+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

çanakkale’de iki askerin mevzideki konuşmaları

 Tarih Katagorisinde ve  Türk Tarihi Forumunda Bulunan  çanakkale’de iki askerin mevzideki konuşmaları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>ÇANAKKALE’DE İKİ ASKERİN MEVZİDEKİ KONUŞMALARI Tertip! — Efendim Toprak! — El bombası geliyor, dikkat! — Yakaladım ve geri attım Toprağım. — İyi. — Toprak! Mevzide sadece ikimizin kaldığı anlaşılırsa, karşı mevzideki düşman, hep birlikte saldırıya geçebilir. Mevzinin değişik yerlerine geçip, ateş edip, tekrar buraya gelsek olur mu? — İyi düşündün ...

  1. #1
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    225
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart çanakkale’de iki askerin mevzideki konuşmaları



    ÇANAKKALE’DE İKİ ASKERİN MEVZİDEKİ KONUŞMALARI


    Tertip!
    — Efendim Toprak!
    — El bombası geliyor, dikkat!
    — Yakaladım ve geri attım Toprağım.
    — İyi.
    — Toprak! Mevzide sadece ikimizin kaldığı anlaşılırsa, karşı mevzideki düşman, hep birlikte saldırıya geçebilir. Mevzinin değişik yerlerine geçip, ateş edip, tekrar buraya gelsek olur mu?
    — İyi düşündün Tertip. Hadi bismillah!
    — ….
    — El bombası da atabildin mi?
    — Atmam mı?
    — Ateş yoğunlaştı, sakın ola mevziden başını kaldırmayasın.
    — Hiç başımı çıkarır mıyım Toprağım.
    — Tertip!
    — Efendim Toprak!
    — Yanında yatan Adıyamanlı Abuzer’in gözleri açık kalmış, eğil de kapatıver. Alnından vurulmuş yiğidim.
    — İki de çocuğu vardı garibimin.
    — Sahi, senin çoluk çocuk var mı Tertip!
    — ….
    — Niye iç geçirip sustun öyle Tertip.
    — Vardı.
    — Nasıl yani?
    — Bilirsin, bizim oralarda ilkbaharda sular pek coşkun akar. Irmağın üzerindeki tahta köprüden azgın suya düştü karım. Kucağında da oğlum vardı. Yetişemedim. Suyun hızına yetişemedim…
    — Hakkını helal et. Bilmeden gözyaşı döktürdüm sana.
    — Helal olsun tertip. Bilirim, Ondan geldik tekrar Ona döneceğiz ama aklıma gelince içim kabarıyor işte. Ya sen?
    — Ben evlenemedim. Anam çok üstüme oldu, ancak evlenmedim.
    — Niye ki?
    — Bir sevdiğim vardı, onu da diyemedim.
    — Neden?
    — Anamın aklından başka bir kız vardı ondan? Üstelik sevdiğim kızın da haberi yok. Uzaktan uzağa benimkisi. Aha ilk sana diyorum.
    — İnşallah cepheden dönünce muradına erersin Toprak.
    — İnşallah Tertip. Düğünüme de gelirsin artık.
    — Oo, gelmem mi hiç.
    — Tertip!
    — Efendim Toprak!
    — Şu etrafta uçuşan kuşlar dikkatini çekiyor mu?
    — Çekmez olur mu, daha önce hiç böyle yeşil kuş görmemiştim. Tuhaf!
    — O yeşil kuşlar etraftayken, bana bir güven bir cesaret geliyor biliyor musun?
    — Aynısı bende de oluyor. Sahi bu kuşların adı, cinsi ne ola ki?
    — ?!...
    — Düşman ateşi biraz hafifledi. Şimdi sıra bizde. Haydi bismillah.
    — Tertip bu bomba sana geliyor, yakala!
    — Yakaladım ve attım toprak!
    — Yine azıttılar. Adamların mermisi bol tabi.
    — Ateşi hızlandıralım!
    — Tertip!
    — Efendim Toprak!
    — Bu ne iştir yahu, basıyorum basıyorum patlamıyor tüfek! Bak hele tüfeğim bozuldu herhal.
    — Öyleyse yanında şehit yatan Abuzer’in silahını al.
    — Allah Allah, silahına sarılmış bırakmıyor garibim.
    — Ne bozulmuşu akıllım. Görmüyor musun senin işaret parmağın gitmiş. Ben mevziyi bir dolaşıp geliyorum. Sen sarıver parmağını.*
    — Geldin mi tertibim!
    — Geldim ya, yaran ne almende, sarmışsın, iyi.
    — Şu mevzinin içine baksana. Onlarca yiğit can vermiş. Biz parmak vermişiz çok mu. Bak tetiği çekecek daha birçok parmağım var.
    — Düşmanın ateşi kesildi. Biraz oturup dinlenelim hele.
    — Hava kararmaya durdu. Daha ateş etmezler herhal.
    — Toprağım, hele bir ezan oku da namazımızı kılalım.
