+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası
Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By ahmed nazif

Kadin hadisi

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Sünneti Seniyye Forumunda Bulunan  Kadin hadisi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kadın hadisi Selamunaleyküm muhterem hocam, Bu hadisi nasıl anlamalıyız: Çok lanet ediyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz, sizin kadar erkeklerin aklını çelebilen dini eksik başka bir varlık görmedim. (Müslim 34/132, İbn-i Mace 19/4003). -Jezek allahu hayren ve selam aleykum ve rahmetullahi ve bereketuh Aziz mü’min, Bu hadisin tahlilini kadınla ilgili ...

  1. #1
    Misafir
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Yaş
    47
    Mesajlar
    37
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Kadin hadisi

    Kadın hadisi
    Selamunaleyküm muhterem hocam,
    Bu hadisi nasıl anlamalıyız: Çok lanet ediyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz, sizin kadar erkeklerin aklını çelebilen dini eksik başka bir varlık görmedim. (Müslim 34/132, İbn-i Mace 19/4003).
    -Jezek allahu hayren ve selam aleykum ve rahmetullahi ve bereketuh

    Aziz mü’min,

    Bu hadisin tahlilini kadınla ilgili Vahyin Penceresinden'de yapmıştık.
    Kısaca: Bu hadisin sebeb-i vürudu Medine'de özellikle şehid olan kocalarının servetine konan ve birkaç kocadan sonra servetleri katlanarak büyüyen kadınlardan kaynaklanan bir fitne ile ilgilidir.
    Sözün söyleniş zamanı: Mü’minlerin zor zamanlarının bitip artık dünyevî refahın göründügü Medine Dönemi, hatta Hayber Fethi sonrasıdır.
    Efendimizin söylerken ki psikolojisi: Bir kızgınlık anıdır. Üstelik az rastlanan bir kızgınlık anı. Hz. Selman'ın Ebu Huzeyfe'yi uyarırken söylediği sözler hepimizin kulağına küpe olmalıdır: Peygamber de bir beşerdi. Biz güldüğümüz de güler, şakalaştığımızda katılır, ağladığımızda ağlardı. O da kızardı. Onun kızgınlık anında söylediği sözü nakletmekle sen bazılarının kinini bazılarına miras bırakmış olursun.
    Bu hadisten yola çıkarak kadın neslinin tümü hakkında bir yargıda bulunmak, hırsızı malının üzerinde yakalayıp getirdiği ve onun elinin kesilmesine neden olduğu için Efendimizin kızgınlıkla söylediği "Siz şeytanın askerisiniz" sözünden yola çıkıp sahabenin erkeklerini bununla suçlamak kadar abestir.
    Yine, bir sefer sırasında yaralanan ve gusül etmesi icap eden yaralı sahabi "Benim için ruhsat var mıdır?" sorusuna, hayır diyen ve bu yüzden yıkanan ve bunun sonucunda da ölen sahabenin haberi kendisine geldiğinde "Canı çıkasıcalar! Haydi bilmiyorlar, soramazlar mıydı?" diyen Rasulullah'ın bu sözünü, muhataplarına "beddua" olarak anlamak ve genellemek kadar gülünçtür.
    Bunlar gibi o da özeldir.
    Vesselam.M.İslamoğlu.



