun olmaz.

    Kötü bir insanla arkadaşlık yapmak doğru değildir. Fakat arkadaşımız kötü olursa, onu terk etmek de doğru değildir. Arkadaşımızın kusurlarını yüzüne vurmak, aramızın açılmasına sebep olur. Şeytanın da istediği budur. Onun için şeytanın istediğini yapmamalı, arkadaşımızın kusurunu gizlemeliyiz! Arkadaşımızın bize karşı hatalarına gelince, bunu affetmemiz lazımdır. Hatta hatasını tevil edip mazur görmeye çalışmalıyız!

    Arkadaşımızın bize karşı olan bir kusuru için yetmiş mazeret aramalıdır. Şayet yine tatmin olamazsak, kabahati kendimizde bulmalıyız. Kendi kendimize, (Sen ne katı yürekli insansın! Arkadaşın sana yetmiş mazeret buldu. Sen hâlâ kusur arıyorsun) demelidir.

    Eğer gerçekten arkadaşımız özür dilemişse, hemen affetmelidir. Çünkü İmam-ı Şafii hazretleri (Gönlü alınmaya çalışıldığı halde rıza göstermeyen şeytandır) buyurmuştur. Hadis-i şerifte ise, (Arkadaşın mazeretini kabul etmemenin büyük günah olduğu) bildirilmektedir. Yine hadis-i şerifte, (Mümin tez kızar, tez barışır) buyuruldu. Hiç kızmaz buyurulmadı.

    Allahü teâlâ da Âl-i İmran suresinde (Hiddetini yenenleri) övmektedir. İyi adamın kötü sözlerini bağışlamalı, kötü adamın kötü sözlerine hiç ehemmiyet vermeden oradan uzaklaşmalıdır. Sevgide ve düşmanlıkta ileri gitmemelidir.

    Sevgide ileri gidip çeşitli sırlarımızı verirsek, ileride aramız açılabilir. Aramız açık olan kimseye de kinde ileri gitmemelidir. Belki bir gün dost olur da söylediklerimizden, yaptıklarımızdan utanırız. Daima aşırılıklardan uzak olmak lazımdır.

    Arkadaşımızı her türlü saldırıdan korumamız vaciptir. Gıyabımızda arkadaşımızın bizi nasıl anmasını istersek, biz de onu gıyabında öyle anmalıyız! Aleyhinde konuşulan arkadaşımızın perde arkasında bizi dinlemekte olduğunu veya konuştuğumuz yere biri teyp sakladığını, fakat bunu bizim bilmediğimizi kabul edersek, arkadaşımız hakkında nasıl konuşmamız lazım olduğu daha iyi anlaşılır.

    Arkadaşımızı kendi yerimize koyarak, kendimiz hakkında ne söylenmesini istiyorsak onun hakkında da öyle konuşmalıyız!

    Bunlar yalnız arkadaş için değil, bütün Müslümanlar için böyledir. Kendisi için uygun gördüğünü, din kardeşi için de uygun görmektir. Arkadaşa karşı ihlaslı ve içi dışına uymalıdır. Arkadaşlık hakkı mühimdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Komşun ile güzel komşuluk et ki, Müslüman olasın! Arkadaşın ile güzel arkadaşlık et ki, mümin olasın!) [Tirmizi]


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349