+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Ergenekon Destanı

 Tarih Katagorisinde ve  Türk Tarihi Forumunda Bulunan  Ergenekon Destanı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Ergenekon Destanı, "Büyük Türk Destanından bir parçadır. Türk kavimlerinden Göktürkler'i mevzu alır. Göktürkler'in menşeini açıklamak ister. Ergenekon Destanı'nın özeti şöyledir: Türk illerinde Göktürkler'e itaat etmeyen bir yer yoktu. Bunu kıskanan yabancı kavimler birleşerek Göktürkler'in üzerine yürüdüler. Maksatları öç almaktı. Göktürkler, çadırlarını, sürülerini bir yere topladılar. Çevresine hendek kazıp beklediler. Düşman ...

  1. #1
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Yaş
    37
    Mesajlar
    8
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Ergenekon Destanı


    Ergenekon Destanı, "Büyük Türk Destanından bir parçadır. Türk
    kavimlerinden Göktürkler'i mevzu alır. Göktürkler'in menşeini açıklamak ister.
    Ergenekon Destanı'nın özeti şöyledir:



    Türk illerinde Göktürkler'e itaat etmeyen bir yer yoktu. Bunu kıskanan yabancı
    kavimler birleşerek Göktürkler'in üzerine yürüdüler. Maksatları öç almaktı.
    Göktürkler, çadırlarını, sürülerini bir yere topladılar. Çevresine hendek kazıp
    beklediler. Düşman gelince, vuruşma da başladı. On gün vuruştular. Göktürkler
    üstün geldi.





    Bu yenilgiden sonra yabancı kavimlerin hanları ve beyleri av yerinde toplanıp
    konuştular.





    "Göktürkler'e hile yapmazsak akıbet işimiz yaman olur," dediler.





    Tan ağarınca, baskına uğramış gibi, ağırlıklarını bırakıp kaçtılar.





    Göktürkler, "Bunların vuruşma güçleri bitti, kaçıyorlar," deyip arkalarından
    yetiştiler.





    Düşman, Göktürkler'i görünce, birden döndü. Vuruşma sonunda düşman, Göktürkler'i
    gafil avlayıp yendi. Göktürkler'i öldüre öldüre çadırlarına geldi. Çadırlarını
    ve mallarını öylesine yağmaladı ki, bir ev kurtulmadı. Büyüklerin hepsini
    kılıçtan geçirdi. Küçükleri kul edindi. Her düşman birini alıp gitti.









    Göktürkler'in başında İl Han vardı. Çocukları çoktu. Fakat bu uğursuz vuruşmada
    bir tanesi hariç, hepsi öldü. Kayı adlı bu oğlunu o yıl evlendirmişti. İl Han'ın
    Dokuz-Oğuz adlı bir de yeğeni vardı. Kayı ile Dokuz-Oğuz düşmana tutsak
    olmuşlardı. Fakat on gün sonra bir gece ikisi de kadınları ile beraber atlara
    atlayıp kaçtılar. Göktürk yurduna geldiler. Burada düşmandan kaçıp gelen çok
    deve, at, öküz ve koyun buldular. "Dört taraftaki illerin hepsi bize düşman.
    Gereği odur ki, dağların içinde insan yolu düşmez bir yer izleyip oturalım,"
    dediler. Dağa doğru sürülerini alıp göç ettiler.





    Geldikleri yoldan başka yolu olmayan bir yere vardılar. Bu tek yol da öylesine
    bir yoldu ki, bir deve veya bir at güçlükle yürürdü. Ayağını yanlış bassa
    yuvarlanıp parça parça olurdu. Göktürkler'in vardıkları yerde akarsular,
    kaynaklar, türlü bitkiler, meyveler, ağaçlar ve avlar vardı. Böyle bir yeri
    görünce, ulu Tanrı'ya şükrettiler. Hayvanlarının kışın etini yediler; yazın
    sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülkeye "Ergenekon" adını koydular.





    İki Göktürk prensinin Ergenekon'da çocukları çoğaldı. Kayı Han'ın çok çocuğu
    oldu. Dokuz-Oğuz Han'ın daha az oldu. Çok yıllar bu iki Hanın çocukları
    Ergenekon'da kaldılar. Pek çoğaldılar.





    Dört yüzyıl sonra kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldı ki, Ergenekon'a
    sığışamaz oldular. Buna bir çare bulmak için kurultay topladılar. Dediler ki,
    "Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış.
    Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasından yol izleyip
    bulalım. Göçüp Ergenekon'dan çıkalım. Ergenekon dışında her kim bize dost
    olursa, onunla görüşelim. Düşmanla vuruşalım".





    Kurultay bu kararı alınca, Göktürkler, Ergenekon'dan çıkmak için yol aradılar,
    bulamadılar.





    O zaman bir demirci dedi ki, "Bu dağda bir demir madeni var. Yalın kat madene
    benzer. Şunun demirini eritsek, belki dağ bize geçit verirdi". Göktürkler, varıp
    demircinin gösterdiği dağ parçasını gördüler. Demircinin tedbirini de
    beğendiler. Dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler. Dağın
    üstünü altını, yanını, yönünü böylece odun ve kömürle doldurduktan sonra, yetmiş
    deriden büyük körükler yapıp yetmiş yere koydular. Odun-kömürü ateşleyip
    körüklemeye başladılar,





    Tanrı'nın gücü ve inayeti ile ateş, kızdıktan sonra demir dağ eridi, akıverdi.
    Bir yüklü deve çıkacak kadar yol oldu. O kutsal yılın, kutsal ayının, kutsal
    gününün, kutsal saatini bekleyip bu yoldan Ergenekon'dan çıkmaya başladılar. Bu
    kutsal gün, ondan sonra Göktürkler'de bayram oldu. Her yıl o gün gelince büyük
    tören yapılır; bir parça demir alınıp ateşte kızdırılır. Bu demiri Önce Göktürk
    Ham kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver.



    Ondan sonra Türk beyleri de böyle yapıp bu günü kutlarlar.





    Ergenekon'dan çıkınca, Göktürkler'in ulu hakanı Kayı Han soyundan Börteçine,
    bütün illere elçiler gönderdi; Göktürkler'in Ergenekon'dan çıktıklarını
    bildirdi. Tâ ki, eskisi gibi bütün iller Göktürkler'in buyruğu altına girer.



+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254