    Bahsi geçen hadis:Bize Muhammed b. Rumh b. el-Muhâdr-i Mısrî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, İbnü'l-Hâd'dan, o da Abdullah b. Di­nardan, o da Abdullah b. Ömer'den, o da Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'den işitmiş olmak üzere haber verdi. Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
    «Ey kadınlar cemâati! sadaka verin! istiğfarı da.,çok yapın! çünkü ben ekseriyetle cehennemliklerin sizlerden olduğunu gördüm.» buyurmuşlar.
    Bunun üzerine o kadınlardan aklı başında biri:
    Yâ Resulâllah! Aceb biz ne yapmışız ki cehennemliklerin ekserisi bizden olmuş? demiş. Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
    «Çünkü siz çok lâ'net eder; kocalarınıza karşı küfran-ı nimette bulunur­sunuz. Akıl ve dîni noksan olanlardan hiç birinin akıllı bîr kimseye sizin ka­dar galebe çaldığını görmedim.» demiş. Kadın:
    Yâ Resulâllah! Akıl ve dinin noksanlığı nedir? diye sormuş. Re­sulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
    «Akıl noksanlığına gelince: iki kadının şahidliği bir erkeğin şahidliğine muâdildir. İşte aklın noksanlığı budur. Kadın günlerce namaz kılmaz; ramazanda (bii müddet) oruç tutmaz. Dinîn noksanlığı da budur.» buyurmuşlar.
    Bana bu hadisi Ehu't-Tâhir
    de rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni rehb, Bekir b. Mutlardan, o da İbni'l-Had'dan naklen bu isnad-1a bu hadisin mislini haber verdi.
    Bu hadisi Müslim bir kaç yoldan rivayet ettiği gibi Buharı da­hi : Hayız, Oruç, Bayram namazları bahislerinde; Nesaî Namaz bah­sinde tahriç etmiştir. Onu İbni Mâce ile başkaları da rivayet et­mişlerdir.
    Buhâri'nin rivayetine göre Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
    bir kurban veya ramazan bayramı namazına giderken kadınlara rastla­mış ve hadisde geçen sözleri kendilerine o zaman söylemiştir.
    Değerlendirme:İslamoğlunun sahih hadise yaklaşımı bir çok açıdan arızalıdır ve çok tehlikelidir.Resule olan itimatı ve onun ismet sıfatına olan inacı zedeleyip bilgisi az olan kişiyi şüpheler içine sokabilir..İlk olarak İslamoğlu hadisin sıhhati üzerinde şüphe uyandırıcı hiç bir yoruma girmiyor , Kurana arz etmiyor ,şahsen ben bu hadisi jet hızıyla Kuran'a arz etmesini ve Kuranın verdiği geçersiz notu cevap niyetine zikretmesini beklerken(keşki şu talihsiz cevabı vereceğine öyle yapsaydı) ters köşe yaparak hadisi şartlı da olsa kabul ettiğini gösteriyor.O zaman Kur'an'a arzcılara sormak lazım ne zaman arz ve nezaman hadisi kabul ve yorumlama yapılır?.Bunun kabul edilebilir bir kriteri veya ölçüsü varmıdır?.İlhamla gelen bir şey midir yoksa hadis usulü literatürüne girmiş belli bazı teknikleri var mıdır?.Benim düşünceme göre
    Kurana arz mantığını savunanlarca şu hadisten daha iyi bir fırsat yoktur..Hadisin kadınların dinimizdeki konumları noktasında genel bir hüküm içermeyeceğini ve içeriğindeki tehdide mazhar olan kadınların eşleri cihatta ölen ve çokça eş değiştirerek mallarını katlayan bir kısım mal sevdalısı Medine kadınları özelinde anlaşılması gerektiğini dahası onlar için bile tam bir tehdid içermediğini çünkü Efendimiz bu hadisi söylerken olağanüstü derecede sinirli olduğunu söylemeye ilmi delil nedir?
    İslamoğlunun verdiği cevapa göre benim anladığım/veya anlaşılabilirlik hudutlarında olan çıkarımlar şunlardır:
    a)Hadis bir kızgınlık anında söylenmiş ,gerçek düşünceleri ifade edip etmediği şüpheli geneli bağlamayan ; herhangi bir şeri hüküm içermeyen yapıdadır.Görünen o ki peygamber Efendimiz bir kaç kadını çok öfkeli anına denk geldiği için fena halde paylamış ve hızını alamadığı için bu kızgınlığının eserini tüm kadınlara da sirayet ettirmiştir.Hatta öyle bir öfke göstermişki muhatabının bu dünyasına müdahaleden de aşarak ahiretine de uzanmış cehenneme girmekle tehdid edilmiştir.Cennet ve cehennem işlenen ameller karşılığında alınan nihai neticelikten çıkarak sanki korkutmak için kullanılan bir silaha dönüşmüştür..Kendisinden özlü ve en değerli nasihatı isteyen sahabisine "öfkelenme" diyen Resulullah tavsiyesini bazen kendi de tutamamış , öyle ki bir kaç kadına göstereceği hışmı tüm kadınlara- hemde cehennemi işe katarak ve Kuran ayetlerini şahid tutarak- yaymıştır.Acaba Resulullah'ın böyle bir tasarruf hakkı var mıdır? Aksine içerik İslamoğlununun temel yaklaşımına zıttır"çünkü ben ekseriyetle cehennemliklerin sizlerden olduğunu gördüm" Hitabı kadınların ekserisinedir .Bu husus geçmişten günümüze idrake böyle yansımıştır..Aklımızın almakta zorlandığı veya tevilini tefsirini bulmakta müşkilat yaşadığımız bazı hadisler olabilir..Bu durumda ilk tepki Resulullah'ın söylediklerine tam itimat ve teslimiyetten başka bir şey olmamalıdır..Selefin bakışı da bizim algımızdan çok önde tutulmalıdır.