    — Abdestim yoktur. Suyumuz da neredeyse iki damla kalmış.
    — Teyemmüm edelim toprakta öyleyse.
    — Öyle ya.
    — Rabbim her işin kolayını göstermiş.
    — Allahu ekber, Allahu Ekber! Eşhedü enne Muhammed erresulullah! ……
    — Toprağım senin sesin ne de güzelmiş böyle!
    — Namaz insana ne de huzur veriyor?
    — Öyle ya Toprağım. İnsan Rabbiyle baş başa olunca korkuyu, kederi unutuyor. Çünkü O, her şeyin sahibi, korkunun da kederin de hakimi. Hatta düşmanın dahi sahibi. Kim Allah’ın rızasına nail olursa savaşı bil ki o kazanacak. Rabbimiz elbette bizimledir.
    — Ne güzel konuştun tertip. Allah razı olsun. Gönlüm ferahladı.
    — Senin sesin güzelmiş toprağım hele bir türkü söyle de dinleyelim.
    — Adıyamanlı Abuzer’in sesini tutmaz ama söyleyeyim.
    Kışlalar doldu bugün
    Doldu boşaldı bugün
    Gel gardaş görüşelim
    Ayrılık oldu bugün.
    …………….
    — Allah razı olsun. Ne de hüzünlü söyledin öyle.
    — Bu şehitlerin başında başka nasıl söylenir ki Tertibim.
    — Haklısın ya.
    — Aha, yine düşman mevzisinden taşa sarılmış bir kağıt geldi.
    — Sen daha iyi okursun Toprağım. Oku hele ne diyorlar.
    — Abuzer’i soruyorlar. Daha önce konser veren de söylesin diyorlar.
    — Abuzer’in sesine müptela olmuşlar demek. Cevabını gönder madem.
    — Yazıp kağıdı taşa sardım. Sen at bari, daha isabetli atarsın.
    — Ne yazdın ki Toprağım.
    — Onu bugün şehit ettiniz, dedim. *
    — Vakit geç oldu. Ben yatsı namazını kılıp biraz kestireceğim. Sen nöbete kal. İki saat sonra da uyandırırsın.
    — Peki Tertip.
    — Toprak, Toprak! Kalk sabah namazına.
    — Bismillah!
    — Bugün içimde tuhaf bir his var.
    — Nasıl Tertip?
    — Bilmem, sanki düşman bir şeyler planlıyor gibi?
    — Düşmanın her zaman planı vardır zaten?
    — Bu sefer, bilemiyorum…
    — İşte silah sesleri gelmeye başladı.
    — Bak o yeşil kuşlar yine tepemizde dönüp duruyorlar.
    — Tertip! Hiç dikkatini çekiyor mu, onca mermi sıkılıyor ama bu kuşlara hiç isabet etmiyor.
    — Sahi be! Biz başımızı mevziden bir an çıkarsak yüzlerce mermi yağıyor karşıdan. Ancak bu kuşlara bir şey olmuyor. Efendimiz Aleyhisselamın cennet kuşları diye bahsettiği kuşlar bunlar olsa gerek.
    — Dikkat et el bombası.
    — Bir de senin arkana düştü sen de dikkat et.
    — Aman Allah’ım! El bombaları yağmur gibi yağıyor.
    — Bumm. Bumm.
    — ….
    — Tertip
    — Efendim Toprak!
    — Benim gördüklerimi sen de görüyor musun?
    — Şu muhteşem bahçelerden mi söz ediyorsun.
    — Evet. Daha önce hiç görmemiştim. Altlarından ırmaklar akıyor bak.
    — Bu bahçeler ne de güzel bahçelermiş!
    — Aman Allah’ım! Şu dedem değil mi? Oysa o öleli yıllar oldu. Rus Harbinde şehit olmuştu.
    — Olamaz! Karımla oğlum da oradalar. Toprağım, ne tuhaf değil mi?
    — Evet çok tuhaf. Bak yine o yeşil kuşlar. Silahlar da birden bire sustu.
    — Toprak!
    — Yoksa biz! Yoksa biz


    Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler.Fakat siz sezemezsiniz. 2/154


  2. #2
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    ~ஐALmanYaஐ~
    Yaş
    30
    Mesajlar
    744
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart

    (( Cok etkileyici...
    Ne kadar yüksek bir mertebe Sehitlik mertebesi..
    Allah hepimize sehit mertebesine ulastiracak ameller nasip etsin..


  3. #3
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    225
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı SıLa_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    (( Cok etkileyici...
    Ne kadar yüksek bir mertebe Sehitlik mertebesi..
    Allah hepimize sehit mertebesine ulastiracak ameller nasip etsin..
    Amin.... Allah Razı Olsun...


+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254