    b)Hadisin sebeb-i vürüduna dair İslamoğlunun verdiği bilgi zayıftır.Doğrusunu söylemek gerekirse bu bilgiye ilk kez burda şahit oldum.Zaten hadiste açıkca görülen sebeb-i vürüd yani "çok lanet etmek ve kocaya karşı nankörlüğün" görmezden gelinmesi için geçerli bir sebep yoktur.Eğer verilen diğer sebep Buhari tarafından da sahih ve dikkate alınmaya değer görülseydi elbette bunu kendi kitabında zikretmekten geri durmazdı.Zikretmeliydi çünkü bu haliyle kitabındaki hadis hususilikten ziyade umumiliği çağrıştırıyor.Buhari ve Müslim'in Sahiheyni ehl-i sünnete göre Kuran'-ı Kerim'den sonra en sahih kaynaklardır..Bu derecede kabule mazhar olan bir kaynağı yorumlama sadedinde zayıf rivayetlerden destek almak abesle iştigaldir..Hadis kültürü zayıf olan okuyucu şu sebeb-i vürüdu hadiste geçen bilgi zannedebilir.Hadisin (farazi)kamburunu düzelteyim derken bu şekil çarelere başvurmak okuyucunun doğru bilgilenmesi açısından pek de faydalı değildir.Hatta var olan sorunun üzerine pek çok sorunun eklenmesi ve kafa karışıklığının daha ziyadelenemesi olasılık dahilindedir.
    c)Hadisteki sert uyarının mercii "Medine'de özellikle şehid olan kocalarının servetine konan ve birkaç kocadan sonra servetleri katlanarak büyüyen kadınlardan kaynaklanan bir fitne ise neden hadis genelleyici uslüp ile umuma hitap ediyor sorusuna bir cevap aranmamıştır..Kuran bir günahkar bir başkasının günahından sorumlu olmadığını beyan etmektedir.Öte yandan hadi İslamoğlunun bakış noktası doğru olsun desek bu seferde dul kalıp evlenme ve mal mülk edinme sevdası için hadiste verilen cehennemin ekseriyetini oluşturma tehdidi uyumsuz kalır.Dul kadının evlenmesi suç olmadığı gibi mal mülk sevgisi de cehenneme girmek için yeterli bir günah değildir..Oysa şükürsüzlük ve laneti çok yapmak dinimizin sakındırdığı günahlar arasındadır ve hafife alınabilecek tarafı da yoktur..Böyle bir sakat yaklaşımla hadislere izahat getirmeye çalışmak diğer korkutucu(terhib) vasıftaki tüm hadisler için de onların genel değil özel , söyleyenin ruh hali normal! değil sinirli olduğu fikrine kapı aralayabilir..İşte akılcılık yapayım , hadisi biraz daha sempatikleştireyim, biraz daha yenir yutulur olsun ,kamburunu düzelteyim(tabi bunlar hep kişisel bakışta tespit edilen şeyler, birine göre kambur görünen benim için hakikatın ifadesi olabilir) v.s derken ne kadar büyük çamlar devrilebileceğini iyi düşünmek lazım.Efendimiz bir beşer olduğu doğrudur ama bizim gibi bir beşermiydi sorusuna evet demek çok büyük bir cesaret ister.Böyle cevapların arkasındaki başlangıç noktası genelde budur:"Efendimizde bir beşerdir..Onu melekleştirmeyi Kuran eleştirir".Oysa böyle bir söylem bir açıdan doğru olsa da bir açıdan da eksiktir..Bakış açısı olarak daima Efendimizin beşeriyeti içerisinde kalmak onun ubudiyetiyle marifetullah ve muhabbetullah ayağıyla yürüdüğü ve risaletiyle eriştiği Everstlerden yüksek zirveleri unutturabilir..Bizler bile gündelik hayatımızda çok defalar ciddiyetsizlik gösterirken dini konular ve dini hükümler noktasında nasıl bir duraksama ve dikkatli olma hissine büründüğümüz veya bürünmeye çalıştığımız bir realiteyken Peygamberdeki hassasiyeti bin değil milyar ile çarpsak abartı olmayacaktır..O nedenle onunda bir beşer olduğu hakikatinden hareketle bizler gibi nefsaniyet veya beşeri eksiklikler temalı refleksleri ve olaylara karşısında basit , sıradan tepkileri verebileceği kabulü üzerinden yorum geliştirmek çok daha büyük yıkımlara sebebiyet verebilir..Gününde olmayan bir nebi bir bakmışsın bir grub kadını cehennemle tehdid etmişse , gününde olduğu zaman liyakatı olmayanı cennetle müjdelemesi de olasıdır.İşin sadece öfke merkezli aşırı reaksiyon verme temalı odağından başka bir de sevdiklerine karşı iltimas geçme yüzünün de olabileceği akla gelebilmektedir..Meselelere böyle alt bir perdeden; ulviyyetten uzak maneviyattan ziyade dünyeviliğin-insaniyetin normal halleri açılarından bakmak peygamberlik kurumunun itibarını zedeler....Yaşar Nuri Hoca peygamber için postacı diyordu ve çok tepki almıştı.Oysa Postacı demek bile böyle bir algılmadan daha ehvendir..Postacı en azından verilen mesajı veya zarfı hiç değiştirmeden ve kendinen bir şey katmadan olduğu gibi orjinal haliyle alıcısına ulaştırır..Bu hadis ve yorumundan çıkardığımız sonuçta ise ilahi hükümleri ümmete tebliğ makamındaki peygamber hassas konulara kendi öfkesini kattığı ve öfkesini dizginleyemediği için nihai hükmün hakikatmı yoksa öfke veya başka beşeri gailelerle mi olduğu noktasında şüpheler uyanması kaçınılmaz görünmektedir..Bir diğer açıdan , Resulullahın hadisleri vahiy kaynaklı olması şöyle dursun yer yer duygusal katıştırmalardan ; örneğin öfke unsuru olmaktan bile azade değil gibi sonuçlarla yüzleşmek zorunda kalmaktayız..Verilen cevap üzerinden düşünmeye devam ettiğimizde akla şu şüphelerde geliyor:Resulullah sinirlendiği zaman hak ve adaletten saparmıydı?Onun öfkeli olduğu zamanki sözleri değerlendirme dışında mı tutulmalı.Veya hangi hadisinde öfkeli hangisinde normal olduğunun ayrımını okuyucu nasıl yapmalı?Çok tabidir ki bazen kişi dışardan normal gibi görünebilir ama iç hali karmaşıktır ,çalkantılıdır..Şu hadise verilen yorumu bir ateist arkadaş okusa bayram etmesi beklenir..Bu hadisin yorumu aslında onların tezlerine de fer vermektedir.Öfkeli haldeyken dini açıklamalar yapan , dinin semavi ve ilahi olması beklenen yönlerine beşeri ve dünyevi renk katan ; aynen bizim gibi reflekslere sahip , bazen sıradanlaşan ve öfkesine dahi hakim olamayan bir peygamber islam dininin çizdiği kudsi profilden çok dine lakayt bakışın algısını destekler mahiyettedir...Belki İslamoğlu iyi niyetle bazı şüphe pürüzlerini törpülemek istemiş olabilir. Ama cevap böyle de okunmaya müsait diyerek dikkatini çekerek ve acizane bir tashih talebinde bulunarak bitirelim.
    Konu ahmed nazif tarafından (05-09-2013 Saat 02:34 AM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Kadin hadisi

    Teşekkurler kardeşim.

  3. #3
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yaş
    30
    Mesajlar
    2.114
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Cevap: Kadin hadisi

    Allah razı olsun güzel bir paylasım olmus

+ Cevap Ver

LinkBacks (?)

  1. Yandex
    Refback Bu Konu
    05-26-2015, 01:48 AM
  2. Yandex
    Refback Bu Konu
    02-03-2015, 04:47 AM

Benzer Konular

  1. Kadin ve örtünme emri
    By Berzah_Alemi in forum Tesettür Baş Örtüsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-2012, 07:24 PM
  2. Bİr kadin gİdİnce evden.
    By £laf in forum Duygusal Alan
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-07-2012, 12:02 AM
  3. Feminizm ve kadin
    By Karani in forum Fıkıh
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-16-2012, 01:01 PM
  4. Kadin sahabİler
    By cann in forum Tesettür Baş Örtüsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-11-2010, 04:31 PM
  5. Tarİh boyunca kadin
    By MuHaMMeD in forum Tarihte Kadın
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-11-2010, 01:51 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379